bugün
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz8
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar10
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı6
- 4 kasım 2026 liverpoolun fbye döşeyceği boru4
- yeni tanışılan kimse8
- muslettin amca13
- cezaevine özenen gençler8
- yağmurlu bir güne uyanmak5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı28
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi5
- inancın sıcacık fırınları5
- biz de birileriyiz3
- sözlük klasikleri8
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı5
- suavi nin tıraş bıçağı reklamında oynaması2
- sex shop3
- anlamadım true ayıplı film çekerken mi yakalanmış3
- erkekler neden teşhirci giyinmez5
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan5
- adolescence2
- anın görüntüsü33
- ucanpembekoala4
- 24 kasım 2026 galatasaray aston villa maçı5
- aleksey batrakov27
- aşk4
- hoşlanılan kızın aşkın ne kadar derin diye sorması5
- akepem yapmaz5
- yazılımcıların flörtleşme algoritması2
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı3
- güne bir kitap alıntısı bırak3
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- teoman müziği bıraktı2
- kamala harris4
- sinan sardoğan2
- insan sevmemek2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı3
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- kırıkkaleli olmak istemek10
- çöpe bırakılmış ıvır zıvır3
- doların 50 tl olması10
- fenerli yazarların ortalarda gözükmemesi3
- 15 kasım 2026 fransa türkiye maçı2
- emre belözoğlu8
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir11
- sözlük kürdü55
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil17
- queen ravennanın aşırı güzel olması14
- mazda 6262
- arap götü10
postane hariç tüm romanlarını okumuştum lisedeyken, elimde olsa şimdi postane'yi de okurdum. önce factotum ile başlamıştım, tamamen tesadüf eseri. nasıl bir kitap olduğundan haberim bile yoktu. arka kapağında factotum'un anlamı anlatılıyordu. latince "işçi" gibi bir şeydi. felsefeyle ilgiliydim o zamanlar, latince görünce açtım daldım okumaya. ne içki içen bir tipim, ne kızlarla muhabbeti olan. uzaktan sevici, bir izleyici ve sessiz biriyim; daha tüyüm bitmemiş. lise 1-2 falan. okumaya başladım işte. elemanımız henry chinaski, hapisaneye düşmüş bir şekilde. babası gelip kefalet ücretini ödeyip çıkartıyor. babasıyla tartışıyorlar, gazetecilik okuyormuş sanırım ki romanlarında hayatını anlattığına göre, postane kitabının devamı oluyor bu roman. elemanımız türlü işlere girerek, hayatını idame ettirmeye çalışıyor. bira, sigara parasını çıkarsa yetiyor. çirkin olduğu kadar küstah da olan bu karakterin hayatı umursamazlığına ergen hâlimle hayran kalmış olsam da hayranlığımı olabildiğince olgun şu hâlimle bile sürdürüyorum. ne yazıktır ki tam hatırlamıyorum bile... vakit bulursam tekrar okumak isteyeceğim insanlardan biri ama bukowski. factotum'dan sonra kendisi hakkında daha fazla bilgi edinmeye çalışıyorum ve ekmek arası kitabını keşfediyorum. hayatımın en depresif dönemlerinden birini yaşarken bu kitabın arka kapak yazısı benim için en kutsal kitaptan daha kutsal ve anlamlı bir hâle geliyor. kitapta çocukluğunu ve gençliğini anlatan henry'ye içten içe hayranlığım artarken, depresifliğim yerini umursamazlığa bırakıyor. sigaraya da bu dönemlerde başlamışımdır. henry'nin hayatını okurken, hâlihazırda bir yaşam yaşamış gibi doygunluğa ulaşmış ve yakında ölürüm tekrar acıkmadan deyip intihar senaryoları hazırlamışımdır. ama henry kadar umursamaz ve hayata tutunma azmine sahip olmadığım gibi ölümden korkmadığım hâlde, ailemle aram o'nun kadar kötü olmadığı için arkamda bırakma düşüncesi içime dert olmuştur. daha sonra ise muhabbeti dönerken bir arkadaşımda kadınlar romanının olduğunu öğrenmiş ve onu da ödünç alıp okumuş, pek aşk denemeyecek olsa da, kendisini uğraştıran kadınlardan nasibimi almış ve sanki lanet bir yemin etmiş gibi henüz sevgililik müessesesinden içeri atmamış olduğum adımımı beter bir şekilde daha da uzaklara yönlendirmişimdir. kendisi kamışını soba borularının içerisinde ısıtmaktan zevk alsa da ben bu zevki ne yazık ki tatmamakla beraber, çileli bulmaktayım. gel zaman, git zaman kendisinden uzaklaşmışımdır. hâlen daha umursamazlığım belirli bir seviyenin üzerine çok çıkmadan yahut da bu seviyenin altına çok düşmeden varlığını sürdürürken, ben olaylardan uzakta naçiz yaşamımı arada bir çirkefleşerek ve mütemadiyen uzaklaşarak yaşamaya devam etmekteyim... pis moruktan pis olmak dışında ders almamış gibiyim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar