bugün
- sokuk yazarlar6
- bir ilişkiyi kim yönetir19
- sikişirken hüzünlenmek6
- yeni sevgiliden beklentiler4
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- aleyna tilki7
- cd devrinin bitmesi4
- velvet48
- sevişme sonrası erkeğin gömleğini giyen kadın2
- pandela 319
- ata demirer dinin mizahı olmaz2
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek6
- en gıcık olunan insan davranışı5
- samsung4
- kürt hareketinin devşirme olması15
- sandalye8
- lamba5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- masa5
- deniz göktaş'ın ölen yemenli çocuklar şakası2
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- ciguli kral16
- amedspor12
- diamond bosphorus14
- deniz göktaş34
- aysu türkoğlu2
- memduh bashgan9
- mony tontana11
- bik bik kaç yaşında10
- elektriği ödeyen adam7
- ahtapot yemek9
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- ptt de idari hizmet sözleşmeli sisteme geçilmesi2
- iblis3
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- 2026 dünya kupası33
- yürüyüş flörtü9
- evde kalmış kız kurusu7
- kemal kılıçdaroğlu20
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi27
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı7
- araf suresi 12 ayet2
- araf suresi 13 ayet2
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- kokusuz küllük2
- uludağ sözlük bir ailedir9
- yapsam yaptım derim3
- bik bik abla vs vurduranlar12
- true üniversitesi6
seneler önce rüyalarımı kontrol ettiğimi fark etmiştim. ama bunun bir adı olduğunu bilmiyordum. daha sonra lise 2 de sanırım astral seyahate merak salınca lucid dreaming hadisesini öğrendim. insanlar bunu gerçekleştirebilmek için rüya günlükleri tutuyor, uyumadan önce rüyalarında görmek istedikleri şeyi uzun uzun düşünüyor, çalışmalar yapıyorlardı.
rüyaların birkaç çeşidi var. benim açımdan en azından. bir kısmı tamamen bilinç altımın etkisiyle gördüğüm rüyalar. korkularım, isteklerim ya da aklıma kazındığını bile bilmediğim herhangi bir şeyle ilgili. hatta bu rüyalardan uyanınca bazen "vay be bunu da mı kafaya takmışım" dediğim olur. diğer bir kısmı saçma sapan etkisiz rüyalar. sanki bir rüya kotası var ve onu doldurmak için görüyorsun. yayın akışını doldurmak için doktorlar'ın yayınlanması gibi gereksizler. sonuncusunun ne olduğunu ben de çözemedim gerçi ama hiç kontrol edemediğim tek rüya çeşidi bu. rüyada olduğumu anlamadığım tek rüya çeşidi de bu. genelde bunlar çıkarlar zaten. bir iki ay içinde aynı şekilde yaşanırlar. çok ürkütücü benim açımdan.
rüyada olduğumu ilk fark edişim şöyle gerçekleşti: bir yerdeyim, benim için önemli bir bilgi var ve onu öğrenmek üzereyim. bana söyleyen birisi var ama kulağıma fısıldıyor. öğreniyorum güya ama gerçekten duymuyorum. bu hep böyle oluyordu. yani aslında bilmediğim şeylerle ilgili bir şeyi rüyalarda yine bilmiyordum, zihnim o kısmı bulandırıveriyordu, sanki biliyormuşum havası yaratıyordu ama yemiyordum * sınav sorusu mu görüyorsun mesela, kağıttaki şey asla aynı kalmıyor, dur neydi diyorsun ikinci baktığında başka şey yazıyor, bilmediğin bir dil mi konuşuluyor. aslında anlam bütünlüğü yok o sözlerin bunu fark ediyorsun. ama ilk başlarda kontrol etme çabam olmadı, bilmiyordum ya bu olayın bilimsel açıklamalarını vs.
ortaokuldayım. o yaşlarda çocuğun rüyası ne olacak. rüyamda evden çıkmışım, okula gidiyorum ama çantamı almayı unutmuşum. sınav var o gün. telaşlanıyorum. lojmana büyük bir demir kapıdan giriliyordu. anahtar yok yanımda kapıyı nasıl açacağım diyorum. hapishane kapısı gibi bir kapı, zil mil yok tabi * yürümeye başlıyorum ama tedirgin. sonra diyorum ki ya bu rüya olmasın yine. ben yeni geldim sanki okuldan diyorum. lojmanın bahçesine bakıyorum. ağaçlar bir tuhaf görünüyor. rüyaysa akşam olsun o zaman diyorum kafamdan. birden hava kararıyor. oha noluyor demeye kalmadan bir şeyler yapıyorum, okula falan gidip atraksiyonlar unuttum şimdi.
ama o günden beri rüyaların tadı kalmadı benim açımdan. her seferinde rüya gördüğümü biliyorum çünkü. bir kere de farkında olmayım diyip sıkılıyorum rüyalardan. ne zaman bitecek diyorum. bazen görmek istediklerime çeviriyorum, şuradan şu çıksın, aa bu da olsun gibi. sıkıcı bilinçli olmak bence. ama sanıldığı gibi öyle dünyalar yaratmak, oradan çıkamamak gibi durumlar olmuyor. ya da oluyordur da o büyük hırsla çalışanlara oluyordur, bilemedim. *
rüyaların birkaç çeşidi var. benim açımdan en azından. bir kısmı tamamen bilinç altımın etkisiyle gördüğüm rüyalar. korkularım, isteklerim ya da aklıma kazındığını bile bilmediğim herhangi bir şeyle ilgili. hatta bu rüyalardan uyanınca bazen "vay be bunu da mı kafaya takmışım" dediğim olur. diğer bir kısmı saçma sapan etkisiz rüyalar. sanki bir rüya kotası var ve onu doldurmak için görüyorsun. yayın akışını doldurmak için doktorlar'ın yayınlanması gibi gereksizler. sonuncusunun ne olduğunu ben de çözemedim gerçi ama hiç kontrol edemediğim tek rüya çeşidi bu. rüyada olduğumu anlamadığım tek rüya çeşidi de bu. genelde bunlar çıkarlar zaten. bir iki ay içinde aynı şekilde yaşanırlar. çok ürkütücü benim açımdan.
rüyada olduğumu ilk fark edişim şöyle gerçekleşti: bir yerdeyim, benim için önemli bir bilgi var ve onu öğrenmek üzereyim. bana söyleyen birisi var ama kulağıma fısıldıyor. öğreniyorum güya ama gerçekten duymuyorum. bu hep böyle oluyordu. yani aslında bilmediğim şeylerle ilgili bir şeyi rüyalarda yine bilmiyordum, zihnim o kısmı bulandırıveriyordu, sanki biliyormuşum havası yaratıyordu ama yemiyordum * sınav sorusu mu görüyorsun mesela, kağıttaki şey asla aynı kalmıyor, dur neydi diyorsun ikinci baktığında başka şey yazıyor, bilmediğin bir dil mi konuşuluyor. aslında anlam bütünlüğü yok o sözlerin bunu fark ediyorsun. ama ilk başlarda kontrol etme çabam olmadı, bilmiyordum ya bu olayın bilimsel açıklamalarını vs.
ortaokuldayım. o yaşlarda çocuğun rüyası ne olacak. rüyamda evden çıkmışım, okula gidiyorum ama çantamı almayı unutmuşum. sınav var o gün. telaşlanıyorum. lojmana büyük bir demir kapıdan giriliyordu. anahtar yok yanımda kapıyı nasıl açacağım diyorum. hapishane kapısı gibi bir kapı, zil mil yok tabi * yürümeye başlıyorum ama tedirgin. sonra diyorum ki ya bu rüya olmasın yine. ben yeni geldim sanki okuldan diyorum. lojmanın bahçesine bakıyorum. ağaçlar bir tuhaf görünüyor. rüyaysa akşam olsun o zaman diyorum kafamdan. birden hava kararıyor. oha noluyor demeye kalmadan bir şeyler yapıyorum, okula falan gidip atraksiyonlar unuttum şimdi.
ama o günden beri rüyaların tadı kalmadı benim açımdan. her seferinde rüya gördüğümü biliyorum çünkü. bir kere de farkında olmayım diyip sıkılıyorum rüyalardan. ne zaman bitecek diyorum. bazen görmek istediklerime çeviriyorum, şuradan şu çıksın, aa bu da olsun gibi. sıkıcı bilinçli olmak bence. ama sanıldığı gibi öyle dünyalar yaratmak, oradan çıkamamak gibi durumlar olmuyor. ya da oluyordur da o büyük hırsla çalışanlara oluyordur, bilemedim. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar