bugün
- reis2
- ey insan3
- mikroplastik kirliliği2
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- gocu beyin günü aydın olsun2
- farklı alemlere yolculuk2
- eşitlik mi özgürlük mü8
- ekşi sözlük referans17
- yaşlandığının farkına varmak9
- türkiye10
- ekonomi8
- mekke anlaşması20
- recep tayyip erdoğan7
- gammazlığı elinden alınan yazar14
- müzik dinlemek5
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- dağ evi olmayan erkek5
- sözlüğün çok durgun olması6
- sözlük yazarlarının kekleri5
- kainattaki değişim2
- sonradan olma2
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- asosyal ve çirkin olmak4
- sıcak hava vs soğuk hava6
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- tarım3
- kartoncu birader vs erecto bey3
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- günlük tutan erkek19
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- evlenmeme nedenleri5
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- clean girl akımı4
- sigara içmeyen erkek4
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- cansever19
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- yahudilere sallayan kitaplar3
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- yanlışlıkla gey olmak9
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
- emekliler2
- emeklilik2
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- apı uygulama programlama ara yüzü2
ubeyde bin haris bin abdülmuttalib,
peygamber efendimizin amcasının oğlu. 63 yaşında bedir savaşında şehit olmuştur.
Bedir Savaşı'na iştirak eden bu bahtiyar mücahidin bütün arzusu "şehit olmak"tı. iki ordu karşılaştığında, müşriklerden Utbe, Şeybe ve Velid meydana çıkarak çarpışacak yiğit istediler. Karşılarına Ensar'dan üç kişi (muaz bin amr, muavviz bin amr, abdullah bin revaha) çıktı. Fakat onlar, " Biz sizi istemiyoruz. Abdülmuttâliboğullarından amcalarımızın oğullarıyla çarpışmak istiyoruz! " diyerek onları reddettiler.
Bunun üzerine Peygamberimiz, " Kalk yâ Ubeyde! Kalk yâ Hamza! Kalk yâ Ali! " buyurdu.
Bu üç yiğit hemen meydana fırladı. Müşrikler onları karşılarında görünce sevindiler. " Evet, siz bizim dengimizsiniz. " dediler ve kıyasıya cenge tutuştular. Hz. Hamza Şeybe'yi, Hz. Ali de Velid'i bir anda tepeledi. Ubeyde (r.a.) ile Utbe ise birbirlerini ayakta duramayacak şekilde yaraladılar. Hz. Hamza ve Hz. Ali hemen Ubeyde'nin yardımına koştular ve Utbe'yi öldürdüler. Ubeyde'yi de (r.a.) kucaklayarak saflarına taşıdılar.
Ubeyde (r.a.) Resûlullah'a, " Yâ Resûlallah, ben şehit değil miyim? " diye sordu.
Peygamberimiz, " Evet, şehitsin. " buyurdu.
Buna çok sevinen Hz. Ubeyde, " Ebû Tâlib sağ olsaydı, söylediği söze, kendisinden ziyade, benim layık olduğumu anlardı. " dedi. Sonra da Ebû Tâlib'in şu beytini okudu:
" Biz, onun çevresinde çoluğumuzu çocuğumuzu unutturacak derecede çarpışıp yerlere serilmedikçe, onu size teslim edeceğimizi mi sanıyorsunuz?! ".
*** Yıllar sonra Resûlullah kabrinin yanından geçerken şöyle buyurmuştur: " Hissettiğiniz bu güzel koku, onun kabrinden yayılmaktadır. " ***
peygamber efendimizin amcasının oğlu. 63 yaşında bedir savaşında şehit olmuştur.
Bedir Savaşı'na iştirak eden bu bahtiyar mücahidin bütün arzusu "şehit olmak"tı. iki ordu karşılaştığında, müşriklerden Utbe, Şeybe ve Velid meydana çıkarak çarpışacak yiğit istediler. Karşılarına Ensar'dan üç kişi (muaz bin amr, muavviz bin amr, abdullah bin revaha) çıktı. Fakat onlar, " Biz sizi istemiyoruz. Abdülmuttâliboğullarından amcalarımızın oğullarıyla çarpışmak istiyoruz! " diyerek onları reddettiler.
Bunun üzerine Peygamberimiz, " Kalk yâ Ubeyde! Kalk yâ Hamza! Kalk yâ Ali! " buyurdu.
Bu üç yiğit hemen meydana fırladı. Müşrikler onları karşılarında görünce sevindiler. " Evet, siz bizim dengimizsiniz. " dediler ve kıyasıya cenge tutuştular. Hz. Hamza Şeybe'yi, Hz. Ali de Velid'i bir anda tepeledi. Ubeyde (r.a.) ile Utbe ise birbirlerini ayakta duramayacak şekilde yaraladılar. Hz. Hamza ve Hz. Ali hemen Ubeyde'nin yardımına koştular ve Utbe'yi öldürdüler. Ubeyde'yi de (r.a.) kucaklayarak saflarına taşıdılar.
Ubeyde (r.a.) Resûlullah'a, " Yâ Resûlallah, ben şehit değil miyim? " diye sordu.
Peygamberimiz, " Evet, şehitsin. " buyurdu.
Buna çok sevinen Hz. Ubeyde, " Ebû Tâlib sağ olsaydı, söylediği söze, kendisinden ziyade, benim layık olduğumu anlardı. " dedi. Sonra da Ebû Tâlib'in şu beytini okudu:
" Biz, onun çevresinde çoluğumuzu çocuğumuzu unutturacak derecede çarpışıp yerlere serilmedikçe, onu size teslim edeceğimizi mi sanıyorsunuz?! ".
*** Yıllar sonra Resûlullah kabrinin yanından geçerken şöyle buyurmuştur: " Hissettiğiniz bu güzel koku, onun kabrinden yayılmaktadır. " ***
her siyer okuduğumda onun bölümüne bedir e geldiğimde gözlerimi yaşartan sahabe. ayağı kılıçla parçalanmış halde. vücudunun her yeri kesik... ama ölmedi işte. o kadar yaralanmasına rağmen ölmedi ya o. peygamberin dizine başını yaslayıp
"ya rasulallah ben şimdi şehit değil miyim?"
demek te nedir be adam! ölemediğine üzülüyor sakat kaldığına ve ya utbe bin rebia yı pat diye vurup düşürerek şov yapamadığına değil. şehit olamadığına sitem ediyordu sadece.
derler ya 'koca yürekli adam' bu söz ubeyde bin haris bin abdülmuttalip için söylenmeyecekse kimin için söylenebilir ki başka?
"ya rasulallah ben şimdi şehit değil miyim?"
demek te nedir be adam! ölemediğine üzülüyor sakat kaldığına ve ya utbe bin rebia yı pat diye vurup düşürerek şov yapamadığına değil. şehit olamadığına sitem ediyordu sadece.
derler ya 'koca yürekli adam' bu söz ubeyde bin haris bin abdülmuttalip için söylenmeyecekse kimin için söylenebilir ki başka?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar