bugün
- dolar isterse 100 olsun5
- velvet55
- yazarların favori giyim markası14
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak10
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar10
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim10
- migros'a sorulacak tek soru24
- sözlüğün en harbi kızı8
- inanılmaz sıkıcısınız ya6
- sözlük yazarlarının 2027 kararları6
- ölmedeyiz uludağ sözlük6
- osuruktan şiirler61
- sözlüğün en harbi erkeği7
- 2026 ekonomik krizi17
- israile atom bombası atmak8
- insan olmaya ceyrek kala15
- seninle sevişirken ölmek istiyorum7
- sözlüğün en cool erkek yazarı6
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi7
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar9
- hayattaki en değerli şeyler8
- kendi klanına laf edilince hoplamak6
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- aleksey batrakov28
- friedrich hegel la bi cay icek12
- öz eleştiri yaparken dikkat edilmesi gerekenler4
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- spor ayakkabı5
- kova burcunun su grubu yerine hava grubunda olması5
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- michel foucault3
- victor osimhen20
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- okul zorunluluğu2
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı5
- geceye bir şarkı bırak10
- evde soğuk kahve yapımı7
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- manyak olmaya karar verdim3
- 20 ağustos 2026 trabzonspor ferencvaros maçı4
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- tostumu yaptım11
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- alparslan kuytul15
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- tadej pogacar2
- hurdacıya gidiyorum7
- bilinçaltı algılama6
Prof. Dr. Mehmet Altan in verdiği açıklama.
2007de açıklanan Türkiyenin AB Müktesebatına Uyum Programı 2007-2013 AB Uyum Programına göre 188 yasal düzenleme ve 576 ikincil düzenleme yapılması gerekiyordu. Yıllara göre söylersek; 2007-2008 yıllarında 114 yasa, 2008-2009 yıllarında 30 yasa, 2009-2013 yıllarında 64 yasa çıkması gerekiyordu. Ancak TBMMnin internet sitesindeki faaliyet raporlarına bakınca; 2007-2008de 14, 2008-2009da 8, 2009-2010da 7, 2010-2011de ise 1 yasa karara bağlanmış. Bu belli ki reform yapmak, AB standartlarında bir yapı kurmak gibi niyet olmadığını gösteriyor. AK Partinin ilk üç yılında AB projesi iyi gitti ama sonra frene basıldı. AB siyasal bir proje değil, bir toplumsal projedir. Çağa eklenme anlayışıdır. Türkiyede Temmuz ayında 110 işçi öldü, 24 işçi de yaralandı. Bizde ABdeki toplam iş kazalarından 7.5 katı daha fazla işçi ölüyor. Uyum yasalarını yapsak bu işçiler ölmeyecek. AB sadece demokratikleşmeyi değil, yaşamın kaliteleşmesini de sağlıyor. Damacanalarda mikroplu su içiriliyor, okullar açılınca 70-80 öğrenci bir sınıfta okuyacak. ABde tüm bunlar standarta bağlı. AB, yaşam kalitesini yücelten bir sosyal hukuksal anlam taşır. Oysa Türkiyede insanlara insan üstünden değil, din üstünden bakılıyor. ilk başta hedef demokrasiydi ama maalesef endişeli Kemalistler haklı çıkıyorlar. Müslüman gençlik, içki yasakları, Şangay beşlisi ABden uzaklaştığımız anlardır. Mesut Yılmaz AB yolu Diyarbakırdan geçer demişti, açılım yürümedi. Avrupada sınırlar kalktı, biz Sünni algısıyla ötekileştirme siyasetine hız verdik. Bu muazzam bir bölünmeyi de beraberinde getiriyor. Ruhban okulunu açmıyoruz, Alevilere ibadet hakkı vermiyoruz, 301 yasasını değiştiremiyoruz, vicdani red hâlâ bize marjinal geliyor, fikir özgürlüğünde geri gidiyoruz. ABnin temel hak ve özgürlüklerinden, siyaseti yönlendirenlerin totaliter yapısına geldik.
2007de açıklanan Türkiyenin AB Müktesebatına Uyum Programı 2007-2013 AB Uyum Programına göre 188 yasal düzenleme ve 576 ikincil düzenleme yapılması gerekiyordu. Yıllara göre söylersek; 2007-2008 yıllarında 114 yasa, 2008-2009 yıllarında 30 yasa, 2009-2013 yıllarında 64 yasa çıkması gerekiyordu. Ancak TBMMnin internet sitesindeki faaliyet raporlarına bakınca; 2007-2008de 14, 2008-2009da 8, 2009-2010da 7, 2010-2011de ise 1 yasa karara bağlanmış. Bu belli ki reform yapmak, AB standartlarında bir yapı kurmak gibi niyet olmadığını gösteriyor. AK Partinin ilk üç yılında AB projesi iyi gitti ama sonra frene basıldı. AB siyasal bir proje değil, bir toplumsal projedir. Çağa eklenme anlayışıdır. Türkiyede Temmuz ayında 110 işçi öldü, 24 işçi de yaralandı. Bizde ABdeki toplam iş kazalarından 7.5 katı daha fazla işçi ölüyor. Uyum yasalarını yapsak bu işçiler ölmeyecek. AB sadece demokratikleşmeyi değil, yaşamın kaliteleşmesini de sağlıyor. Damacanalarda mikroplu su içiriliyor, okullar açılınca 70-80 öğrenci bir sınıfta okuyacak. ABde tüm bunlar standarta bağlı. AB, yaşam kalitesini yücelten bir sosyal hukuksal anlam taşır. Oysa Türkiyede insanlara insan üstünden değil, din üstünden bakılıyor. ilk başta hedef demokrasiydi ama maalesef endişeli Kemalistler haklı çıkıyorlar. Müslüman gençlik, içki yasakları, Şangay beşlisi ABden uzaklaştığımız anlardır. Mesut Yılmaz AB yolu Diyarbakırdan geçer demişti, açılım yürümedi. Avrupada sınırlar kalktı, biz Sünni algısıyla ötekileştirme siyasetine hız verdik. Bu muazzam bir bölünmeyi de beraberinde getiriyor. Ruhban okulunu açmıyoruz, Alevilere ibadet hakkı vermiyoruz, 301 yasasını değiştiremiyoruz, vicdani red hâlâ bize marjinal geliyor, fikir özgürlüğünde geri gidiyoruz. ABnin temel hak ve özgürlüklerinden, siyaseti yönlendirenlerin totaliter yapısına geldik.
Gündemdeki Haberler