bugün
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız10
- ekşi sözlük13
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı35
- osuruktan şiirler47
- evde pide yapmak7
- giysi fiyatlarının uçması12
- enayimiknatisi ile kavga etmek4
- eski sevgili nerede ne yapıyor8
- zeki olmanın avantajları4
- kavga yok mu ya5
- aleksey batrakov15
- bu saatte seks yapılır mı sorunsalı4
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek5
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi4
- vedat muriqi6
- bu saatte kahve içilir mi sorunsalı4
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
- anne pizzası10
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- her şeyi hatırlayan insan5
- twin peaks3
- anın görüntüsü30
- dinci ve müslüman kavramları8
- sütyenin 2 gözü doldurulmuş heybe olması3
- seninle sevişirken ölmek istiyorum3
- ben geldim kerkenezler19
- çaylakların dolunayda yazara dönüşmesi3
- uludağ sözlük'ü diriltme hareketi3
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- putin türkmüş11
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- kürt kelimesi türk kelimesinden mi türedi3
- yenilgisiz tek şampiyon5
- beni neden sevmedin3
- fenerbahçe17
- online yazarlar2
- şoförün yan koltuğu4
- netflix ten daha iyi ücretsiz film sunucuları3
- sevgilinin sensiz de mutlu olmasını ister misin4
- trileçe7
- ismail kartal ne zaman kovulur sorunsalı3
- arkadaşlar hoşçakalın3
- zorunlu eğitim10
- türk vatandaşları türktür9
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- true'nin acile kaldırılması9
ubeyde bin haris bin abdülmuttalib,
peygamber efendimizin amcasının oğlu. 63 yaşında bedir savaşında şehit olmuştur.
Bedir Savaşı'na iştirak eden bu bahtiyar mücahidin bütün arzusu "şehit olmak"tı. iki ordu karşılaştığında, müşriklerden Utbe, Şeybe ve Velid meydana çıkarak çarpışacak yiğit istediler. Karşılarına Ensar'dan üç kişi (muaz bin amr, muavviz bin amr, abdullah bin revaha) çıktı. Fakat onlar, " Biz sizi istemiyoruz. Abdülmuttâliboğullarından amcalarımızın oğullarıyla çarpışmak istiyoruz! " diyerek onları reddettiler.
Bunun üzerine Peygamberimiz, " Kalk yâ Ubeyde! Kalk yâ Hamza! Kalk yâ Ali! " buyurdu.
Bu üç yiğit hemen meydana fırladı. Müşrikler onları karşılarında görünce sevindiler. " Evet, siz bizim dengimizsiniz. " dediler ve kıyasıya cenge tutuştular. Hz. Hamza Şeybe'yi, Hz. Ali de Velid'i bir anda tepeledi. Ubeyde (r.a.) ile Utbe ise birbirlerini ayakta duramayacak şekilde yaraladılar. Hz. Hamza ve Hz. Ali hemen Ubeyde'nin yardımına koştular ve Utbe'yi öldürdüler. Ubeyde'yi de (r.a.) kucaklayarak saflarına taşıdılar.
Ubeyde (r.a.) Resûlullah'a, " Yâ Resûlallah, ben şehit değil miyim? " diye sordu.
Peygamberimiz, " Evet, şehitsin. " buyurdu.
Buna çok sevinen Hz. Ubeyde, " Ebû Tâlib sağ olsaydı, söylediği söze, kendisinden ziyade, benim layık olduğumu anlardı. " dedi. Sonra da Ebû Tâlib'in şu beytini okudu:
" Biz, onun çevresinde çoluğumuzu çocuğumuzu unutturacak derecede çarpışıp yerlere serilmedikçe, onu size teslim edeceğimizi mi sanıyorsunuz?! ".
*** Yıllar sonra Resûlullah kabrinin yanından geçerken şöyle buyurmuştur: " Hissettiğiniz bu güzel koku, onun kabrinden yayılmaktadır. " ***
peygamber efendimizin amcasının oğlu. 63 yaşında bedir savaşında şehit olmuştur.
Bedir Savaşı'na iştirak eden bu bahtiyar mücahidin bütün arzusu "şehit olmak"tı. iki ordu karşılaştığında, müşriklerden Utbe, Şeybe ve Velid meydana çıkarak çarpışacak yiğit istediler. Karşılarına Ensar'dan üç kişi (muaz bin amr, muavviz bin amr, abdullah bin revaha) çıktı. Fakat onlar, " Biz sizi istemiyoruz. Abdülmuttâliboğullarından amcalarımızın oğullarıyla çarpışmak istiyoruz! " diyerek onları reddettiler.
Bunun üzerine Peygamberimiz, " Kalk yâ Ubeyde! Kalk yâ Hamza! Kalk yâ Ali! " buyurdu.
Bu üç yiğit hemen meydana fırladı. Müşrikler onları karşılarında görünce sevindiler. " Evet, siz bizim dengimizsiniz. " dediler ve kıyasıya cenge tutuştular. Hz. Hamza Şeybe'yi, Hz. Ali de Velid'i bir anda tepeledi. Ubeyde (r.a.) ile Utbe ise birbirlerini ayakta duramayacak şekilde yaraladılar. Hz. Hamza ve Hz. Ali hemen Ubeyde'nin yardımına koştular ve Utbe'yi öldürdüler. Ubeyde'yi de (r.a.) kucaklayarak saflarına taşıdılar.
Ubeyde (r.a.) Resûlullah'a, " Yâ Resûlallah, ben şehit değil miyim? " diye sordu.
Peygamberimiz, " Evet, şehitsin. " buyurdu.
Buna çok sevinen Hz. Ubeyde, " Ebû Tâlib sağ olsaydı, söylediği söze, kendisinden ziyade, benim layık olduğumu anlardı. " dedi. Sonra da Ebû Tâlib'in şu beytini okudu:
" Biz, onun çevresinde çoluğumuzu çocuğumuzu unutturacak derecede çarpışıp yerlere serilmedikçe, onu size teslim edeceğimizi mi sanıyorsunuz?! ".
*** Yıllar sonra Resûlullah kabrinin yanından geçerken şöyle buyurmuştur: " Hissettiğiniz bu güzel koku, onun kabrinden yayılmaktadır. " ***
her siyer okuduğumda onun bölümüne bedir e geldiğimde gözlerimi yaşartan sahabe. ayağı kılıçla parçalanmış halde. vücudunun her yeri kesik... ama ölmedi işte. o kadar yaralanmasına rağmen ölmedi ya o. peygamberin dizine başını yaslayıp
"ya rasulallah ben şimdi şehit değil miyim?"
demek te nedir be adam! ölemediğine üzülüyor sakat kaldığına ve ya utbe bin rebia yı pat diye vurup düşürerek şov yapamadığına değil. şehit olamadığına sitem ediyordu sadece.
derler ya 'koca yürekli adam' bu söz ubeyde bin haris bin abdülmuttalip için söylenmeyecekse kimin için söylenebilir ki başka?
"ya rasulallah ben şimdi şehit değil miyim?"
demek te nedir be adam! ölemediğine üzülüyor sakat kaldığına ve ya utbe bin rebia yı pat diye vurup düşürerek şov yapamadığına değil. şehit olamadığına sitem ediyordu sadece.
derler ya 'koca yürekli adam' bu söz ubeyde bin haris bin abdülmuttalip için söylenmeyecekse kimin için söylenebilir ki başka?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar