bugün
- soslu adana kebap14
- ciğerci apo5
- tantuni5
- sarapci koala21
- beyaz götlü yabancılara tapmak suriyelilere sövmek7
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- evlenmek yerine karıya gitmek4
- ne kadar dikkatlisin7
- hayvan gibi gözleme yemek5
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj3
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış25
- togg13
- haganah4
- ayrancı koala3
- grup şurup3
- ciğerci bahattin2
- pkk sadece dağa çıkandan ibaret değildir4
- izmir bok kokuyor deyince seri eksilenmek22
- platformdaki sert tartışma kültürü4
- her gün ne yapıyorsunuz9
- togg gören sikik çapulcu6
- linkedin2
- suriyeliler3
- hiç bir bayanla seksting yaptınız mı6
- yahudi mason komplo teorisi4
- gilded hanım5
- mutlu ama uzak olsun12
- karısına iltifat edilmesinden hoşlanan erkek3
- mevlid kandili9
- mercimek çorbası4
- sözlükte tayyip erdoğan ı savunmak8
- islam barış dinidir22
- heyecan yapan seri katil2
- anın görüntüsü16
- trabzonspor7
- david ben gurion2
- sözlük kızlarının kombinleri10
- peygamberim diyenin şizofreni damgası yemesi5
- laik teyzelerin fenotipi34
- evlenilmeyecek erkekler listesi7
- özel sektörde çalışmak4
- kuşkaş3
- kahve10
- ekrem imamoğlu rumdur diyince seri eksilenmek7
- aşkım pyongyang'a gidelim7
- galatasaray4
- boşanma sebepleri4
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer11
- kabala sembolizmiyle tasarlanan ytube algoritması2
- askerde çarşıya çıkmak5
etimolojik kökenine bakıldığında iran'da uygulanan yönetim biçimini ve hukuk kurallarını ifade etmediği rahatlıkla anlaşılabilir; türkiye'de her olayda "geliyor, gelecek" diye ifade edilenin ise yanından bile geçemediğini.
--alıntı--
arapça kökenli bir sözcük olup; "yol; mezhep; metod; âdet; insanı bir ırmağa, su içilecek bir kaynağa ulaştıran yol" anlamına gelir.*
--alıntı--
--alıntı--
ŞERiAT KELiMESiNiN ANLAMı
Soru: "Türkiye'de bazı aydınlar; 28 Şubat süreci ile birlikte, şeriat ve irtica kavramlarını ön plana çıkardılar. Gazetemizin yazarlarından Abdurrahman Dilipak; bir eserinde 'Şeriat; kanun ve nizam manasına gelen Arapça bir kelimedir. Her toplumun bir şeriatı vardır. Bu şeriatın hak veya batıl olması mümkündür' tezini işlemektedir. (...) islam'ın tebliğ edildiği dönemde şeriat kelimesi, bu keyfiyeti ifade için kullanılmış mıdır? Hüda'ya veya hevaya dayanan şeriat ile ilgili bir nass var mıdır?"
CEVAP: Önce şeriat kelimesinin lugat ve ıstılahi manası üzerinde duralım. Arapça olan şeriat kelimesi, "Şe-Re-A" fiil kökünden gelir. Lugat manası, "insanı bir ırmağa, bir su kaynağına götüren yol" demektir. Bu fiilin masdarı olan şeriat, "geniş su yolu" manasında kullanılmıştır.(1) Elbette her suyun aktığı bir yolu olduğu gibi, çıktığı bir kaynağı da vardır. Arapça'da suyun çıktığı yere "Minhac", takip ettiği yola da "Şeriat" denilmiştir. Istılahi açıdan, bir toplumun bütün ferdlerini bağlayan kanunlara (yazılı veya örfi) şeriat denilir. Bu kanunların; hak veya batıl olması muhtemeldir. Kuvvetin esas alındığı ve güçlülerin daima haklı kabul edildiği "orman kanunu" deyimi, Arapça'da "şeriatü'l ğaab" olarak ifadesini bulmuştur.(2) Cahiliye döneminde Mekke müşriklerinin; Daru'n Nedve'de toplanarak, bütün fertleri bağlayıcı kanunlar çıkardıkları malumdur. Bu kanunlar ile ilgili olarak Kur'an-ı Kerim'de, "Yoksa onların Allah'ın izin vermediği şeyleri (o fasid) dinlerinden kendilerine şeriat yapan ortakları mı var? Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı mutlaka (dünyada cezaları icra ) edilmişti bile. Şüphesiz ki, o zalimlerin hakkı çetin bir azaptır" (Eş Şuara Suresi: 21) hükmü beyan buyurulmuştur. Bu ayet-i kerimede; Daru'n Nedve'de çıkarılan ve Mekke'de yaşayan insanların tamamına uygulanan kanunlar, "batıl dinden çıkarılan bir şeriat" olarak nitelendirilmiştir. insanların hevalarına dayanan her ideoloji, batıl bir şeriatı gündeme getirebilir. islami ıstılahta; insanın hakkı inkar etmesi ve nefs-i emmarenin şehvetlerine tabi olması, "heva" kavramı ile ifade edilmiştir.(3) Hevaya tabi olmak; insanın hidayetten uzaklaşmasına, amellerinde zulüm (cevr) ve bağy etmesine sebeb olur.(4) Yeryüzünde kıyamete kadar; hem islam şeriatı, hem insanların hevalarına dayanan batıl şeriatlar gündemde olacaktır. Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim.
(1) Ragıp El Isfahani-El Müfredat fi Garibi'l Kur'an- ist: 1986, Sh: 379.
(2) Osman Zeki Soyyiğit- Şeriat Kavgası- ist: 1987, Sh: 19 vd.
(3) Geniş bilgi için: Ragıp El Isfahani- A.g.e., Sh: 548.
(4) imam-ı Kurtubi-El Camii Li Ahkami'l Kur'an-Kahire: 1967, C: 5, Sh: 412.
http://www.sadakat.net/fk...erat-kelmesnn-anlami.html
--alıntı--
--alıntı--
arapça kökenli bir sözcük olup; "yol; mezhep; metod; âdet; insanı bir ırmağa, su içilecek bir kaynağa ulaştıran yol" anlamına gelir.*
--alıntı--
--alıntı--
ŞERiAT KELiMESiNiN ANLAMı
Soru: "Türkiye'de bazı aydınlar; 28 Şubat süreci ile birlikte, şeriat ve irtica kavramlarını ön plana çıkardılar. Gazetemizin yazarlarından Abdurrahman Dilipak; bir eserinde 'Şeriat; kanun ve nizam manasına gelen Arapça bir kelimedir. Her toplumun bir şeriatı vardır. Bu şeriatın hak veya batıl olması mümkündür' tezini işlemektedir. (...) islam'ın tebliğ edildiği dönemde şeriat kelimesi, bu keyfiyeti ifade için kullanılmış mıdır? Hüda'ya veya hevaya dayanan şeriat ile ilgili bir nass var mıdır?"
CEVAP: Önce şeriat kelimesinin lugat ve ıstılahi manası üzerinde duralım. Arapça olan şeriat kelimesi, "Şe-Re-A" fiil kökünden gelir. Lugat manası, "insanı bir ırmağa, bir su kaynağına götüren yol" demektir. Bu fiilin masdarı olan şeriat, "geniş su yolu" manasında kullanılmıştır.(1) Elbette her suyun aktığı bir yolu olduğu gibi, çıktığı bir kaynağı da vardır. Arapça'da suyun çıktığı yere "Minhac", takip ettiği yola da "Şeriat" denilmiştir. Istılahi açıdan, bir toplumun bütün ferdlerini bağlayan kanunlara (yazılı veya örfi) şeriat denilir. Bu kanunların; hak veya batıl olması muhtemeldir. Kuvvetin esas alındığı ve güçlülerin daima haklı kabul edildiği "orman kanunu" deyimi, Arapça'da "şeriatü'l ğaab" olarak ifadesini bulmuştur.(2) Cahiliye döneminde Mekke müşriklerinin; Daru'n Nedve'de toplanarak, bütün fertleri bağlayıcı kanunlar çıkardıkları malumdur. Bu kanunlar ile ilgili olarak Kur'an-ı Kerim'de, "Yoksa onların Allah'ın izin vermediği şeyleri (o fasid) dinlerinden kendilerine şeriat yapan ortakları mı var? Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı mutlaka (dünyada cezaları icra ) edilmişti bile. Şüphesiz ki, o zalimlerin hakkı çetin bir azaptır" (Eş Şuara Suresi: 21) hükmü beyan buyurulmuştur. Bu ayet-i kerimede; Daru'n Nedve'de çıkarılan ve Mekke'de yaşayan insanların tamamına uygulanan kanunlar, "batıl dinden çıkarılan bir şeriat" olarak nitelendirilmiştir. insanların hevalarına dayanan her ideoloji, batıl bir şeriatı gündeme getirebilir. islami ıstılahta; insanın hakkı inkar etmesi ve nefs-i emmarenin şehvetlerine tabi olması, "heva" kavramı ile ifade edilmiştir.(3) Hevaya tabi olmak; insanın hidayetten uzaklaşmasına, amellerinde zulüm (cevr) ve bağy etmesine sebeb olur.(4) Yeryüzünde kıyamete kadar; hem islam şeriatı, hem insanların hevalarına dayanan batıl şeriatlar gündemde olacaktır. Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim.
(1) Ragıp El Isfahani-El Müfredat fi Garibi'l Kur'an- ist: 1986, Sh: 379.
(2) Osman Zeki Soyyiğit- Şeriat Kavgası- ist: 1987, Sh: 19 vd.
(3) Geniş bilgi için: Ragıp El Isfahani- A.g.e., Sh: 548.
(4) imam-ı Kurtubi-El Camii Li Ahkami'l Kur'an-Kahire: 1967, C: 5, Sh: 412.
http://www.sadakat.net/fk...erat-kelmesnn-anlami.html
--alıntı--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar