bugün
- yunanistan27
- sözlükten birinden hoşlanmak4
- sevişirken video çekmek10
- hırvatistan2
- en son aldığınız iltifat13
- sözlüğün bitmesi3
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı8
- sözlük kızları nerede3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- dekolteye bakar mısınız15
- cem küçük10
- irmik helvası vs un helvası18
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- türk ateisti2
- japonya23
- la ilahe illallah2
- nebiye salat ve resule itaat4
- douglas adams okuyanların kanser riski taşımaması2
- borsa3
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- adalet ve kalkınma partisi4
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- üşüyen erkek12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- bir ayın daha bitmesi3
- gürcistan26
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- hayvan gibi acı salça yemek5
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- adanalı ateist10
- ketçap aromalı ruffles10
- demet akalın'ın bacakları2
- gelecek partisi'nin kapanması12
- bütün gün topladığın gazı gece yatakta çıkarmak3
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- daş göprü sarmsağ geldih4
- sözlük yazarı dövmek2
- aşka düşmek4
- bik bikle yemek yapmak9
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- ctrlx22
- gammaz çetesi çökertildi8
- gocu12
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız7
ubeyde bin haris bin abdülmuttalib,
peygamber efendimizin amcasının oğlu. 63 yaşında bedir savaşında şehit olmuştur.
Bedir Savaşı'na iştirak eden bu bahtiyar mücahidin bütün arzusu "şehit olmak"tı. iki ordu karşılaştığında, müşriklerden Utbe, Şeybe ve Velid meydana çıkarak çarpışacak yiğit istediler. Karşılarına Ensar'dan üç kişi (muaz bin amr, muavviz bin amr, abdullah bin revaha) çıktı. Fakat onlar, " Biz sizi istemiyoruz. Abdülmuttâliboğullarından amcalarımızın oğullarıyla çarpışmak istiyoruz! " diyerek onları reddettiler.
Bunun üzerine Peygamberimiz, " Kalk yâ Ubeyde! Kalk yâ Hamza! Kalk yâ Ali! " buyurdu.
Bu üç yiğit hemen meydana fırladı. Müşrikler onları karşılarında görünce sevindiler. " Evet, siz bizim dengimizsiniz. " dediler ve kıyasıya cenge tutuştular. Hz. Hamza Şeybe'yi, Hz. Ali de Velid'i bir anda tepeledi. Ubeyde (r.a.) ile Utbe ise birbirlerini ayakta duramayacak şekilde yaraladılar. Hz. Hamza ve Hz. Ali hemen Ubeyde'nin yardımına koştular ve Utbe'yi öldürdüler. Ubeyde'yi de (r.a.) kucaklayarak saflarına taşıdılar.
Ubeyde (r.a.) Resûlullah'a, " Yâ Resûlallah, ben şehit değil miyim? " diye sordu.
Peygamberimiz, " Evet, şehitsin. " buyurdu.
Buna çok sevinen Hz. Ubeyde, " Ebû Tâlib sağ olsaydı, söylediği söze, kendisinden ziyade, benim layık olduğumu anlardı. " dedi. Sonra da Ebû Tâlib'in şu beytini okudu:
" Biz, onun çevresinde çoluğumuzu çocuğumuzu unutturacak derecede çarpışıp yerlere serilmedikçe, onu size teslim edeceğimizi mi sanıyorsunuz?! ".
*** Yıllar sonra Resûlullah kabrinin yanından geçerken şöyle buyurmuştur: " Hissettiğiniz bu güzel koku, onun kabrinden yayılmaktadır. " ***
peygamber efendimizin amcasının oğlu. 63 yaşında bedir savaşında şehit olmuştur.
Bedir Savaşı'na iştirak eden bu bahtiyar mücahidin bütün arzusu "şehit olmak"tı. iki ordu karşılaştığında, müşriklerden Utbe, Şeybe ve Velid meydana çıkarak çarpışacak yiğit istediler. Karşılarına Ensar'dan üç kişi (muaz bin amr, muavviz bin amr, abdullah bin revaha) çıktı. Fakat onlar, " Biz sizi istemiyoruz. Abdülmuttâliboğullarından amcalarımızın oğullarıyla çarpışmak istiyoruz! " diyerek onları reddettiler.
Bunun üzerine Peygamberimiz, " Kalk yâ Ubeyde! Kalk yâ Hamza! Kalk yâ Ali! " buyurdu.
Bu üç yiğit hemen meydana fırladı. Müşrikler onları karşılarında görünce sevindiler. " Evet, siz bizim dengimizsiniz. " dediler ve kıyasıya cenge tutuştular. Hz. Hamza Şeybe'yi, Hz. Ali de Velid'i bir anda tepeledi. Ubeyde (r.a.) ile Utbe ise birbirlerini ayakta duramayacak şekilde yaraladılar. Hz. Hamza ve Hz. Ali hemen Ubeyde'nin yardımına koştular ve Utbe'yi öldürdüler. Ubeyde'yi de (r.a.) kucaklayarak saflarına taşıdılar.
Ubeyde (r.a.) Resûlullah'a, " Yâ Resûlallah, ben şehit değil miyim? " diye sordu.
Peygamberimiz, " Evet, şehitsin. " buyurdu.
Buna çok sevinen Hz. Ubeyde, " Ebû Tâlib sağ olsaydı, söylediği söze, kendisinden ziyade, benim layık olduğumu anlardı. " dedi. Sonra da Ebû Tâlib'in şu beytini okudu:
" Biz, onun çevresinde çoluğumuzu çocuğumuzu unutturacak derecede çarpışıp yerlere serilmedikçe, onu size teslim edeceğimizi mi sanıyorsunuz?! ".
*** Yıllar sonra Resûlullah kabrinin yanından geçerken şöyle buyurmuştur: " Hissettiğiniz bu güzel koku, onun kabrinden yayılmaktadır. " ***
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar