bugün
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- bakarız diyen erkek10
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı26
- erzurum gece hayatı5
- vexillarius the slayer12
- nervio25
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili6
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- türkiye kuş konferansı4
- oğlak burcu kadını6
- amasra3
- akrep kadınları4
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir5
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- sözlüğün sarması13
- juggernaut3
- cübbeli ahmet hoca3
- sözlük yazarlarının ruh hali3
- taze fasulye yiyen erkek8
- akmar pasajı3
- anın fotoğrafı4
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- 100 yıl içinde ai bağımsız hareket edecek6
- ama4
- pects us sus ual3
- nasıl bir işe bulaştığının farkında olmamak4
- pisa 2025 sonuçları2
- mecidiyeköy den taksime yürümek3
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- torpilsiz iş bulmak4
- cigarettes after sex4
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- afd'nin lideri alice weidel2
- istanbul4
- manitasına aferin diyen erkek3
- kaygılı bağlanma6
- raw fotoğraf çekmek4
- ben olmasam burası batar insanı7
- dünyanın en güzel kadınları sivaslılardır5
- akp liler yargılansaydı6
- gocu34
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- arkadaşlar yogaya başlayalım mı10
- arkadaşlar çok sormuşsunuz5
- sevilen şiir dizeleri3
- somalili kadın3
- sözlüğün en kütür kütür yazarı6
- recete8
- anın görüntüsü27
immanuel kant'ın tarih görüşünü serimlediği "dünya yurttaşlığı amacına yönelik genel bir tarih düşüncesi" başlıklı makalesinde tarihin ilerletici gücü olarak ele aldığı kavram.
kant'a göre, akıl varlığı olmayan doğa, doğa yasalarının değişmez kurallarına göre iç işlerini yürütür. akıl varlığı insan ise, bir yandan doğa yasalarına bağımlıyken, öte yandan doğa yasalarından bağımsız eyleyebilme olanağına sahiptir. bu durum tek tek kişiler için geçerli iken, insan soyu söz konusu olduğunda kant, onun da "doğanın gizli bir planına" göre eylediğini söyler. hatta, "evliliklerin, doğum ve ölümlerin sayıları da bir kurala göre önceden hesaplanamaz gibi görünüyor; çünkü insanın özgür iradesinin bunlar üzerindeki etkisi pek büyüktür. oysa büyük ülkelerin yıllık istatistikleri bunların da tıpkı hava değişimleri gibi sabit doğa yasalarına bağlı olduklarını kanıtlıyor. hava değişmeleri kendi başlarına öyle belirsizlerdir ki, tek başına olup bitmeleri önceden hesaplanamaz; ama bitkilerin büyümesinin, ırmakların akışının ve diğer doğal oluşumların bir bütün olarak tek biçimli , kesintisiz süregitmesini sağlar. birey olarak insanlar, hatta uluslar, her biri kendi yolunda ve sık sık da birbirlerine karşı bir amaç güderken, doğanın seçtiği bir yöne doğru bu farkında olmadan gidişleri üzerinde akıl yormazlar. doğanın bilmedikleri hedefine doğru ilerlerler."der.
işte, insanı doğanın hedefine doğru ilerleten, "toplum-dışı toplumsallık" olarak ifade edilen antagonizmdir. buna göre antagonizm, insanın bir yandan toplum halinde yaşama eğilimi taşıması ama bir yandan da bu toplumsal birliği bozacak "doğayla rekabet", "mülkiyet isteği" , "iktidar arzusu" gibi heveslerinin olması durumudur. insan türünde bu istekler çarpıştıkça tarih ilkel toplumlardan dünya devleti'ne doğru evrilir. *
kant'a göre, akıl varlığı olmayan doğa, doğa yasalarının değişmez kurallarına göre iç işlerini yürütür. akıl varlığı insan ise, bir yandan doğa yasalarına bağımlıyken, öte yandan doğa yasalarından bağımsız eyleyebilme olanağına sahiptir. bu durum tek tek kişiler için geçerli iken, insan soyu söz konusu olduğunda kant, onun da "doğanın gizli bir planına" göre eylediğini söyler. hatta, "evliliklerin, doğum ve ölümlerin sayıları da bir kurala göre önceden hesaplanamaz gibi görünüyor; çünkü insanın özgür iradesinin bunlar üzerindeki etkisi pek büyüktür. oysa büyük ülkelerin yıllık istatistikleri bunların da tıpkı hava değişimleri gibi sabit doğa yasalarına bağlı olduklarını kanıtlıyor. hava değişmeleri kendi başlarına öyle belirsizlerdir ki, tek başına olup bitmeleri önceden hesaplanamaz; ama bitkilerin büyümesinin, ırmakların akışının ve diğer doğal oluşumların bir bütün olarak tek biçimli , kesintisiz süregitmesini sağlar. birey olarak insanlar, hatta uluslar, her biri kendi yolunda ve sık sık da birbirlerine karşı bir amaç güderken, doğanın seçtiği bir yöne doğru bu farkında olmadan gidişleri üzerinde akıl yormazlar. doğanın bilmedikleri hedefine doğru ilerlerler."der.
işte, insanı doğanın hedefine doğru ilerleten, "toplum-dışı toplumsallık" olarak ifade edilen antagonizmdir. buna göre antagonizm, insanın bir yandan toplum halinde yaşama eğilimi taşıması ama bir yandan da bu toplumsal birliği bozacak "doğayla rekabet", "mülkiyet isteği" , "iktidar arzusu" gibi heveslerinin olması durumudur. insan türünde bu istekler çarpıştıkça tarih ilkel toplumlardan dünya devleti'ne doğru evrilir. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar