bugün
- gocu22
- bu koyden olsam ne olacak18
- dinlerin yalan olması14
- şu an hissedilen duygu7
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı19
- sarı torba6
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı17
- sarapci koala77
- gecenin şarkısı6
- çaylak yapın beni11
- soğan yiyen kız11
- ilişkiler üzerine bir tavsiye bırak6
- ama ben bipolarım10
- rahatsız ettiğim herkesten özür dilerim9
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey5
- s'i l v'e r m'i s t8
- 30 ağustos zafer bayramı19
- aylık 777 bin lira iyi para mıdır sorunsalı6
- 15 temmuz yalanı5
- fenerbahçe'nin tüm kulvarlarda favori olması6
- morkstar4
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası8
- ay kavga var galiba6
- safiyenin kocası faik5
- çocukluğunuz nasıl geçti3
- tai lung44
- bkono5
- sözlükte korunan bir yazar olmak5
- katatespizartmasi10
- rafael leao34
- yalnızlık4
- incil vahiy9
- sözlük kızları adam mıdır5
- versace red jeans2
- enayimiknatisii4
- sözlüğü nezih bir ortama çevirmek4
- kavga eden yazarlar5
- herkesin birbiriyle kavga ettiği sözlük4
- türkiye savaşa girecek5
- dile dolanan şarkılar2
- türk ten kürt'ü ayırırsan türk kalmaz6
- damdan düşer gibi3
- am lazerinin içine kamera koyan güzellik merkezi3
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- sihirli annem izleyen erkek4
- anayasanın ilk 3 maddesi ile kavgalı kitle3
- kktc de 3 günlük yas ilan edilmesi4
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer11
entry'ler (300)
jendermeler çoğalır.
how i met your mother dizisinde geçen bir dövüş.
-bir daha kimseyi sevmicem.
ayağın kokması üzerine söylenen söz.
sonu gelmeyecek bir önermedir.
ayriyeten ne kadar ideolojik olarak Atatürk'ü sevsem de olmasa olmazdık gibi yakıştırmalar komik geliyor bana.
ayriyeten ne kadar ideolojik olarak Atatürk'ü sevsem de olmasa olmazdık gibi yakıştırmalar komik geliyor bana.
kesin ''mesajın gelmedi'' diyebilecek kızdır.
(bkz: uydn snrm s)
(bkz: uydn snrm s)
sıkılmış olan ama elimde bulunsun diyen kızdır.
kafada acaba gülerek mi yazdı, yoksa sinirli mi sorusunu uyandıracak mesaj.
bazı ergenlerin bir şeyleri vurgulamak için eliyle yaptığı işaret.
eksinin artının bir önem arz etmediği yazardır.
Türkiye'de, tamamen kadının susması, eğer cinsel tek bir kelime ederse ''ahlaksız kadın'' ilan edilebilecek yobazlık göstergesidir.
arap şeriatı yerine gerçek müslümanlık uygulanırdı.
pink floyd - hey you
hakkında yazı yazdığım belgesel.
iki gün önceden arkadaşıma söz verdiğim filmi bugün izlemek istedim. Açtım filmi ve yatağıma geçtim. Yatağımın içinde oturup izlemem on dakika kadar sürdü. Bunu yapamazdım. Bu film değildi, belgeseldi. Hem de öyle bir belgeseldi ki Amerikan Gizli Dosyaları'ndan görüntüleri aktarıyordu. Yatmam büyük saygısızlıktı, hele karşısında bir şey içmem, yemem...
Etnik temizlik için iki kışkırtılan devleti gösteriyordu belgesel. Aslında çok uzağımızda olmayan bir yerdi burası, hatta dibimizde olan bir yerdi burası, hatta biz magazin haberlerine bakarken ölen insanların olduğu yerdi burası. Orası tam da burasıydı.
Belgesel ölen -büyük- insanları göstermekle devam ediyordu. Bir süre sonra ağzım açık izlediğimi fark ettim. Sonra kendimi toparladım. Bir süre sonra ağzım normalin üstünde açıktı. Sebebi ise beş, altı yaşlarında bir kızın cümleleriydi:
Bombalar pencereye isabet etti.
Her şey kırılıp yandı.
Eşyalarımı neden kırdılar?
Oyuncaklarımı neden kırdılar?
Bir sürü eşyamı kaybettim.
Hepsini çöpe attık.
Eşyalarımı da attık.
Giyecek giysi için komşularımıza
yalvarıyoruz.
Yediklerimiz benzin gibi kokuyor.
Benzin gibi kokuyor olsalar da
eşyalarımızı atmak istemiyoruz.
Keşke giysilerimizi koklasanız!
israilliler gelseler de giysilerimizi
koklasalar, evimizi görseler.
Ne zaman evde banyo yapmaya kalksak...
ya da başka bir şeyler,
benzin kokusu öldürürcesine boğuyor.
Gelin giysilerime bakın.
Koklayın... Benzin işte.
Ne yapabilirim?
Babamın verdiği güneş gözlüklerin
keyfini bile çıkaramıyorum.
Annemin verdiği kolye
ve bileziklerin bile...
Yüzüklerimin bile
keyfini süremiyorum.
Eşyalarımla nasıl eğlenebilirim?
Okula giderken silah
sesleri duyuyorum.
Silah sesinden çok korkuyorum.
Hangi eşyalarımla eğleneceğim?!
O kız!
Bir ara yemek yemeye gittim yarıda kesip. Önümde sucuklu yumurta vardı ve ben sadece bakakaldım. Sadece baktım, ekmeği banıp ağzıma götürmek benim için dünyanın en zor işiydi o an. O kız çocuğu tekrar tekrar dönüyor kafamda, hala!
iki gün önceden arkadaşıma söz verdiğim filmi bugün izlemek istedim. Açtım filmi ve yatağıma geçtim. Yatağımın içinde oturup izlemem on dakika kadar sürdü. Bunu yapamazdım. Bu film değildi, belgeseldi. Hem de öyle bir belgeseldi ki Amerikan Gizli Dosyaları'ndan görüntüleri aktarıyordu. Yatmam büyük saygısızlıktı, hele karşısında bir şey içmem, yemem...
Etnik temizlik için iki kışkırtılan devleti gösteriyordu belgesel. Aslında çok uzağımızda olmayan bir yerdi burası, hatta dibimizde olan bir yerdi burası, hatta biz magazin haberlerine bakarken ölen insanların olduğu yerdi burası. Orası tam da burasıydı.
Belgesel ölen -büyük- insanları göstermekle devam ediyordu. Bir süre sonra ağzım açık izlediğimi fark ettim. Sonra kendimi toparladım. Bir süre sonra ağzım normalin üstünde açıktı. Sebebi ise beş, altı yaşlarında bir kızın cümleleriydi:
Bombalar pencereye isabet etti.
Her şey kırılıp yandı.
Eşyalarımı neden kırdılar?
Oyuncaklarımı neden kırdılar?
Bir sürü eşyamı kaybettim.
Hepsini çöpe attık.
Eşyalarımı da attık.
Giyecek giysi için komşularımıza
yalvarıyoruz.
Yediklerimiz benzin gibi kokuyor.
Benzin gibi kokuyor olsalar da
eşyalarımızı atmak istemiyoruz.
Keşke giysilerimizi koklasanız!
israilliler gelseler de giysilerimizi
koklasalar, evimizi görseler.
Ne zaman evde banyo yapmaya kalksak...
ya da başka bir şeyler,
benzin kokusu öldürürcesine boğuyor.
Gelin giysilerime bakın.
Koklayın... Benzin işte.
Ne yapabilirim?
Babamın verdiği güneş gözlüklerin
keyfini bile çıkaramıyorum.
Annemin verdiği kolye
ve bileziklerin bile...
Yüzüklerimin bile
keyfini süremiyorum.
Eşyalarımla nasıl eğlenebilirim?
Okula giderken silah
sesleri duyuyorum.
Silah sesinden çok korkuyorum.
Hangi eşyalarımla eğleneceğim?!
O kız!
Bir ara yemek yemeye gittim yarıda kesip. Önümde sucuklu yumurta vardı ve ben sadece bakakaldım. Sadece baktım, ekmeği banıp ağzıma götürmek benim için dünyanın en zor işiydi o an. O kız çocuğu tekrar tekrar dönüyor kafamda, hala!
din kardeşimiz diye yıllardır sığınırız, yıllardır da satarlar. örnek olarak ingilizlere bizi satmasını verebiliriz.