bugün
- boyumun 2 cm kısalması21
- sözlük yazarlarına güvenmek11
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı19
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek6
- nev10
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi3
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- afet hoca geliyo afet hoca geliyo ihihihi6
- mal mıyım sorunsalı13
- sözlüğün troll mekanı haline gelmesi4
- küt saçlı hatun12
- sözlük kızlarının meme savaşı7
- beni sevdiniz mi3
- online listesi7
- ilk sevgili3
- hiç bir şey hissetmemek4
- natisii mik'yi ena4
- sözlüğün bok yoluna doğru gitmesi3
- geceye bir tespit bırak5
- seks yapmama şartıyla ölümsüz olmak5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- cihangir insanı2
- modern tanrılara tapınmak4
- sözlük yazarlarının saatleri8
- ay da am olsaydı ilk türkler çıkardı5
- kiraz cicegi kolonyasi41
- teoman'ın 60 yaşına girmesi2
- mandalina8
- hüküm giymişim5
- sözlük yazarlarının ikindil vakti rüyaları2
- muskacılık yapıp çomar yolmak2
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri12
- açgözlü bencil ikiyüzlü kibirli insan4
- sözlük kavgaları5
- tansağ türk4
- je taime2
- ismail kartal34
- tek şeftaliyle doymamak2
- rakı3
- istanbul trafiği7
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- gecenin nostaljik şarkısı2
- internette saklanabileceğine inanmak3
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
- 2026 yazı5
- ben bu çocukla ilgili evlencem ya9
Bukowskinin kitabın boşluklarını bile övmesiyle ünlenen Toza Sordan bahsetmezsek olmaz tabiki.
Hatta söylediği tam olarak bu:
derken bir gün bir kitap çektim, açtım ve kalakaldım.
birkaç paragraf okudum. sonra çöplükte altın bulmuş biri gibi kitabı masaya götürdüm.
cümleler sayfada yuvarlanıyordu, kayıyorlardı. her cümlenin kendine özgü bir enerjisi vardı.
cümlelerin özü sayfaya bir biçim veriyordu: sayfaya oyulmuşlardı sanki.
duygusallıktan korkmayan birini bulmuştum sonunda.
mizah ve acı olağanüstü bir kolaylıkla iç içe geçmişti.
o kitabın ilk sayfaları benim için çılgın ve büyük bir mucizeydi.
evet, fante beni çok etkiledi. o kitapları okuduktan kısa bir süre sonra bir kadınla yaşamaya başlamıştım.
benden daha ayyaştı ve korkunç kavgalar ederdik.
bazen ona, bana orospu çocuğu deme! bandiniyim ben, arturo bandini diye bağırırdım.
fante benim tanrımdı ve tanrıların rahatsız edilmeyeceğini, kapılarının çalınmayacığını biliyordum.
ama angels flightın neresinde oturduğunu tahmin etmeye çalışır, hala orada yaşadığını tahayyül etmeyi severdim. hemen her gün ordan geçerdim.
camillanın tırmandığı pencere bu muydu? lobi bu mu?
hiçbir zaman emin olamadım.
(bkz: charles Bukowski)
Hatta söylediği tam olarak bu:
derken bir gün bir kitap çektim, açtım ve kalakaldım.
birkaç paragraf okudum. sonra çöplükte altın bulmuş biri gibi kitabı masaya götürdüm.
cümleler sayfada yuvarlanıyordu, kayıyorlardı. her cümlenin kendine özgü bir enerjisi vardı.
cümlelerin özü sayfaya bir biçim veriyordu: sayfaya oyulmuşlardı sanki.
duygusallıktan korkmayan birini bulmuştum sonunda.
mizah ve acı olağanüstü bir kolaylıkla iç içe geçmişti.
o kitabın ilk sayfaları benim için çılgın ve büyük bir mucizeydi.
evet, fante beni çok etkiledi. o kitapları okuduktan kısa bir süre sonra bir kadınla yaşamaya başlamıştım.
benden daha ayyaştı ve korkunç kavgalar ederdik.
bazen ona, bana orospu çocuğu deme! bandiniyim ben, arturo bandini diye bağırırdım.
fante benim tanrımdı ve tanrıların rahatsız edilmeyeceğini, kapılarının çalınmayacığını biliyordum.
ama angels flightın neresinde oturduğunu tahmin etmeye çalışır, hala orada yaşadığını tahayyül etmeyi severdim. hemen her gün ordan geçerdim.
camillanın tırmandığı pencere bu muydu? lobi bu mu?
hiçbir zaman emin olamadım.
(bkz: charles Bukowski)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar