bugün

galatasaray

maç kazanamıyor uzun zamandır iyi bir rakibe karşı. şöyle eze eze yenemedi daha kendi klasmanında ya da üstün bir takımı. sorun futbolcularda aranıyor, melo formsuz, burak bencil, umut verimsiz, defans sorunlu falan bunlar var mutlaka ama asıl sorun bunlarda dğeil fatih terim in takıma oynatmaya çalıştığı futbolda.

çalışıyor ama o kafadaki oyun bu sefer de oyunculara takılıyor. önde pres yapan, hızlı atağa kalkan, takım halinde geri dönen bir galatasaray. biz bu takımı bir yerden hatırlıyoruz, evet uefa kupasını alan cimbom bu. terim o takımı özlüyor, o takımı arıyor ama maalesef o takım bir daha gelmemek üzere sonsuzluğa gitti çoktan.

terimin isteği anlaşılabilir, mücadeleci, rakibi bunaltan, dişli bir takımı kim istemez, ama işte hızlandırılmış tren faciasındaki bütün etkenler burda da geçerli hale geliyor ve eldeki malzeme ile arzu edilen çakışıyor.

henüz takım form tutmamış ve oturmamışken galatasaray a daha haddini bilen, daha temkinli, daha sabırlı, daha özgüvenli bir fotbol anlayışı monte edilebilirdi. sonra bazı şeyler yerine oturunca gaza dokunulur, über tehlikeli bir takım yapılabilirdi.

oysa şimdi, rüya takım diye şişirilmiş, kendisini olduğundan daha iyi gören, overrated, deprem fayları gibi stres biriktiren, şanssızlıktan yakınan ama o aslında kaçan gollerin sebebi kendisi olan, acele ataklar yapan, bireysel hatalar yapan, basit goller yiyen bir takıma dönüştü.

terim in bir an önce takımı toparlayıp, şu saldırgan anlayışından vazgeçip, daha sakin, daha sabırlı, kükreyen değil daha iş bitirici bir takıma geçiş yapması gerekiyor, yoksa bu sene kayıp seneye doğru gitmekte.

son olarak yarım kamyonet para verilen hamit in yerine atletik iki tane genç zenci alınsaydı daha iyi olmaz mıydı? nedir bu hamit i adam edicez diye milli takımın ve galatasaray ın bitmeyen işlevsizliği?
© copyright 2005 - 2026