bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü34
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- kahvaltı9
- yazarların kötü oldukları konular3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri13
- dolma biberin kabuğunu yemeyen insan6
- insanın kendisine benzeyen kişiden hoşlanmaması6
- yedi numara3
- gocu34
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- claude'un savaş ve casuslukta kullanılması2
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu28
- yeni parti tüzüğü3
- kaka yaparken dünyayı kurtarma planı yapmak3
- kese kağıdında kalan simit susamları4
- küpe takan adama kız vermem diyen baba10
- külah dondurmayı kaşıkla yiyen erkek2
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar12
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- terörist mecliste konuşma mı yapar2
- gocu'ya gocucuk gocucuk diyip kaçmak3
- fenerbahçe'nin kemalistlerin takımı olması3
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak3
- prenses gibi büyüyen kızlar9
- boyumun 2 cm kısalması22
- otobüste cam kenarına geçmek isteyen erkek3
- uyudun mu mesajı14
- nev12
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak2
- pilavın yanında ekmek yemek3
- çayı üfleyerek içen erkek3
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek15
- kiraz cicegi kolonyasi42
- özlemek2
- ismail kartal35
- haksız insan uzaklaşması3
- teröristbaşı bebekkatiline villa yapan akepeli3
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması11
- israil'in hizbullah yeraltı merkezini patlatması3
- öcalan için bahçeli ve konforlu bir ev yapılması3
- 0 0 715
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı24
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri14
- sözlükte kavga olacak hissi5
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- marmara depremi için ezber bozan açıklama5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı50
- arda turan4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
said nursi, veya diğerlerinin deyimiyle said kurdi değildir. ki said nursi kürtçü değildir. bi okusanız belki anlayacaksınız, ama tabii internet medyasının kof yazı dizileri daha makul geliyor.
olayın aslında gelince. üstad, hayalini kurduğu medreseyi açmak için, daha doğrusu yetkili merciilerden yardımtalep etmek için istanbul'a gelir. ve şarktaki hayatın zorluklarını da vurgulamak için, dönemin aydınlarından olduğu iin yöresel kıyafetleriyle gelir. doğu insanını temsil eder. o, kaldığı oteldeki kapısına "burada soru sorulmaz, sadece sorulara cevap verilir" mealinde bir tabela asar. ve fatih şekerci hanı'nda bulunan bu otel odasına aydınlar akın etmeye başlar. herkes de sorusunun cevabını alır. bu performans karşısında kimisi etkilenirken kimisi de hasetlik duyar. zaten kendisi de bu yaptığının yanlış olduğunu kabul etmiştir sonraları. çünkü bu hasetler başını yakmıştır bediüzzaman'ın. abdülhamid han değil.
yine aynı günlerde said nursi, eğitim reformlarını ve saltanatı(hilafeti değil saltanatı, tek adamlığı) eleştiren bir makale yayınlar. makalenin dili de oldukça serttir. tabii hem dönemin aydınlarını ilzam eden, hem saray'a sert dille muhalefet eden bir adam hemen dikkatleri çeker, sultan'ın çevresinde bulunan ve önceki paragrata bahsi geçen hasetler(şimdikilerin dedeleri yani) biraz palavra ve biraz gazlama ile bediüzzaman'ın deli olduğuna yönelik spekülasyon yaratırlar. üstad önce akıl hastanesine sevkedilir ve muayene edilir. muayene sonucu saray'a gönderilen rapor "çok zeki" şeklindedir. muayeneden sonra tımarhaneye değil, zindana düşer. zindanda raht durması için sultan tarafından kendisine maaş teklif edilir. teklifi reddeder. maaşın da reddedilmesinden sonra said nursi'nin tımarhaneye girmemesi için hibir sebep kalmaz.
şimdi bu yazdıklarım işin aslı idi. ama asıl meseleye gelelim. sürekli diyoruz "ideolojinizi savunurken maske takmayınız. pınar süt'ün üzerinden siyaset yapmayınız. demokratikleşmek taraftarı görünüp islamsız ve inançsız, putperest ve şekilci bir saltanatı savunmayınız. ama kimse tınlamıyor tabi. bediüzzaman'ın daha o zamanlarda gösterdiği muhalefeti 100 sene sonra muhalefet partileri daha serbest koşullarda gösteremiyor. göstermekten ziyade benimsemiyorlar bile demokrasiyi(öyle ki yine bediüzzaman'ın sadece dini eserlerden dolayı kaç yıllarca yargılandığı ve nerelere sürüldüğü ortadadır).
bir diğeri, bediüzzaman'ın kürtçülüğü meselesidir. bir yanlışı düzelterek başlayalım. bediüzzaman kürt değildir. araptır. seyyiddir. peygamber soyundan gelir yani. bu bir. ikincisi; bu adamın eserlerini ben okuyorum. ve ben bir türk olarak türk milletini ve türk gençliğini bu kadar övmesinden, bu kadar yüceltmesinden dinen rahatsız olabiliyorum. sonra iki tane denyo çıkıyor, böyle bir adama kürtçü diyor. el insaf.
olayın aslında gelince. üstad, hayalini kurduğu medreseyi açmak için, daha doğrusu yetkili merciilerden yardımtalep etmek için istanbul'a gelir. ve şarktaki hayatın zorluklarını da vurgulamak için, dönemin aydınlarından olduğu iin yöresel kıyafetleriyle gelir. doğu insanını temsil eder. o, kaldığı oteldeki kapısına "burada soru sorulmaz, sadece sorulara cevap verilir" mealinde bir tabela asar. ve fatih şekerci hanı'nda bulunan bu otel odasına aydınlar akın etmeye başlar. herkes de sorusunun cevabını alır. bu performans karşısında kimisi etkilenirken kimisi de hasetlik duyar. zaten kendisi de bu yaptığının yanlış olduğunu kabul etmiştir sonraları. çünkü bu hasetler başını yakmıştır bediüzzaman'ın. abdülhamid han değil.
yine aynı günlerde said nursi, eğitim reformlarını ve saltanatı(hilafeti değil saltanatı, tek adamlığı) eleştiren bir makale yayınlar. makalenin dili de oldukça serttir. tabii hem dönemin aydınlarını ilzam eden, hem saray'a sert dille muhalefet eden bir adam hemen dikkatleri çeker, sultan'ın çevresinde bulunan ve önceki paragrata bahsi geçen hasetler(şimdikilerin dedeleri yani) biraz palavra ve biraz gazlama ile bediüzzaman'ın deli olduğuna yönelik spekülasyon yaratırlar. üstad önce akıl hastanesine sevkedilir ve muayene edilir. muayene sonucu saray'a gönderilen rapor "çok zeki" şeklindedir. muayeneden sonra tımarhaneye değil, zindana düşer. zindanda raht durması için sultan tarafından kendisine maaş teklif edilir. teklifi reddeder. maaşın da reddedilmesinden sonra said nursi'nin tımarhaneye girmemesi için hibir sebep kalmaz.
şimdi bu yazdıklarım işin aslı idi. ama asıl meseleye gelelim. sürekli diyoruz "ideolojinizi savunurken maske takmayınız. pınar süt'ün üzerinden siyaset yapmayınız. demokratikleşmek taraftarı görünüp islamsız ve inançsız, putperest ve şekilci bir saltanatı savunmayınız. ama kimse tınlamıyor tabi. bediüzzaman'ın daha o zamanlarda gösterdiği muhalefeti 100 sene sonra muhalefet partileri daha serbest koşullarda gösteremiyor. göstermekten ziyade benimsemiyorlar bile demokrasiyi(öyle ki yine bediüzzaman'ın sadece dini eserlerden dolayı kaç yıllarca yargılandığı ve nerelere sürüldüğü ortadadır).
bir diğeri, bediüzzaman'ın kürtçülüğü meselesidir. bir yanlışı düzelterek başlayalım. bediüzzaman kürt değildir. araptır. seyyiddir. peygamber soyundan gelir yani. bu bir. ikincisi; bu adamın eserlerini ben okuyorum. ve ben bir türk olarak türk milletini ve türk gençliğini bu kadar övmesinden, bu kadar yüceltmesinden dinen rahatsız olabiliyorum. sonra iki tane denyo çıkıyor, böyle bir adama kürtçü diyor. el insaf.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar