bugün
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay17
- gammazların hepsinin yetkisi alınmalı9
- gokyuzunun silinen rengi16
- bu saatte hamburger yenir mi7
- yeni parti tüzüğünü baştan sona okumak8
- hamas16
- kürdü sevmek ruha iyi gelir8
- 14 09 2026 denize girmiş olmam3
- burcunu açıklamayan insan15
- gocu40
- mazotun litresi 96 lira5
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz22
- silinen 13 süper entry2
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı28
- hayatımda aldığım en iyi karar4
- gammaz çeteleri3
- bir bela geliyor21
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi17
- mahmut tuncer3
- true denen ahlaksız3
- çok uykum var2
- laf atan erkeklere tepki göstermeyen kızlar8
- sabahları sevilen şeyler3
- gokyuzunun silinen rengi hamferdi2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- sokak köpekleri4
- israil'in hizbullah yeraltı merkezini patlatması7
- liberteryan öğretmen olmak4
- emret komutanim film muzigi2
- günün şarkısı8
- sözlük yazarları ne zıkkımlanıyor2
- sözlüğün çapkın erkekleri14
- cedidacer6
- dünya demokrasi günü2
- tulumba tatlısı5
- film önerileri10
- hakan fidan'a türklere azınlık dedi iftirası3
- sözlükte herkesin birine yavşıyor olması10
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- damarlı kol kası fetişi11
- tai lung'un yakışıklı olma ihtimali9
- uyku tulumu2
- teklas kauçuk akplas2
- hulusi2
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- 14 eylül 2026 saçımı boyamaya karar vermem11
- kolejle devlet okulunun farkı10
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı10
- bugün can sıkan şeyler10
- bik bik'in mutfağına konuk olmak24
unuttuk bile hepimiz, ama bu ülkede bir doktor öldürüldü.
''dr. ersin arslan'in anisina;
'sonunda öldü'
takvim 6 ocak 2012 idi. dr. rodi sarı polatı yazmıştım. diyarbakırda saçlarından sürüklenerek dövülen doktor. 49. doktoruydu 2011in dayak yiyen. 49. yazımı ona ayırmıştım.
yapmayın deyip yalvarmıştım.
takvim 15 şubat 2012 idi. dr. ömer özkanı yazmıştım. dayak yiyen gruptan değildi.
antalyadan. başarılı organ nakli öyküsüyle umut olmuştu yüreğimizde.
bakın, görün istemiştim; dövmeyince neler oluyor.
takvim 22 mart 2012 idi. tıp bayramı yeni geçmişti. ses gelmeyince, tıbbi olsun demiştim yazı. yanıkla ilgili bilgiler vardı içinde. yanık kokusu silinmez burnundan diye bitirmiştim. anlayan anlayacaktır diye geçirmiştim içimden.
sağlık çalışanına yönelik şiddetin gözle görülür biçimde arttığı bir süreçte, bağıra bağıra geldi ölüm.
sonunda öldü.
gaziantepte avukat cengiz gökçek devlet hastanesinde çalışan dr. ersin arslan, yaptığı ameliyatı bitirmiş, servisteki odada dinlenmek istemişti. daha önce ameliyat ettiği yaşamını yitiren hastasının 17 yaşındaki torunu bıçaklayarak öldürdü dr. ersin arslanı.
dönüştüre dönüştüre arap saçına dönen sağlık sisteminde yaşanan her sorunu hekimlerin sırtına yükleyenler hekimleri hastaların düşmanıymış gibi gösterenler derdine şifa arayan hastaları müşteri diye tanımlayanlar sorunları müşteri memnuniyeti ile çözmeye çalışanlar sana yan bakarsa bana şikayet et, hakkından gelirim diyenler hastasından para istemeyen hekim için para alamadı ya, ilgilenmez şimdi diye düşünenler iyi hekimlik için yollara düşenlere dertleri para diyenler bugüne dek yaşananlar karşısında hiçbir şey yapmayanlar soğuk, hepsi birbirinin neredeyse aynı, aynılaştığı için de sıradan, sıradanlaşan üzüntü mesajları
uzatmak mümkün listeyi. kaygılanma, uzatmayacağım; bunların hepsi yazıldı, çizildi.
ne olur düşün bir kere. hepsi kötü mü anılarının? içlerinde sağ olsun, derdime çare buldu dediğin bir hekim de mi yok?
kalkıp baktın mı hiç? nerede çalışır bu hekimler? çok yorulunca dinlenmek için gittikleri odaları nasıldır? çay nasıl bulunur serviste? gecenin yarısında ne verilir hekimlere acıkmasın diye? kaç saat ayakta kalır bir hekim? mideni bulandıran kusmuğa, idrara, dışkıya, görünce bayılmana yol açan kana nasıl dayanır? uzun süren bir ameliyatta ne kadar terler?
bizim meslek zordur, kutsaldır havasıyla yazmadım bunları. ben, insana hizmet eden bütün meslekleri kutsal bilirim.
benim anlamadığım, yanıtını bulamadığım soru daha basit. çöpünü dökmeyen temizlik işçisine, kaldırımları yapmayan belediye başkanına, denizi kirleten ormanları talan eden adama kızmayan adamın, kendisine gülümsemeyen hekimi nasıl olup dövdüğü.
bağıra bağıra geldi işte ölüm. dr. ersin arslan ölmedi. öldürüldü!
şunun şurasında şuncacık bir köşe yazarıyım, ne diyeyim?
sen okşarken çocuğunun ipek saçlarını, koklarken, çekerken içine doyasıya, o okşayamayacak, koklayamayacak doyasıya.
sen heyecanlanırken, gözlerin dolarken çocuğunun okula gittiği ilk gün, elini tutarken sımsıkı, o yanında olmayacak.
dedim ya, şunun şurasında şuncacık bir köşe yazarıyım, ne diyeyim?
hamileydi eşi "
dr. ferruh niyazi ayoğlu
''dr. ersin arslan'in anisina;
'sonunda öldü'
takvim 6 ocak 2012 idi. dr. rodi sarı polatı yazmıştım. diyarbakırda saçlarından sürüklenerek dövülen doktor. 49. doktoruydu 2011in dayak yiyen. 49. yazımı ona ayırmıştım.
yapmayın deyip yalvarmıştım.
takvim 15 şubat 2012 idi. dr. ömer özkanı yazmıştım. dayak yiyen gruptan değildi.
antalyadan. başarılı organ nakli öyküsüyle umut olmuştu yüreğimizde.
bakın, görün istemiştim; dövmeyince neler oluyor.
takvim 22 mart 2012 idi. tıp bayramı yeni geçmişti. ses gelmeyince, tıbbi olsun demiştim yazı. yanıkla ilgili bilgiler vardı içinde. yanık kokusu silinmez burnundan diye bitirmiştim. anlayan anlayacaktır diye geçirmiştim içimden.
sağlık çalışanına yönelik şiddetin gözle görülür biçimde arttığı bir süreçte, bağıra bağıra geldi ölüm.
sonunda öldü.
gaziantepte avukat cengiz gökçek devlet hastanesinde çalışan dr. ersin arslan, yaptığı ameliyatı bitirmiş, servisteki odada dinlenmek istemişti. daha önce ameliyat ettiği yaşamını yitiren hastasının 17 yaşındaki torunu bıçaklayarak öldürdü dr. ersin arslanı.
dönüştüre dönüştüre arap saçına dönen sağlık sisteminde yaşanan her sorunu hekimlerin sırtına yükleyenler hekimleri hastaların düşmanıymış gibi gösterenler derdine şifa arayan hastaları müşteri diye tanımlayanlar sorunları müşteri memnuniyeti ile çözmeye çalışanlar sana yan bakarsa bana şikayet et, hakkından gelirim diyenler hastasından para istemeyen hekim için para alamadı ya, ilgilenmez şimdi diye düşünenler iyi hekimlik için yollara düşenlere dertleri para diyenler bugüne dek yaşananlar karşısında hiçbir şey yapmayanlar soğuk, hepsi birbirinin neredeyse aynı, aynılaştığı için de sıradan, sıradanlaşan üzüntü mesajları
uzatmak mümkün listeyi. kaygılanma, uzatmayacağım; bunların hepsi yazıldı, çizildi.
ne olur düşün bir kere. hepsi kötü mü anılarının? içlerinde sağ olsun, derdime çare buldu dediğin bir hekim de mi yok?
kalkıp baktın mı hiç? nerede çalışır bu hekimler? çok yorulunca dinlenmek için gittikleri odaları nasıldır? çay nasıl bulunur serviste? gecenin yarısında ne verilir hekimlere acıkmasın diye? kaç saat ayakta kalır bir hekim? mideni bulandıran kusmuğa, idrara, dışkıya, görünce bayılmana yol açan kana nasıl dayanır? uzun süren bir ameliyatta ne kadar terler?
bizim meslek zordur, kutsaldır havasıyla yazmadım bunları. ben, insana hizmet eden bütün meslekleri kutsal bilirim.
benim anlamadığım, yanıtını bulamadığım soru daha basit. çöpünü dökmeyen temizlik işçisine, kaldırımları yapmayan belediye başkanına, denizi kirleten ormanları talan eden adama kızmayan adamın, kendisine gülümsemeyen hekimi nasıl olup dövdüğü.
bağıra bağıra geldi işte ölüm. dr. ersin arslan ölmedi. öldürüldü!
şunun şurasında şuncacık bir köşe yazarıyım, ne diyeyim?
sen okşarken çocuğunun ipek saçlarını, koklarken, çekerken içine doyasıya, o okşayamayacak, koklayamayacak doyasıya.
sen heyecanlanırken, gözlerin dolarken çocuğunun okula gittiği ilk gün, elini tutarken sımsıkı, o yanında olmayacak.
dedim ya, şunun şurasında şuncacık bir köşe yazarıyım, ne diyeyim?
hamileydi eşi "
dr. ferruh niyazi ayoğlu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar