bugün
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- sabah erken kalkma erdemi3
- güney kore34
- ismet özel imgelemi vs attila ilhan imgelemi2
- ümit kocasakal6
- yağmur altında bisiklet sürüp müzik dinlemek4
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı6
- motorcuların trafikte terör yaratması5
- ilk buluşmada sevişenler6
- ok atmak2
- zirvede örf icabı emsal ve akranlarla oturmak4
- jamaika gülü2
- kimsenin sizi sevmemesi8
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek5
- mel bakan gibson'a sarılıp teselli etmek4
- erotik şarkılar5
- yazarların sözlükten kaçması2
- sayın ismet von pforzheim efendi3
- fenerlilerin ağlaması3
- en son ne aldınız3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- j. k. rowling2
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması8
- sözlükteki galatasaraylılar5
- sevgi vs aşk13
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları2
- nev dinlemek2
- kolye21
- kereviz2
- muşlettin bey amca birader bey3
- 27 ekim 2026 için hava durumları3
- chatgpt'nin bana yürümesi13
- jaws filmindeki sikko balik26
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek13
- atatürk ün hataları16
- 25 ekim 2026 oktay saral'ın görevden alınması2
- türkiye de sıcaklık düşüşü ve yağış2
- nevzat doğansoy2
- nervio tarzı entry girmek18
- ismail kartal16
- vajinaya dil atmak4
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- okan buruk9
- en son alınan iltifat7
- meksika6
- fenerbahçe8
- sabah ezanı okunurken huzurla uyumak2
- futbol18
- didem soydan6
amerikan edebiyatı'nın çok konuşulmamış, ama en az beatnickler kadar toplumu ve edebiyatı etkilemiş olan büyük yazarı. yarattığı bandini karakteriyle adeta iç dünyamızın merdivenlerinden ilk gençliğimize, oradan da çocukluğumuza seyahat eden, bunu yaparken de terli ellerimizi hiç bırakmayan bir dahi. her zaman mütevazı bir sanatçı. charles bukowski'ye henri chinaski karakterini yaratma ilhamını vermiş, ayrıca tüm yazın hayatını derinden etkilemiştir.
ilk okuduğum kitabı "1933 berbat bir yıldı" ile beni allak bullak etmiş, son okuduğum "los angeles yolu" ile de ölümcül darbeyi indirmiştir. arada kalan eserleri belli bir sıra dahilinde olmaksızın yavaş yavaş insanı sırtından dürterek bir uçuruma sürükler. ve siz o uçuruma yürürken o kadar zevk alırsınız o kadar çok şey öğrenirsiniz ki, uçurumun kıyısına geldiğinizde kendinizi aşağıya bırakmak bir zorunluluk değil, içten içe bir istek olur. çünkü bandini bize yaşamın, aslında ölümün hareketli bir formu olduğunu anlatır her macerasında. kimi zaman balık fabrikasının isyankar işçisi, kimi zaman en yakın arkadaşının kız kardeşine yangın, sol koluyla kurşun bile atabilen yetenekli bir kenar mahalle beyzbolcusu. her durumda bizden bir parçadır bandini. yaramızın üstüne kapaklanan bir yarabandıdır, kanımıza bulanmayı onur sayar.
hollywood için senaryolar da yazmış olan fante, yazınını güçlü kılmak için sadece ve sadece basit ve anlaşılır cümleler yazmıştır. dünya edebiyat tarihinde bu kadar süssüz ve bu kadar etkili olan bir başka yazar neredeyse yoktur. sadık bir okuyucusu olan ben onu ve kitaplarını her zaman yüreğimde taşıyacağım, düne ve bugüne dair bana öğrettiği her şeyin belki bir karşılığı olarak...
--spoiler--
"her sabah bu duyguyla kalkıyordum yataktan. şimdi kendime bir iş bulmam lazım, lanet olsun. kahvaltı ediyor, kolumun altına bir kitap yerleştirip ceplerime kalem doldurduktan sonra kapıdan çıkıyordum. merdivenden indiğim gibi kendimi dışarı atıyordum. bazen sıcak oluyordu hava, bazen soğuk, bazen sisli, bazen açık. koltuğumun altında kitapla iş aramaya çıktığım için önemi yoktu havanın.
"ne işi, arturo? ha, ha! sana iş, öyle mi? kim olduğunu bir düşünsene, oğlum! yengeç katili. hırsız. elbise dolaplarında çıplak kadın fotoğraflarına bak, sonra da iş bulmayı umut et! ne kadar gülünç! ama gidiyor işte, salak, koltuğunun altında kocaman bir kitapla üstelik. hangi cehenneme gittiğini sanıyorsun, arturo? neden o sokağa sapıyorsun da bu sokağa sapmıyorsun? neden batıya gidiyorsun -neden doğuya değil? cevap var bana, hırsız! kim iş verir senin gibi bir domuza -kim? ama kasabının öteki ucunda bir park var, arturo. banning parkı adı. harikulade okaliptüs ağaçları var orda, yemyeşil bir park, arturo. ne kitap okunur orda! oraya git, arturo. nietzsche oku. schopenhauer. o muhteşem adamlarla geçir zamanını. iş mi? peh! oraya git ve okaliptüs ağaçlarının altında kitabını oku iş ararken."
--spoiler--
los angeles yolu'ndan...
ilk okuduğum kitabı "1933 berbat bir yıldı" ile beni allak bullak etmiş, son okuduğum "los angeles yolu" ile de ölümcül darbeyi indirmiştir. arada kalan eserleri belli bir sıra dahilinde olmaksızın yavaş yavaş insanı sırtından dürterek bir uçuruma sürükler. ve siz o uçuruma yürürken o kadar zevk alırsınız o kadar çok şey öğrenirsiniz ki, uçurumun kıyısına geldiğinizde kendinizi aşağıya bırakmak bir zorunluluk değil, içten içe bir istek olur. çünkü bandini bize yaşamın, aslında ölümün hareketli bir formu olduğunu anlatır her macerasında. kimi zaman balık fabrikasının isyankar işçisi, kimi zaman en yakın arkadaşının kız kardeşine yangın, sol koluyla kurşun bile atabilen yetenekli bir kenar mahalle beyzbolcusu. her durumda bizden bir parçadır bandini. yaramızın üstüne kapaklanan bir yarabandıdır, kanımıza bulanmayı onur sayar.
hollywood için senaryolar da yazmış olan fante, yazınını güçlü kılmak için sadece ve sadece basit ve anlaşılır cümleler yazmıştır. dünya edebiyat tarihinde bu kadar süssüz ve bu kadar etkili olan bir başka yazar neredeyse yoktur. sadık bir okuyucusu olan ben onu ve kitaplarını her zaman yüreğimde taşıyacağım, düne ve bugüne dair bana öğrettiği her şeyin belki bir karşılığı olarak...
--spoiler--
"her sabah bu duyguyla kalkıyordum yataktan. şimdi kendime bir iş bulmam lazım, lanet olsun. kahvaltı ediyor, kolumun altına bir kitap yerleştirip ceplerime kalem doldurduktan sonra kapıdan çıkıyordum. merdivenden indiğim gibi kendimi dışarı atıyordum. bazen sıcak oluyordu hava, bazen soğuk, bazen sisli, bazen açık. koltuğumun altında kitapla iş aramaya çıktığım için önemi yoktu havanın.
"ne işi, arturo? ha, ha! sana iş, öyle mi? kim olduğunu bir düşünsene, oğlum! yengeç katili. hırsız. elbise dolaplarında çıplak kadın fotoğraflarına bak, sonra da iş bulmayı umut et! ne kadar gülünç! ama gidiyor işte, salak, koltuğunun altında kocaman bir kitapla üstelik. hangi cehenneme gittiğini sanıyorsun, arturo? neden o sokağa sapıyorsun da bu sokağa sapmıyorsun? neden batıya gidiyorsun -neden doğuya değil? cevap var bana, hırsız! kim iş verir senin gibi bir domuza -kim? ama kasabının öteki ucunda bir park var, arturo. banning parkı adı. harikulade okaliptüs ağaçları var orda, yemyeşil bir park, arturo. ne kitap okunur orda! oraya git, arturo. nietzsche oku. schopenhauer. o muhteşem adamlarla geçir zamanını. iş mi? peh! oraya git ve okaliptüs ağaçlarının altında kitabını oku iş ararken."
--spoiler--
los angeles yolu'ndan...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar