bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat27
- dincilere laf anlatmakta çalışmak10
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması8
- kaçak çay18
- çilekli pasta yiyen erkek6
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- fon vurgunu54
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği4
- nervio bayan6
- bırakılan sevgilinin yerini dolduracak şeyler3
- çirkin ayaklı kızların yaşama amacı4
- galatasaray vs akp8
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- whatsapp grubundan çıkarılmak8
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- dido3
- borsa istanbul19
- antalya6
- tavuk dolma5
- muzlu süt4
- bir kemalist ile arkadaş olunur mu3
- hayatın son gününde yapılabilecekler6
- çemeniyle ünlü ilimiz4
- peyniriyle meşhur ilimiz2
- aralık2
- pişmaniyesiyle ünlü olan ilimiz2
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması5
- podofili3
- kürk mantolu madonna4
- zahter3
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- tavuklu pilav13
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz5
- from gold from dust34
- iltica22
- yazarların kulaklık markaları2
- muzuyla ünlü ilimiz2
- tanga giyince osuramıyorsun5
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- berat albayrak'a iftira atılması11
- iç savaş2
- yulaf lapası vs tost8
- nasılsınız9
- ey benito musollini2
- dilek imamoğlu2
- ekonomi6
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
ismet özel şiiri.
ataol behramoğlu'na
sana durlanmış kelimeler getireceğim
pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler
kelimeler, bazıları tüyden bazısı demir
seni çünkü dik tutacak bilirim
kabzenin, çekicin ve divitin
tutulduğu yerden parlayan şiir.
zorlu bir kış geçirdim, seninki gibi neftî
acıktım, bitlendim, bir yerlerim sancıdı
sökmedi ama hoyrat kuralları faşizmin
çünkü kalbim aşktan çatlayıp yarılırdı.
her sabah çarpışarak çekilirdi karanlık alnacımdan
acılar bile duymadım kof yürekler önünde
beynim her sabah devrimcinin beyniydi
ayaklarım donukladı gelgelelim
sağlığın yerinde mi?
yaraların kabuğu kolayca kaldırılıyor
halkın doğurgan dünyasına dalmakla
onların güneşe çarpan sesini anlamayan
dört duvarın, tel örgünün, meşhur yasakların sahipleri
seyir bile edemezken içimizdeki şenliği
yılgı yanımıza yanaşamazken
bizi kıvıl kıvıl bekliyorken hayat
yıkılmak elinde mi?
boşuna mı sokuldu bankalara
petrol borularına kundak
kurşun işçinin boynunu boşuna mı örseledi
varsın zindanların uğultusu vursun kulaklarımıza
yaşamak
bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki.
bu yürek gökle barışkın yaşamaya alışmış bir kere
ve inatla çevrilmiş toprağın çılgarına
yazık ki uzaktır kuşları, sokaklarıyla bizim olan şehir
ama ancak laneti hırsla tırpanlayamamak koyuyor insana
öpüşler, yatağa birden yuvarlanışlar
sevgiyle hatırlansa bile hatta.
köpüren, köpürtücü bir hayatın nadasıdır kardeşim
bütün devrimcilerin çektikleri
biliriz dünyadaki yorgunluk habire mızraklanır
dağlarda gürbüz bir ölümdür bizim arkadaşlarınki
pusmuş bir şahanız şimdilik, ne kadar şahan olsak
ama budandıkça fışkıran da bizleriz
ölüyoruz, demek ki yaşanılacak.
ataol behramoğlu'na
sana durlanmış kelimeler getireceğim
pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler
kelimeler, bazıları tüyden bazısı demir
seni çünkü dik tutacak bilirim
kabzenin, çekicin ve divitin
tutulduğu yerden parlayan şiir.
zorlu bir kış geçirdim, seninki gibi neftî
acıktım, bitlendim, bir yerlerim sancıdı
sökmedi ama hoyrat kuralları faşizmin
çünkü kalbim aşktan çatlayıp yarılırdı.
her sabah çarpışarak çekilirdi karanlık alnacımdan
acılar bile duymadım kof yürekler önünde
beynim her sabah devrimcinin beyniydi
ayaklarım donukladı gelgelelim
sağlığın yerinde mi?
yaraların kabuğu kolayca kaldırılıyor
halkın doğurgan dünyasına dalmakla
onların güneşe çarpan sesini anlamayan
dört duvarın, tel örgünün, meşhur yasakların sahipleri
seyir bile edemezken içimizdeki şenliği
yılgı yanımıza yanaşamazken
bizi kıvıl kıvıl bekliyorken hayat
yıkılmak elinde mi?
boşuna mı sokuldu bankalara
petrol borularına kundak
kurşun işçinin boynunu boşuna mı örseledi
varsın zindanların uğultusu vursun kulaklarımıza
yaşamak
bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki.
bu yürek gökle barışkın yaşamaya alışmış bir kere
ve inatla çevrilmiş toprağın çılgarına
yazık ki uzaktır kuşları, sokaklarıyla bizim olan şehir
ama ancak laneti hırsla tırpanlayamamak koyuyor insana
öpüşler, yatağa birden yuvarlanışlar
sevgiyle hatırlansa bile hatta.
köpüren, köpürtücü bir hayatın nadasıdır kardeşim
bütün devrimcilerin çektikleri
biliriz dünyadaki yorgunluk habire mızraklanır
dağlarda gürbüz bir ölümdür bizim arkadaşlarınki
pusmuş bir şahanız şimdilik, ne kadar şahan olsak
ama budandıkça fışkıran da bizleriz
ölüyoruz, demek ki yaşanılacak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar