bugün
- herkesi seven insan9
- hard sevmeyen bir kızı harda nasıl ikna edersiniz7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği11
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması4
- ikizler burcu kadını olmak7
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- götünden tanırım seni8
- çok hastayım sözlük5
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler9
- sarı poşet kudurtması15
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz26
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek10
- true nickli yazar14
- en çok ihanet eden burçlar7
- 22 eylül 2026 istanbul sağanak uyarısı3
- her konuda bilgisi olanı ukala diyerek hor görmek6
- evliliği ayakta tutan güçler13
- ai singularity2
- celal şengör'ün burç yorumu6
- manisada okul saldırısı17
- true'yi evlendiriyoruz2
- ekonomi7
- türkiye de muhalefet var mı10
- iş hayatında takılan maskeler6
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- tai lung11
- iyiliğin yan etkileri4
- y o r u l d u m5
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- kutsi3
- kova burçlari bakar misiniz5
- arkadaşlar grup açıyorum gelmek ister misiniz5
- oğlak burcu kadını4
- kış geliyor6
- siyaset üstü yazarlar9
- hava burçları3
- yağız kaan erdoğmuş dünya ilk 20'ye girdi2
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- inşaat mühendislerindeki dayanılmaz çekicilik4
- odam kireç tutmuyor2
- z kuşağı9
- betray me5
- yılbaşında marketler havai fişek satmalı3
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- beyaz torosta büyümüş kaltaklar4
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
yeppaaaa arkadaşlar, enteresan bir film bizi bekliyor.
nereden başlasam bilmiyorum. çok iyi yerleri de vardı, inanılmaz kötü yerleri de.
karakterler:
karakterlerin her biri ayrı bir olay olmuş. eğlenceli, ama asla bir fetih havasında değil. fatih psikopat biri gibi gösterilmiş. istanbul'la ilgili bir sorun çıktığında çıldıran, tesbikini koparıp üstünde tepinen ("deli ayol" dediğim bir sahneydi), kafayı yemiş bir fatih çizildi önümüze. ayrıca filmde çok etkisizdi. öyle çıldıran, bağıran, millete tip tip bakan bir karakter. zaten 160 dakikalık filmin, toplasan 80 dakikasında görünüyordur.
ulubatlı ise ayrı bir canavar olmuş. filmin sonundaki (spoylır değil, merak etmeyin) kavgası ise zaten adamı bitiriyor. amerikan güreşine uzak doğu havası katılmış gibin, böyle canavarımsı bir şey olmuş. ayrıca tipi jüstinyen denen arkadaşlar çok benziyor. kavga ederlerken ayıramıyorsun lan kim ulubatlı, kim jüstinyen...
era, filmimizin gereksiz kişisi. laf olsun diye sokmuşlar. filmi fetih havasından çıkarıp, "cennetin krallığı" havasına sokuyor. ayrıca konuyu çok dağıtıyor. benim gibi dikkati çabuk dağılan bir kişiyseniz, ulubatlı ve era'nın yiyiştiği sahnelerde kafanız "the big bang theory"nin son bölümüne gidebilir. laf olsun diye konulmuş bir karakter. olmasaymış da olurmuş, hatta olmasaymış daha iyi olurmuş. tabii bu tarz filmlerde, tatlı&savaşçı aşkı seviyorsanız hoşunuza gidebilir.
pis kaka bizanslılarda ise adam gibi karakterler olduğu gibi, komik karakterler de var. ayrıca adamları hep zevk sefa çekerken gösteriyorlar lan. ya yemek yiyorlar, ya sevişiyorlar. hele bir bölümde kamera, cariyenin götüne zoom yapıyor... hoş olmuyor yani.
senaryo:
senaryo güzel, eğlendirici. ama kendimi asla bir "istanbul'un fethi"ni izliyormuş gibi hissetmedim. o havayı, atmosferi vermedi. daha çok sıradan bir savaş filmi havası vardı.
bazı yerler ise çok oldu bittiye gelmiş. gemileri karadan hareket ettirme sahnesi "tamam zaten bizimkiler bunu biliyor" denilip geçiştirilmiş gibi. iyi de aksoy'um bebeğim, yabancılara izlettirmeyecek misin bunu? biraz daha açıklayıcı olaydın ya lan!
tarihi açıdan hoş değil, ama eğlendirici bir senaryosu var. tarihi beklentiyle gitmezseniz sıkılmazsınız.
oyunculuk:
oyunculuk fena değil. dövüş sahneleri hakikaten iyi. konuşma bölümlerine laf atanlar olmuş "çocuk gibi konuşuyorlar" diye. filmin havası bunu unutturuyor, inanın bana. bazı arkadaşlar ise fatih'in burnuna takmış "ne diye kırık değil!" diyerekten. bu önemli bir mevzu değil, takılacak bir şey yok ortada.
efektler:
işte geldik filmin en büyük numarasına. efektler iyi güzel. bazı yerlerde ise rahatsızlık verici derecede yapay olabiliyor. örneğin baştaki uçan kuş, uzun dağlar ve kalelere vuran toplar. ama ben de çok süper bir şey beklemiyordum. sonuçta 16 milyon dolarlık bir filmle, 100-200 milyon dolarlık filmlerin efekt kalitesini karşılaştırmak doğru olmaz.
genel olarak güzeldi efektler. bazı sahnelerde ise gerçekten sizi o ortama sürükleye biliyordu. hiç bir türk yapımda böyle güzel efektler görmemiştim. bu türk sinema sektörü için büyük ve kaliteli bir adımdır. efektler 16 milyonluk bir film için oldukça değil, oldukçanın üstünde iyi. ona asla lafımız olamaz. (aksoy'un efektine karşı, boynumuz pikselden ince)
son yorum:
güzel, eğlenceli bir film olmuş. ön yargıyla gittim, ama "fetih 1453" bunu kırdı. ama bir kötü yan var ki çok kötü; film size o fetih havasını hissettirmiyor. hele benim gibi az çok tarih okuduysanız, kendinizi asla "istanbul'un fethi"ni izliyor gibi hissetmiyorsunuz. fatih sultan mehmet karakterini ise, gerçek fatih'le (karakter olarak) bir tutmanız çok zor. sıradan bir savaş filmi izliyor hissi veriyor. ama eğlenceli, izlenmesi zaman kaybı değil.
buna puanım 7.5/10 panpa. (kendimi önemli biri gibi hissettim lan!)
nereden başlasam bilmiyorum. çok iyi yerleri de vardı, inanılmaz kötü yerleri de.
karakterler:
karakterlerin her biri ayrı bir olay olmuş. eğlenceli, ama asla bir fetih havasında değil. fatih psikopat biri gibi gösterilmiş. istanbul'la ilgili bir sorun çıktığında çıldıran, tesbikini koparıp üstünde tepinen ("deli ayol" dediğim bir sahneydi), kafayı yemiş bir fatih çizildi önümüze. ayrıca filmde çok etkisizdi. öyle çıldıran, bağıran, millete tip tip bakan bir karakter. zaten 160 dakikalık filmin, toplasan 80 dakikasında görünüyordur.
ulubatlı ise ayrı bir canavar olmuş. filmin sonundaki (spoylır değil, merak etmeyin) kavgası ise zaten adamı bitiriyor. amerikan güreşine uzak doğu havası katılmış gibin, böyle canavarımsı bir şey olmuş. ayrıca tipi jüstinyen denen arkadaşlar çok benziyor. kavga ederlerken ayıramıyorsun lan kim ulubatlı, kim jüstinyen...
era, filmimizin gereksiz kişisi. laf olsun diye sokmuşlar. filmi fetih havasından çıkarıp, "cennetin krallığı" havasına sokuyor. ayrıca konuyu çok dağıtıyor. benim gibi dikkati çabuk dağılan bir kişiyseniz, ulubatlı ve era'nın yiyiştiği sahnelerde kafanız "the big bang theory"nin son bölümüne gidebilir. laf olsun diye konulmuş bir karakter. olmasaymış da olurmuş, hatta olmasaymış daha iyi olurmuş. tabii bu tarz filmlerde, tatlı&savaşçı aşkı seviyorsanız hoşunuza gidebilir.
pis kaka bizanslılarda ise adam gibi karakterler olduğu gibi, komik karakterler de var. ayrıca adamları hep zevk sefa çekerken gösteriyorlar lan. ya yemek yiyorlar, ya sevişiyorlar. hele bir bölümde kamera, cariyenin götüne zoom yapıyor... hoş olmuyor yani.
senaryo:
senaryo güzel, eğlendirici. ama kendimi asla bir "istanbul'un fethi"ni izliyormuş gibi hissetmedim. o havayı, atmosferi vermedi. daha çok sıradan bir savaş filmi havası vardı.
bazı yerler ise çok oldu bittiye gelmiş. gemileri karadan hareket ettirme sahnesi "tamam zaten bizimkiler bunu biliyor" denilip geçiştirilmiş gibi. iyi de aksoy'um bebeğim, yabancılara izlettirmeyecek misin bunu? biraz daha açıklayıcı olaydın ya lan!
tarihi açıdan hoş değil, ama eğlendirici bir senaryosu var. tarihi beklentiyle gitmezseniz sıkılmazsınız.
oyunculuk:
oyunculuk fena değil. dövüş sahneleri hakikaten iyi. konuşma bölümlerine laf atanlar olmuş "çocuk gibi konuşuyorlar" diye. filmin havası bunu unutturuyor, inanın bana. bazı arkadaşlar ise fatih'in burnuna takmış "ne diye kırık değil!" diyerekten. bu önemli bir mevzu değil, takılacak bir şey yok ortada.
efektler:
işte geldik filmin en büyük numarasına. efektler iyi güzel. bazı yerlerde ise rahatsızlık verici derecede yapay olabiliyor. örneğin baştaki uçan kuş, uzun dağlar ve kalelere vuran toplar. ama ben de çok süper bir şey beklemiyordum. sonuçta 16 milyon dolarlık bir filmle, 100-200 milyon dolarlık filmlerin efekt kalitesini karşılaştırmak doğru olmaz.
genel olarak güzeldi efektler. bazı sahnelerde ise gerçekten sizi o ortama sürükleye biliyordu. hiç bir türk yapımda böyle güzel efektler görmemiştim. bu türk sinema sektörü için büyük ve kaliteli bir adımdır. efektler 16 milyonluk bir film için oldukça değil, oldukçanın üstünde iyi. ona asla lafımız olamaz. (aksoy'un efektine karşı, boynumuz pikselden ince)
son yorum:
güzel, eğlenceli bir film olmuş. ön yargıyla gittim, ama "fetih 1453" bunu kırdı. ama bir kötü yan var ki çok kötü; film size o fetih havasını hissettirmiyor. hele benim gibi az çok tarih okuduysanız, kendinizi asla "istanbul'un fethi"ni izliyor gibi hissetmiyorsunuz. fatih sultan mehmet karakterini ise, gerçek fatih'le (karakter olarak) bir tutmanız çok zor. sıradan bir savaş filmi izliyor hissi veriyor. ama eğlenceli, izlenmesi zaman kaybı değil.
buna puanım 7.5/10 panpa. (kendimi önemli biri gibi hissettim lan!)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar