bugün
- laik teyzelerin fenotipi34
- halil konakçı'nın hatay işgalini savunması4
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- boykot3
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- y chp2
- süleymancıların almanya da domuz eti yedirmesi2
- 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri2
- beton kemalist olmak5
- 23 ağustos 2026 trabzonspor başakşehir maçı2
- kendi aralarında anket yapıp iktidar olma heyecanı3
- futbol15
- enayimiknatisii7
- ilk tek tanrılı kutsal kitap4
- bir insanı hayatının merkezine koymak5
- mansur yavaş9
- yeni parti8
- süper lig8
- türkiyede genç siyasetçi olmaması6
- nuh ve tufan hikayesinin tora daki kıssası6
- iyi parti zafer partisi ittifakı6
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- anahtar partisi büyük birlik partisi ittifakı7
- trabzonspor3
- gurbetçi yazarlar2
- sarapci koala8
- nervio varıdı nerede o13
- ellerim bos gonlum hos12
- ak partililerin apo sevdası6
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- windows 84
- gömlek değiştirir gibi ideoloji değiştiren tip5
- ibrahim peygamberin tora daki kıssası4
- zengin bir erkekle evlenmek isteyen kadınlar4
- sevmeden okunan kitaplar2
- sözlüğün en güzel kız yazarı8
- kadın poposunun müthiş hipnoz etkisi2
- mister bomba bomba erecto2
- islam barış dinidir11
- yazarların favori oyun karakteri15
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise5
- geekyapar3
- 1948 arap israil savaşı12
- evler neden 200 bin tl den 6 milyona çıktı2
- radikalkemalist3
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- osuruktan şiirler89
- duş almak3
- gürcistan5
entry'ler (300)
jendermeler çoğalır.
how i met your mother dizisinde geçen bir dövüş.
-bir daha kimseyi sevmicem.
ayağın kokması üzerine söylenen söz.
sonu gelmeyecek bir önermedir.
ayriyeten ne kadar ideolojik olarak Atatürk'ü sevsem de olmasa olmazdık gibi yakıştırmalar komik geliyor bana.
ayriyeten ne kadar ideolojik olarak Atatürk'ü sevsem de olmasa olmazdık gibi yakıştırmalar komik geliyor bana.
kesin ''mesajın gelmedi'' diyebilecek kızdır.
(bkz: uydn snrm s)
(bkz: uydn snrm s)
sıkılmış olan ama elimde bulunsun diyen kızdır.
kafada acaba gülerek mi yazdı, yoksa sinirli mi sorusunu uyandıracak mesaj.
bazı ergenlerin bir şeyleri vurgulamak için eliyle yaptığı işaret.
eksinin artının bir önem arz etmediği yazardır.
Türkiye'de, tamamen kadının susması, eğer cinsel tek bir kelime ederse ''ahlaksız kadın'' ilan edilebilecek yobazlık göstergesidir.
arap şeriatı yerine gerçek müslümanlık uygulanırdı.
pink floyd - hey you
hakkında yazı yazdığım belgesel.
iki gün önceden arkadaşıma söz verdiğim filmi bugün izlemek istedim. Açtım filmi ve yatağıma geçtim. Yatağımın içinde oturup izlemem on dakika kadar sürdü. Bunu yapamazdım. Bu film değildi, belgeseldi. Hem de öyle bir belgeseldi ki Amerikan Gizli Dosyaları'ndan görüntüleri aktarıyordu. Yatmam büyük saygısızlıktı, hele karşısında bir şey içmem, yemem...
Etnik temizlik için iki kışkırtılan devleti gösteriyordu belgesel. Aslında çok uzağımızda olmayan bir yerdi burası, hatta dibimizde olan bir yerdi burası, hatta biz magazin haberlerine bakarken ölen insanların olduğu yerdi burası. Orası tam da burasıydı.
Belgesel ölen -büyük- insanları göstermekle devam ediyordu. Bir süre sonra ağzım açık izlediğimi fark ettim. Sonra kendimi toparladım. Bir süre sonra ağzım normalin üstünde açıktı. Sebebi ise beş, altı yaşlarında bir kızın cümleleriydi:
Bombalar pencereye isabet etti.
Her şey kırılıp yandı.
Eşyalarımı neden kırdılar?
Oyuncaklarımı neden kırdılar?
Bir sürü eşyamı kaybettim.
Hepsini çöpe attık.
Eşyalarımı da attık.
Giyecek giysi için komşularımıza
yalvarıyoruz.
Yediklerimiz benzin gibi kokuyor.
Benzin gibi kokuyor olsalar da
eşyalarımızı atmak istemiyoruz.
Keşke giysilerimizi koklasanız!
israilliler gelseler de giysilerimizi
koklasalar, evimizi görseler.
Ne zaman evde banyo yapmaya kalksak...
ya da başka bir şeyler,
benzin kokusu öldürürcesine boğuyor.
Gelin giysilerime bakın.
Koklayın... Benzin işte.
Ne yapabilirim?
Babamın verdiği güneş gözlüklerin
keyfini bile çıkaramıyorum.
Annemin verdiği kolye
ve bileziklerin bile...
Yüzüklerimin bile
keyfini süremiyorum.
Eşyalarımla nasıl eğlenebilirim?
Okula giderken silah
sesleri duyuyorum.
Silah sesinden çok korkuyorum.
Hangi eşyalarımla eğleneceğim?!
O kız!
Bir ara yemek yemeye gittim yarıda kesip. Önümde sucuklu yumurta vardı ve ben sadece bakakaldım. Sadece baktım, ekmeği banıp ağzıma götürmek benim için dünyanın en zor işiydi o an. O kız çocuğu tekrar tekrar dönüyor kafamda, hala!
iki gün önceden arkadaşıma söz verdiğim filmi bugün izlemek istedim. Açtım filmi ve yatağıma geçtim. Yatağımın içinde oturup izlemem on dakika kadar sürdü. Bunu yapamazdım. Bu film değildi, belgeseldi. Hem de öyle bir belgeseldi ki Amerikan Gizli Dosyaları'ndan görüntüleri aktarıyordu. Yatmam büyük saygısızlıktı, hele karşısında bir şey içmem, yemem...
Etnik temizlik için iki kışkırtılan devleti gösteriyordu belgesel. Aslında çok uzağımızda olmayan bir yerdi burası, hatta dibimizde olan bir yerdi burası, hatta biz magazin haberlerine bakarken ölen insanların olduğu yerdi burası. Orası tam da burasıydı.
Belgesel ölen -büyük- insanları göstermekle devam ediyordu. Bir süre sonra ağzım açık izlediğimi fark ettim. Sonra kendimi toparladım. Bir süre sonra ağzım normalin üstünde açıktı. Sebebi ise beş, altı yaşlarında bir kızın cümleleriydi:
Bombalar pencereye isabet etti.
Her şey kırılıp yandı.
Eşyalarımı neden kırdılar?
Oyuncaklarımı neden kırdılar?
Bir sürü eşyamı kaybettim.
Hepsini çöpe attık.
Eşyalarımı da attık.
Giyecek giysi için komşularımıza
yalvarıyoruz.
Yediklerimiz benzin gibi kokuyor.
Benzin gibi kokuyor olsalar da
eşyalarımızı atmak istemiyoruz.
Keşke giysilerimizi koklasanız!
israilliler gelseler de giysilerimizi
koklasalar, evimizi görseler.
Ne zaman evde banyo yapmaya kalksak...
ya da başka bir şeyler,
benzin kokusu öldürürcesine boğuyor.
Gelin giysilerime bakın.
Koklayın... Benzin işte.
Ne yapabilirim?
Babamın verdiği güneş gözlüklerin
keyfini bile çıkaramıyorum.
Annemin verdiği kolye
ve bileziklerin bile...
Yüzüklerimin bile
keyfini süremiyorum.
Eşyalarımla nasıl eğlenebilirim?
Okula giderken silah
sesleri duyuyorum.
Silah sesinden çok korkuyorum.
Hangi eşyalarımla eğleneceğim?!
O kız!
Bir ara yemek yemeye gittim yarıda kesip. Önümde sucuklu yumurta vardı ve ben sadece bakakaldım. Sadece baktım, ekmeği banıp ağzıma götürmek benim için dünyanın en zor işiydi o an. O kız çocuğu tekrar tekrar dönüyor kafamda, hala!
din kardeşimiz diye yıllardır sığınırız, yıllardır da satarlar. örnek olarak ingilizlere bizi satmasını verebiliriz.