bugün
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi4
- yazarların pazar günü planları5
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- hayatın çok sıkıcı olması5
- evlenmeyecek olmak3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi5
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- türk düşmanı piçler6
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı32
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi4
- evrene enerji gönderen müslüman6
- okan buruk10
- amedspor'un süper ligin lideri olması5
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak4
- müslüman vikingler3
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- dünyanın en iyi müslüman futbolcusu2
- ya ben supernaturalin kaçıncı bölümünde kaldım2
- futbolun barbarca bir oyun olması4
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı5
- 0 0 713
- fener şampihahahaha3
- osimhensiz galatasaray5
- gary oldman3
- ceketimizi koysak kazanırız zaten2
- claudian clouds33
- istanbul'dan izmit'e yürümek3
- islami nato2
- iltica16
- sözlük kızlarının kekleri24
- atatürk diyor ki2
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak5
- çöpe atılan erik2
- turkanime tv2
- rafael leao4
- yüz milyonluk ülke on milyona karşı3
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi3
- 19 eylül 2026 başakşehir gençlerbirliği maçı2
- anneanne4
- sanat2
- insan ne ister6
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu3
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı2
- pazar sabahı 08 00 da uyanmak2
- kadınlar8
- mazotun yarım litresi 50 tl28
Boş teneke çok ses çıkarır lafına istinaden sözlükteki en boş eylem. Düşünebilme süresi yarım nanosaniye olan klavye müsvetteleri kullanır genelde bu eylemi.
Sözlüğün Mesut Yılmaz'larıdır bunlar. Laf gevelemeyle öğretmenine ödev yapmama mazeretleriyle ilkokulda tanışmış, uzun cümleler kurup kızlara hava yapacam diye lisede ustalaşmıştır. Ergenliğin sonraki dönemlerinde ve iş hayatlarında ise çevresindeki insanlara dolu gözükmek amacıyla boş konuşma/uzun cümle kurma alanında master'a girişmişlerdir. (bkz: master degree)!
Bu insan güruhları için, bir anlamı, bir ifadeyi veya duyguyu 500 milyon saatte anlatmak onlara ayrı bir hava katar, karşısındaki kişiyi daha çok etkilediği zannederler.
--spoiler--
Söz konusu başlık : A harfinin aşırı karizma olması
Uzun entry girmeyi kendine görev edinmiş ebleh beyanatı :
A harfi denince aklıma sonbahar gelir, son baharda düşen yaprakları düşününce o harf belirir bir anda..
Bir gün malezyadayım, mevsimlerden ne tahmin edin? elbette son bahar.. Malezya deyince aklıma geldi, geçende ansiklopediyi açtım ne yazsa beğenirsiniz? "2006 sayımlarına göre Malezya'nın nüfusu 26,640,000'dir.Bunların 5.44 Milyonu Doğu Malezya ve 21.2 milyonu Batı Malezya'da yaşamaktadır. Malezya'da yıllık nüfus artış hızı 2.4%'dür.15 yaşın altındaki insan sayısı toplam halkın 34%'üdür. Halkın 50.4%'si Malay, 23.7%'ü Çinli, 11%'i Yerli, 7.1%'i Hint ve 7.8%'i diğer etnik gruplardır. Malezya Güneydoğu Asya ülkeleri içerisinde yıllık kalkınma oranı en fazla olan ülkelerden biridir. Malezya, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlidir. Enflasyonu düşük, güçlü bir sermaye yatırımına sâhip ekonomisi, sürekli gelişme içerisindedir.işşizlik oranı % 7 civarındadır. Önceleri kauçuk ve kalay'a bağlı kalan ekonomisi, 1980 yılından sonra daha başka alanlara da sarkmıştır.Serbest dış alım ve hür teşebbüsün tesirindeki ekonomi 1980 yılında % 8,5 luk artış hızı göstermiştir.Kişi başına düşen milli gelir 2000 dolardır. Yıllık milli hasılanın % 18 ini imalatçılık , % 23ünü tarım, % 4'ünü de madencilik teşkil eder.
En önemli ürünleri kauçuk, hindistancevizi, pirinç, muz, patates, ananas, hurma, mısır, çay, tütün'dür. Orman ürünleri bakımından oldukça zengin olup, özellikle kerestesi çok makbuldür.
Maden bakımından da zengin bir ülke olan Malezya, kalay üretiminde dünya birincisi olup, dünya kalay üretiminin % 70'ini karşılar. Diğer önemli madenleri demir, boksit, petrol, manganez, altın, tungsten ve titandır. Sanayide Güneydoğu Asya ülkeleri arasında ileri bir seviyededir. Başlıca ihracatı kalay, kauçuk, demir filizi, boksit, kereste, teneke kutu ve palmiye yağıdır.Dışarıdan makina, kimyevi maddeler, teknik araç ve gereçler almaktadır.Balıkçılık ve turizm önemli gelir kaynaklarıdır. 2006 sayımlarına göre Malezya'nın nüfusu 26,640,000'dir.Bunların 5.44 Milyonu Doğu Malezya ve 21.2 milyonu Batı Malezya'da yaşamaktadır. Malezya'da yıllık nüfus artış hızı 2.4%'dür.15 yaşın altındaki insan sayısı toplam halkın 34%'üdür. Halkın 50.4%'si Malay, 23.7%'ü Çinli, 11%'i Yerli, 7.1%'i Hint ve 7.8%'i diğer etnik gruplardır. Malezya Güneydoğu Asya ülkeleri içerisinde yıllık kalkınma oranı en fazla olan ülkelerden biridir. Malezya, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlidir. Enflasyonu düşük, güçlü bir sermaye yatırımına sâhip ekonomisi, sürekli gelişme içerisindedir.işşizlik oranı % 7 civarındadır. Önceleri kauçuk ve kalay'a bağlı kalan ekonomisi, 1980 yılından sonra daha başka alanlara da sarkmıştır.Serbest dış alım ve hür teşebbüsün tesirindeki ekonomi 1980 yılında % 8,5 luk artış hızı göstermiştir.Kişi başına düşen milli gelir 2000 dolardır. Yıllık milli hasılanın % 18 ini imalatçılık , % 23ünü tarım, % 4'ünü de madencilik teşkil eder.
En önemli ürünleri kauçuk, hindistancevizi, pirinç, muz, patates, ananas, hurma, mısır, çay, tütün'dür. Orman ürünleri bakımından oldukça zengin olup, özellikle kerestesi çok makbuldür.
Maden bakımından da zengin bir ülke olan Malezya, kalay üretiminde dünya birincisi olup, dünya kalay üretiminin % 70'ini karşılar. Diğer önemli madenleri demir, boksit, petrol, manganez, altın, tungsten ve titandır. Sanayide Güneydoğu Asya ülkeleri arasında ileri bir seviyededir. Başlıca ihracatı kalay, kauçuk, demir filizi, boksit, kereste, teneke kutu ve palmiye yağıdır.Dışarıdan makina, kimyevi maddeler, teknik araç ve gereçler almaktadır.Balıkçılık ve turizm önemli gelir kaynaklarıdır. 2006 sayımlarına göre Malezya'nın nüfusu 26,640,000'dir.Bunların 5.44 Milyonu Doğu Malezya ve 21.2 milyonu Batı Malezya'da yaşamaktadır. Malezya'da yıllık nüfus artış hızı 2.4%'dür.15 yaşın altındaki insan sayısı toplam halkın 34%'üdür. Halkın 50.4%'si Malay, 23.7%'ü Çinli, 11%'i Yerli, 7.1%'i Hint ve 7.8%'i diğer etnik gruplardır. Malezya Güneydoğu Asya ülkeleri içerisinde yıllık kalkınma oranı en fazla olan ülkelerden biridir. Malezya, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlidir. Enflasyonu düşük, güçlü bir sermaye yatırımına sâhip ekonomisi, sürekli gelişme içerisindedir.işşizlik oranı % 7 civarındadır. Önceleri kauçuk ve kalay'a bağlı kalan ekonomisi, 1980 yılından sonra daha başka alanlara da sarkmıştır.Serbest dış alım ve hür teşebbüsün tesirindeki ekonomi 1980 yılında % 8,5 luk artış hızı göstermiştir.Kişi başına düşen milli gelir 2000 dolardır. Yıllık milli hasılanın % 18 ini imalatçılık , % 23ünü tarım, % 4'ünü de madencilik teşkil eder.
En önemli ürünleri kauçuk, hindistancevizi, pirinç, muz, patates, ananas, hurma, mısır, çay, tütün'dür. Orman ürünleri bakımından oldukça zengin olup, özellikle kerestesi çok makbuldür.
Maden bakımından da zengin bir ülke olan Malezya, kalay üretiminde dünya birincisi olup, dünya kalay üretiminin % 70'ini karşılar. Diğer önemli madenleri demir, boksit, petrol, manganez, altın, tungsten ve titandır. Sanayide Güneydoğu Asya ülkeleri arasında ileri bir seviyededir. Başlıca ihracatı kalay, kauçuk, demir filizi, boksit, kereste, teneke kutu ve palmiye yağıdır.Dışarıdan makina, kimyevi maddeler, teknik araç ve gereçler almaktadır.Balıkçılık ve turizm önemli gelir kaynaklarıdır."
şok oldum birden, ben malezyayı böyle mi bilirdim? gerçekten kendimi çok kötü hissettim, en son bu duyguyu yaşadığımda arkadaşa sibirya hakkında bir kaç bilgi veriyordum, gerçekten çok kötüydü o anımda, sibiryanın etimolojisini beni dinlemeyen arkadaşıma aktarmak için yanıp tutuşuyordum, dedim ki : "sibirya kelimesinin etimolojik söz kökeni henüz tespit edilememiştir. Fakat yorumlamalar dikkate alınırsa bilim adamlarının çoğu kelimenin kökeni için Eski Türkçe kelimelerden tespit edebilmektedirler. Saysız Kar fırtınaları sebebiyle kar tozu süprülmesi, Seber, sübür şeklindeki eski adı da dikkate alınarak Tatar Türkçesinde süpürmek anlamına geldiği belirtilir. Sib (uyuyan), yir (yer, toprak) olarak da Tatar Türkçesinden yorumlayanlar vardır. Aynı zamanda tarihi Türk topluluklarından bazılarında Sibir adı görülür. 13. yy.'da iranlı yazarların eserlerinde "Sebur" olarak geçer. Rus yıllıklarında (kronik) ilk olarak 15. yy.'dan itibaren bu adı günümüz Sibirya bölgesi için kullanıldığını görüyoruz. sibirya kelimesinin etimolojik söz kökeni henüz tespit edilememiştir. Fakat yorumlamalar dikkate alınırsa bilim adamlarının çoğu kelimenin kökeni için Eski Türkçe kelimelerden tespit edebilmektedirler. Saysız Kar fırtınaları sebebiyle kar tozu süprülmesi, Seber, sübür şeklindeki eski adı da dikkate alınarak Tatar Türkçesinde süpürmek anlamına geldiği belirtilir. Sib (uyuyan), yir (yer, toprak) olarak da Tatar Türkçesinden yorumlayanlar vardır. Aynı zamanda tarihi Türk topluluklarından bazılarında Sibir adı görülür. 13. yy.'da iranlı yazarların eserlerinde "Sebur" olarak geçer. Rus yıllıklarında (kronik) ilk olarak 15. yy.'dan itibaren bu adı günümüz Sibirya bölgesi için kullanıldığını görüyoruz. sibirya kelimesinin etimolojik söz kökeni henüz tespit edilememiştir. Fakat yorumlamalar dikkate alınırsa bilim adamlarının çoğu kelimenin kökeni için Eski Türkçe kelimelerden tespit edebilmektedirler. Saysız Kar fırtınaları sebebiyle kar tozu süprülmesi, Seber, sübür şeklindeki eski adı da dikkate alınarak Tatar Türkçesinde süpürmek anlamına geldiği belirtilir. Sib (uyuyan), yir (yer, toprak) olarak da Tatar Türkçesinden yorumlayanlar vardır. Aynı zamanda tarihi Türk topluluklarından bazılarında Sibir adı görülür. 13. yy.'da iranlı yazarların eserlerinde "Sebur" olarak geçer. Rus yıllıklarında (kronik) ilk olarak 15. yy.'dan itibaren bu adı günümüz Sibirya bölgesi için kullanıldığını görüyoruz. sibirya kelimesinin etimolojik söz kökeni henüz tespit edilememiştir. Fakat yorumlamalar dikkate alınırsa bilim adamlarının çoğu kelimenin kökeni için Eski Türkçe kelimelerden tespit edebilmektedirler. Saysız Kar fırtınaları sebebiyle kar tozu süprülmesi, Seber, sübür şeklindeki eski adı da dikkate alınarak Tatar Türkçesinde süpürmek anlamına geldiği belirtilir. Sib (uyuyan), yir (yer, toprak) olarak da Tatar Türkçesinden yorumlayanlar vardır. Aynı zamanda tarihi Türk topluluklarından bazılarında Sibir adı görülür. 13. yy.'da iranlı yazarların eserlerinde "Sebur" olarak geçer. Rus yıllıklarında (kronik) ilk olarak 15. yy.'dan itibaren bu adı günümüz Sibirya bölgesi için kullanıldığını görüyoruz. sibirya kelimesinin etimolojik söz kökeni henüz tespit edilememiştir. Fakat yorumlamalar dikkate alınırsa bilim adamlarının çoğu kelimenin kökeni için Eski Türkçe kelimelerden tespit edebilmektedirler. Saysız Kar fırtınaları sebebiyle kar tozu süprülmesi, Seber, sübür şeklindeki eski adı da dikkate alınarak Tatar Türkçesinde süpürmek anlamına geldiği belirtilir. Sib (uyuyan), yir (yer, toprak) olarak da Tatar Türkçesinden yorumlayanlar vardır. Aynı zamanda tarihi Türk topluluklarından bazılarında Sibir adı görülür. 13. yy.'da iranlı yazarların eserlerinde "Sebur" olarak geçer. Rus yıllıklarında (kronik) ilk olarak 15. yy.'dan itibaren bu adı günümüz Sibirya bölgesi için kullanıldığını görüyoruz."
Kendimden öyle geçmişim ki, gözleirm kapalı ağzımdan salya saçılıyor, bir de baktım ki kaçmış gitmiş sığır.. Oyyşş...
Aaa ne diyorduk? evet A harfi, bak cümle başında gene kullanmışım. Çok severim bu A harfini, özellikle sonbahar ile birlikte düşündüğümde.. karizmasından doyum olmaz.. (ismi A harfi ile başlayan sözlük kızlarına selamlar)
Edit(Düzenleme anlamında kullanıyorum bu kelimeyi, daha havalı) : + oy önemli değil, maksat duygu paylaşımı (:dil çıkaran smiley), çok öptüm kibbyee
--spoiler--
(bkz: EAE)
Sözlüğün Mesut Yılmaz'larıdır bunlar. Laf gevelemeyle öğretmenine ödev yapmama mazeretleriyle ilkokulda tanışmış, uzun cümleler kurup kızlara hava yapacam diye lisede ustalaşmıştır. Ergenliğin sonraki dönemlerinde ve iş hayatlarında ise çevresindeki insanlara dolu gözükmek amacıyla boş konuşma/uzun cümle kurma alanında master'a girişmişlerdir. (bkz: master degree)!
Bu insan güruhları için, bir anlamı, bir ifadeyi veya duyguyu 500 milyon saatte anlatmak onlara ayrı bir hava katar, karşısındaki kişiyi daha çok etkilediği zannederler.
--spoiler--
Söz konusu başlık : A harfinin aşırı karizma olması
Uzun entry girmeyi kendine görev edinmiş ebleh beyanatı :
A harfi denince aklıma sonbahar gelir, son baharda düşen yaprakları düşününce o harf belirir bir anda..
Bir gün malezyadayım, mevsimlerden ne tahmin edin? elbette son bahar.. Malezya deyince aklıma geldi, geçende ansiklopediyi açtım ne yazsa beğenirsiniz? "2006 sayımlarına göre Malezya'nın nüfusu 26,640,000'dir.Bunların 5.44 Milyonu Doğu Malezya ve 21.2 milyonu Batı Malezya'da yaşamaktadır. Malezya'da yıllık nüfus artış hızı 2.4%'dür.15 yaşın altındaki insan sayısı toplam halkın 34%'üdür. Halkın 50.4%'si Malay, 23.7%'ü Çinli, 11%'i Yerli, 7.1%'i Hint ve 7.8%'i diğer etnik gruplardır. Malezya Güneydoğu Asya ülkeleri içerisinde yıllık kalkınma oranı en fazla olan ülkelerden biridir. Malezya, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlidir. Enflasyonu düşük, güçlü bir sermaye yatırımına sâhip ekonomisi, sürekli gelişme içerisindedir.işşizlik oranı % 7 civarındadır. Önceleri kauçuk ve kalay'a bağlı kalan ekonomisi, 1980 yılından sonra daha başka alanlara da sarkmıştır.Serbest dış alım ve hür teşebbüsün tesirindeki ekonomi 1980 yılında % 8,5 luk artış hızı göstermiştir.Kişi başına düşen milli gelir 2000 dolardır. Yıllık milli hasılanın % 18 ini imalatçılık , % 23ünü tarım, % 4'ünü de madencilik teşkil eder.
En önemli ürünleri kauçuk, hindistancevizi, pirinç, muz, patates, ananas, hurma, mısır, çay, tütün'dür. Orman ürünleri bakımından oldukça zengin olup, özellikle kerestesi çok makbuldür.
Maden bakımından da zengin bir ülke olan Malezya, kalay üretiminde dünya birincisi olup, dünya kalay üretiminin % 70'ini karşılar. Diğer önemli madenleri demir, boksit, petrol, manganez, altın, tungsten ve titandır. Sanayide Güneydoğu Asya ülkeleri arasında ileri bir seviyededir. Başlıca ihracatı kalay, kauçuk, demir filizi, boksit, kereste, teneke kutu ve palmiye yağıdır.Dışarıdan makina, kimyevi maddeler, teknik araç ve gereçler almaktadır.Balıkçılık ve turizm önemli gelir kaynaklarıdır. 2006 sayımlarına göre Malezya'nın nüfusu 26,640,000'dir.Bunların 5.44 Milyonu Doğu Malezya ve 21.2 milyonu Batı Malezya'da yaşamaktadır. Malezya'da yıllık nüfus artış hızı 2.4%'dür.15 yaşın altındaki insan sayısı toplam halkın 34%'üdür. Halkın 50.4%'si Malay, 23.7%'ü Çinli, 11%'i Yerli, 7.1%'i Hint ve 7.8%'i diğer etnik gruplardır. Malezya Güneydoğu Asya ülkeleri içerisinde yıllık kalkınma oranı en fazla olan ülkelerden biridir. Malezya, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlidir. Enflasyonu düşük, güçlü bir sermaye yatırımına sâhip ekonomisi, sürekli gelişme içerisindedir.işşizlik oranı % 7 civarındadır. Önceleri kauçuk ve kalay'a bağlı kalan ekonomisi, 1980 yılından sonra daha başka alanlara da sarkmıştır.Serbest dış alım ve hür teşebbüsün tesirindeki ekonomi 1980 yılında % 8,5 luk artış hızı göstermiştir.Kişi başına düşen milli gelir 2000 dolardır. Yıllık milli hasılanın % 18 ini imalatçılık , % 23ünü tarım, % 4'ünü de madencilik teşkil eder.
En önemli ürünleri kauçuk, hindistancevizi, pirinç, muz, patates, ananas, hurma, mısır, çay, tütün'dür. Orman ürünleri bakımından oldukça zengin olup, özellikle kerestesi çok makbuldür.
Maden bakımından da zengin bir ülke olan Malezya, kalay üretiminde dünya birincisi olup, dünya kalay üretiminin % 70'ini karşılar. Diğer önemli madenleri demir, boksit, petrol, manganez, altın, tungsten ve titandır. Sanayide Güneydoğu Asya ülkeleri arasında ileri bir seviyededir. Başlıca ihracatı kalay, kauçuk, demir filizi, boksit, kereste, teneke kutu ve palmiye yağıdır.Dışarıdan makina, kimyevi maddeler, teknik araç ve gereçler almaktadır.Balıkçılık ve turizm önemli gelir kaynaklarıdır. 2006 sayımlarına göre Malezya'nın nüfusu 26,640,000'dir.Bunların 5.44 Milyonu Doğu Malezya ve 21.2 milyonu Batı Malezya'da yaşamaktadır. Malezya'da yıllık nüfus artış hızı 2.4%'dür.15 yaşın altındaki insan sayısı toplam halkın 34%'üdür. Halkın 50.4%'si Malay, 23.7%'ü Çinli, 11%'i Yerli, 7.1%'i Hint ve 7.8%'i diğer etnik gruplardır. Malezya Güneydoğu Asya ülkeleri içerisinde yıllık kalkınma oranı en fazla olan ülkelerden biridir. Malezya, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlidir. Enflasyonu düşük, güçlü bir sermaye yatırımına sâhip ekonomisi, sürekli gelişme içerisindedir.işşizlik oranı % 7 civarındadır. Önceleri kauçuk ve kalay'a bağlı kalan ekonomisi, 1980 yılından sonra daha başka alanlara da sarkmıştır.Serbest dış alım ve hür teşebbüsün tesirindeki ekonomi 1980 yılında % 8,5 luk artış hızı göstermiştir.Kişi başına düşen milli gelir 2000 dolardır. Yıllık milli hasılanın % 18 ini imalatçılık , % 23ünü tarım, % 4'ünü de madencilik teşkil eder.
En önemli ürünleri kauçuk, hindistancevizi, pirinç, muz, patates, ananas, hurma, mısır, çay, tütün'dür. Orman ürünleri bakımından oldukça zengin olup, özellikle kerestesi çok makbuldür.
Maden bakımından da zengin bir ülke olan Malezya, kalay üretiminde dünya birincisi olup, dünya kalay üretiminin % 70'ini karşılar. Diğer önemli madenleri demir, boksit, petrol, manganez, altın, tungsten ve titandır. Sanayide Güneydoğu Asya ülkeleri arasında ileri bir seviyededir. Başlıca ihracatı kalay, kauçuk, demir filizi, boksit, kereste, teneke kutu ve palmiye yağıdır.Dışarıdan makina, kimyevi maddeler, teknik araç ve gereçler almaktadır.Balıkçılık ve turizm önemli gelir kaynaklarıdır."
şok oldum birden, ben malezyayı böyle mi bilirdim? gerçekten kendimi çok kötü hissettim, en son bu duyguyu yaşadığımda arkadaşa sibirya hakkında bir kaç bilgi veriyordum, gerçekten çok kötüydü o anımda, sibiryanın etimolojisini beni dinlemeyen arkadaşıma aktarmak için yanıp tutuşuyordum, dedim ki : "sibirya kelimesinin etimolojik söz kökeni henüz tespit edilememiştir. Fakat yorumlamalar dikkate alınırsa bilim adamlarının çoğu kelimenin kökeni için Eski Türkçe kelimelerden tespit edebilmektedirler. Saysız Kar fırtınaları sebebiyle kar tozu süprülmesi, Seber, sübür şeklindeki eski adı da dikkate alınarak Tatar Türkçesinde süpürmek anlamına geldiği belirtilir. Sib (uyuyan), yir (yer, toprak) olarak da Tatar Türkçesinden yorumlayanlar vardır. Aynı zamanda tarihi Türk topluluklarından bazılarında Sibir adı görülür. 13. yy.'da iranlı yazarların eserlerinde "Sebur" olarak geçer. Rus yıllıklarında (kronik) ilk olarak 15. yy.'dan itibaren bu adı günümüz Sibirya bölgesi için kullanıldığını görüyoruz. sibirya kelimesinin etimolojik söz kökeni henüz tespit edilememiştir. Fakat yorumlamalar dikkate alınırsa bilim adamlarının çoğu kelimenin kökeni için Eski Türkçe kelimelerden tespit edebilmektedirler. Saysız Kar fırtınaları sebebiyle kar tozu süprülmesi, Seber, sübür şeklindeki eski adı da dikkate alınarak Tatar Türkçesinde süpürmek anlamına geldiği belirtilir. Sib (uyuyan), yir (yer, toprak) olarak da Tatar Türkçesinden yorumlayanlar vardır. Aynı zamanda tarihi Türk topluluklarından bazılarında Sibir adı görülür. 13. yy.'da iranlı yazarların eserlerinde "Sebur" olarak geçer. Rus yıllıklarında (kronik) ilk olarak 15. yy.'dan itibaren bu adı günümüz Sibirya bölgesi için kullanıldığını görüyoruz. sibirya kelimesinin etimolojik söz kökeni henüz tespit edilememiştir. Fakat yorumlamalar dikkate alınırsa bilim adamlarının çoğu kelimenin kökeni için Eski Türkçe kelimelerden tespit edebilmektedirler. Saysız Kar fırtınaları sebebiyle kar tozu süprülmesi, Seber, sübür şeklindeki eski adı da dikkate alınarak Tatar Türkçesinde süpürmek anlamına geldiği belirtilir. Sib (uyuyan), yir (yer, toprak) olarak da Tatar Türkçesinden yorumlayanlar vardır. Aynı zamanda tarihi Türk topluluklarından bazılarında Sibir adı görülür. 13. yy.'da iranlı yazarların eserlerinde "Sebur" olarak geçer. Rus yıllıklarında (kronik) ilk olarak 15. yy.'dan itibaren bu adı günümüz Sibirya bölgesi için kullanıldığını görüyoruz. sibirya kelimesinin etimolojik söz kökeni henüz tespit edilememiştir. Fakat yorumlamalar dikkate alınırsa bilim adamlarının çoğu kelimenin kökeni için Eski Türkçe kelimelerden tespit edebilmektedirler. Saysız Kar fırtınaları sebebiyle kar tozu süprülmesi, Seber, sübür şeklindeki eski adı da dikkate alınarak Tatar Türkçesinde süpürmek anlamına geldiği belirtilir. Sib (uyuyan), yir (yer, toprak) olarak da Tatar Türkçesinden yorumlayanlar vardır. Aynı zamanda tarihi Türk topluluklarından bazılarında Sibir adı görülür. 13. yy.'da iranlı yazarların eserlerinde "Sebur" olarak geçer. Rus yıllıklarında (kronik) ilk olarak 15. yy.'dan itibaren bu adı günümüz Sibirya bölgesi için kullanıldığını görüyoruz. sibirya kelimesinin etimolojik söz kökeni henüz tespit edilememiştir. Fakat yorumlamalar dikkate alınırsa bilim adamlarının çoğu kelimenin kökeni için Eski Türkçe kelimelerden tespit edebilmektedirler. Saysız Kar fırtınaları sebebiyle kar tozu süprülmesi, Seber, sübür şeklindeki eski adı da dikkate alınarak Tatar Türkçesinde süpürmek anlamına geldiği belirtilir. Sib (uyuyan), yir (yer, toprak) olarak da Tatar Türkçesinden yorumlayanlar vardır. Aynı zamanda tarihi Türk topluluklarından bazılarında Sibir adı görülür. 13. yy.'da iranlı yazarların eserlerinde "Sebur" olarak geçer. Rus yıllıklarında (kronik) ilk olarak 15. yy.'dan itibaren bu adı günümüz Sibirya bölgesi için kullanıldığını görüyoruz."
Kendimden öyle geçmişim ki, gözleirm kapalı ağzımdan salya saçılıyor, bir de baktım ki kaçmış gitmiş sığır.. Oyyşş...
Aaa ne diyorduk? evet A harfi, bak cümle başında gene kullanmışım. Çok severim bu A harfini, özellikle sonbahar ile birlikte düşündüğümde.. karizmasından doyum olmaz.. (ismi A harfi ile başlayan sözlük kızlarına selamlar)
Edit(Düzenleme anlamında kullanıyorum bu kelimeyi, daha havalı) : + oy önemli değil, maksat duygu paylaşımı (:dil çıkaran smiley), çok öptüm kibbyee
--spoiler--
(bkz: EAE)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar