bugün
- hayvanlarla muhabbet etmek6
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü3
- çocuklara verilen farklı isimler8
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi3
- bakırköy de otelde çıkan yangın3
- emekli polisin ceza yazan polisi vurması4
- tai lung50
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı30
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- rafael leao12
- claudian clouds15
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi7
- gece gelen makarna yeme isteği10
- büyü yapan sözlük yazarları11
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- enayimiknatisii21
- sarapci koala55
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- eşşek gözlü sözlük yazarı6
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- dünyayı kimler yönetiyor6
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- salça yapan sözlük kızı10
- arkadaşlar bir şey dicem7
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- ölmüş birini özlemek4
- sözlükte cin var mı6
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği11
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- seviştikten sonra biz şimdi neyiz diyen cin5
- gece mezarlıkta cinlere şeker dağıtmak6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri29
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- s'i l v'e r m'i s t29
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar7
- victor osimhen10
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim13
- anın görüntüsü21
- nervio8
- kendini eleştirebilen insan7
- sözlük erkeklerinin kombinleri9
- mazotun litresi 90 lira13
- mucizelere inanıyor musunuz6
futbol yazmayı seviyorum ben ama bu maçla ilgili, futbola dair yazılabilecek çok az şey var malesef. hakem yazmaktan hiç hoşlanmıyorum, şikayet etmiyorum, öncelikle özeleştiri diyorum hep. doğru kadro, doğru futbol diyorum. ama cidden bu sefer tutmakta zorlanıyorum.
çok ciddi bir taktik savaşı halinde başlayan bir maçtı ki ben büyük ilgiyle izliyordum, taa ki fırat aydınus ortalıkta fol yok, yumurta yokken caner erkin'i atıncaya kadar. birkaç sorum var şimdi:
1. fırat aydınus o mesafeden her söylenileni duyabiliyor mu, hem de arkası dönükken?
2. dördüncü hakem pozsiyonun dibinde ve o mu uyarıyor?
3. fırat aydınus daha önce de çatır çatır kart çıkardığı caner erkin'e karşı ön yargılı mı?
4. maçın başlamasıyla birlikte atarlı hareketleri ve el kol hareketleri yapan alper potuk'u uyarmadan caner'e neden direk kırmızı çıkarttı?
5. fenerbahçe aleyhine penaltı çalmak için rakibin ceza sahası içinde düşmesi yeterli mi?
6. peki diyelim caner haklı bir şekilde atıldı, sahaya girip o kadar ağır itiraz eden aykut kocaman niye atılmadı? yemedi mi?
7. dördüncü hakem caner'in kırmızı kartında söz sahibiyse, 1 metre önünde sezer öztürk'e atılan dirseği görmedi mi yoksa görmezden mi geldi?
8. kaşı açılan oyuncu varken ve tedavi olması için dışarı gönderilmesi gerekirken neden oyun durdurulmaz?
9. ve sevgili lig tv; son 4 yılda emre belözoğlu'nun ağzına zoomlayan milyon tane kameranız varken, caner'in ağzına niye zoomlayamadınız? veya veysel'in ağzına?
ben bunları sıraladım, fazlasını soracak olan varsa eklesin.
yarım saat dolmadan 10 kişi kalan bir takım için etkisiz, sayısal üstünlükle de oyunu forse eden takım için müthiş diyen futboldan zerre anlamıyordur. 10 kişi kalan takım deplasmanda elbette ki gömülerek kontra arar. hele bir de haksız penaltıyla yenik duruma düşmüşsün vs.vs.
moussa sow hakkında yazılacak çok şey var ama ben sanal ortamda çok popüler olan o ucuz terimi kullanmak istiyorum bugün. evet sow kobrayı saldı bu kadar.
maçtan uzaklaşıp biraz daha futbol dışı kısmına gelicem şimdi işin. aykut hoca çileden çıktı ve haklı da. pozisyonun dibindeydi ve o kadar çelik sinirli, sakin bir adam bile çıldırdıysa bu kadar, demek ki çok yanlış giden bazı şeyler var ortalıkta. ben sahada 3 temmuz'un bittiğini ve cevabın iyi futbolla verilmesi gerektiğini savunanlardandım. özellikle kadro seçimleri vs söz konusu olduğunda hocayı çok ağır eleştirmiştim.
önceki gün fatih terim çıkıp "3 temmuz bizi çok etkiledi" dedi. bu nasıl bir yüzsüzlüktür? sizin neyinizi etkiledi? hakkınızda her gün gazetelerde yalan haber mi yapıldı? mehmet baransu, rasim ozan kütahyalı, erman toroğlu, talip doğan karlıbel, serhat ulueren ve benzeri tetikçiler her hafta düzenli olarak sizin aleyhinizde mi attı? sizin maçlarınızdan önce mi kararlar açıklandı? sizin oyuncularınıza mı sürekli ağır cezalar geldi? hangisi oldu bunlardan? bana bir açıklayın. sonra şampiyonluk gelince bu isimlerin hepsi terim'in basına verdiği şampiyonluk yemeğinde olmadı mı? özellikle iç saha maçlarında durum sıkışınca 70. dk'dan sonra ya bir penaltı ya da rakibe bir kırmızı kart gelmedi mi? daha sayalım istiyorsanız?
aykut kocaman'ın dünkü isyanı işte bir yıldan fazladır devam eden bu linçin getirdiği bir isyandır. belki yol üstünde hoca yanlış oyuncu veya taktik tercihlerinde bulunmuş olabilir ama koyduğu karakter ve saha dışında gösterdiği liderlik onun kredisini artırmıştı. dün hocanın bu rolü hiç bırakmadığı bir kez daha görüldü. ve belki gerek hocanın, gerek yönetimin yanlışları takım adına bazı şeylerin içeriden çatırdamasına sebep olmuş ve akbabaların üşüşmesini sağlamış olabilir ancak bu maçta olup bitenler geçen yılki isyanı ve öfkeyi geri getirmekle kalmadı, birçok kişinin de öfkesini nereye yönelteceğini göstermiş oldu. hem sahadakiler takım oldu hem de destekleyenler tekrar birlik olup aynı fikirde birleştiler.
hâla bu ülkede futbolun adil şartlarda oynandığını düşünenler var mı?
veya daha geniş soralım; bu ülkede adalet olduğuna inanan kaldı mı?
bu iki soruya cevap vermeden, kimse vicdan sahibi olup gerçeklerle yüzleşemez.
her şeye rağmen teşekkürler fenerbahçe, teşekkürler aykut kocaman.
ve sonsöz çok değerli fenerbahçe yönetimine: daha ne kadar susup bu rezilliğin devam etmesine izin vereceksiniz?
çok ciddi bir taktik savaşı halinde başlayan bir maçtı ki ben büyük ilgiyle izliyordum, taa ki fırat aydınus ortalıkta fol yok, yumurta yokken caner erkin'i atıncaya kadar. birkaç sorum var şimdi:
1. fırat aydınus o mesafeden her söylenileni duyabiliyor mu, hem de arkası dönükken?
2. dördüncü hakem pozsiyonun dibinde ve o mu uyarıyor?
3. fırat aydınus daha önce de çatır çatır kart çıkardığı caner erkin'e karşı ön yargılı mı?
4. maçın başlamasıyla birlikte atarlı hareketleri ve el kol hareketleri yapan alper potuk'u uyarmadan caner'e neden direk kırmızı çıkarttı?
5. fenerbahçe aleyhine penaltı çalmak için rakibin ceza sahası içinde düşmesi yeterli mi?
6. peki diyelim caner haklı bir şekilde atıldı, sahaya girip o kadar ağır itiraz eden aykut kocaman niye atılmadı? yemedi mi?
7. dördüncü hakem caner'in kırmızı kartında söz sahibiyse, 1 metre önünde sezer öztürk'e atılan dirseği görmedi mi yoksa görmezden mi geldi?
8. kaşı açılan oyuncu varken ve tedavi olması için dışarı gönderilmesi gerekirken neden oyun durdurulmaz?
9. ve sevgili lig tv; son 4 yılda emre belözoğlu'nun ağzına zoomlayan milyon tane kameranız varken, caner'in ağzına niye zoomlayamadınız? veya veysel'in ağzına?
ben bunları sıraladım, fazlasını soracak olan varsa eklesin.
yarım saat dolmadan 10 kişi kalan bir takım için etkisiz, sayısal üstünlükle de oyunu forse eden takım için müthiş diyen futboldan zerre anlamıyordur. 10 kişi kalan takım deplasmanda elbette ki gömülerek kontra arar. hele bir de haksız penaltıyla yenik duruma düşmüşsün vs.vs.
moussa sow hakkında yazılacak çok şey var ama ben sanal ortamda çok popüler olan o ucuz terimi kullanmak istiyorum bugün. evet sow kobrayı saldı bu kadar.
maçtan uzaklaşıp biraz daha futbol dışı kısmına gelicem şimdi işin. aykut hoca çileden çıktı ve haklı da. pozisyonun dibindeydi ve o kadar çelik sinirli, sakin bir adam bile çıldırdıysa bu kadar, demek ki çok yanlış giden bazı şeyler var ortalıkta. ben sahada 3 temmuz'un bittiğini ve cevabın iyi futbolla verilmesi gerektiğini savunanlardandım. özellikle kadro seçimleri vs söz konusu olduğunda hocayı çok ağır eleştirmiştim.
önceki gün fatih terim çıkıp "3 temmuz bizi çok etkiledi" dedi. bu nasıl bir yüzsüzlüktür? sizin neyinizi etkiledi? hakkınızda her gün gazetelerde yalan haber mi yapıldı? mehmet baransu, rasim ozan kütahyalı, erman toroğlu, talip doğan karlıbel, serhat ulueren ve benzeri tetikçiler her hafta düzenli olarak sizin aleyhinizde mi attı? sizin maçlarınızdan önce mi kararlar açıklandı? sizin oyuncularınıza mı sürekli ağır cezalar geldi? hangisi oldu bunlardan? bana bir açıklayın. sonra şampiyonluk gelince bu isimlerin hepsi terim'in basına verdiği şampiyonluk yemeğinde olmadı mı? özellikle iç saha maçlarında durum sıkışınca 70. dk'dan sonra ya bir penaltı ya da rakibe bir kırmızı kart gelmedi mi? daha sayalım istiyorsanız?
aykut kocaman'ın dünkü isyanı işte bir yıldan fazladır devam eden bu linçin getirdiği bir isyandır. belki yol üstünde hoca yanlış oyuncu veya taktik tercihlerinde bulunmuş olabilir ama koyduğu karakter ve saha dışında gösterdiği liderlik onun kredisini artırmıştı. dün hocanın bu rolü hiç bırakmadığı bir kez daha görüldü. ve belki gerek hocanın, gerek yönetimin yanlışları takım adına bazı şeylerin içeriden çatırdamasına sebep olmuş ve akbabaların üşüşmesini sağlamış olabilir ancak bu maçta olup bitenler geçen yılki isyanı ve öfkeyi geri getirmekle kalmadı, birçok kişinin de öfkesini nereye yönelteceğini göstermiş oldu. hem sahadakiler takım oldu hem de destekleyenler tekrar birlik olup aynı fikirde birleştiler.
hâla bu ülkede futbolun adil şartlarda oynandığını düşünenler var mı?
veya daha geniş soralım; bu ülkede adalet olduğuna inanan kaldı mı?
bu iki soruya cevap vermeden, kimse vicdan sahibi olup gerçeklerle yüzleşemez.
her şeye rağmen teşekkürler fenerbahçe, teşekkürler aykut kocaman.
ve sonsöz çok değerli fenerbahçe yönetimine: daha ne kadar susup bu rezilliğin devam etmesine izin vereceksiniz?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar