bugün
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek4
- coskuyla sabunlanan pipi5
- ayak gurmesi4
- nick istemeyen adam ile engineer283
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı7
- bik bik 219
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler5
- ne bikbikmiş beee4
- yazılımcıların flört edememesi10
- heyt bea5
- nervio15
- kol saati8
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- insanı çalışmaktan soğutan şeyler3
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi4
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- eşek2
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik4
- idiocracy3
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- tipe boya paraya karaktere bakmayan kız3
- teomancalmasur23
- street fighter3
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- mayasıl3
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- cumartesi günü ayılamamak2
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği7
- anın görüntüsü17
- türküm doğruyum çalışkanım2
- ahmed yesevi2
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- islam3
- türk solu16
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- ertuğrul dursun önkuzu2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- jeffrey epstein12
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- insan doğuştan iyi midir17
unuttuk bile hepimiz, ama bu ülkede bir doktor öldürüldü.
''dr. ersin arslan'in anisina;
'sonunda öldü'
takvim 6 ocak 2012 idi. dr. rodi sarı polatı yazmıştım. diyarbakırda saçlarından sürüklenerek dövülen doktor. 49. doktoruydu 2011in dayak yiyen. 49. yazımı ona ayırmıştım.
yapmayın deyip yalvarmıştım.
takvim 15 şubat 2012 idi. dr. ömer özkanı yazmıştım. dayak yiyen gruptan değildi.
antalyadan. başarılı organ nakli öyküsüyle umut olmuştu yüreğimizde.
bakın, görün istemiştim; dövmeyince neler oluyor.
takvim 22 mart 2012 idi. tıp bayramı yeni geçmişti. ses gelmeyince, tıbbi olsun demiştim yazı. yanıkla ilgili bilgiler vardı içinde. yanık kokusu silinmez burnundan diye bitirmiştim. anlayan anlayacaktır diye geçirmiştim içimden.
sağlık çalışanına yönelik şiddetin gözle görülür biçimde arttığı bir süreçte, bağıra bağıra geldi ölüm.
sonunda öldü.
gaziantepte avukat cengiz gökçek devlet hastanesinde çalışan dr. ersin arslan, yaptığı ameliyatı bitirmiş, servisteki odada dinlenmek istemişti. daha önce ameliyat ettiği yaşamını yitiren hastasının 17 yaşındaki torunu bıçaklayarak öldürdü dr. ersin arslanı.
dönüştüre dönüştüre arap saçına dönen sağlık sisteminde yaşanan her sorunu hekimlerin sırtına yükleyenler hekimleri hastaların düşmanıymış gibi gösterenler derdine şifa arayan hastaları müşteri diye tanımlayanlar sorunları müşteri memnuniyeti ile çözmeye çalışanlar sana yan bakarsa bana şikayet et, hakkından gelirim diyenler hastasından para istemeyen hekim için para alamadı ya, ilgilenmez şimdi diye düşünenler iyi hekimlik için yollara düşenlere dertleri para diyenler bugüne dek yaşananlar karşısında hiçbir şey yapmayanlar soğuk, hepsi birbirinin neredeyse aynı, aynılaştığı için de sıradan, sıradanlaşan üzüntü mesajları
uzatmak mümkün listeyi. kaygılanma, uzatmayacağım; bunların hepsi yazıldı, çizildi.
ne olur düşün bir kere. hepsi kötü mü anılarının? içlerinde sağ olsun, derdime çare buldu dediğin bir hekim de mi yok?
kalkıp baktın mı hiç? nerede çalışır bu hekimler? çok yorulunca dinlenmek için gittikleri odaları nasıldır? çay nasıl bulunur serviste? gecenin yarısında ne verilir hekimlere acıkmasın diye? kaç saat ayakta kalır bir hekim? mideni bulandıran kusmuğa, idrara, dışkıya, görünce bayılmana yol açan kana nasıl dayanır? uzun süren bir ameliyatta ne kadar terler?
bizim meslek zordur, kutsaldır havasıyla yazmadım bunları. ben, insana hizmet eden bütün meslekleri kutsal bilirim.
benim anlamadığım, yanıtını bulamadığım soru daha basit. çöpünü dökmeyen temizlik işçisine, kaldırımları yapmayan belediye başkanına, denizi kirleten ormanları talan eden adama kızmayan adamın, kendisine gülümsemeyen hekimi nasıl olup dövdüğü.
bağıra bağıra geldi işte ölüm. dr. ersin arslan ölmedi. öldürüldü!
şunun şurasında şuncacık bir köşe yazarıyım, ne diyeyim?
sen okşarken çocuğunun ipek saçlarını, koklarken, çekerken içine doyasıya, o okşayamayacak, koklayamayacak doyasıya.
sen heyecanlanırken, gözlerin dolarken çocuğunun okula gittiği ilk gün, elini tutarken sımsıkı, o yanında olmayacak.
dedim ya, şunun şurasında şuncacık bir köşe yazarıyım, ne diyeyim?
hamileydi eşi "
dr. ferruh niyazi ayoğlu
''dr. ersin arslan'in anisina;
'sonunda öldü'
takvim 6 ocak 2012 idi. dr. rodi sarı polatı yazmıştım. diyarbakırda saçlarından sürüklenerek dövülen doktor. 49. doktoruydu 2011in dayak yiyen. 49. yazımı ona ayırmıştım.
yapmayın deyip yalvarmıştım.
takvim 15 şubat 2012 idi. dr. ömer özkanı yazmıştım. dayak yiyen gruptan değildi.
antalyadan. başarılı organ nakli öyküsüyle umut olmuştu yüreğimizde.
bakın, görün istemiştim; dövmeyince neler oluyor.
takvim 22 mart 2012 idi. tıp bayramı yeni geçmişti. ses gelmeyince, tıbbi olsun demiştim yazı. yanıkla ilgili bilgiler vardı içinde. yanık kokusu silinmez burnundan diye bitirmiştim. anlayan anlayacaktır diye geçirmiştim içimden.
sağlık çalışanına yönelik şiddetin gözle görülür biçimde arttığı bir süreçte, bağıra bağıra geldi ölüm.
sonunda öldü.
gaziantepte avukat cengiz gökçek devlet hastanesinde çalışan dr. ersin arslan, yaptığı ameliyatı bitirmiş, servisteki odada dinlenmek istemişti. daha önce ameliyat ettiği yaşamını yitiren hastasının 17 yaşındaki torunu bıçaklayarak öldürdü dr. ersin arslanı.
dönüştüre dönüştüre arap saçına dönen sağlık sisteminde yaşanan her sorunu hekimlerin sırtına yükleyenler hekimleri hastaların düşmanıymış gibi gösterenler derdine şifa arayan hastaları müşteri diye tanımlayanlar sorunları müşteri memnuniyeti ile çözmeye çalışanlar sana yan bakarsa bana şikayet et, hakkından gelirim diyenler hastasından para istemeyen hekim için para alamadı ya, ilgilenmez şimdi diye düşünenler iyi hekimlik için yollara düşenlere dertleri para diyenler bugüne dek yaşananlar karşısında hiçbir şey yapmayanlar soğuk, hepsi birbirinin neredeyse aynı, aynılaştığı için de sıradan, sıradanlaşan üzüntü mesajları
uzatmak mümkün listeyi. kaygılanma, uzatmayacağım; bunların hepsi yazıldı, çizildi.
ne olur düşün bir kere. hepsi kötü mü anılarının? içlerinde sağ olsun, derdime çare buldu dediğin bir hekim de mi yok?
kalkıp baktın mı hiç? nerede çalışır bu hekimler? çok yorulunca dinlenmek için gittikleri odaları nasıldır? çay nasıl bulunur serviste? gecenin yarısında ne verilir hekimlere acıkmasın diye? kaç saat ayakta kalır bir hekim? mideni bulandıran kusmuğa, idrara, dışkıya, görünce bayılmana yol açan kana nasıl dayanır? uzun süren bir ameliyatta ne kadar terler?
bizim meslek zordur, kutsaldır havasıyla yazmadım bunları. ben, insana hizmet eden bütün meslekleri kutsal bilirim.
benim anlamadığım, yanıtını bulamadığım soru daha basit. çöpünü dökmeyen temizlik işçisine, kaldırımları yapmayan belediye başkanına, denizi kirleten ormanları talan eden adama kızmayan adamın, kendisine gülümsemeyen hekimi nasıl olup dövdüğü.
bağıra bağıra geldi işte ölüm. dr. ersin arslan ölmedi. öldürüldü!
şunun şurasında şuncacık bir köşe yazarıyım, ne diyeyim?
sen okşarken çocuğunun ipek saçlarını, koklarken, çekerken içine doyasıya, o okşayamayacak, koklayamayacak doyasıya.
sen heyecanlanırken, gözlerin dolarken çocuğunun okula gittiği ilk gün, elini tutarken sımsıkı, o yanında olmayacak.
dedim ya, şunun şurasında şuncacık bir köşe yazarıyım, ne diyeyim?
hamileydi eşi "
dr. ferruh niyazi ayoğlu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar