bugün
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz14
- kızları en güzel olan şehir13
- akrostişli şiir6
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor14
- mesaj atıp konuşmayan kız7
- 30 yaşına girmek4
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi12
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- ilişki yapmaya üşenmek6
- arabaları yan yana park edip öpüşmek3
- cinlerin özünde iyi insanlar olması4
- sözlük açsanız ismi ne olurdu4
- david bowie varken neşat ertaş dinleyen tip2
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen2
- kadın nefreti4
- hristiyanlık7
- 50 bin liraya sabah 10'a kadar uyumadan durmak3
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- sözlükteki satranç taşları4
- sözlüğü annesi gibi gören insan3
- arabada son ses dinlenecek şarkılar3
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- burcu akrep olan birini akrep sokması4
- dördüncü duvarı da kapısız örmek2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- erkekler zıçar kızlar kakaloş yapar4
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- sırrı süreyya önder28
- silver ile evlenecek erkek52
- yazarların 3 eylül 2026 tüfe tahmin rakamları2
- gece geç saatte ışığı yanan evler5
- sözler köşkü6
- gecenin şarkısı11
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- irmik helvası3
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi3
- dün gece ne oldu13
- şikeci amedspor5
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- sıpsıkıcı olmanız4
- erkek nefreti2
- askerde sözlüğe girmek4
- sarapci koala58
- saçını mora boyatan kızın amacı3
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak8
- ataköy'deki anyma konserinin iptal edilmesi3
--spoiler--
bu sıkıntılar dışında pek de mutsuz sayılmazdım.yine bütün sorun vakit öldürmekti.anılarımı gözümün önünde canlandırmayı öğrendim öğreneli artık sıkılmıyordum.kimi zaman odamı düşünmeye koyuluyor, düşümde, bir köşeden kalkıyor, yolum üzerindeki eşyaları bir bir aklımdan geçirip yine o noktaya dönüyordum.ilk zamanlar bu gezi çabucak bitiveriyordu.ama her tekrarlayışımda daha uzun sürüyordu.çünkü her eşyayı, her birinin üzerindeki nesneleri, sonra bunları, bunların ayrıntılarını, her ayrıntıda örneğin bir çatlağı, kakmayı, onun yenik kenarlarını, renklerini ya da pürüzlerini bir bir gözümün önüne getiriyordum.aynı zamanda sayılarını unutmamaya, hepsini tam tamına saymaya çalışıyordum.öyle ki bir kaç hafta sonunda, sadece odamdaki eşyaları bir bir saymakla saatlerimi eşeledikçe, iyi tanımadığım, unuttuğum şeyleri de bulup çıkarıyordum.o zaman anladım ki, dışarıda bir gün yaşamış olan bir insan, cezaevinde hiç sıkıntı çekmeden bin yıl yaşayabilirdi.canı sıkılmayacak kadar anıları olacaktı.bir bakıma bu da bir kazançtı.
--spoiler--
--spoiler--
bir gün gardiyan bana, '5 aydır buradasın.' deyince sözüne inandım, ama bunu aklım almadı.benim için sanki bu, hücremde yuvarlanıp giden aynı gündü ve ben aynı işi yapıp duruyordum.o gün gardiyan gittikten sonra yemek kabımda yüzümü seyrettim.bana öyle geldi ki, gülümsemeye çalıştığım halde, görüntüm ciddi duruyordu.kabı oynattım.yeniden gülümsedim, ama görüntüm hep o aynı ciddi, o aynı üzgün hali bırakmadı.gün sona eriyordu.vakit, cezaevinin bütün katlarından, akşam gürültülerinin büyük bir sessizlik alayı halinde yükseldiği, sözünü etmek istemediğim o adsız saatti.tepe penceresine yaklaştım, günün son ışığında bir kez daha görüntüme baktım.yine ciddiydi.bunda şaşılacak ne vardı!o anda ben de öyleydim.ama, aynı zamanda aylardır ilk kez kendi sesimi açık açık duydum.bu ses ne zamandır kulaklarımda çınlayan sese benziyordu.o vakit anladım ki, bütün bu zaman içinde kendi kendimle konuşmuşum.o vakit, anacığımın cenazesinde hasta bakıcı kadının söylediklerini anımsadım.hayır, çıkar yol yoktu ve kimse hapisteki akşamların ne olduğunu aklının köşesinden geçiremezdi.
--spoiler--
albert camus - yabancı.
bu sıkıntılar dışında pek de mutsuz sayılmazdım.yine bütün sorun vakit öldürmekti.anılarımı gözümün önünde canlandırmayı öğrendim öğreneli artık sıkılmıyordum.kimi zaman odamı düşünmeye koyuluyor, düşümde, bir köşeden kalkıyor, yolum üzerindeki eşyaları bir bir aklımdan geçirip yine o noktaya dönüyordum.ilk zamanlar bu gezi çabucak bitiveriyordu.ama her tekrarlayışımda daha uzun sürüyordu.çünkü her eşyayı, her birinin üzerindeki nesneleri, sonra bunları, bunların ayrıntılarını, her ayrıntıda örneğin bir çatlağı, kakmayı, onun yenik kenarlarını, renklerini ya da pürüzlerini bir bir gözümün önüne getiriyordum.aynı zamanda sayılarını unutmamaya, hepsini tam tamına saymaya çalışıyordum.öyle ki bir kaç hafta sonunda, sadece odamdaki eşyaları bir bir saymakla saatlerimi eşeledikçe, iyi tanımadığım, unuttuğum şeyleri de bulup çıkarıyordum.o zaman anladım ki, dışarıda bir gün yaşamış olan bir insan, cezaevinde hiç sıkıntı çekmeden bin yıl yaşayabilirdi.canı sıkılmayacak kadar anıları olacaktı.bir bakıma bu da bir kazançtı.
--spoiler--
--spoiler--
bir gün gardiyan bana, '5 aydır buradasın.' deyince sözüne inandım, ama bunu aklım almadı.benim için sanki bu, hücremde yuvarlanıp giden aynı gündü ve ben aynı işi yapıp duruyordum.o gün gardiyan gittikten sonra yemek kabımda yüzümü seyrettim.bana öyle geldi ki, gülümsemeye çalıştığım halde, görüntüm ciddi duruyordu.kabı oynattım.yeniden gülümsedim, ama görüntüm hep o aynı ciddi, o aynı üzgün hali bırakmadı.gün sona eriyordu.vakit, cezaevinin bütün katlarından, akşam gürültülerinin büyük bir sessizlik alayı halinde yükseldiği, sözünü etmek istemediğim o adsız saatti.tepe penceresine yaklaştım, günün son ışığında bir kez daha görüntüme baktım.yine ciddiydi.bunda şaşılacak ne vardı!o anda ben de öyleydim.ama, aynı zamanda aylardır ilk kez kendi sesimi açık açık duydum.bu ses ne zamandır kulaklarımda çınlayan sese benziyordu.o vakit anladım ki, bütün bu zaman içinde kendi kendimle konuşmuşum.o vakit, anacığımın cenazesinde hasta bakıcı kadının söylediklerini anımsadım.hayır, çıkar yol yoktu ve kimse hapisteki akşamların ne olduğunu aklının köşesinden geçiremezdi.
--spoiler--
albert camus - yabancı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar