bugün
- simko322
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok18
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası41
- nervio16
- şabısgoy9
- ilham aliyev26
- ofsaytımsı vol 210
- yazarların askerde sınıflrı ve rütbeleri9
- son okunan kitap11
- muslettin amca9
- yavuz sultan selim6
- yüksek enflasyon16
- türkiye de artan okul saldırıları12
- yetiş'ya mokv3
- 69600 entry girmek2
- riyad saldırılarının perde arkası2
- türkiye'deki gürcüler4
- küfürlü şiirler3
- husiler3
- kız rolü yapmak6
- bravi diyerek italyanım oğlum ben havası3
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- küba'nın petrol sektörünü yabancı yatırıma açması4
- bir şeyler söyle5
- kitap okuyan biri rte'ye oy vermez2
- tarhana3
- cilt kanseri3
- yulaf lapası2
- fon vurgunu6
- sözlük kızlarının kombinleri45
- herkesin hemfikir olduğu şeyler5
- rj mitte5
- ufuk beydemir3
- terör dönemi2
- genç yaşta ölen ünlüler3
- yalnızlık3
- göztepe7
- kendini türk hisseden arap artığı24
- anın görüntüsü21
- asansörde konuşmama kuralı4
- tulumba tatlısı4
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- sözlükteki ilişki skandalı37
- günaydın kuşlarım2
- bir bar taburesinde yalnız oturmak4
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı14
- sabahları nefret edilen şeyler3
- hungary4
- 45 adet kurabiye11
- sözlükte çirkin kız olmaması13
ubeyde bin haris bin abdülmuttalib,
peygamber efendimizin amcasının oğlu. 63 yaşında bedir savaşında şehit olmuştur.
Bedir Savaşı'na iştirak eden bu bahtiyar mücahidin bütün arzusu "şehit olmak"tı. iki ordu karşılaştığında, müşriklerden Utbe, Şeybe ve Velid meydana çıkarak çarpışacak yiğit istediler. Karşılarına Ensar'dan üç kişi (muaz bin amr, muavviz bin amr, abdullah bin revaha) çıktı. Fakat onlar, " Biz sizi istemiyoruz. Abdülmuttâliboğullarından amcalarımızın oğullarıyla çarpışmak istiyoruz! " diyerek onları reddettiler.
Bunun üzerine Peygamberimiz, " Kalk yâ Ubeyde! Kalk yâ Hamza! Kalk yâ Ali! " buyurdu.
Bu üç yiğit hemen meydana fırladı. Müşrikler onları karşılarında görünce sevindiler. " Evet, siz bizim dengimizsiniz. " dediler ve kıyasıya cenge tutuştular. Hz. Hamza Şeybe'yi, Hz. Ali de Velid'i bir anda tepeledi. Ubeyde (r.a.) ile Utbe ise birbirlerini ayakta duramayacak şekilde yaraladılar. Hz. Hamza ve Hz. Ali hemen Ubeyde'nin yardımına koştular ve Utbe'yi öldürdüler. Ubeyde'yi de (r.a.) kucaklayarak saflarına taşıdılar.
Ubeyde (r.a.) Resûlullah'a, " Yâ Resûlallah, ben şehit değil miyim? " diye sordu.
Peygamberimiz, " Evet, şehitsin. " buyurdu.
Buna çok sevinen Hz. Ubeyde, " Ebû Tâlib sağ olsaydı, söylediği söze, kendisinden ziyade, benim layık olduğumu anlardı. " dedi. Sonra da Ebû Tâlib'in şu beytini okudu:
" Biz, onun çevresinde çoluğumuzu çocuğumuzu unutturacak derecede çarpışıp yerlere serilmedikçe, onu size teslim edeceğimizi mi sanıyorsunuz?! ".
*** Yıllar sonra Resûlullah kabrinin yanından geçerken şöyle buyurmuştur: " Hissettiğiniz bu güzel koku, onun kabrinden yayılmaktadır. " ***
peygamber efendimizin amcasının oğlu. 63 yaşında bedir savaşında şehit olmuştur.
Bedir Savaşı'na iştirak eden bu bahtiyar mücahidin bütün arzusu "şehit olmak"tı. iki ordu karşılaştığında, müşriklerden Utbe, Şeybe ve Velid meydana çıkarak çarpışacak yiğit istediler. Karşılarına Ensar'dan üç kişi (muaz bin amr, muavviz bin amr, abdullah bin revaha) çıktı. Fakat onlar, " Biz sizi istemiyoruz. Abdülmuttâliboğullarından amcalarımızın oğullarıyla çarpışmak istiyoruz! " diyerek onları reddettiler.
Bunun üzerine Peygamberimiz, " Kalk yâ Ubeyde! Kalk yâ Hamza! Kalk yâ Ali! " buyurdu.
Bu üç yiğit hemen meydana fırladı. Müşrikler onları karşılarında görünce sevindiler. " Evet, siz bizim dengimizsiniz. " dediler ve kıyasıya cenge tutuştular. Hz. Hamza Şeybe'yi, Hz. Ali de Velid'i bir anda tepeledi. Ubeyde (r.a.) ile Utbe ise birbirlerini ayakta duramayacak şekilde yaraladılar. Hz. Hamza ve Hz. Ali hemen Ubeyde'nin yardımına koştular ve Utbe'yi öldürdüler. Ubeyde'yi de (r.a.) kucaklayarak saflarına taşıdılar.
Ubeyde (r.a.) Resûlullah'a, " Yâ Resûlallah, ben şehit değil miyim? " diye sordu.
Peygamberimiz, " Evet, şehitsin. " buyurdu.
Buna çok sevinen Hz. Ubeyde, " Ebû Tâlib sağ olsaydı, söylediği söze, kendisinden ziyade, benim layık olduğumu anlardı. " dedi. Sonra da Ebû Tâlib'in şu beytini okudu:
" Biz, onun çevresinde çoluğumuzu çocuğumuzu unutturacak derecede çarpışıp yerlere serilmedikçe, onu size teslim edeceğimizi mi sanıyorsunuz?! ".
*** Yıllar sonra Resûlullah kabrinin yanından geçerken şöyle buyurmuştur: " Hissettiğiniz bu güzel koku, onun kabrinden yayılmaktadır. " ***
her siyer okuduğumda onun bölümüne bedir e geldiğimde gözlerimi yaşartan sahabe. ayağı kılıçla parçalanmış halde. vücudunun her yeri kesik... ama ölmedi işte. o kadar yaralanmasına rağmen ölmedi ya o. peygamberin dizine başını yaslayıp
"ya rasulallah ben şimdi şehit değil miyim?"
demek te nedir be adam! ölemediğine üzülüyor sakat kaldığına ve ya utbe bin rebia yı pat diye vurup düşürerek şov yapamadığına değil. şehit olamadığına sitem ediyordu sadece.
derler ya 'koca yürekli adam' bu söz ubeyde bin haris bin abdülmuttalip için söylenmeyecekse kimin için söylenebilir ki başka?
"ya rasulallah ben şimdi şehit değil miyim?"
demek te nedir be adam! ölemediğine üzülüyor sakat kaldığına ve ya utbe bin rebia yı pat diye vurup düşürerek şov yapamadığına değil. şehit olamadığına sitem ediyordu sadece.
derler ya 'koca yürekli adam' bu söz ubeyde bin haris bin abdülmuttalip için söylenmeyecekse kimin için söylenebilir ki başka?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar