bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı25
- depresyon6
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması6
- ölümden korkuyor musunuz24
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler8
- her biji amed8
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- habire1219
- türk düşmanı piçler9
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı12
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- konuşmak istemiyorum4
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- anın görüntüsü23
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- tinder'ın eşleşme algoritması3
- 0 0 719
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- house of bijan2
- incir2
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- borsa istanbul daki fon krizi7
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- 20213
- flört döneminde atılacak şarkılar2
- sözlükte yaşanacak deseler inanmayacağınız şeyler2
- lilith fahişe mi sorunsalı3
- duygusal dalgalanma2
- ne mutlu türküm diyene3
- sıfır atık vakfı11
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- vedat muriqi5
- muhteşem yüzyıl3
- sözlükteki sinsi köpekler8
- sarışın kızlar4
- meriç keskin3
- türkiye türklerindir3
- arkada beliren2
- delilik3
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak2
- erkeklerin garip huyları2
- esmer güzeli2
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- true ile sevişmek5
polonya'lı kral yönetmen krzysztof kieslowskinin renk üçlemesi'nin (bkz: üç renk) ilk rengi...
julie, kendisinin yaralı kurtulduğu bir kazada 5 yaşındaki kızını ve ünlü bir besteci olan kocasını kaybeder ve başlar trajedisi, aslında o her şeyi kafasında bitirmeye çalışırken...önce intiharı dener, beceremez sonra kocasına ve kızına ait ne varsa yakıp yıkar, evini satılığa çıkarır...geçmişi, geçmişe ait ne varsa hayatından çıkararak, silmeye çalışır.
her şeyi terkeder, başka bir yere yerleşir, tüm bağlantılarını koparıp yeni hayatında da oldukça tekil yaşamaya çalışır.
kocası, ölmeden önce avrupa birliği ile ilgili bir senfoni üzerinde çalışmaktadır, yarım kalan bu senfoniyi kocasının çalışma arkadaşı tamamlamaya çalışırken
julie, unutmaya çalıştığı geçmişiyle tekrar yüzyüze gelir hem de ilk defa karşılaşacağı sırlarla beraber...
--spoiler--
mavi'nin bir çok tonu filmin geneline hakimdir ve gözü yormadan çok da güzel yakışır.
başından sonuna yavaş yavaş akar film, geçişler çok başarılı, alttan destekleyen müzik fevkalade,
kapıya dayanan kavgacıların sahnesinde gerilim iyi yansıtılmış, mavi taşlarla süslü lamba filmin nerdeyse başka bir oyuncusu daha, julie annesi ile konuşurken tv'de
bungee jumping yapan 80 yaşındaki adam detayı bombaydı, en güzel sahnelerden biri senfoninin notaları üzerinde eliyle gezinirken , nota nota senfoninin çalması, hatta en güzel sahnesiydi diyebilirim..dedim gitti..
ayrıca julie'nin psikolojisini şu iki diyalog çok iyi özetler....
+sizi görmek isteyen bir genç var , çok önemliymiş^^
-hiçbir şey önemli değildir...
ve annesiyle konuşurken
julie:şimdi yaptığım tek bir şey var, hiçbir şey..ne para ne mal ne mülk ne aşk ne de arkadaş...hiçbir şey istemiyorum!!!
unutmadan, juliette binoche rolünde süper süper süper....
--spoiler--
"meraklısına ayrıntı":
julie'nin küp şekeri kahvenin içine hafifçe batırıp şekerin kahverengileştiği sahne normalde 8 saniye tutuyormuş
kieslowski bu sürenin fazla olduğunu düşünerek, asistanlarına bu süreyi kısaltacak şeker bulmalarını buyurmuş ve sonra 5 saniyede aynı kıvama
gelebilen bir küp şeker bulunmuş....detaycı ve titiz yönetmenlik de bu olsa gerek...şakşakşakşak'larımı gonderdim burdan...
ayrıntı-2: cafe'nin dışında flüt çalan adamın senfoninin bir partisyonuyla nerdeyse aynı olan flüt solosunu çalmasındaki kieslowski amacı ise şu:
"farklı yerlerde, farklı statülerde, farklı.....insanlar aynı şeyi düşünebilir, bir sokak çalgıcısı neden bir ünlü besteci ile aynı ezgiyi düşleyemesin"
julie, kendisinin yaralı kurtulduğu bir kazada 5 yaşındaki kızını ve ünlü bir besteci olan kocasını kaybeder ve başlar trajedisi, aslında o her şeyi kafasında bitirmeye çalışırken...önce intiharı dener, beceremez sonra kocasına ve kızına ait ne varsa yakıp yıkar, evini satılığa çıkarır...geçmişi, geçmişe ait ne varsa hayatından çıkararak, silmeye çalışır.
her şeyi terkeder, başka bir yere yerleşir, tüm bağlantılarını koparıp yeni hayatında da oldukça tekil yaşamaya çalışır.
kocası, ölmeden önce avrupa birliği ile ilgili bir senfoni üzerinde çalışmaktadır, yarım kalan bu senfoniyi kocasının çalışma arkadaşı tamamlamaya çalışırken
julie, unutmaya çalıştığı geçmişiyle tekrar yüzyüze gelir hem de ilk defa karşılaşacağı sırlarla beraber...
--spoiler--
mavi'nin bir çok tonu filmin geneline hakimdir ve gözü yormadan çok da güzel yakışır.
başından sonuna yavaş yavaş akar film, geçişler çok başarılı, alttan destekleyen müzik fevkalade,
kapıya dayanan kavgacıların sahnesinde gerilim iyi yansıtılmış, mavi taşlarla süslü lamba filmin nerdeyse başka bir oyuncusu daha, julie annesi ile konuşurken tv'de
bungee jumping yapan 80 yaşındaki adam detayı bombaydı, en güzel sahnelerden biri senfoninin notaları üzerinde eliyle gezinirken , nota nota senfoninin çalması, hatta en güzel sahnesiydi diyebilirim..dedim gitti..
ayrıca julie'nin psikolojisini şu iki diyalog çok iyi özetler....
+sizi görmek isteyen bir genç var , çok önemliymiş^^
-hiçbir şey önemli değildir...
ve annesiyle konuşurken
julie:şimdi yaptığım tek bir şey var, hiçbir şey..ne para ne mal ne mülk ne aşk ne de arkadaş...hiçbir şey istemiyorum!!!
unutmadan, juliette binoche rolünde süper süper süper....
--spoiler--
"meraklısına ayrıntı":
julie'nin küp şekeri kahvenin içine hafifçe batırıp şekerin kahverengileştiği sahne normalde 8 saniye tutuyormuş
kieslowski bu sürenin fazla olduğunu düşünerek, asistanlarına bu süreyi kısaltacak şeker bulmalarını buyurmuş ve sonra 5 saniyede aynı kıvama
gelebilen bir küp şeker bulunmuş....detaycı ve titiz yönetmenlik de bu olsa gerek...şakşakşakşak'larımı gonderdim burdan...
ayrıntı-2: cafe'nin dışında flüt çalan adamın senfoninin bir partisyonuyla nerdeyse aynı olan flüt solosunu çalmasındaki kieslowski amacı ise şu:
"farklı yerlerde, farklı statülerde, farklı.....insanlar aynı şeyi düşünebilir, bir sokak çalgıcısı neden bir ünlü besteci ile aynı ezgiyi düşleyemesin"
Gündemdeki Haberler