bugün
- trabzonspor12
- cumhuriyetten rahatsız olan insan11
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- okula verilen çocuktan netice alamamak3
- ebu cehil karpuzu3
- gadi eizenkot3
- kimseye zararı olmayan kişi3
- binyamin netanyahu12
- ayağını emojiyle kapatan insan4
- nervio abla20
- modern türbanlı kadın vs mini etekli kadın2
- kelek çıkarsa gel götten sik beni abi diyen manav6
- salçalı makarna13
- gece uyanıkları4
- güzel bir kadının giydiği çorap5
- ismail kartal23
- yeni evli çift aktiviteleri16
- yerde para bulmak9
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz6
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- laşon hara3
- herkese veren biri4
- yazılımcıların flört edememesi8
- sözlüğe hareket getirecek şey8
- tuzlu kahve dizisi4
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- motorsiklet6
- görükle den moskova'ya yürümek5
- mavi4
- madencilerin ankara'ya yürüyüşüne müdahale3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması6
- türkiye cumhuriyeti3
- heyt bea2
- mutlu günleri beklemek15
- vajinaya limon sıkıp emmek3
- kedimin yatağıma kusması7
- araba almak3
- en lezzetli balık12
- porsche5
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- güney kore34
- vajinaya dil atmak15
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- 28 ekim 2026 kars 36 spor antalyaspor maçı2
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- sözlük kızlarının çorapları11
- sabahları sevilen şeyler6
taraftarların arasına kocaman, kalın bir çizginin çekildiği maçtır.
Çocukken maçları henüz show tv veriyorken tek televizyonumuzda, salonda izlerdik maçları. taraftarlar başlarlardı yok fenerbahçe köpeğine, yok cimbombomun köpeğine, yok trabzonun hamsisine* diye de babam maçı izlemiyor gözükse de "duyuyor mudur bu küfürleri?" diye yüzüm kızarırdı.(bugünü düşününce küfür değil iltifatmış bunlar yahu) Ayrıca tuttuğum takım maçı kaybettiğinde arkadaşlar arar, bir güzel dalga geçer, avrupadan elendiğimizde bile güle oynaya kutlarlardı. Zamanla takım tutanlarla alakam olmadığını, futbolu sadece sevdiğim için izlemem gerektiğine kanaat getirmiştim.
Şimdi cumartesiye dönecek olursak taraftarın arasına çizilen o çizgiyi görmemle asıl taraftarın ben olduğumu düşünmeye başladım. Artık fbli, gsli, bjkli falan yok. artık iki çeşit taraftar var. Biri çizginin bu tarafındakiler, biri öbür tarafındakiler. Birisi cumartesi akşamı ve hatta daha önceki olaylarda kendi takımının taraftarının yaptıklarından utanan taraftar, diğeri "önce siz başlattınız" deyip kavgayı körükleyen taraftar. Birisi kaybedince "helal olsun, oynadılar kazandılar" diyebilen taraftar, diğeri başkanları kazanan takımı kutladığında ana avrat küfüre soyunan taraftar. birisi rakibi avrupa'da başarı kazanınca, bunu kendi takımının bayrağını sallayarak kutlayabilen taraftar, diğeri rakibinin avrupa başarısızlıklarını kendi başarısı sayan taraftar.
Sözlükleri sürekli takip ediyorum da hiçbir sözlükte 64l4t4s4r4y, eziktaş, ezikbahçe tabirleri kullanılan entry'ler "en sevilen", "başucu eseri" falan olmamış. Hatta hemen hemen çoğu anlaşılmamış, en sevilmeyen entry olarak yerlerini almış. Demek ki bir sağduyu var. Yine de hala bu tabirleri kullanıp egolarını tatmin etmeye çalışan insanlar görüyorum ve diyorum ki "3-5 yöneticinin oyununa gelmeyin arkadaşlar. siz kavga ettikçe, ortam kavga ortamına döndükçe o adamların koltukları sağlamlaşıyor, cepleri doluyor. Bu kavgada gürültüde, futboldan anlamayıp da sırf fanatik, sivri dilli olduğu için bir işe yaramayacak adamlar spor yorumcusu diye tv'lerde boy gösterip para kazanıyorlar."
Bu yazıyı okuyanlara da soruyorum aynı şeyleri ve ekliyorum: acaba biz o çizginin neresindeyiz ya da siz o çizginin şu an neresindesiniz?
edit: ayrıca aklıma geldi de, hala fenerbahçeli olduğum bir dönemde aykut ve oğuz centilmence beyanatları yüzünden çok sevdikleri fenerbahçe formasından kopmak zorunda kalmışlardı. o günden beridir ilk kez söylüyorum efendim, evet ben bir fenerbahçeliyim, ali şen'den de, aziz yıldırım'dan da çok ben fenerbahçeliyim.
Çocukken maçları henüz show tv veriyorken tek televizyonumuzda, salonda izlerdik maçları. taraftarlar başlarlardı yok fenerbahçe köpeğine, yok cimbombomun köpeğine, yok trabzonun hamsisine* diye de babam maçı izlemiyor gözükse de "duyuyor mudur bu küfürleri?" diye yüzüm kızarırdı.(bugünü düşününce küfür değil iltifatmış bunlar yahu) Ayrıca tuttuğum takım maçı kaybettiğinde arkadaşlar arar, bir güzel dalga geçer, avrupadan elendiğimizde bile güle oynaya kutlarlardı. Zamanla takım tutanlarla alakam olmadığını, futbolu sadece sevdiğim için izlemem gerektiğine kanaat getirmiştim.
Şimdi cumartesiye dönecek olursak taraftarın arasına çizilen o çizgiyi görmemle asıl taraftarın ben olduğumu düşünmeye başladım. Artık fbli, gsli, bjkli falan yok. artık iki çeşit taraftar var. Biri çizginin bu tarafındakiler, biri öbür tarafındakiler. Birisi cumartesi akşamı ve hatta daha önceki olaylarda kendi takımının taraftarının yaptıklarından utanan taraftar, diğeri "önce siz başlattınız" deyip kavgayı körükleyen taraftar. Birisi kaybedince "helal olsun, oynadılar kazandılar" diyebilen taraftar, diğeri başkanları kazanan takımı kutladığında ana avrat küfüre soyunan taraftar. birisi rakibi avrupa'da başarı kazanınca, bunu kendi takımının bayrağını sallayarak kutlayabilen taraftar, diğeri rakibinin avrupa başarısızlıklarını kendi başarısı sayan taraftar.
Sözlükleri sürekli takip ediyorum da hiçbir sözlükte 64l4t4s4r4y, eziktaş, ezikbahçe tabirleri kullanılan entry'ler "en sevilen", "başucu eseri" falan olmamış. Hatta hemen hemen çoğu anlaşılmamış, en sevilmeyen entry olarak yerlerini almış. Demek ki bir sağduyu var. Yine de hala bu tabirleri kullanıp egolarını tatmin etmeye çalışan insanlar görüyorum ve diyorum ki "3-5 yöneticinin oyununa gelmeyin arkadaşlar. siz kavga ettikçe, ortam kavga ortamına döndükçe o adamların koltukları sağlamlaşıyor, cepleri doluyor. Bu kavgada gürültüde, futboldan anlamayıp da sırf fanatik, sivri dilli olduğu için bir işe yaramayacak adamlar spor yorumcusu diye tv'lerde boy gösterip para kazanıyorlar."
Bu yazıyı okuyanlara da soruyorum aynı şeyleri ve ekliyorum: acaba biz o çizginin neresindeyiz ya da siz o çizginin şu an neresindesiniz?
edit: ayrıca aklıma geldi de, hala fenerbahçeli olduğum bir dönemde aykut ve oğuz centilmence beyanatları yüzünden çok sevdikleri fenerbahçe formasından kopmak zorunda kalmışlardı. o günden beridir ilk kez söylüyorum efendim, evet ben bir fenerbahçeliyim, ali şen'den de, aziz yıldırım'dan da çok ben fenerbahçeliyim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar