bugün
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak6
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği22
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi21
- hınç asabiyet ve kronik uykusuzluk3
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam14
- uzun adam6
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke5
- karışık kızartma3
- kardeş6
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı7
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin5
- lastik patlaması4
- arap sabunu4
- ellerim bos gonlum hos7
- üniversitelerin cahil yetiştirmesi7
- mozaik pasta4
- arkadaşlar bir şey soracağım7
- insanlığın yüzkarası5
- fakire sucuk vermişler bu yamuk demiş4
- deniz göktaş25
- çok çişi gelen insan7
- deccal2
- tulumba tatlısı8
- dondurma2
- sözlüğün zıvanadan çıkması6
- örgüt evlerinde vurduran dhkp c li kız4
- deniz göktaş'ın tutuklanması2
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu10
- ölü balık eli2
- nescafe gold3
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- sözlükte flörtleşmek22
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek17
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- özel mesajla adres ver lan diyen yazar5
- yavşak hoca2
- uzay neyin içerisinde genişliyor7
- erkekleri taciz eden kadın9
- azerbaycan2
- granül kahve2
- 0 0 720
- sizce ben güzel miyim7
- hardcore ne demek sorunsalı4
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler7
- aşk10
- arkadaşlar nasıl olmuş4
- eşiniz rol gereği öpüşse5
- ingiliz köpeği çeşitleri3
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek10
Sesinin rengine ve genişliğine kurban olduğum Sertab Erener'in son albümü.
Albüm bir kaç istisna dışında halkın diline pelesenk, rakı sofralarına meze olan cinsten eserlerden oluşuyor. Piyasa kaygılı bir albüm olacağını bildiğim için şaşırmadım. Ama "Ey Şuh-i Sertab Ey Dürr-i Nayab" gibi kıyıda köşede kalmış, hakkı yenmiş eserlerin gün yüzüne çıkartılması da hoşuma gitmedi değil. Başta bunun için kutlamak lazım Sertab'ı. Tabii bir de Ferhat Göçer'in mahvettiği "Dök Zülfünü Meydana Gel" i çok daha başarılı seslendirdiği için.
Ama yorum olmamış. Olmamış be Sertab'ım. Zamanının büyük kısmını usta icracılardan Klasik Türk Müziği dinleyerek geçiren dinleyiciler beni çok iyi anlayacaklardır. Ses renginin güzel ve ses aralığının geniş olması maalesef bu tarzda başarılı icralar yapabilmek için yeterli değil. Hayatının büyük bölümünde batı müziği dinlemiş ve batı şanı çalışmış bir sanatçının sesini türk musikisine adapte etmesi çok zaman ve emek ister. Batı şanı başka bir şeydir, türk müziği şanı başka. Çok basit bir tarifle musiki icra ederken sesleri boğum boğum yayarak, uzatarak, esneterek verirsiniz ama batı şanında sesler daha net ve belirgin iniş çıkışlarla verilir. tabir-i caizse türk şanı yuvarlak, batı şanı köşelidir. Sertab albümdeki eserleri batı şanının etkisinde kalarak yorumlamış. Hiç uğraşmamış demiyorum, uğraşmış ama bu müziğe duyarlı kulakların çok rahat farkedebileceği ve yadırgayacağı bir fark kalmış. E farkla da pek güzel olmamış takdir edersiniz ki.
Öte yandan nefesin yanlış yerde ya da yetersiz alınmasından kaynaklanan prozodi sorunları var. Musiki eserlerinde öyle her heceyi istiklal Marşı okur gibi rahatlıkla bölüp, bir başka heceye ekleyemezsiniz maalesef. Evet heceler çok uzayabilir, tek seferde okumak zor olabilir ama kimse türk musikisinin kolay icra edildiğini söylemedi zaten. Bu müzik bu kadar zor olduğu için bu kadar güzel ve saygıdeğer zaten. Sertab gibi eğitimli bir solistin en azından bunu gözlemlemiş olması ve buna uygun okumasını beklerdim.
Ancak şu takdir edilesidir ki hiç bir eseri fantazi bir üslupla okumamuş Sertab. Hatırlayanlar vardır, Funda Arar da geçmişte tsm albümü çıkarmış ve böyle bir hataya düşmüştü. Klasik üslubun günden güne yok olup, fantazi, bayağı ve ucuz bir üslupla lekelendiği şu zamanlarda Sertab'ın bu hareketi şık durmuş. Sazlar da bu temiz üslubun çok önemli bir parçasını oluşturuyorlar. Son derece profesyonel çalmışlar, takdir etmemek elde değil.
Sonuç olarak, pop şarkılarını ve aryaları okurken sahnede devleşen kadın, arkasına Türk sazlarını önüne de türk musikisi eserlerini alınca ihtişamını bir anda yitirivermiş. Makamı tutturmak, ve ses hatası yapmamakla birlikte eserleri son derece sıradan ve çoğunlukla vasatın altında yorumlamış.
Klasik üslup hakkında bilgi edinmek ve kulak dolgunluğu kazanmak isteyenlere Meral Uğurlu, Bekir Sidki Sezgin, Munip Utandi, Safiye Ayla, Sabite Tur Gülerman, Özdal Orhon gibi sanatçılarımızı öneririm. Bunlar ağır kaçarsa klasik üslubun zaman zaman dışına çıkan ama yine de Klasik Türk Müziği ve Türk Sanat Müziğini başarıyla icra eden Oya işboğa, Elif Güreşçi, Melihat Gülses, Çiğdem Yarkın gibi popüler trt sanatçılarımız da dinlenebilir.
Albüm bir kaç istisna dışında halkın diline pelesenk, rakı sofralarına meze olan cinsten eserlerden oluşuyor. Piyasa kaygılı bir albüm olacağını bildiğim için şaşırmadım. Ama "Ey Şuh-i Sertab Ey Dürr-i Nayab" gibi kıyıda köşede kalmış, hakkı yenmiş eserlerin gün yüzüne çıkartılması da hoşuma gitmedi değil. Başta bunun için kutlamak lazım Sertab'ı. Tabii bir de Ferhat Göçer'in mahvettiği "Dök Zülfünü Meydana Gel" i çok daha başarılı seslendirdiği için.
Ama yorum olmamış. Olmamış be Sertab'ım. Zamanının büyük kısmını usta icracılardan Klasik Türk Müziği dinleyerek geçiren dinleyiciler beni çok iyi anlayacaklardır. Ses renginin güzel ve ses aralığının geniş olması maalesef bu tarzda başarılı icralar yapabilmek için yeterli değil. Hayatının büyük bölümünde batı müziği dinlemiş ve batı şanı çalışmış bir sanatçının sesini türk musikisine adapte etmesi çok zaman ve emek ister. Batı şanı başka bir şeydir, türk müziği şanı başka. Çok basit bir tarifle musiki icra ederken sesleri boğum boğum yayarak, uzatarak, esneterek verirsiniz ama batı şanında sesler daha net ve belirgin iniş çıkışlarla verilir. tabir-i caizse türk şanı yuvarlak, batı şanı köşelidir. Sertab albümdeki eserleri batı şanının etkisinde kalarak yorumlamış. Hiç uğraşmamış demiyorum, uğraşmış ama bu müziğe duyarlı kulakların çok rahat farkedebileceği ve yadırgayacağı bir fark kalmış. E farkla da pek güzel olmamış takdir edersiniz ki.
Öte yandan nefesin yanlış yerde ya da yetersiz alınmasından kaynaklanan prozodi sorunları var. Musiki eserlerinde öyle her heceyi istiklal Marşı okur gibi rahatlıkla bölüp, bir başka heceye ekleyemezsiniz maalesef. Evet heceler çok uzayabilir, tek seferde okumak zor olabilir ama kimse türk musikisinin kolay icra edildiğini söylemedi zaten. Bu müzik bu kadar zor olduğu için bu kadar güzel ve saygıdeğer zaten. Sertab gibi eğitimli bir solistin en azından bunu gözlemlemiş olması ve buna uygun okumasını beklerdim.
Ancak şu takdir edilesidir ki hiç bir eseri fantazi bir üslupla okumamuş Sertab. Hatırlayanlar vardır, Funda Arar da geçmişte tsm albümü çıkarmış ve böyle bir hataya düşmüştü. Klasik üslubun günden güne yok olup, fantazi, bayağı ve ucuz bir üslupla lekelendiği şu zamanlarda Sertab'ın bu hareketi şık durmuş. Sazlar da bu temiz üslubun çok önemli bir parçasını oluşturuyorlar. Son derece profesyonel çalmışlar, takdir etmemek elde değil.
Sonuç olarak, pop şarkılarını ve aryaları okurken sahnede devleşen kadın, arkasına Türk sazlarını önüne de türk musikisi eserlerini alınca ihtişamını bir anda yitirivermiş. Makamı tutturmak, ve ses hatası yapmamakla birlikte eserleri son derece sıradan ve çoğunlukla vasatın altında yorumlamış.
Klasik üslup hakkında bilgi edinmek ve kulak dolgunluğu kazanmak isteyenlere Meral Uğurlu, Bekir Sidki Sezgin, Munip Utandi, Safiye Ayla, Sabite Tur Gülerman, Özdal Orhon gibi sanatçılarımızı öneririm. Bunlar ağır kaçarsa klasik üslubun zaman zaman dışına çıkan ama yine de Klasik Türk Müziği ve Türk Sanat Müziğini başarıyla icra eden Oya işboğa, Elif Güreşçi, Melihat Gülses, Çiğdem Yarkın gibi popüler trt sanatçılarımız da dinlenebilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar