bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- yaşanmamışların yası6
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- en iyi vampir filmi4
- insan ne ister5
- annem3
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- en iyi kurt adam filmi3
- claudian clouds33
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- gary oldman2
- cok da abartmaya gerek uok6
- çirkin2
- the crow2
- galatahahahahahaha3
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- ermeni alfabesi2
- anın görüntüsü25
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- yazarların akşam yemekleri5
- sözlük kızlarının kekleri24
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- günlük2
- true'nun engelli olması6
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu2
- okan buruk9
- kadınlar6
- allah11
- meriç dükalığı8
- true ile tatlı sert3
- önyargı2
- sarapci koala hatayi33
- sevdiğiniz yazarlar8
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- islamda namaz yoktur30
- morkstar2
- fusya semsiyeli yabanci22
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- kürdistan10
- gücünden sıkılıp kendini yok eden tanrı2
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- tai lung8
- dantelli sütyen takan erkek12
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- amedspor maçından korkmak3
- seni tanıyorum4
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
ben hiç beceremedim sevmeyi.. çünkü bilmiyordum nasıl sevileceğini bir insanın. beni kimse gerçek anlamda sevmedi çünkü. ya da hissedemedim. ya da korktum sevilmekten. çünkü karşılığında sevmem gerekecekti. oysa bilmiyordum ki nasıl sevileceğini. hep kaçtım. midem bulanırdı hep. biri benim sarıp sarmaladı mı, hep o odadan kaçmak gelirdi içimden. annem bile bu hissi yenemedi. hiç kimse.. garip bir şey bu bence. yani bir insan neden sevilmek istemez ki? sorumluluk yükü mü? hak etmemiş olmak mı? korku mu?
ben hiç beceremedim gönül almayı.. insanların üzgün halini gördüğümde, hep dertlerini mantık çerçevesinde tartar ve onları suçlarıyla baş başa bırakırdım. suçlu bulmak kolaydı. nefret etmek gibi, bir tek neden yeterdi suçlu bulmak için. oysa sevmek gibi, bir çok sebep bulunabilirdi gönül almak için. kolay olanı seçtim hep. sevgi göstermek istemedim, sert ve soğuk durmak istedim. o zaman insanlar bana yaklaşamayacaktı. böylece onlara sevgi vermek zorunda da kalmayacaktım. hayat böyle çok rahattı. tek başına, yalnız kurt gibiydim. hayatımda birileri olsa dahi tek başımaydım. kararlarımı alırken sadece kendimi düşünür, öperken sadece kendimi düşünür, giderken de sadece kendimi düşünürdüm. bencilin bayrak taşıyanıydım.
ben hiç beceremedim ağlamayı.. duygularım daha yoğunlaşmadan dağıtırdım hemen onları. yönünü değiştirir, sinire verirdim. ağlamam gereken yerde sinirlenip kırar dökerdim. çünkü ağlamak zayıflıktı, saçmaydı, komikti, gereksizdi. ağlayan insan güçsüzdü. güçsüz insanlar sinir bozucuydu, uğraşmaya bile değmezdi. önemli olan karizmaydı. duruştu. bakıştı. karizmatik adam ağlamazdı. sonra öyle bir noktaya geldim ki, istesem de ağlayamaz halde buldum kendimi. yaşadıklarımın ağır geldiği zamanlarda kafamı yastığa gömsem bile anırmaktan başka bir şey gelmedi çoğu zaman. yaygın tabirle öküzlük sıfatının son noktasına gelmiştim.
sonra...
sonrası yok işte.
ben hiç beceremedim gönül almayı.. insanların üzgün halini gördüğümde, hep dertlerini mantık çerçevesinde tartar ve onları suçlarıyla baş başa bırakırdım. suçlu bulmak kolaydı. nefret etmek gibi, bir tek neden yeterdi suçlu bulmak için. oysa sevmek gibi, bir çok sebep bulunabilirdi gönül almak için. kolay olanı seçtim hep. sevgi göstermek istemedim, sert ve soğuk durmak istedim. o zaman insanlar bana yaklaşamayacaktı. böylece onlara sevgi vermek zorunda da kalmayacaktım. hayat böyle çok rahattı. tek başına, yalnız kurt gibiydim. hayatımda birileri olsa dahi tek başımaydım. kararlarımı alırken sadece kendimi düşünür, öperken sadece kendimi düşünür, giderken de sadece kendimi düşünürdüm. bencilin bayrak taşıyanıydım.
ben hiç beceremedim ağlamayı.. duygularım daha yoğunlaşmadan dağıtırdım hemen onları. yönünü değiştirir, sinire verirdim. ağlamam gereken yerde sinirlenip kırar dökerdim. çünkü ağlamak zayıflıktı, saçmaydı, komikti, gereksizdi. ağlayan insan güçsüzdü. güçsüz insanlar sinir bozucuydu, uğraşmaya bile değmezdi. önemli olan karizmaydı. duruştu. bakıştı. karizmatik adam ağlamazdı. sonra öyle bir noktaya geldim ki, istesem de ağlayamaz halde buldum kendimi. yaşadıklarımın ağır geldiği zamanlarda kafamı yastığa gömsem bile anırmaktan başka bir şey gelmedi çoğu zaman. yaygın tabirle öküzlük sıfatının son noktasına gelmiştim.
sonra...
sonrası yok işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar