bugün
- kadınların bir erkekte aradığı kriterler9
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız21
- yazarların hayatlarının 1 yılını satacakları fiyat11
- sözlükte sizi kim tanıyor16
- mezun olunan okula yıllar sonra tekrar gitmek6
- magnum4
- alttaki yazarın gerçek adını tahmin etme4
- en son ne zaman çaylak oldunuz3
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu10
- kiraz cicegi kolonyasi44
- 10 temmuz 2026 ispanya belçika maçı10
- lise arkadaşları4
- aşkom diyen erkek4
- yapay zeka ile sohbet ederken duyulan garip his4
- 2026 dünya kupası26
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi12
- sözlük arkadaşı3
- upuzun saçlarını kısacık kestiren kız2
- zall'a yazdığım mesaj7
- staind3
- kim kimin fakesi10
- yaprak yiyen kadın3
- anın görüntüsü11
- sözlük erkeklerinin kurabiyeleri9
- natuk baytan4
- günün şarkısı5
- birader yazarların birader beyler olmaları hedesi3
- sözlük yazarına telefon numarası vermek2
- ayna3
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip11
- sözlükte ciddi konuların konuşulmaması6
- motor3
- kadınların koşamaması6
- inanmıyorsanız bari saygı duyun2
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler5
- gavurun kızı5
- çirkin kadını güzel gösteren şeyler2
- mehmet okuyan11
- üstteki yazarın banka hesabındaki para4
- abd iran ateşkesinin kalıcı olamaması10
- hazret ktc5
- sözlük kavgaları7
- yazarların en sevdiği sözler9
- whatsapp2
- yiğit özgür2
- akp nin abd köpeği olması4
- şems vs mevlana3
- istanbul3
- mantı2
- bu sene güzel aşure yiyememek2
hayatın akışı içinde dünyevi acıları ve hazları sınırsız ve kişiye özel zannediyoruz. başımıza gelen dertler için üzgün, tadamadığımız hazlar için öfkeli, kazandıklarımız için kibirliyiz.
oysa aynen petrol, su ya da madenler gibi acılar ve sevinçler, mutsuzluklar ve hazlar da bir havuzun içindeki hesaplayamadığımız ama "sınırlı" miktarlarda. birinin acısı muhakkak bir başkasının mutluluğunu besleyecektir aynı şekilde bir başkasının sonsuz ve hak olarak varsaydığı keyifli imtiyazlar bazen kitlelerin mutsuzluğudur. felsefe, siyaset, din ve daha bir çok disiplin buna kendi bildiği, ilgilendiği şekilde açıklamalar getirmeye çalışmıştır...
iktisat tüfek-tereyağı denklemini, kuantumcu görüş enerji ve çekim kavramlarını, siyaset sosyal adalet ve eşitlikçiliği, dinler cennet ve cehennemi cevap olarak sunmuşlardır.
maddi ve manevi (aslında maddi kısmı az çok anlaşılmaya başlamıştır son 50 yılda) hiçbir kavram sınırsız değildir. dünyada bir gün içinde üretilecek felsefe, bilim ya da aşka dair cümleler en azından ölçümlediğimiz zaman ve insan sayısıyla sınırlıdır. aşk acısı çekenin acısı olmasa bir başka çift mutlu olamazdı, evlat acısı çeken anne olmasaydı belki de bir başka "anne" hiç anne olamayacaktı. oldukça acımasız da olsa yüzbinlerce yıllık insanlık tarihi ve kitleler açısından bakarsak düzen, işleyişe odaklı ve kendi içinde tutarlıdır. bireysel felaketlerin çoğu adaletsiz, haksızlıkların çoğu acımasızca dağıtılmıştır ve dinlerin bahsettiği asıl "sınav" işte buradadır. bireylerin soyut ve faydasız ritüellerinden çok kesin ve anlamlı bir "ruh olgunluğu" ile davranarak acıyı ve sebeplerini madde ile körleşmeden algılamaları lazımdır. her fakir tembel, her hasta kabahatli değildir siz öyle görseniz bile sadece algılarınız size bunu söylediği içindir.
bu körleşmeyle dünya üzerindeki çoğu insan acılara omuz silkip geçer. biraz daha iyi niyetliler açlara ekmek, muhtaçlara bakım ile sorunların halledilebileceğini zannederler. ne yazık ki çoğu zaman iyi niyetle giriştikleri bir çok yardım çabası evrenin dengesini bozduğu veya kötülüğe alet olduğu için yardımdan çok zararları dokunur. bir başka deyişle bu dünyanın bazı iyileri de en az kötüler kadar madde ile körleşmiştir.
asıl iki grup vardır ki; dünya hala bunların yüzü suyu hürmetine dönmektedir.
bu felaketlerin sonsuz ve rastgele olmadığını sadece bizim hesaplayamayacağımız kadar karmaşık, kompliike bir denklemin ürünü olduğunu bilenler ama son perdenin ardında olanları göremeyip bu acıların kendisine ve/veya nesline çarpmaması için ruhunu işlemeye çalışan, iyi olmak peşindeki insanlar, kozmik bir vicdanın nisbeten küçük de olsa bir parçasıdırlar.
son grup ise acının her zerresinin herkes için olduğunu, zilletin ve acımasızlığın insan olma iddiası taşıyan herkese kara leke sürdüğünü bilen, ar eden, hicap duyan, vicdanları kanayan ama sessiz bir şekilde bu yangın yerinde insan olmak kavramının içini doldurmaya çalışanlardır.
onlar bize güzellikleri yaratacak evrensel gücü sağlayan acılı ve herkesin yerine utanç hissedebilen tuhaf varlıklar. melekler sadece boru üfleyen, can alan afaki varlıklar değildir. ortak bir aklın ve bilincin hem nedeni hem de sonucudurlar.
oysa aynen petrol, su ya da madenler gibi acılar ve sevinçler, mutsuzluklar ve hazlar da bir havuzun içindeki hesaplayamadığımız ama "sınırlı" miktarlarda. birinin acısı muhakkak bir başkasının mutluluğunu besleyecektir aynı şekilde bir başkasının sonsuz ve hak olarak varsaydığı keyifli imtiyazlar bazen kitlelerin mutsuzluğudur. felsefe, siyaset, din ve daha bir çok disiplin buna kendi bildiği, ilgilendiği şekilde açıklamalar getirmeye çalışmıştır...
iktisat tüfek-tereyağı denklemini, kuantumcu görüş enerji ve çekim kavramlarını, siyaset sosyal adalet ve eşitlikçiliği, dinler cennet ve cehennemi cevap olarak sunmuşlardır.
maddi ve manevi (aslında maddi kısmı az çok anlaşılmaya başlamıştır son 50 yılda) hiçbir kavram sınırsız değildir. dünyada bir gün içinde üretilecek felsefe, bilim ya da aşka dair cümleler en azından ölçümlediğimiz zaman ve insan sayısıyla sınırlıdır. aşk acısı çekenin acısı olmasa bir başka çift mutlu olamazdı, evlat acısı çeken anne olmasaydı belki de bir başka "anne" hiç anne olamayacaktı. oldukça acımasız da olsa yüzbinlerce yıllık insanlık tarihi ve kitleler açısından bakarsak düzen, işleyişe odaklı ve kendi içinde tutarlıdır. bireysel felaketlerin çoğu adaletsiz, haksızlıkların çoğu acımasızca dağıtılmıştır ve dinlerin bahsettiği asıl "sınav" işte buradadır. bireylerin soyut ve faydasız ritüellerinden çok kesin ve anlamlı bir "ruh olgunluğu" ile davranarak acıyı ve sebeplerini madde ile körleşmeden algılamaları lazımdır. her fakir tembel, her hasta kabahatli değildir siz öyle görseniz bile sadece algılarınız size bunu söylediği içindir.
bu körleşmeyle dünya üzerindeki çoğu insan acılara omuz silkip geçer. biraz daha iyi niyetliler açlara ekmek, muhtaçlara bakım ile sorunların halledilebileceğini zannederler. ne yazık ki çoğu zaman iyi niyetle giriştikleri bir çok yardım çabası evrenin dengesini bozduğu veya kötülüğe alet olduğu için yardımdan çok zararları dokunur. bir başka deyişle bu dünyanın bazı iyileri de en az kötüler kadar madde ile körleşmiştir.
asıl iki grup vardır ki; dünya hala bunların yüzü suyu hürmetine dönmektedir.
bu felaketlerin sonsuz ve rastgele olmadığını sadece bizim hesaplayamayacağımız kadar karmaşık, kompliike bir denklemin ürünü olduğunu bilenler ama son perdenin ardında olanları göremeyip bu acıların kendisine ve/veya nesline çarpmaması için ruhunu işlemeye çalışan, iyi olmak peşindeki insanlar, kozmik bir vicdanın nisbeten küçük de olsa bir parçasıdırlar.
son grup ise acının her zerresinin herkes için olduğunu, zilletin ve acımasızlığın insan olma iddiası taşıyan herkese kara leke sürdüğünü bilen, ar eden, hicap duyan, vicdanları kanayan ama sessiz bir şekilde bu yangın yerinde insan olmak kavramının içini doldurmaya çalışanlardır.
onlar bize güzellikleri yaratacak evrensel gücü sağlayan acılı ve herkesin yerine utanç hissedebilen tuhaf varlıklar. melekler sadece boru üfleyen, can alan afaki varlıklar değildir. ortak bir aklın ve bilincin hem nedeni hem de sonucudurlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar