bugün
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- galatasaray fenerbahçe derbisinde 407 randevu2
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi5
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı20
- sözlüğün kraliçesi5
- sözlüğün kralı5
- evlenmek3
- asansörde konuşmama kuralı3
- forma7
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- metamfetamin7
- cadılar bayramı temalı filmler2
- aç uyumak10
- ırak5
- sevgi vs aşk9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- gece gece kokoreç gömmek7
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar3
- salçalı makarna10
- ayağı şiir kokan kadın6
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- umman4
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- betray me6
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- insan sevmemek3
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- çin9
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- ilhan irem dinleyen erkek6
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- karpuzcu libos panda3
- yalnız yaşamak3
- hamile fotoğrafı5
- geçmişe götüren şarkılar5
- büreyde3
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- nemlendirici krem20
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- balık yanına en yakışan çorba9
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- ben bu yazıyı sana yazdım3
- filistin5
- bir günde 1500 kalori almak4
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- sandalet ayak bikinisidir4
gerçekten zeki adammış. çıkış noktasında harika varış noktasında nasipsiz adam.
aşağıdaki sözlerine katılmamak mümkün değil.
''bazı kimseler vardır ki, bunlar hiç ara vermeden kitap okurlar. okuduklarından bir netice
çıkarmaksızın devamlı okuyup dururlar. bu kimselerde bir yığın bilgi yardır. fakat beyinleri
bu bilgileri bir esasa göre tasnif edip değerlendiremez. bir kitabın bütün içeriğini adeta
ezberlerler. kabiliyetleri, okudukları kitabın içinden ayrıntıyı atıp, esası zihinlerinde tutmaya
ve bu bilgi özünü ilerde kullanmaya yetmez. kitap herkesin kendi meslesinin veya idealinin
tespit ettiği muayyen bir sınırı doldurmak için değerli bir vasıtadır. kitaplar hayat
mücadelesine atılmış olanlara veya büyük ideal sahiplerinin geniş ufuklarına, yani ufuklar
katmakta yardımcı olurlar. demek ki okumak bir gaye değildir. okumanın ve bilgi edindikten
sonra mütalaada bulunmanın hedefi, dünya hakkında genel bir fikre ve görüşe sahip olmaktır.
sistemli biçimde okuyarak elde edilecek bilgiler, bir mozaik parçası gibi yerine
yerleştirilmelidir. böylece kitap okuyanın zihninde dünya hakkında genel bir fikir meydana
getirilmelidir. yoksa okuyucunun kafasında büyük bir değerden yoksun bir bilgi salatası
meydana gelmemelidir. bu bilgi salatası sahibine bir gurur vesilesi olsa da, herhangi bir işe
yaramaz. kafalarının içinde bilgi salatası taşıyan kimseler, kendilerinin çok şeyler bildiklerine
hükmederler. fakat bu gibi kimselerin hayatları ya bir hastanede ya da politika çukurunda son
bulur.
böyle karmakarışık bilgi ve fikirlerle dolu beyin, istediği bilgiyi, kendisine gerekli olduğu an,
bu kalabalığın içinden tutup çıkaramaz. çünkü beyindeki bilgi tortusu hiçbir elemeye tabi
tutulmamıştır. sadece okunan kitapların içerdiği bilgilerle beraber bir sürü ayrıntı üst üste
yığılıp kalmıştır.
bu gibi zavallı yaratıklar karşılaştıkları zorunluluklar sırasında okuduklarından
faydalanacakları akıllarına gelse bile, ancak kitabın adım, sayfa numarasını ezbere bilmeleri
gerekir. aksi halde bu gibi kimseler işlerine yarayacak bilgileri hayatları boyunca bulamazlar.
buldukları anda da iş işten geçmiş olur.
işte, hükümet üyelerinin büyük ilim sahibi olmalarına rağmen, hata çukuruna
yuvarlanmalarının sebebini başka yerde aramaya gerek var mıdır?
bir kitap veya dergide, gazetelerde veyahut bir broşürde kendi özel ihtiyaçlarına cevap veren
bir malzemeyi görüp, ayrıntının arkasından çekip alabilen kimse, okumayı bilen, okuduunu
anlayan kimsedir. bu kimsenin kendisi için faydalı olduğunu anladığı bilgi özü , herhangi bir
husus için, derhal zihinde oluşan hayalin içinde yerini bulur. bu bilgi özü ya o düşünceyi ya
da hayali tamamlar veya düzeltir, veyahut da onu açıklığa kavuşturur.
okumayı bilerek yapmış olan kimse hayat mücadelesi sırasında imi bir şeyle karşılaşırsa,
hafızası yıllar önce de olsa çok eskiden elde ettiği fikir ve bilgiyi onun zihnine getirir.
muhakeme sahibi olan kimse de derhal bu bilgi ve fikirleri mantığına göndererek olay kar-
şısında tavır alır. işte okuma böyle yapılırsa bir yarar sağlar.''
kavgam - adolf hitler.
aşağıdaki sözlerine katılmamak mümkün değil.
''bazı kimseler vardır ki, bunlar hiç ara vermeden kitap okurlar. okuduklarından bir netice
çıkarmaksızın devamlı okuyup dururlar. bu kimselerde bir yığın bilgi yardır. fakat beyinleri
bu bilgileri bir esasa göre tasnif edip değerlendiremez. bir kitabın bütün içeriğini adeta
ezberlerler. kabiliyetleri, okudukları kitabın içinden ayrıntıyı atıp, esası zihinlerinde tutmaya
ve bu bilgi özünü ilerde kullanmaya yetmez. kitap herkesin kendi meslesinin veya idealinin
tespit ettiği muayyen bir sınırı doldurmak için değerli bir vasıtadır. kitaplar hayat
mücadelesine atılmış olanlara veya büyük ideal sahiplerinin geniş ufuklarına, yani ufuklar
katmakta yardımcı olurlar. demek ki okumak bir gaye değildir. okumanın ve bilgi edindikten
sonra mütalaada bulunmanın hedefi, dünya hakkında genel bir fikre ve görüşe sahip olmaktır.
sistemli biçimde okuyarak elde edilecek bilgiler, bir mozaik parçası gibi yerine
yerleştirilmelidir. böylece kitap okuyanın zihninde dünya hakkında genel bir fikir meydana
getirilmelidir. yoksa okuyucunun kafasında büyük bir değerden yoksun bir bilgi salatası
meydana gelmemelidir. bu bilgi salatası sahibine bir gurur vesilesi olsa da, herhangi bir işe
yaramaz. kafalarının içinde bilgi salatası taşıyan kimseler, kendilerinin çok şeyler bildiklerine
hükmederler. fakat bu gibi kimselerin hayatları ya bir hastanede ya da politika çukurunda son
bulur.
böyle karmakarışık bilgi ve fikirlerle dolu beyin, istediği bilgiyi, kendisine gerekli olduğu an,
bu kalabalığın içinden tutup çıkaramaz. çünkü beyindeki bilgi tortusu hiçbir elemeye tabi
tutulmamıştır. sadece okunan kitapların içerdiği bilgilerle beraber bir sürü ayrıntı üst üste
yığılıp kalmıştır.
bu gibi zavallı yaratıklar karşılaştıkları zorunluluklar sırasında okuduklarından
faydalanacakları akıllarına gelse bile, ancak kitabın adım, sayfa numarasını ezbere bilmeleri
gerekir. aksi halde bu gibi kimseler işlerine yarayacak bilgileri hayatları boyunca bulamazlar.
buldukları anda da iş işten geçmiş olur.
işte, hükümet üyelerinin büyük ilim sahibi olmalarına rağmen, hata çukuruna
yuvarlanmalarının sebebini başka yerde aramaya gerek var mıdır?
bir kitap veya dergide, gazetelerde veyahut bir broşürde kendi özel ihtiyaçlarına cevap veren
bir malzemeyi görüp, ayrıntının arkasından çekip alabilen kimse, okumayı bilen, okuduunu
anlayan kimsedir. bu kimsenin kendisi için faydalı olduğunu anladığı bilgi özü , herhangi bir
husus için, derhal zihinde oluşan hayalin içinde yerini bulur. bu bilgi özü ya o düşünceyi ya
da hayali tamamlar veya düzeltir, veyahut da onu açıklığa kavuşturur.
okumayı bilerek yapmış olan kimse hayat mücadelesi sırasında imi bir şeyle karşılaşırsa,
hafızası yıllar önce de olsa çok eskiden elde ettiği fikir ve bilgiyi onun zihnine getirir.
muhakeme sahibi olan kimse de derhal bu bilgi ve fikirleri mantığına göndererek olay kar-
şısında tavır alır. işte okuma böyle yapılırsa bir yarar sağlar.''
kavgam - adolf hitler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar