bugün
- hünkar beğendi vs alinazik6
- birikim yapmak5
- en lezzetli balık21
- sifonun sızdırıyorsa kaçenzinyo2
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın8
- yapay zeka mod entryde mala mal deyince siliyor2
- fransa'nın türkiye'ye atacağı gol sayısı2
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması5
- ellerim bos gonlum hos5
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi3
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin13
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız9
- arkadaşlar bi bakar mısınız6
- karton toplarken kafaya yıldırım düşmesi3
- 24 eylül 2026 şanlıurfa depremi2
- o kişi sözlüğe girince ne yapmalı3
- can holding'in 33 şirketini geri alması5
- ne bakıyorsunuz yazsanıza3
- karınızı oto yıkamada yıkar mısınız3
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız2
- israil10
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- dünya2
- deprem2
- true nickli yazar24
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi3
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum11
- karton toplarken tırın altında kalmak2
- dünyanın en çok ziyaret edilen şehirleri2
- erdoğan'ın new york ta iş adamlarıyla buluşması3
- sabahları nefret edilen şeyler10
- karşı cinsteki en itici özellik12
- çok seviyorsan birini2
- ben geldim naneler13
- garip bir rüya gördüm5
- anın görüntüsü25
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek7
- karton toplarken cin musallat olması6
- gocu33
- does the carpet match the drapes2
- mansur yavaş14
- asena keskinci3
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- how'i met your mother marshall6
- online listesindeki sıralama mantığı9
- yeni biriyle nerede tanışılır8
- online listesi neden kaldırıldı10
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği37
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
--her ihtimale karşı izlemeyenler okumasın aman--
koca yürekli bir adamın, babanın ve kocanın hayatın -büyük buhran yılları- zorluklarına karşı verdiği mücadele. şan, şöhret yahut kişisel tatmini için dövüşmüyordu o, tam manasıyla ailesine bakmak için dövüşüyordu. bu yüzden de bazen eli kırık, bazen kaburgası kırık dövüştü.
böyle bir adamın, gerçek bir kahramanın hikayesini anlatıyor film. yoksulluğun ve baba olma sorumluluğunun birleşmesi insana gerçekten olmadık fedakarlıklar yaptırıyor. evinin ısınma masrafını ödeyemeyen jim in boksorler klubune -yahut ne püsür ise- gidip de para "dilenmesi" ne kadar yürek burkucu idi. ama öyle, reklam tabelalarının odunlarını alıp yakacak olarak kullanmak da öyle idi. kızı daha çok et yesin diye, "ben rüyamda çok et yedim ve bu yüzden şimdi de karnım tok" diye payını kızına veren babaya ne denebilir ki...
yahut kocası ringe çıktığında "sen ne vakit yumruk yesen, ben de aynısını hissediyorum, o yüzden maçlarını asla izleyemem" diyen bir kadın, anne, eş. kocası neler çekiyorsa o da aynısını çekiyor, belki de fazlasını...
yönetmeninin, oyuncularının ellerine sağlık o kadar güzel bir iş çıkarmışlar ki, jim ne vakit yumruk yese bir de yüzümüze, yüreğimize yumruk yedik. jim ne zaman kazanmak için saldırsa biz de ellerimizi kaldırdık havaya, yerimizde duramadık.
russel crowe ve renee zellweger oynamamışlar, yaşamışlar karakterleri. yönetmeni de çok iyi iş çıkarmış sağolsun, dövüş sahneleri oldukça gerçekçi idi, seslerle birlikte. filmdeki diyaloglar da oldukça derin, güzel.
--her ihtimale karşı izlemeyenler okumasın aman--
koca yürekli bir adamın, babanın ve kocanın hayatın -büyük buhran yılları- zorluklarına karşı verdiği mücadele. şan, şöhret yahut kişisel tatmini için dövüşmüyordu o, tam manasıyla ailesine bakmak için dövüşüyordu. bu yüzden de bazen eli kırık, bazen kaburgası kırık dövüştü.
böyle bir adamın, gerçek bir kahramanın hikayesini anlatıyor film. yoksulluğun ve baba olma sorumluluğunun birleşmesi insana gerçekten olmadık fedakarlıklar yaptırıyor. evinin ısınma masrafını ödeyemeyen jim in boksorler klubune -yahut ne püsür ise- gidip de para "dilenmesi" ne kadar yürek burkucu idi. ama öyle, reklam tabelalarının odunlarını alıp yakacak olarak kullanmak da öyle idi. kızı daha çok et yesin diye, "ben rüyamda çok et yedim ve bu yüzden şimdi de karnım tok" diye payını kızına veren babaya ne denebilir ki...
yahut kocası ringe çıktığında "sen ne vakit yumruk yesen, ben de aynısını hissediyorum, o yüzden maçlarını asla izleyemem" diyen bir kadın, anne, eş. kocası neler çekiyorsa o da aynısını çekiyor, belki de fazlasını...
yönetmeninin, oyuncularının ellerine sağlık o kadar güzel bir iş çıkarmışlar ki, jim ne vakit yumruk yese bir de yüzümüze, yüreğimize yumruk yedik. jim ne zaman kazanmak için saldırsa biz de ellerimizi kaldırdık havaya, yerimizde duramadık.
russel crowe ve renee zellweger oynamamışlar, yaşamışlar karakterleri. yönetmeni de çok iyi iş çıkarmış sağolsun, dövüş sahneleri oldukça gerçekçi idi, seslerle birlikte. filmdeki diyaloglar da oldukça derin, güzel.
--her ihtimale karşı izlemeyenler okumasın aman--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar