bugün

galatasaray

felipe melo konusunda duvara toslamış takımım. bir yandan bonservislere paralar saçılırken geçen sezon gollerinde çift hanelere ulaşmış, takıma alışmış, taraftara kendini sevdirmiş, kulübe bağlılığını göstermiş bu adamı ucuz taktiklerle bezdirmek yakışmadı galatasaraya. ha başta dersin ki melonun profesyonellik dışı davranışlarından dolayı temkinliyiz, ücretinde ciddi bir indirim yapmadığı sürece almayacağız, ama onu da söylemiyorsun ki be yönetim? önce juventus ile anlaş, sonra melo ile anlaş sonra juventusun parasını indirmeye çalış, sonra tekrar melonun parasını indirmeye çalış, sana demezler mi "eeeaaahhhh hassiktir lan ordan!"? nitekim de dediler işte. selçukla bu takımın omurgasını seneler sonra doğru düzgün şekle sokmuş, hem taraftarın hem de takımın kronik fıtık olmasını engellemiş bu adamı ucuzca takımdan iteklemiş olduk.

şimdi yerine çapsız sabri mi oynar, at hırsızı hamit mi oynar bilemeyiz fakat şu anki kadroyla en yeterli isim yekta gibi duruyor o mevkide. ama tatlı yönetimimiz çuvalla çilek alacakmış transferde, pastanın üstüne koyacakmış. yine alınacak oyuncuya gidecek bonservis 7-8 milyon euro olacak. e bu adam yıllık en az 2.5 milyon alacak. bunun maç başı ücreti de 20bin euro civarnda olacak. bu adam nereden baksan en az 40 maç oynayacak. e işte sana geldi mi melonun maliyeti?

biz daha bundan bir sene önce mustafa sarpları, barış özbekleri gördük, ne umutlarla lorik cana'yı getirdik sonra saçlarımızı yolduk. melo bu kadar başarılı ve net bir transferken onu yollamak bizim değil rakip takımların pastasındaki çilek olabilir. bu da bizi üzebilir.

jo, keita, kewell, giovani dos santos, elano, baros gibi bir ileri uç kadromuz da vardı bizim. o kadro şimdikinden kötü müydü? değildi elbet. ama fark orta sahanın göbeğinde top dağıtamayan ayhanın yerinde selçuk inanın olması, ve yanında sürekli koşan canavar gibi rakibi ısıran bir melo olması. başarımızın farkı burada başlıyor. tabii ki bir de fatih terim faktörü...

ben sadece transferlerinden dolayı takımına karşı endişe besleyen ve biraz üzülen bir galatasaraylıyım. bütün taraftarlar transferde hakan balta'ya bir alternatif ve orta sahanın ortasına melo ve selçuk ile rotasyon sağlayabilecek bir orta saha beklerken bir forvet daha alacakmışız. aklım biraz kayıyor açıkçası. forvetlerimiz baros elmander necati sercan umut ve burak. e bunları nasıl bir rotasyonda kullanacağız biz? veya çağlar birinci kardeşimiz hakanın yerinde hakikaten oynayabilecek mi? yeterli mi? orta sahada selçuk sakatlanırsa ne hale geleceğiz?

dileğim, bu soruları benden başka galatasaraylıların da sorması ve yönetimin en azından bu konuyu bir düşünmesi. çöpe atılacak paramız yok, evet. ama bu kadar para harcadıktan sonra başarısız bir takım da sabır sınırlarını zorlayabilir. dikkat.

imza: takımını seven bir galatasaraylı...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026