bugün
- nervio'ya aşık olmak5
- din tartışması7
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- en büyük korkunuz4
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- nevriye binti gammaz3
- üç kedi bir dilek3
- aylık 381 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- nervio'nun kedisi3
- pavlov un köpeğine isim önerileri3
- terlik giyen erkek5
- era7capone3
- 32 yaşına girmek12
- g'i l d'e d l'i l y19
- birader terör örgütü3
- fatma soydaş'ın tutuklanması3
- zengin olsanız ne yapardınız9
- türkiye de üniversite diplomasının değersizleşmesi5
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- kuresel ikinma ile nervio yu istemeye gitmek2
- büyük bir pipiye sahip olmak2
- ulu obediyansı ismet locası3
- nevriye kedizade örgütü2
- hazret ktc7
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- norveçte bok olsam9
- rte'nin fethettiği topraklar6
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- habire1240
- seninle şöyle böyle olabilirdik5
- türkiye'nin ekonomide şahlanışa geçmesi6
- şeriat haklıya hakkını vermektir6
- nervionun merak ettiği yazar19
- kötü kalpli barbie2
- anın sigarası3
- 23 temmuz 2026 bahçeli'nin yeni parti açıklaması6
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- nervio23
- kurgusal karaktere aşık olmak4
- yeni açılan cafeye 600 lira hesap ödemek2
- tarkan filmleri3
- bugün açılacağım sözlük kızı12
- hayat felsefesi yapılabilecek en güzel söz3
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- yazarları mutlu edebilecek küçük şeyler7
- lozanın gizli maddeleri4
- yalnizca deli yalnizca sair21
- örtünmek te açık gezmek te yasak olmamalı4
- kul hakkı yemeyi ilke edinmiş şakirt4
dün gibi hala.
bembeyaz teni, uzun boyu, örgü saçları, kırmızı, ince dudaklarıyla gencecikti, ki daha genciz kendisinden. bilirim ki okulun çoğu erkeğinin ilk aşkıydı o. hepsi platonik, kimsenin kimseye söylemeye cesaret edemediği sevgiliydi.
farklı okullardaydık, o liseye biz ortaokula gidiyorduk o zamanlar. folklör ekibini çalıştıran annesine yardıma gelirdi öğle araları,
bizim gözlerimiz yollarda.
önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan bayram törenini heyecanının yanında duyduğumuz öğle arası heyecanımızdı o. annesinin sert mizacına karşın yumuşak başlı, sakin, kibar ve ilgili tavrına mest oluyorduk. bayramı falan boşverdik birara, gözüne girebilmek içindi bütün çabamız.
ne figürler, ne oyunlar o şeyh şamil'de.
ben, diğer arkadaşlarımdan daha şanslıydım. babası babamın arkadaşı, annesi kardeşimin öğretmeniydi. ailecek görüşüyorduk. birkaç kere evlerine dahi gitmiştik akşam gezmesinde.
gün oldu, biz büyüdük, yeni aşklar edindik platonik sevdamızın sonrasında.
o gitti, üniversite sınavını kazanıp.
harp akademisine girmişti, havacı olacaktı. çok şaşırdım, o naiflikle nasıl yapacaktı orada? pek nadir görüştük sonrasında, hatırlamıyorum, belki de hiç görüşmedik.
çocukluktu, aşktı, sevdaydı. hangisi gerçek, hangisi yalandı bilemedik. ama yıllarca sevdik, aşkımız değildi artık, öz ablamız gibi sevdik.
mezun oldu, evlendi, anne oldu.
facebook'ta denk geldim, arkadaşlık teklifi gönderdim, kabul etti. ha bugün, ha yarın arayıp hatrını sorayım diyordum, sebepsizce erteledim.
dün akşam internette, gazetede, okudum.
"kadın üsteğmen canına kıydı" diye.
bütün gün içimde bir sıkıntı vardı.
acaba diyorum, ertelemeseydim,
"abla, nasılsın" deseydim, daha mutlu olur muydu?
zamanın ötesinden gelen edit:
http://www.milliyet.com.t...ihar-eden-gundem-2285553/
bembeyaz teni, uzun boyu, örgü saçları, kırmızı, ince dudaklarıyla gencecikti, ki daha genciz kendisinden. bilirim ki okulun çoğu erkeğinin ilk aşkıydı o. hepsi platonik, kimsenin kimseye söylemeye cesaret edemediği sevgiliydi.
farklı okullardaydık, o liseye biz ortaokula gidiyorduk o zamanlar. folklör ekibini çalıştıran annesine yardıma gelirdi öğle araları,
bizim gözlerimiz yollarda.
önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan bayram törenini heyecanının yanında duyduğumuz öğle arası heyecanımızdı o. annesinin sert mizacına karşın yumuşak başlı, sakin, kibar ve ilgili tavrına mest oluyorduk. bayramı falan boşverdik birara, gözüne girebilmek içindi bütün çabamız.
ne figürler, ne oyunlar o şeyh şamil'de.
ben, diğer arkadaşlarımdan daha şanslıydım. babası babamın arkadaşı, annesi kardeşimin öğretmeniydi. ailecek görüşüyorduk. birkaç kere evlerine dahi gitmiştik akşam gezmesinde.
gün oldu, biz büyüdük, yeni aşklar edindik platonik sevdamızın sonrasında.
o gitti, üniversite sınavını kazanıp.
harp akademisine girmişti, havacı olacaktı. çok şaşırdım, o naiflikle nasıl yapacaktı orada? pek nadir görüştük sonrasında, hatırlamıyorum, belki de hiç görüşmedik.
çocukluktu, aşktı, sevdaydı. hangisi gerçek, hangisi yalandı bilemedik. ama yıllarca sevdik, aşkımız değildi artık, öz ablamız gibi sevdik.
mezun oldu, evlendi, anne oldu.
facebook'ta denk geldim, arkadaşlık teklifi gönderdim, kabul etti. ha bugün, ha yarın arayıp hatrını sorayım diyordum, sebepsizce erteledim.
dün akşam internette, gazetede, okudum.
"kadın üsteğmen canına kıydı" diye.
bütün gün içimde bir sıkıntı vardı.
acaba diyorum, ertelemeseydim,
"abla, nasılsın" deseydim, daha mutlu olur muydu?
zamanın ötesinden gelen edit:
http://www.milliyet.com.t...ihar-eden-gundem-2285553/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar