bugün

turning tables

birde türkçe çevirisine bakalım:

bir savaş çıkaracak kadar yakın
sahip olduğum herşey yerde artık
ne için savaştığımızı ancak tanrı biliyor
ben ne söylersem söyleyim, sen her zaman daha fazlasını söylersin

senin sürekli değişmelerine yetişemiyorum
baskının altında nefes alamıyorum

bende seni canımı acıtabilecek kadar kendime yaklaştırmayacağım
hayır, beni terk etmen için sormayacağım
senin bana verdiğini düsündüğünü sana veremem
bu sürekli değişime hoşcakal demenin zamanı geldi
bu değişmenin

zorluklar içerisinde biçimi görüyorum, ohh
aşkın kaybolduğu yerde, ruhun bulunur
yüzlerce fırtınadan geçtim seni terk edebilmek için
ne kadar uğraşırsan uğraş yere düşmeyeceğim

senin sürekli değişmelerine yetişemiyorum
baskının altında nefes alamıyorum

bende seni canımı acıtabilecek kadar kendime yaklaştırmayacağım
hayır, beni terk etmen için sormayacağım
senin bana verdiğini düsündüğünü sana veremem
bu sürekli değişime hoşcakal demenin zamanı geldi
bu değişmenin

bir daha ki seferde daha cesur olacağım
kendi kurtarıcım olacağım
gök gürültüsü beni çağırdığında
bir daha ki seferde daha cesur olacağım
kendi kurtarıcım olacağım
kendi iki ayaklarımın üzerinde duracağım
© copyright 2005 - 2026