bugün
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı32
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- moda faciası olan şeyler7
- sözlük çeteleri11
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu5
- aşık olduğum kızın pornocu çıkması7
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek3
- ne kadar takıntılısın6
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor7
- insan olmaya ceyrek kala6
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri12
- yogartiksenin eski erkek arkadaşı4
- karton toplayan meric8
- uçuk3
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler2
- birinin külotlu çorabından karakter analizi yapmak3
- gecenin köründe entry giren yazar2
- teşkilat dizisi4
- kasımpaşa5
- arkadaşlar itiraf edin beni çok seviyorsunuz6
- yiyecek gibi bakan manita4
- bana onu sormayin23
- yarın lahmacun yiyecek olmak6
- s'i l v'e r m'i s t7
- victor osimhen3
- nervio'nün 007'ye vahşi kelebeğim demesi5
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- sevdiğiniz iki yazarın kavga etmesi3
- varlığınızı hangi popüler yazara borçlusunuz5
- cuma akşam yorgun gelen erkeğine masaj yapan kadın4
- kova burcu erkeği muhteşemliği3
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak6
- en iyi behzat ç karakterleri4
- kova burcu erkeği erkek mi2
- barış alper yılmaz2
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- moderatöre şikayet edip entry sildirmek3
- hilafetin türklere faydası18
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- üç dairen olup ikisini kiraya vermek2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- tavanla bakışmak2
- silvermist'e sataşıyorum öyleyse varım4
- platon'un mağarasında telefon ışığı2
- tekerlek toplayan meric3
- en sevdiğiniz yan hesabınız2
- vermeye hazir olmak2
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı3
1980 darbesinden sonra kenan evren'in talimatıyla yıllarca emek verdikleri üniversitelerden uzaklaştırılan her kademedeki öğretim üyeleriyle kıyıma uğrayan üniversitelere indirilen en büyük darbe; 1981 yılında özerklikten uzak, merkeziyetçi bugün de yürürlükte olan 2547 sayılı YÖK yasası ile kurulan; yükseköğretimi katletme kuruludur. bugünün sözde darbe karşıtı, özgürlük savunucuları elinde yandaş örgütleme kurulu'na çevrilmiş olması da çok manidardır. yök hem üniversite öğrencilerini hem de üniversite öğretim üyelerini tırpanlayarak; bilimsel ve özgür düşünceye en büyük zararı vermeye devam etmektedir. akademik özgürlüğün olmadığı bir ortamda bilimsel kalite aramak abesle iştigaldir.
tek parti döneminde 4 yıl hazırlık sonucunda, Hasan ali Yücel'in milli eğitim bakanlığı sırasında 1946 yılında çıkarılan 4936 sayılı Üniversiteler Yasası'yla ülkemizde ilk kez gerçek anlamda üniversiteler özerkliğe geçmiştir.
Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel bu yasayla ilgili bugün de önem taşıyan sözleri:
--spoiler--
Bu kanun tasarısı Türk bilim hayatında, Türk üniversitelerinde yeni bir gelişmenin, ilerlemenin müjdecisi olacaktır.
Bu kanun bir ana prensip, bir de köklü usul, metodu kapsıyor. Bütün maddeleri bu iki nokta çevresinde toplanmış sayılabilir.
Ana prensip üniversitelerin özerk olmasıdır. Bu özerklik, yönetimde, öğretimde, ve mali alanlardadır. Üniversitelerin özerkliği bir oluşun, erginliğin ifadesi olduğu zaman değerlidir.
Biz, üniversiteyi oluşturan fakülteleri kendi örgütleri içerisinde bağımsız ve ondan oluşan üniversiteleri aynı suretle muhtar, özerk birer kurum halinde bu kanunla yeniden düzenliyoruz.
Akademik meselelerde, bilim işlerinde bir ihtilaf olursa onun en yüksek mercii olan Üniversitelerarası Kurul'a, her üniversiteden yetkili insanların toplandığı yere işi götürüyoruz. Onlar ne derlerse o yapılacaktır, diyoruz.
--spoiler--
--spoiler--
Bu yasa hükümlerine göre üniversitelerimizi oluşturan fakülteler de bilim ve yönetim özerkliğine ve tüzel kişiliğine sahiptir. (...) Bugün bu kurumlarımıza verilen özerklik, devrim yılları içinde sağlanan ilerlemenin doğal sonucu olmuştur. Toplumla ilişki noktaları çoğalan üniversitelerimiz bundan böyle dışardan gelecek dilek ve eleştirileri, göz önünde bulundurmakla birlikte, kendi içlerinde kendi kendilerini denetleyerek olgunlaşacaklar ve yeni Türk toplumunun yeni üniversiteleri olma özelliklerini güçlendireceklerdir.
--spoiler--
Hasan Âli Yücel görevden ayrıldıktan sonra ülkede ve dünyada estirilen ırkçı, baskıcı anlayıştan, cadı kazanından üniversiteler de payını almıştır. 27 Aralık 1947'de Ankara Üniversitesi Rektörü Şevket Aziz Kansu tartaklanmış, istifaya zorlanmıştır. 6 Temmuz 1948 tarihinde Dil-Tarih Coğrafya Fakültesi'nde görevli üç öğretim üyesi (Pertev Naili Boratav, Niyazi Berkes, Behice Boran) ile yabancı birkaç profesörün kürsülerini kaldıran Üniversite Teşkilat Kanunu kabul edilmiştir. 27 Mayıs 1960 Devriminin* ardından 115 sayılı yasayla özerklik yeniden güçlendirilmiş, Milli Eğitim Bakanlığı'nın üniversiteler üzerindeki etkisi temelli kaldırılmıştır.
12 Eylül 1980 darbesinden sonra ise 1981'de bambaşka bir anlayışla, özerklikten uzak, merkeziyetçi bugün de yürürlükte olan 2547 sayılı YÖK yasası getirilmiştir.
bulutsuzluk özlemi'nin şarkısı da bir çok şeyi anlatmakta...(maussollos'a bu güzel hatırlatma için ayrıca teşekkürler)
https://www.youtube.com/watch?v=dz9frbHGg8Y *
tek parti döneminde 4 yıl hazırlık sonucunda, Hasan ali Yücel'in milli eğitim bakanlığı sırasında 1946 yılında çıkarılan 4936 sayılı Üniversiteler Yasası'yla ülkemizde ilk kez gerçek anlamda üniversiteler özerkliğe geçmiştir.
Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel bu yasayla ilgili bugün de önem taşıyan sözleri:
--spoiler--
Bu kanun tasarısı Türk bilim hayatında, Türk üniversitelerinde yeni bir gelişmenin, ilerlemenin müjdecisi olacaktır.
Bu kanun bir ana prensip, bir de köklü usul, metodu kapsıyor. Bütün maddeleri bu iki nokta çevresinde toplanmış sayılabilir.
Ana prensip üniversitelerin özerk olmasıdır. Bu özerklik, yönetimde, öğretimde, ve mali alanlardadır. Üniversitelerin özerkliği bir oluşun, erginliğin ifadesi olduğu zaman değerlidir.
Biz, üniversiteyi oluşturan fakülteleri kendi örgütleri içerisinde bağımsız ve ondan oluşan üniversiteleri aynı suretle muhtar, özerk birer kurum halinde bu kanunla yeniden düzenliyoruz.
Akademik meselelerde, bilim işlerinde bir ihtilaf olursa onun en yüksek mercii olan Üniversitelerarası Kurul'a, her üniversiteden yetkili insanların toplandığı yere işi götürüyoruz. Onlar ne derlerse o yapılacaktır, diyoruz.
--spoiler--
--spoiler--
Bu yasa hükümlerine göre üniversitelerimizi oluşturan fakülteler de bilim ve yönetim özerkliğine ve tüzel kişiliğine sahiptir. (...) Bugün bu kurumlarımıza verilen özerklik, devrim yılları içinde sağlanan ilerlemenin doğal sonucu olmuştur. Toplumla ilişki noktaları çoğalan üniversitelerimiz bundan böyle dışardan gelecek dilek ve eleştirileri, göz önünde bulundurmakla birlikte, kendi içlerinde kendi kendilerini denetleyerek olgunlaşacaklar ve yeni Türk toplumunun yeni üniversiteleri olma özelliklerini güçlendireceklerdir.
--spoiler--
Hasan Âli Yücel görevden ayrıldıktan sonra ülkede ve dünyada estirilen ırkçı, baskıcı anlayıştan, cadı kazanından üniversiteler de payını almıştır. 27 Aralık 1947'de Ankara Üniversitesi Rektörü Şevket Aziz Kansu tartaklanmış, istifaya zorlanmıştır. 6 Temmuz 1948 tarihinde Dil-Tarih Coğrafya Fakültesi'nde görevli üç öğretim üyesi (Pertev Naili Boratav, Niyazi Berkes, Behice Boran) ile yabancı birkaç profesörün kürsülerini kaldıran Üniversite Teşkilat Kanunu kabul edilmiştir. 27 Mayıs 1960 Devriminin* ardından 115 sayılı yasayla özerklik yeniden güçlendirilmiş, Milli Eğitim Bakanlığı'nın üniversiteler üzerindeki etkisi temelli kaldırılmıştır.
12 Eylül 1980 darbesinden sonra ise 1981'de bambaşka bir anlayışla, özerklikten uzak, merkeziyetçi bugün de yürürlükte olan 2547 sayılı YÖK yasası getirilmiştir.
bulutsuzluk özlemi'nin şarkısı da bir çok şeyi anlatmakta...(maussollos'a bu güzel hatırlatma için ayrıca teşekkürler)
https://www.youtube.com/watch?v=dz9frbHGg8Y *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar