bugün
- ümit kocasakal14
- mersin4
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması16
- cadılar bayramında kabak tatlısı yapıp getiren kız4
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları5
- motorcuların trafikte terör yaratması8
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı72
- victor osimhen15
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır3
- gocunun sözlüğe vedası3
- vajinaya dil atmak7
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor8
- ismail kartal20
- zemzem suyunun yüzyıllardır bitmemesi7
- ara vereceğim diyen kız4
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek2
- şarkıyı devam ettiriyoruz6
- güney kore34
- hazırlanırken ebru gündeş dinlemek4
- fenerbahçelilerin ağlak olması6
- kimsenin sizi sevmemesi12
- atatürk ün hataları19
- sevgiliyle araya mesafe koymak9
- korkut kanadoğlu3
- yazarların sözlükten kaçması4
- atatürkün yakışıklı olması6
- ngark5
- cadılar bayramında cadı süpürgesine binmek2
- attaristan3
- anın görüntüsü17
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı7
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- siz hayırdır2
- entrysinde emoji kullanan yazar gizli eşcinseldir3
- karı istiyorum5
- dinci3
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek6
- platin sarısı saç2
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar10
- sözlükteki galatasaraylılar6
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar4
- sabah erken kalkma erdemi5
- ok atmak4
- muşlettin bey amca birader bey6
- en son alınan iltifat8
- okan buruk10
- oktay saral14
- metalcilere satanist muamelesi yapan piçler4
- galatasaray11
eğer benim gibi geçen sene afilli filintalardan yazarı takip ettiyseniz, kısa sürede bitirirsiniz bu kitabı, çünkü çoğu bölüm oradan alıntı. Kitabın türü deneme denebilir. Erken kaybedenlerden daha felsefi ve depresif. Ben erken kaybedenleri daha çok sevdim. Çünkü, mesajların dolaylı, yani bir kurgu içinde verilmesi taraftarıyım galiba. Ama yine de bu kitap da başarılı.
Depresyondaysanız okumayın demeyeceğim, çünkü ben geçen sene okudum. Bir şey olmadı. Hatta başkaları da hayal kırıklığına uğruyor galiba, başkalarının da çabaları boşa gidiyor zaten diye düşünüyor insan bu kitabı okuduktan sonra. Tek bahtsız ben değilim gibisinden.
e.g. babam fabrikadan aldığı maaşının yarısıyla yirmi sene boyunca taksit ödeyip inan yapı kooperatifinde bir daire sahibi oldu. taksitlerin bittiği ay deprem oldu, ev yıkıldı. tek yumrukla nakavt. her zaman böyle olur. mutlu olmak için bir sürü faktörün bir araya gelmesi gerekir. mutsuzluk için tek neden yeter.
insan zaten ziyan olmak için yaratılmıştır diyor ya (p. 97).. aferin diyorum. Çünkü, insan bazen istedikleri olmadığı için ya da hayatta başarılı olamadığı için ziyan olduğu hissine kapılıyor. Emrah da üzülmeyin zaten ziyan olmak için yaratılmışız diyor. insanın içi rahatlıyor birazcık..
Hatta aşk acısı çekiyorsanız alın üstüne bir de Genç Wertherin acılarını okuyun, tam olsun. Ben yıllar önce okumuştum. (emrahın kitabında da geçmiş bu kitap: p, 91) inceydi, tavsiye ederim. adam o kadar acı çekiyor ki, insan onun azabını okudukça aşktan soğuyor. Çivi çiviyi söker misali..
galip işhanını okuduktan sonra Emrah serbesle bir ortak yanımızı keşfettim.. şöyle ki benden akıl alan, bundan da adam olur mu dediğim tüm deliler ev bark oldu ama ben de hala tık yok. Galiba evlilik akıllıların harcı değil..
Cevap aradığım sorular:
1.Karamürselde gerçekten yağmur fırın var mıydı, ve gerçekten yandı mı? Biraz gereksiz, ama merak ettim napayım?
2.Emrah önce babam taksi parası olmadığı için taksi tutamadı ve bavullarını taşırken öldü demiş (p. 137). sonra da matbaası vardı, ve Matbaaya kağıt balyaları taşırken öldü demiş (p. 169). Hangisi doğru. Keşke ikisi de yalan olsa aslında..
Bazı anlar bu kitapta kendimden parçalar buldum:
ben içerken pek birşey yemem, o ikisini ayırırım birbirinden(p. 141).
Bence emrah otellerde birçok insanla muhattap olduğu için gözlem yeteneği çok gelişmiş. bu özelliğini yazarken kullanıyor olabilir. Şimdiye dek kullanmadıysa da şimdiden sonra kullansın. Çünkü, oteller ve kuaförler hikaye potansiyeli yüksek yerlerdir.
Emrahın bu kitabında sakaryadaki nefese takıldığını yazdığını okuduğumda irkildiğimi belirtmeden geçemeyeceğim.. Son olarak,ankarada bir imza günü düzenlese diyorum..
Depresyondaysanız okumayın demeyeceğim, çünkü ben geçen sene okudum. Bir şey olmadı. Hatta başkaları da hayal kırıklığına uğruyor galiba, başkalarının da çabaları boşa gidiyor zaten diye düşünüyor insan bu kitabı okuduktan sonra. Tek bahtsız ben değilim gibisinden.
e.g. babam fabrikadan aldığı maaşının yarısıyla yirmi sene boyunca taksit ödeyip inan yapı kooperatifinde bir daire sahibi oldu. taksitlerin bittiği ay deprem oldu, ev yıkıldı. tek yumrukla nakavt. her zaman böyle olur. mutlu olmak için bir sürü faktörün bir araya gelmesi gerekir. mutsuzluk için tek neden yeter.
insan zaten ziyan olmak için yaratılmıştır diyor ya (p. 97).. aferin diyorum. Çünkü, insan bazen istedikleri olmadığı için ya da hayatta başarılı olamadığı için ziyan olduğu hissine kapılıyor. Emrah da üzülmeyin zaten ziyan olmak için yaratılmışız diyor. insanın içi rahatlıyor birazcık..
Hatta aşk acısı çekiyorsanız alın üstüne bir de Genç Wertherin acılarını okuyun, tam olsun. Ben yıllar önce okumuştum. (emrahın kitabında da geçmiş bu kitap: p, 91) inceydi, tavsiye ederim. adam o kadar acı çekiyor ki, insan onun azabını okudukça aşktan soğuyor. Çivi çiviyi söker misali..
galip işhanını okuduktan sonra Emrah serbesle bir ortak yanımızı keşfettim.. şöyle ki benden akıl alan, bundan da adam olur mu dediğim tüm deliler ev bark oldu ama ben de hala tık yok. Galiba evlilik akıllıların harcı değil..
Cevap aradığım sorular:
1.Karamürselde gerçekten yağmur fırın var mıydı, ve gerçekten yandı mı? Biraz gereksiz, ama merak ettim napayım?
2.Emrah önce babam taksi parası olmadığı için taksi tutamadı ve bavullarını taşırken öldü demiş (p. 137). sonra da matbaası vardı, ve Matbaaya kağıt balyaları taşırken öldü demiş (p. 169). Hangisi doğru. Keşke ikisi de yalan olsa aslında..
Bazı anlar bu kitapta kendimden parçalar buldum:
ben içerken pek birşey yemem, o ikisini ayırırım birbirinden(p. 141).
Bence emrah otellerde birçok insanla muhattap olduğu için gözlem yeteneği çok gelişmiş. bu özelliğini yazarken kullanıyor olabilir. Şimdiye dek kullanmadıysa da şimdiden sonra kullansın. Çünkü, oteller ve kuaförler hikaye potansiyeli yüksek yerlerdir.
Emrahın bu kitabında sakaryadaki nefese takıldığını yazdığını okuduğumda irkildiğimi belirtmeden geçemeyeceğim.. Son olarak,ankarada bir imza günü düzenlese diyorum..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar