bugün
- sözlüğün yeni tasarımı10
- yeraltı varlıkları7
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- iyi menemenin sırrı13
- fatma betül sayan kaya6
- mehmet şimşek4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- sözlüğe ne oldu3
- muslettin amca19
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi3
- pankek8
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk bir yemek olsaydı8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- üniversite yıllarını özlemek4
- karpuzcu libos panda2
- mısır ekmeği2
- recep tayyip erdoğan2
- hangi yemek nerede yenir4
- gece yolculuğu2
- dingiringi ringi ringi dingiringi ringi ringi3
- şaka maka 7 yıllık yazar olmak3
- hayatın anlamı ne3
- caligula'nın korkusu5
- bira ile aspirin icmek2
- kum dökmek4
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız4
- kırkayakların ayaklanması2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı8
- 5 kasım 2026 trabzonspor freiburg maçı4
- yahudiye3
- futbol15
- ataşehir de rastgele ateş açılması4
- olmayınca olmaması4
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- ucanpembekoala5
- saatin daha on olması3
- gülşen in memeleri14
- geceye bir şiir bırak3
- yeni parti6
- özgür özel2
- cemal hekimoğlu2
- umumiyetle çekinirdi benden abi derdi bana hep2
çoğu kişinin uyuşturucuyla alakalı çıkarımlarına rağmen, hikayesi basit ve yaşanmışlıklar üzerine kurulmuş bir şarkı..
"grubun gitaristi syd barrett, bir kuzey amerika turnesi sırasında lsd yüzünden kötü durumdadır. gitarını otel odalarında unutuyor ve onu geri almak amacıyla aynı gün tekrar önceki şehre uçmak zorunda kalır. ayrıca, grubun geri kalanından gün geçtikçe daha fazla kopyuor, tabii dünyadan da. bir akşam, olaylar patlama noktasına geliyor ve bu durum, david gilmour'un gruba katılmasıyla ve roger waters ile birlikte bu şarkıyı yazmasıyla sonlanıyor.
chicago'daki bir konser sırasında, grup sahne almak üzeredir ve syd ortadan kaybolmuştur. odasına bakarlar ve syd oradadır, cenin pozisyonunda yatmaktadır ve uçmuş vaziyettedir. onu kendine getirme çabaları sorunsuz kalır. en sonunda kendi kendine konuşmaya başlar; fakat gruptakiler ne dediğini anlayamamaktadır. en sonunda, onu ayağa kaldırmayı başarırlar ve grubun sahne alması gerektiğinden dolayı, onu yürütüp gitarını boynuna asarlar. birinci kıta bu bölümü anlatıyor.
anlatılanlara göre, konserin geri kalan kısmı boyunca onu götürdükleri yerde durmuştur syd ve kısa riff'ler kullanmıştır çalarken; bu yüzden grup onun bu halden kurtulacağını ummuştur. sonunda, konsere ara verildiğinde grup bir doktor çağırır ve doktor syd'e halisünasyonlarının yok olmasını sağlayan bir enjeksiyon yapar; bunu konserin ikinci yarısında syd'in tamamen normal davranmasından anlıyoruz. ikinci kıtada bu bölüm anlatılmakta.
bu noktadan sonra, david gilmour gruba eşlik etmesi için çağrılır ve en sonunda, syd'in yerini alır. stüdyo kayıtları sırasında, syd ile çalışmak neredeyse imkansız hale gelmiştir zira bazen riff'leri tersinden bile yazdığı olmuştur.
nakaratlar, syd'in bakış açısıyla söylenmekte. arkadaki rüya hissi veren altyapı bunu kanıtlıyor. şarkının sonlarına doğru, uyuşturucu yüzünden hayatının tamamen değiştiğini farkediyor anlatıcı; fakat bu konuda yapabileceği hiçbir şey yok, çünkü o artık huzurla hissizleşmiş. *
disclaimer: bu çeviriler, kafiye amacı güdülerek, birebir çeviri yapmak amacıyla yapılmış çeviriler değil; tamamen şarkının derinindeki anlamları yakalayabilmek adına, düz yazı amaçlanarak yapılmış çevirilerdir. bazı şarkılarda, şarkının yapısıyla paralel bir şekilde kafiyeler görülebilir. katkıda bulunmak, yanlış olabilecek bir yeri işaret edecek yazarların eleştirileri, daha doğrusu iyi/kötü tüm eleştiriler kabuldür.
***
merhaba?
orada kimse var mı?
beni duyuyorsan, başını salla.
sesim geliyor mu sana?
haydi, ses versene.
duyduğuma göre, keyifsizmişsin.
eh, ben acını azaltabilirim;
seni tekrar ayağa kaldırabilirim.
rahatla.
önce, biraz bilgi gerek bana.
basit olandan başlayalım:
göstersene, neresi acıyor?
acı yok artık, geri çekiliyorsun,
uzaklaşan bir geminin ufuktaki dumanı misali.
yavaş yavaş kendine geliyorsun.
dudakların kımıldıyor, ama duyamıyorum söylediğini.
çocukken, bir seferinde ateşim çıkmıştı,
ellerim sanki iki balondan ibaret gibiydi.
şimdi o duyguyu tekrar hissediyorum;
bunu ben anlatamam, anlamazdın sen de.
öyle biri değilim ben;
huzurla hissizleştim ben, zaman geçtikçe.
pekala.
küçük bir batma hissedeceksin.
daha fazla acı hissetmeyecek-- aaaaaahhhhh!
fakat biraz miden bulanabilir.
ayağa kalkabiliyor musun?
sanırım işe yarıyor. güzel.
bu idare eder konser sırasında seni,
haydi kalk, gitme zamanı geldi.
acı yok artık, geri çekiliyorsun,
uzaklaşan bir geminin ufuktaki dumanı misali.
yavaş yavaş kendine geliyorsun.
dudakların kımıldıyor ama, duyamıyorum söylediğini.
çocukken, bir seferinde anlık bir bakış yakalamıştım,
gözümün ucuyla.
bakmak için döndüm; fakat yoktu orada.
şu anda net bir anı değil bu kafamda;
çocuk büyüdü, sona erdi rüya.
huzurla hissizleştim ben, geçen zamanda.
***
"grubun gitaristi syd barrett, bir kuzey amerika turnesi sırasında lsd yüzünden kötü durumdadır. gitarını otel odalarında unutuyor ve onu geri almak amacıyla aynı gün tekrar önceki şehre uçmak zorunda kalır. ayrıca, grubun geri kalanından gün geçtikçe daha fazla kopyuor, tabii dünyadan da. bir akşam, olaylar patlama noktasına geliyor ve bu durum, david gilmour'un gruba katılmasıyla ve roger waters ile birlikte bu şarkıyı yazmasıyla sonlanıyor.
chicago'daki bir konser sırasında, grup sahne almak üzeredir ve syd ortadan kaybolmuştur. odasına bakarlar ve syd oradadır, cenin pozisyonunda yatmaktadır ve uçmuş vaziyettedir. onu kendine getirme çabaları sorunsuz kalır. en sonunda kendi kendine konuşmaya başlar; fakat gruptakiler ne dediğini anlayamamaktadır. en sonunda, onu ayağa kaldırmayı başarırlar ve grubun sahne alması gerektiğinden dolayı, onu yürütüp gitarını boynuna asarlar. birinci kıta bu bölümü anlatıyor.
anlatılanlara göre, konserin geri kalan kısmı boyunca onu götürdükleri yerde durmuştur syd ve kısa riff'ler kullanmıştır çalarken; bu yüzden grup onun bu halden kurtulacağını ummuştur. sonunda, konsere ara verildiğinde grup bir doktor çağırır ve doktor syd'e halisünasyonlarının yok olmasını sağlayan bir enjeksiyon yapar; bunu konserin ikinci yarısında syd'in tamamen normal davranmasından anlıyoruz. ikinci kıtada bu bölüm anlatılmakta.
bu noktadan sonra, david gilmour gruba eşlik etmesi için çağrılır ve en sonunda, syd'in yerini alır. stüdyo kayıtları sırasında, syd ile çalışmak neredeyse imkansız hale gelmiştir zira bazen riff'leri tersinden bile yazdığı olmuştur.
nakaratlar, syd'in bakış açısıyla söylenmekte. arkadaki rüya hissi veren altyapı bunu kanıtlıyor. şarkının sonlarına doğru, uyuşturucu yüzünden hayatının tamamen değiştiğini farkediyor anlatıcı; fakat bu konuda yapabileceği hiçbir şey yok, çünkü o artık huzurla hissizleşmiş. *
disclaimer: bu çeviriler, kafiye amacı güdülerek, birebir çeviri yapmak amacıyla yapılmış çeviriler değil; tamamen şarkının derinindeki anlamları yakalayabilmek adına, düz yazı amaçlanarak yapılmış çevirilerdir. bazı şarkılarda, şarkının yapısıyla paralel bir şekilde kafiyeler görülebilir. katkıda bulunmak, yanlış olabilecek bir yeri işaret edecek yazarların eleştirileri, daha doğrusu iyi/kötü tüm eleştiriler kabuldür.
***
merhaba?
orada kimse var mı?
beni duyuyorsan, başını salla.
sesim geliyor mu sana?
haydi, ses versene.
duyduğuma göre, keyifsizmişsin.
eh, ben acını azaltabilirim;
seni tekrar ayağa kaldırabilirim.
rahatla.
önce, biraz bilgi gerek bana.
basit olandan başlayalım:
göstersene, neresi acıyor?
acı yok artık, geri çekiliyorsun,
uzaklaşan bir geminin ufuktaki dumanı misali.
yavaş yavaş kendine geliyorsun.
dudakların kımıldıyor, ama duyamıyorum söylediğini.
çocukken, bir seferinde ateşim çıkmıştı,
ellerim sanki iki balondan ibaret gibiydi.
şimdi o duyguyu tekrar hissediyorum;
bunu ben anlatamam, anlamazdın sen de.
öyle biri değilim ben;
huzurla hissizleştim ben, zaman geçtikçe.
pekala.
küçük bir batma hissedeceksin.
daha fazla acı hissetmeyecek-- aaaaaahhhhh!
fakat biraz miden bulanabilir.
ayağa kalkabiliyor musun?
sanırım işe yarıyor. güzel.
bu idare eder konser sırasında seni,
haydi kalk, gitme zamanı geldi.
acı yok artık, geri çekiliyorsun,
uzaklaşan bir geminin ufuktaki dumanı misali.
yavaş yavaş kendine geliyorsun.
dudakların kımıldıyor ama, duyamıyorum söylediğini.
çocukken, bir seferinde anlık bir bakış yakalamıştım,
gözümün ucuyla.
bakmak için döndüm; fakat yoktu orada.
şu anda net bir anı değil bu kafamda;
çocuk büyüdü, sona erdi rüya.
huzurla hissizleştim ben, geçen zamanda.
***
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar