bugün
- beni kaybettin diyen erkek14
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- ekşiye gidiyorum ben10
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- saddam hüseyin3
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı12
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması3
- kanadalı ünlüler3
- sadece filistin'i önemsemek15
- beşiktaş'ın marsilya'yı gol manyağı yapması5
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa7
- kadikoy psikolog4
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
- bir erkeğin wp aile grubuna alınma kriterleri6
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- amerika2
- 2019 da doğmak nedir4
- hangi şehrin erkeği meşhurdur5
- charlie kirk3
- roblox2
- ona bir şarkı gönder4
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- mazotun litresi 101 lira36
- iblis'in sesini duymak11
- iyi geceler2
- gocu38
- mia khalifa denince akla gelen ilk şey2
- bir erkeğe objektif bakma yetisini kaybetmek5
- henüz hazır değilim3
- reddedilince brad pitt ten neyim eksik diyen erkek3
- 28 bine çalışmak8
- sevgilinin garanti kapsamı dışında kalması4
- emma watson hala güzelmi3
- acemyan ilk dijital naif sanatçı2
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı7
- allah6
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- mert arslan2
- kürdü sevin10
- açık oyla başlayan ilişkiyi nikahla taçlandırmak6
- yaşlılığı kabullenemeyen insan10
- israil11
- yeni sevgiliye kasko yaptırmak3
- anın görüntüsü26
- sen bakarken soyunamıyorum2
dün gibi hala.
bembeyaz teni, uzun boyu, örgü saçları, kırmızı, ince dudaklarıyla gencecikti, ki daha genciz kendisinden. bilirim ki okulun çoğu erkeğinin ilk aşkıydı o. hepsi platonik, kimsenin kimseye söylemeye cesaret edemediği sevgiliydi.
farklı okullardaydık, o liseye biz ortaokula gidiyorduk o zamanlar. folklör ekibini çalıştıran annesine yardıma gelirdi öğle araları,
bizim gözlerimiz yollarda.
önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan bayram törenini heyecanının yanında duyduğumuz öğle arası heyecanımızdı o. annesinin sert mizacına karşın yumuşak başlı, sakin, kibar ve ilgili tavrına mest oluyorduk. bayramı falan boşverdik birara, gözüne girebilmek içindi bütün çabamız.
ne figürler, ne oyunlar o şeyh şamil'de.
ben, diğer arkadaşlarımdan daha şanslıydım. babası babamın arkadaşı, annesi kardeşimin öğretmeniydi. ailecek görüşüyorduk. birkaç kere evlerine dahi gitmiştik akşam gezmesinde.
gün oldu, biz büyüdük, yeni aşklar edindik platonik sevdamızın sonrasında.
o gitti, üniversite sınavını kazanıp.
harp akademisine girmişti, havacı olacaktı. çok şaşırdım, o naiflikle nasıl yapacaktı orada? pek nadir görüştük sonrasında, hatırlamıyorum, belki de hiç görüşmedik.
çocukluktu, aşktı, sevdaydı. hangisi gerçek, hangisi yalandı bilemedik. ama yıllarca sevdik, aşkımız değildi artık, öz ablamız gibi sevdik.
mezun oldu, evlendi, anne oldu.
facebook'ta denk geldim, arkadaşlık teklifi gönderdim, kabul etti. ha bugün, ha yarın arayıp hatrını sorayım diyordum, sebepsizce erteledim.
dün akşam internette, gazetede, okudum.
"kadın üsteğmen canına kıydı" diye.
bütün gün içimde bir sıkıntı vardı.
acaba diyorum, ertelemeseydim,
"abla, nasılsın" deseydim, daha mutlu olur muydu?
zamanın ötesinden gelen edit:
http://www.milliyet.com.t...ihar-eden-gundem-2285553/
bembeyaz teni, uzun boyu, örgü saçları, kırmızı, ince dudaklarıyla gencecikti, ki daha genciz kendisinden. bilirim ki okulun çoğu erkeğinin ilk aşkıydı o. hepsi platonik, kimsenin kimseye söylemeye cesaret edemediği sevgiliydi.
farklı okullardaydık, o liseye biz ortaokula gidiyorduk o zamanlar. folklör ekibini çalıştıran annesine yardıma gelirdi öğle araları,
bizim gözlerimiz yollarda.
önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan bayram törenini heyecanının yanında duyduğumuz öğle arası heyecanımızdı o. annesinin sert mizacına karşın yumuşak başlı, sakin, kibar ve ilgili tavrına mest oluyorduk. bayramı falan boşverdik birara, gözüne girebilmek içindi bütün çabamız.
ne figürler, ne oyunlar o şeyh şamil'de.
ben, diğer arkadaşlarımdan daha şanslıydım. babası babamın arkadaşı, annesi kardeşimin öğretmeniydi. ailecek görüşüyorduk. birkaç kere evlerine dahi gitmiştik akşam gezmesinde.
gün oldu, biz büyüdük, yeni aşklar edindik platonik sevdamızın sonrasında.
o gitti, üniversite sınavını kazanıp.
harp akademisine girmişti, havacı olacaktı. çok şaşırdım, o naiflikle nasıl yapacaktı orada? pek nadir görüştük sonrasında, hatırlamıyorum, belki de hiç görüşmedik.
çocukluktu, aşktı, sevdaydı. hangisi gerçek, hangisi yalandı bilemedik. ama yıllarca sevdik, aşkımız değildi artık, öz ablamız gibi sevdik.
mezun oldu, evlendi, anne oldu.
facebook'ta denk geldim, arkadaşlık teklifi gönderdim, kabul etti. ha bugün, ha yarın arayıp hatrını sorayım diyordum, sebepsizce erteledim.
dün akşam internette, gazetede, okudum.
"kadın üsteğmen canına kıydı" diye.
bütün gün içimde bir sıkıntı vardı.
acaba diyorum, ertelemeseydim,
"abla, nasılsın" deseydim, daha mutlu olur muydu?
zamanın ötesinden gelen edit:
http://www.milliyet.com.t...ihar-eden-gundem-2285553/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar