bugün
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler10
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- cemevinde arada lokma yemek vs dağıtılması8
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı4
- yeşil gözlü kız11
- bu sen misin6
- osmanlı padişahları vs firavunlar3
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- afşin2
- eh işte3
- chp kapatılsın kampanyası10
- vice city eğitim ve araştırma hastanesi5
- gençler isyan ediyor6
- masklavi'nin düşünceleri18
- kabak tatlısı kapatılsın6
- insanlarda bıraktığımız iz2
- insan ilişkilerinden çıkarılmış en önemli ders5
- eski sevgilinin yeni sevgilisini beğenmemek3
- başkalarının mutluluklarını izlemekten bıkmak7
- edep sen ne güzel şeysin2
- kokuşmuşluğunu düşünen kişi3
- chp'nin hali ne olacak46
- sigortanizi nerden yaptırıyorsunuz4
- tanışır tanışmaz burç soran kadın3
- gammazlar çetesi16
- 90 santimetrelik yapay damarla hayata dönüş2
- sigara içen kızla öpüşülür mü2
- yavudilerin ikide bir tanrı adını anmaması3
- teklif edilen kızın aşağılaması5
- tendürdiyot kokusuna mest olan insan2
- normal sözlük moderasyonu3
- çikolatalı dondurma yiyen zenci hatun2
- özgür özel ekibinden 28 istifa4
- sıkıntı vermeyen akraba5
- gavurlar niye müslüman olmuyor11
- sevgili yapınca ortadan kaybolan arkadaş2
- sivaslılar kapatılsın3
- olasılıkları içinden en kötüsünü seçmek5
- yürek arkeoloğu2
- araplar bizi sırtımızdan vurdu5
- bisiklet marka tavsiyesi7
- durduğun yerde terlemek5
- ebediyeti düşünüp her amelde bunu inkar etmek2
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz4
- karamel4
- alparslan türkeş3
- teyit edilemeyenle beslenen milyonlar2
- trt makam aracıyla uyuşturucu taşınması3
- aykut kocaman7
unuttuk bile hepimiz, ama bu ülkede bir doktor öldürüldü.
''dr. ersin arslan'in anisina;
'sonunda öldü'
takvim 6 ocak 2012 idi. dr. rodi sarı polatı yazmıştım. diyarbakırda saçlarından sürüklenerek dövülen doktor. 49. doktoruydu 2011in dayak yiyen. 49. yazımı ona ayırmıştım.
yapmayın deyip yalvarmıştım.
takvim 15 şubat 2012 idi. dr. ömer özkanı yazmıştım. dayak yiyen gruptan değildi.
antalyadan. başarılı organ nakli öyküsüyle umut olmuştu yüreğimizde.
bakın, görün istemiştim; dövmeyince neler oluyor.
takvim 22 mart 2012 idi. tıp bayramı yeni geçmişti. ses gelmeyince, tıbbi olsun demiştim yazı. yanıkla ilgili bilgiler vardı içinde. yanık kokusu silinmez burnundan diye bitirmiştim. anlayan anlayacaktır diye geçirmiştim içimden.
sağlık çalışanına yönelik şiddetin gözle görülür biçimde arttığı bir süreçte, bağıra bağıra geldi ölüm.
sonunda öldü.
gaziantepte avukat cengiz gökçek devlet hastanesinde çalışan dr. ersin arslan, yaptığı ameliyatı bitirmiş, servisteki odada dinlenmek istemişti. daha önce ameliyat ettiği yaşamını yitiren hastasının 17 yaşındaki torunu bıçaklayarak öldürdü dr. ersin arslanı.
dönüştüre dönüştüre arap saçına dönen sağlık sisteminde yaşanan her sorunu hekimlerin sırtına yükleyenler hekimleri hastaların düşmanıymış gibi gösterenler derdine şifa arayan hastaları müşteri diye tanımlayanlar sorunları müşteri memnuniyeti ile çözmeye çalışanlar sana yan bakarsa bana şikayet et, hakkından gelirim diyenler hastasından para istemeyen hekim için para alamadı ya, ilgilenmez şimdi diye düşünenler iyi hekimlik için yollara düşenlere dertleri para diyenler bugüne dek yaşananlar karşısında hiçbir şey yapmayanlar soğuk, hepsi birbirinin neredeyse aynı, aynılaştığı için de sıradan, sıradanlaşan üzüntü mesajları
uzatmak mümkün listeyi. kaygılanma, uzatmayacağım; bunların hepsi yazıldı, çizildi.
ne olur düşün bir kere. hepsi kötü mü anılarının? içlerinde sağ olsun, derdime çare buldu dediğin bir hekim de mi yok?
kalkıp baktın mı hiç? nerede çalışır bu hekimler? çok yorulunca dinlenmek için gittikleri odaları nasıldır? çay nasıl bulunur serviste? gecenin yarısında ne verilir hekimlere acıkmasın diye? kaç saat ayakta kalır bir hekim? mideni bulandıran kusmuğa, idrara, dışkıya, görünce bayılmana yol açan kana nasıl dayanır? uzun süren bir ameliyatta ne kadar terler?
bizim meslek zordur, kutsaldır havasıyla yazmadım bunları. ben, insana hizmet eden bütün meslekleri kutsal bilirim.
benim anlamadığım, yanıtını bulamadığım soru daha basit. çöpünü dökmeyen temizlik işçisine, kaldırımları yapmayan belediye başkanına, denizi kirleten ormanları talan eden adama kızmayan adamın, kendisine gülümsemeyen hekimi nasıl olup dövdüğü.
bağıra bağıra geldi işte ölüm. dr. ersin arslan ölmedi. öldürüldü!
şunun şurasında şuncacık bir köşe yazarıyım, ne diyeyim?
sen okşarken çocuğunun ipek saçlarını, koklarken, çekerken içine doyasıya, o okşayamayacak, koklayamayacak doyasıya.
sen heyecanlanırken, gözlerin dolarken çocuğunun okula gittiği ilk gün, elini tutarken sımsıkı, o yanında olmayacak.
dedim ya, şunun şurasında şuncacık bir köşe yazarıyım, ne diyeyim?
hamileydi eşi "
dr. ferruh niyazi ayoğlu
''dr. ersin arslan'in anisina;
'sonunda öldü'
takvim 6 ocak 2012 idi. dr. rodi sarı polatı yazmıştım. diyarbakırda saçlarından sürüklenerek dövülen doktor. 49. doktoruydu 2011in dayak yiyen. 49. yazımı ona ayırmıştım.
yapmayın deyip yalvarmıştım.
takvim 15 şubat 2012 idi. dr. ömer özkanı yazmıştım. dayak yiyen gruptan değildi.
antalyadan. başarılı organ nakli öyküsüyle umut olmuştu yüreğimizde.
bakın, görün istemiştim; dövmeyince neler oluyor.
takvim 22 mart 2012 idi. tıp bayramı yeni geçmişti. ses gelmeyince, tıbbi olsun demiştim yazı. yanıkla ilgili bilgiler vardı içinde. yanık kokusu silinmez burnundan diye bitirmiştim. anlayan anlayacaktır diye geçirmiştim içimden.
sağlık çalışanına yönelik şiddetin gözle görülür biçimde arttığı bir süreçte, bağıra bağıra geldi ölüm.
sonunda öldü.
gaziantepte avukat cengiz gökçek devlet hastanesinde çalışan dr. ersin arslan, yaptığı ameliyatı bitirmiş, servisteki odada dinlenmek istemişti. daha önce ameliyat ettiği yaşamını yitiren hastasının 17 yaşındaki torunu bıçaklayarak öldürdü dr. ersin arslanı.
dönüştüre dönüştüre arap saçına dönen sağlık sisteminde yaşanan her sorunu hekimlerin sırtına yükleyenler hekimleri hastaların düşmanıymış gibi gösterenler derdine şifa arayan hastaları müşteri diye tanımlayanlar sorunları müşteri memnuniyeti ile çözmeye çalışanlar sana yan bakarsa bana şikayet et, hakkından gelirim diyenler hastasından para istemeyen hekim için para alamadı ya, ilgilenmez şimdi diye düşünenler iyi hekimlik için yollara düşenlere dertleri para diyenler bugüne dek yaşananlar karşısında hiçbir şey yapmayanlar soğuk, hepsi birbirinin neredeyse aynı, aynılaştığı için de sıradan, sıradanlaşan üzüntü mesajları
uzatmak mümkün listeyi. kaygılanma, uzatmayacağım; bunların hepsi yazıldı, çizildi.
ne olur düşün bir kere. hepsi kötü mü anılarının? içlerinde sağ olsun, derdime çare buldu dediğin bir hekim de mi yok?
kalkıp baktın mı hiç? nerede çalışır bu hekimler? çok yorulunca dinlenmek için gittikleri odaları nasıldır? çay nasıl bulunur serviste? gecenin yarısında ne verilir hekimlere acıkmasın diye? kaç saat ayakta kalır bir hekim? mideni bulandıran kusmuğa, idrara, dışkıya, görünce bayılmana yol açan kana nasıl dayanır? uzun süren bir ameliyatta ne kadar terler?
bizim meslek zordur, kutsaldır havasıyla yazmadım bunları. ben, insana hizmet eden bütün meslekleri kutsal bilirim.
benim anlamadığım, yanıtını bulamadığım soru daha basit. çöpünü dökmeyen temizlik işçisine, kaldırımları yapmayan belediye başkanına, denizi kirleten ormanları talan eden adama kızmayan adamın, kendisine gülümsemeyen hekimi nasıl olup dövdüğü.
bağıra bağıra geldi işte ölüm. dr. ersin arslan ölmedi. öldürüldü!
şunun şurasında şuncacık bir köşe yazarıyım, ne diyeyim?
sen okşarken çocuğunun ipek saçlarını, koklarken, çekerken içine doyasıya, o okşayamayacak, koklayamayacak doyasıya.
sen heyecanlanırken, gözlerin dolarken çocuğunun okula gittiği ilk gün, elini tutarken sımsıkı, o yanında olmayacak.
dedim ya, şunun şurasında şuncacık bir köşe yazarıyım, ne diyeyim?
hamileydi eşi "
dr. ferruh niyazi ayoğlu
güncel Önemli Başlıklar
