bugün
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması14
- sözlük erkeklerinin bicepsleri34
- memeleri ile gündeme oturan yazar13
- sözlük yazarlarının tatlıları11
- beni geçmişimle yargılama diyen erkek7
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması7
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı17
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- beklenen bicepsin bir türlü gelmemesi4
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- sözlükte edebiyat istiyorum felsefe istiyorum5
- anın görüntüsü21
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması13
- mabel matiz şarkılarında geçen acımasız sözler5
- fiziği kötüyse yüreği güzeldir5
- kası olmasığı halde aşkı arayan erkek6
- fon vurgunu41
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat3
- fenerbahahahahahçe7
- 20 ekim 2026 psg barcelona maçı2
- arkadaşlar baydınız gerçekten2
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- sevim koş fener'e koydular3
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var4
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- fiziği güzel sözlük kızları4
- ismail kartal12
- izmirbeyfendisi5
- nervio adlı yazara uyarı14
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- ulu sözlük camiasına duyuru4
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- kale3112 de olup true da olmayan ne var4
- nohut köftesi6
- özelden gelen saçma mesajlar12
- kaslı sözlük erkekleri3
- from gold from dust10
- yemek yapmayı bilmeyen erkek5
- sergen yalçın9
- fiziği kötü sözlük erkekleri3
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- kolye140
- kale'nin bicepsleri4
- clemence baptista16
- götü en güzel manifestci3
- fatma betül sayan kaya10
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur13
futbol yazmayı seviyorum ben ama bu maçla ilgili, futbola dair yazılabilecek çok az şey var malesef. hakem yazmaktan hiç hoşlanmıyorum, şikayet etmiyorum, öncelikle özeleştiri diyorum hep. doğru kadro, doğru futbol diyorum. ama cidden bu sefer tutmakta zorlanıyorum.
çok ciddi bir taktik savaşı halinde başlayan bir maçtı ki ben büyük ilgiyle izliyordum, taa ki fırat aydınus ortalıkta fol yok, yumurta yokken caner erkin'i atıncaya kadar. birkaç sorum var şimdi:
1. fırat aydınus o mesafeden her söylenileni duyabiliyor mu, hem de arkası dönükken?
2. dördüncü hakem pozsiyonun dibinde ve o mu uyarıyor?
3. fırat aydınus daha önce de çatır çatır kart çıkardığı caner erkin'e karşı ön yargılı mı?
4. maçın başlamasıyla birlikte atarlı hareketleri ve el kol hareketleri yapan alper potuk'u uyarmadan caner'e neden direk kırmızı çıkarttı?
5. fenerbahçe aleyhine penaltı çalmak için rakibin ceza sahası içinde düşmesi yeterli mi?
6. peki diyelim caner haklı bir şekilde atıldı, sahaya girip o kadar ağır itiraz eden aykut kocaman niye atılmadı? yemedi mi?
7. dördüncü hakem caner'in kırmızı kartında söz sahibiyse, 1 metre önünde sezer öztürk'e atılan dirseği görmedi mi yoksa görmezden mi geldi?
8. kaşı açılan oyuncu varken ve tedavi olması için dışarı gönderilmesi gerekirken neden oyun durdurulmaz?
9. ve sevgili lig tv; son 4 yılda emre belözoğlu'nun ağzına zoomlayan milyon tane kameranız varken, caner'in ağzına niye zoomlayamadınız? veya veysel'in ağzına?
ben bunları sıraladım, fazlasını soracak olan varsa eklesin.
yarım saat dolmadan 10 kişi kalan bir takım için etkisiz, sayısal üstünlükle de oyunu forse eden takım için müthiş diyen futboldan zerre anlamıyordur. 10 kişi kalan takım deplasmanda elbette ki gömülerek kontra arar. hele bir de haksız penaltıyla yenik duruma düşmüşsün vs.vs.
moussa sow hakkında yazılacak çok şey var ama ben sanal ortamda çok popüler olan o ucuz terimi kullanmak istiyorum bugün. evet sow kobrayı saldı bu kadar.
maçtan uzaklaşıp biraz daha futbol dışı kısmına gelicem şimdi işin. aykut hoca çileden çıktı ve haklı da. pozisyonun dibindeydi ve o kadar çelik sinirli, sakin bir adam bile çıldırdıysa bu kadar, demek ki çok yanlış giden bazı şeyler var ortalıkta. ben sahada 3 temmuz'un bittiğini ve cevabın iyi futbolla verilmesi gerektiğini savunanlardandım. özellikle kadro seçimleri vs söz konusu olduğunda hocayı çok ağır eleştirmiştim.
önceki gün fatih terim çıkıp "3 temmuz bizi çok etkiledi" dedi. bu nasıl bir yüzsüzlüktür? sizin neyinizi etkiledi? hakkınızda her gün gazetelerde yalan haber mi yapıldı? mehmet baransu, rasim ozan kütahyalı, erman toroğlu, talip doğan karlıbel, serhat ulueren ve benzeri tetikçiler her hafta düzenli olarak sizin aleyhinizde mi attı? sizin maçlarınızdan önce mi kararlar açıklandı? sizin oyuncularınıza mı sürekli ağır cezalar geldi? hangisi oldu bunlardan? bana bir açıklayın. sonra şampiyonluk gelince bu isimlerin hepsi terim'in basına verdiği şampiyonluk yemeğinde olmadı mı? özellikle iç saha maçlarında durum sıkışınca 70. dk'dan sonra ya bir penaltı ya da rakibe bir kırmızı kart gelmedi mi? daha sayalım istiyorsanız?
aykut kocaman'ın dünkü isyanı işte bir yıldan fazladır devam eden bu linçin getirdiği bir isyandır. belki yol üstünde hoca yanlış oyuncu veya taktik tercihlerinde bulunmuş olabilir ama koyduğu karakter ve saha dışında gösterdiği liderlik onun kredisini artırmıştı. dün hocanın bu rolü hiç bırakmadığı bir kez daha görüldü. ve belki gerek hocanın, gerek yönetimin yanlışları takım adına bazı şeylerin içeriden çatırdamasına sebep olmuş ve akbabaların üşüşmesini sağlamış olabilir ancak bu maçta olup bitenler geçen yılki isyanı ve öfkeyi geri getirmekle kalmadı, birçok kişinin de öfkesini nereye yönelteceğini göstermiş oldu. hem sahadakiler takım oldu hem de destekleyenler tekrar birlik olup aynı fikirde birleştiler.
hâla bu ülkede futbolun adil şartlarda oynandığını düşünenler var mı?
veya daha geniş soralım; bu ülkede adalet olduğuna inanan kaldı mı?
bu iki soruya cevap vermeden, kimse vicdan sahibi olup gerçeklerle yüzleşemez.
her şeye rağmen teşekkürler fenerbahçe, teşekkürler aykut kocaman.
ve sonsöz çok değerli fenerbahçe yönetimine: daha ne kadar susup bu rezilliğin devam etmesine izin vereceksiniz?
çok ciddi bir taktik savaşı halinde başlayan bir maçtı ki ben büyük ilgiyle izliyordum, taa ki fırat aydınus ortalıkta fol yok, yumurta yokken caner erkin'i atıncaya kadar. birkaç sorum var şimdi:
1. fırat aydınus o mesafeden her söylenileni duyabiliyor mu, hem de arkası dönükken?
2. dördüncü hakem pozsiyonun dibinde ve o mu uyarıyor?
3. fırat aydınus daha önce de çatır çatır kart çıkardığı caner erkin'e karşı ön yargılı mı?
4. maçın başlamasıyla birlikte atarlı hareketleri ve el kol hareketleri yapan alper potuk'u uyarmadan caner'e neden direk kırmızı çıkarttı?
5. fenerbahçe aleyhine penaltı çalmak için rakibin ceza sahası içinde düşmesi yeterli mi?
6. peki diyelim caner haklı bir şekilde atıldı, sahaya girip o kadar ağır itiraz eden aykut kocaman niye atılmadı? yemedi mi?
7. dördüncü hakem caner'in kırmızı kartında söz sahibiyse, 1 metre önünde sezer öztürk'e atılan dirseği görmedi mi yoksa görmezden mi geldi?
8. kaşı açılan oyuncu varken ve tedavi olması için dışarı gönderilmesi gerekirken neden oyun durdurulmaz?
9. ve sevgili lig tv; son 4 yılda emre belözoğlu'nun ağzına zoomlayan milyon tane kameranız varken, caner'in ağzına niye zoomlayamadınız? veya veysel'in ağzına?
ben bunları sıraladım, fazlasını soracak olan varsa eklesin.
yarım saat dolmadan 10 kişi kalan bir takım için etkisiz, sayısal üstünlükle de oyunu forse eden takım için müthiş diyen futboldan zerre anlamıyordur. 10 kişi kalan takım deplasmanda elbette ki gömülerek kontra arar. hele bir de haksız penaltıyla yenik duruma düşmüşsün vs.vs.
moussa sow hakkında yazılacak çok şey var ama ben sanal ortamda çok popüler olan o ucuz terimi kullanmak istiyorum bugün. evet sow kobrayı saldı bu kadar.
maçtan uzaklaşıp biraz daha futbol dışı kısmına gelicem şimdi işin. aykut hoca çileden çıktı ve haklı da. pozisyonun dibindeydi ve o kadar çelik sinirli, sakin bir adam bile çıldırdıysa bu kadar, demek ki çok yanlış giden bazı şeyler var ortalıkta. ben sahada 3 temmuz'un bittiğini ve cevabın iyi futbolla verilmesi gerektiğini savunanlardandım. özellikle kadro seçimleri vs söz konusu olduğunda hocayı çok ağır eleştirmiştim.
önceki gün fatih terim çıkıp "3 temmuz bizi çok etkiledi" dedi. bu nasıl bir yüzsüzlüktür? sizin neyinizi etkiledi? hakkınızda her gün gazetelerde yalan haber mi yapıldı? mehmet baransu, rasim ozan kütahyalı, erman toroğlu, talip doğan karlıbel, serhat ulueren ve benzeri tetikçiler her hafta düzenli olarak sizin aleyhinizde mi attı? sizin maçlarınızdan önce mi kararlar açıklandı? sizin oyuncularınıza mı sürekli ağır cezalar geldi? hangisi oldu bunlardan? bana bir açıklayın. sonra şampiyonluk gelince bu isimlerin hepsi terim'in basına verdiği şampiyonluk yemeğinde olmadı mı? özellikle iç saha maçlarında durum sıkışınca 70. dk'dan sonra ya bir penaltı ya da rakibe bir kırmızı kart gelmedi mi? daha sayalım istiyorsanız?
aykut kocaman'ın dünkü isyanı işte bir yıldan fazladır devam eden bu linçin getirdiği bir isyandır. belki yol üstünde hoca yanlış oyuncu veya taktik tercihlerinde bulunmuş olabilir ama koyduğu karakter ve saha dışında gösterdiği liderlik onun kredisini artırmıştı. dün hocanın bu rolü hiç bırakmadığı bir kez daha görüldü. ve belki gerek hocanın, gerek yönetimin yanlışları takım adına bazı şeylerin içeriden çatırdamasına sebep olmuş ve akbabaların üşüşmesini sağlamış olabilir ancak bu maçta olup bitenler geçen yılki isyanı ve öfkeyi geri getirmekle kalmadı, birçok kişinin de öfkesini nereye yönelteceğini göstermiş oldu. hem sahadakiler takım oldu hem de destekleyenler tekrar birlik olup aynı fikirde birleştiler.
hâla bu ülkede futbolun adil şartlarda oynandığını düşünenler var mı?
veya daha geniş soralım; bu ülkede adalet olduğuna inanan kaldı mı?
bu iki soruya cevap vermeden, kimse vicdan sahibi olup gerçeklerle yüzleşemez.
her şeye rağmen teşekkürler fenerbahçe, teşekkürler aykut kocaman.
ve sonsöz çok değerli fenerbahçe yönetimine: daha ne kadar susup bu rezilliğin devam etmesine izin vereceksiniz?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar