bugün
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı10
- kolye142
- bik bik'in kraliçe olması11
- sarı tekerin yazar olamaması9
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- peynir dolgulu jalapeno4
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi6
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur2
- hacker saldırısı gazileri8
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- cep telefonu22
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- semih kılıçsoy4
- nokia20
- türkiye20
- fransa8
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- usualsuspects'in ayağı4
- azerbaycan5
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- tır şoförü olmayı istemek14
- almanya11
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- yılmaz erdoğan2
- araba3
- meltem hendem2
- antalya2
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- kuzey kıbrıs ta öğrenci olmak2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- esaretin bedeli5
- konya denilince akla gelenler7
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- bilim3
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- ay3
Sebebi öfkemizdir yağmur.
Çünkü çamur, karmaşa ve hiddet boca eder üzerimize, damla damla dahi değil, kova kova, sanki elimizde yeterince yokmuş gibi her birinden.
Bir de mücadele demektir yağmur.
Biteviye didiniş. Suyla dolu bir leğene aniden atılmış yavru kediler gibi, on milyonumuz birden damlalara karşı beyhude bir kavgaya girişiriz. Bu dalaşta tümüyle yalnız olduğumuz söylenemez aslında. Ne de olsa teneke levhalara yazılı kadim isimleriyle istanbulun sokakları da mücadeleye koyulur bizimle beraber.
Sokaklar, evliyaların dört bir yana saçılmış mezar taşları, hemen her köşede bekleyen çöp yığınları, yakında göz alıcı, modern binalara dönüşecek çirkin, devasa inşaatlar ve bir de martılar.. Onlar da var bu kavgada. Gökyüzü ne vakit tepemize tepemize tükürmeye başlasa, hepimiz birden galeyana geliriz.
Ama sonra, son damlacıklar toprağa erişip de, artık üzerlerinde tozun zerresi kalmamış yapraklara kararsızca tünediğinde, yani yağmurun nihayet durduğunu sezdiğimiz ama bir türlü emin olamadığımız o korunmasız anda, hani hayatın normale döndüğüne dair bir işaret aradığımız o buruk arafta, her şey ve her yer sükûnete kavuşuverir. Sema bize bakar, biz aşağıdakilere. Bakar ve gülümser, bizleri içine soktuğu bu müşkül durumdan ötürü özür dilercesine.
Bizler de saçımızda hâlâ damlalar, paçalarımızda çamur, bakışlarımızda bezginlikle, laciverdin tonlarına öykünen ve şimdi her zamankinden daha berrak görünen semaya bakakalırız. Bakar ve tebessümüne karşılık vermeden edemeyiz.
Elde değil, her seferinde gökyüzünü affederiz.
Çünkü çamur, karmaşa ve hiddet boca eder üzerimize, damla damla dahi değil, kova kova, sanki elimizde yeterince yokmuş gibi her birinden.
Bir de mücadele demektir yağmur.
Biteviye didiniş. Suyla dolu bir leğene aniden atılmış yavru kediler gibi, on milyonumuz birden damlalara karşı beyhude bir kavgaya girişiriz. Bu dalaşta tümüyle yalnız olduğumuz söylenemez aslında. Ne de olsa teneke levhalara yazılı kadim isimleriyle istanbulun sokakları da mücadeleye koyulur bizimle beraber.
Sokaklar, evliyaların dört bir yana saçılmış mezar taşları, hemen her köşede bekleyen çöp yığınları, yakında göz alıcı, modern binalara dönüşecek çirkin, devasa inşaatlar ve bir de martılar.. Onlar da var bu kavgada. Gökyüzü ne vakit tepemize tepemize tükürmeye başlasa, hepimiz birden galeyana geliriz.
Ama sonra, son damlacıklar toprağa erişip de, artık üzerlerinde tozun zerresi kalmamış yapraklara kararsızca tünediğinde, yani yağmurun nihayet durduğunu sezdiğimiz ama bir türlü emin olamadığımız o korunmasız anda, hani hayatın normale döndüğüne dair bir işaret aradığımız o buruk arafta, her şey ve her yer sükûnete kavuşuverir. Sema bize bakar, biz aşağıdakilere. Bakar ve gülümser, bizleri içine soktuğu bu müşkül durumdan ötürü özür dilercesine.
Bizler de saçımızda hâlâ damlalar, paçalarımızda çamur, bakışlarımızda bezginlikle, laciverdin tonlarına öykünen ve şimdi her zamankinden daha berrak görünen semaya bakakalırız. Bakar ve tebessümüne karşılık vermeden edemeyiz.
Elde değil, her seferinde gökyüzünü affederiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar