bugün
- osuruktan şiirler41
- açılım5
- okul kıyafeti zorunluluğu4
- marmara denizi ne yapay ay yıldızlı iki ada2
- kanal ayarlama 1500 lira11
- irfan can kahveci2
- devletin temeli adalettir9
- sözlükten soğuma nedenleri17
- ben geldim kerkenezler18
- claudian clouds22
- adana kebap6
- iyi parti17
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- simko315
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- kısır9
- küçük sürprizler yapmak5
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- alttaki yazara motto ver16
- 777 diyen erkolar8
- yeni anayasa4
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- zorunlu eğitim9
- mini elbise4
- çerçeve yasa34
- şeytanın insanlardan ders alması4
- akrep burcu kini8
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- amedspor14
- yazarların özel mesaj sayıları5
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- gece sokaklarda dolaşıp kedi ve köpekleri sevmek2
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- gollumun gözü yüzükte6
- aleksey batrakov12
- uludağ sözlüğün reaktörü2
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- evlenme teklif edecekken sevgilinin yüzüne kusmak2
- sözlük ırkçıları8
- bir daha doğmayacak olmak4
- saçını pembeye boyayan erkek6
Sesinin rengine ve genişliğine kurban olduğum Sertab Erener'in son albümü.
Albüm bir kaç istisna dışında halkın diline pelesenk, rakı sofralarına meze olan cinsten eserlerden oluşuyor. Piyasa kaygılı bir albüm olacağını bildiğim için şaşırmadım. Ama "Ey Şuh-i Sertab Ey Dürr-i Nayab" gibi kıyıda köşede kalmış, hakkı yenmiş eserlerin gün yüzüne çıkartılması da hoşuma gitmedi değil. Başta bunun için kutlamak lazım Sertab'ı. Tabii bir de Ferhat Göçer'in mahvettiği "Dök Zülfünü Meydana Gel" i çok daha başarılı seslendirdiği için.
Ama yorum olmamış. Olmamış be Sertab'ım. Zamanının büyük kısmını usta icracılardan Klasik Türk Müziği dinleyerek geçiren dinleyiciler beni çok iyi anlayacaklardır. Ses renginin güzel ve ses aralığının geniş olması maalesef bu tarzda başarılı icralar yapabilmek için yeterli değil. Hayatının büyük bölümünde batı müziği dinlemiş ve batı şanı çalışmış bir sanatçının sesini türk musikisine adapte etmesi çok zaman ve emek ister. Batı şanı başka bir şeydir, türk müziği şanı başka. Çok basit bir tarifle musiki icra ederken sesleri boğum boğum yayarak, uzatarak, esneterek verirsiniz ama batı şanında sesler daha net ve belirgin iniş çıkışlarla verilir. tabir-i caizse türk şanı yuvarlak, batı şanı köşelidir. Sertab albümdeki eserleri batı şanının etkisinde kalarak yorumlamış. Hiç uğraşmamış demiyorum, uğraşmış ama bu müziğe duyarlı kulakların çok rahat farkedebileceği ve yadırgayacağı bir fark kalmış. E farkla da pek güzel olmamış takdir edersiniz ki.
Öte yandan nefesin yanlış yerde ya da yetersiz alınmasından kaynaklanan prozodi sorunları var. Musiki eserlerinde öyle her heceyi istiklal Marşı okur gibi rahatlıkla bölüp, bir başka heceye ekleyemezsiniz maalesef. Evet heceler çok uzayabilir, tek seferde okumak zor olabilir ama kimse türk musikisinin kolay icra edildiğini söylemedi zaten. Bu müzik bu kadar zor olduğu için bu kadar güzel ve saygıdeğer zaten. Sertab gibi eğitimli bir solistin en azından bunu gözlemlemiş olması ve buna uygun okumasını beklerdim.
Ancak şu takdir edilesidir ki hiç bir eseri fantazi bir üslupla okumamuş Sertab. Hatırlayanlar vardır, Funda Arar da geçmişte tsm albümü çıkarmış ve böyle bir hataya düşmüştü. Klasik üslubun günden güne yok olup, fantazi, bayağı ve ucuz bir üslupla lekelendiği şu zamanlarda Sertab'ın bu hareketi şık durmuş. Sazlar da bu temiz üslubun çok önemli bir parçasını oluşturuyorlar. Son derece profesyonel çalmışlar, takdir etmemek elde değil.
Sonuç olarak, pop şarkılarını ve aryaları okurken sahnede devleşen kadın, arkasına Türk sazlarını önüne de türk musikisi eserlerini alınca ihtişamını bir anda yitirivermiş. Makamı tutturmak, ve ses hatası yapmamakla birlikte eserleri son derece sıradan ve çoğunlukla vasatın altında yorumlamış.
Klasik üslup hakkında bilgi edinmek ve kulak dolgunluğu kazanmak isteyenlere Meral Uğurlu, Bekir Sidki Sezgin, Munip Utandi, Safiye Ayla, Sabite Tur Gülerman, Özdal Orhon gibi sanatçılarımızı öneririm. Bunlar ağır kaçarsa klasik üslubun zaman zaman dışına çıkan ama yine de Klasik Türk Müziği ve Türk Sanat Müziğini başarıyla icra eden Oya işboğa, Elif Güreşçi, Melihat Gülses, Çiğdem Yarkın gibi popüler trt sanatçılarımız da dinlenebilir.
Albüm bir kaç istisna dışında halkın diline pelesenk, rakı sofralarına meze olan cinsten eserlerden oluşuyor. Piyasa kaygılı bir albüm olacağını bildiğim için şaşırmadım. Ama "Ey Şuh-i Sertab Ey Dürr-i Nayab" gibi kıyıda köşede kalmış, hakkı yenmiş eserlerin gün yüzüne çıkartılması da hoşuma gitmedi değil. Başta bunun için kutlamak lazım Sertab'ı. Tabii bir de Ferhat Göçer'in mahvettiği "Dök Zülfünü Meydana Gel" i çok daha başarılı seslendirdiği için.
Ama yorum olmamış. Olmamış be Sertab'ım. Zamanının büyük kısmını usta icracılardan Klasik Türk Müziği dinleyerek geçiren dinleyiciler beni çok iyi anlayacaklardır. Ses renginin güzel ve ses aralığının geniş olması maalesef bu tarzda başarılı icralar yapabilmek için yeterli değil. Hayatının büyük bölümünde batı müziği dinlemiş ve batı şanı çalışmış bir sanatçının sesini türk musikisine adapte etmesi çok zaman ve emek ister. Batı şanı başka bir şeydir, türk müziği şanı başka. Çok basit bir tarifle musiki icra ederken sesleri boğum boğum yayarak, uzatarak, esneterek verirsiniz ama batı şanında sesler daha net ve belirgin iniş çıkışlarla verilir. tabir-i caizse türk şanı yuvarlak, batı şanı köşelidir. Sertab albümdeki eserleri batı şanının etkisinde kalarak yorumlamış. Hiç uğraşmamış demiyorum, uğraşmış ama bu müziğe duyarlı kulakların çok rahat farkedebileceği ve yadırgayacağı bir fark kalmış. E farkla da pek güzel olmamış takdir edersiniz ki.
Öte yandan nefesin yanlış yerde ya da yetersiz alınmasından kaynaklanan prozodi sorunları var. Musiki eserlerinde öyle her heceyi istiklal Marşı okur gibi rahatlıkla bölüp, bir başka heceye ekleyemezsiniz maalesef. Evet heceler çok uzayabilir, tek seferde okumak zor olabilir ama kimse türk musikisinin kolay icra edildiğini söylemedi zaten. Bu müzik bu kadar zor olduğu için bu kadar güzel ve saygıdeğer zaten. Sertab gibi eğitimli bir solistin en azından bunu gözlemlemiş olması ve buna uygun okumasını beklerdim.
Ancak şu takdir edilesidir ki hiç bir eseri fantazi bir üslupla okumamuş Sertab. Hatırlayanlar vardır, Funda Arar da geçmişte tsm albümü çıkarmış ve böyle bir hataya düşmüştü. Klasik üslubun günden güne yok olup, fantazi, bayağı ve ucuz bir üslupla lekelendiği şu zamanlarda Sertab'ın bu hareketi şık durmuş. Sazlar da bu temiz üslubun çok önemli bir parçasını oluşturuyorlar. Son derece profesyonel çalmışlar, takdir etmemek elde değil.
Sonuç olarak, pop şarkılarını ve aryaları okurken sahnede devleşen kadın, arkasına Türk sazlarını önüne de türk musikisi eserlerini alınca ihtişamını bir anda yitirivermiş. Makamı tutturmak, ve ses hatası yapmamakla birlikte eserleri son derece sıradan ve çoğunlukla vasatın altında yorumlamış.
Klasik üslup hakkında bilgi edinmek ve kulak dolgunluğu kazanmak isteyenlere Meral Uğurlu, Bekir Sidki Sezgin, Munip Utandi, Safiye Ayla, Sabite Tur Gülerman, Özdal Orhon gibi sanatçılarımızı öneririm. Bunlar ağır kaçarsa klasik üslubun zaman zaman dışına çıkan ama yine de Klasik Türk Müziği ve Türk Sanat Müziğini başarıyla icra eden Oya işboğa, Elif Güreşçi, Melihat Gülses, Çiğdem Yarkın gibi popüler trt sanatçılarımız da dinlenebilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar