bugün
- 500 ve 1000 tl lik banknotların çıkmama nedeni3
- kasiyer kıza nasıl açılırım12
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- velvet47
- yaşlı kadın yuzırlar10
- en kibirli yuzır11
- gaylik alametleri8
- freddy krueger ı oynayabilecek türk aktör2
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- habire1239
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- friedrich hegel la bi cay icek10
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- yeni parti25
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- nervio19
- velvet vs nervio24
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı2
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- g'i l d'e d l'i l y16
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- 50 yıllık yuzır5
- uludağ sözlük magazin servisi5
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- ruh hastası sapık yazarlar5
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- kezoyu delirtmek5
- merak ediyorsan yaz7
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- özgünlüğün faydasız olması6
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- puura10
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- kaçak elektrik tüketimi yüzde 94 olan bölge9
- kızların keko erkek seviyoruz demesi13
- true vs yagmurcu12
- true yahudi mi10
çoğu kişinin uyuşturucuyla alakalı çıkarımlarına rağmen, hikayesi basit ve yaşanmışlıklar üzerine kurulmuş bir şarkı..
"grubun gitaristi syd barrett, bir kuzey amerika turnesi sırasında lsd yüzünden kötü durumdadır. gitarını otel odalarında unutuyor ve onu geri almak amacıyla aynı gün tekrar önceki şehre uçmak zorunda kalır. ayrıca, grubun geri kalanından gün geçtikçe daha fazla kopyuor, tabii dünyadan da. bir akşam, olaylar patlama noktasına geliyor ve bu durum, david gilmour'un gruba katılmasıyla ve roger waters ile birlikte bu şarkıyı yazmasıyla sonlanıyor.
chicago'daki bir konser sırasında, grup sahne almak üzeredir ve syd ortadan kaybolmuştur. odasına bakarlar ve syd oradadır, cenin pozisyonunda yatmaktadır ve uçmuş vaziyettedir. onu kendine getirme çabaları sorunsuz kalır. en sonunda kendi kendine konuşmaya başlar; fakat gruptakiler ne dediğini anlayamamaktadır. en sonunda, onu ayağa kaldırmayı başarırlar ve grubun sahne alması gerektiğinden dolayı, onu yürütüp gitarını boynuna asarlar. birinci kıta bu bölümü anlatıyor.
anlatılanlara göre, konserin geri kalan kısmı boyunca onu götürdükleri yerde durmuştur syd ve kısa riff'ler kullanmıştır çalarken; bu yüzden grup onun bu halden kurtulacağını ummuştur. sonunda, konsere ara verildiğinde grup bir doktor çağırır ve doktor syd'e halisünasyonlarının yok olmasını sağlayan bir enjeksiyon yapar; bunu konserin ikinci yarısında syd'in tamamen normal davranmasından anlıyoruz. ikinci kıtada bu bölüm anlatılmakta.
bu noktadan sonra, david gilmour gruba eşlik etmesi için çağrılır ve en sonunda, syd'in yerini alır. stüdyo kayıtları sırasında, syd ile çalışmak neredeyse imkansız hale gelmiştir zira bazen riff'leri tersinden bile yazdığı olmuştur.
nakaratlar, syd'in bakış açısıyla söylenmekte. arkadaki rüya hissi veren altyapı bunu kanıtlıyor. şarkının sonlarına doğru, uyuşturucu yüzünden hayatının tamamen değiştiğini farkediyor anlatıcı; fakat bu konuda yapabileceği hiçbir şey yok, çünkü o artık huzurla hissizleşmiş. *
disclaimer: bu çeviriler, kafiye amacı güdülerek, birebir çeviri yapmak amacıyla yapılmış çeviriler değil; tamamen şarkının derinindeki anlamları yakalayabilmek adına, düz yazı amaçlanarak yapılmış çevirilerdir. bazı şarkılarda, şarkının yapısıyla paralel bir şekilde kafiyeler görülebilir. katkıda bulunmak, yanlış olabilecek bir yeri işaret edecek yazarların eleştirileri, daha doğrusu iyi/kötü tüm eleştiriler kabuldür.
***
merhaba?
orada kimse var mı?
beni duyuyorsan, başını salla.
sesim geliyor mu sana?
haydi, ses versene.
duyduğuma göre, keyifsizmişsin.
eh, ben acını azaltabilirim;
seni tekrar ayağa kaldırabilirim.
rahatla.
önce, biraz bilgi gerek bana.
basit olandan başlayalım:
göstersene, neresi acıyor?
acı yok artık, geri çekiliyorsun,
uzaklaşan bir geminin ufuktaki dumanı misali.
yavaş yavaş kendine geliyorsun.
dudakların kımıldıyor, ama duyamıyorum söylediğini.
çocukken, bir seferinde ateşim çıkmıştı,
ellerim sanki iki balondan ibaret gibiydi.
şimdi o duyguyu tekrar hissediyorum;
bunu ben anlatamam, anlamazdın sen de.
öyle biri değilim ben;
huzurla hissizleştim ben, zaman geçtikçe.
pekala.
küçük bir batma hissedeceksin.
daha fazla acı hissetmeyecek-- aaaaaahhhhh!
fakat biraz miden bulanabilir.
ayağa kalkabiliyor musun?
sanırım işe yarıyor. güzel.
bu idare eder konser sırasında seni,
haydi kalk, gitme zamanı geldi.
acı yok artık, geri çekiliyorsun,
uzaklaşan bir geminin ufuktaki dumanı misali.
yavaş yavaş kendine geliyorsun.
dudakların kımıldıyor ama, duyamıyorum söylediğini.
çocukken, bir seferinde anlık bir bakış yakalamıştım,
gözümün ucuyla.
bakmak için döndüm; fakat yoktu orada.
şu anda net bir anı değil bu kafamda;
çocuk büyüdü, sona erdi rüya.
huzurla hissizleştim ben, geçen zamanda.
***
"grubun gitaristi syd barrett, bir kuzey amerika turnesi sırasında lsd yüzünden kötü durumdadır. gitarını otel odalarında unutuyor ve onu geri almak amacıyla aynı gün tekrar önceki şehre uçmak zorunda kalır. ayrıca, grubun geri kalanından gün geçtikçe daha fazla kopyuor, tabii dünyadan da. bir akşam, olaylar patlama noktasına geliyor ve bu durum, david gilmour'un gruba katılmasıyla ve roger waters ile birlikte bu şarkıyı yazmasıyla sonlanıyor.
chicago'daki bir konser sırasında, grup sahne almak üzeredir ve syd ortadan kaybolmuştur. odasına bakarlar ve syd oradadır, cenin pozisyonunda yatmaktadır ve uçmuş vaziyettedir. onu kendine getirme çabaları sorunsuz kalır. en sonunda kendi kendine konuşmaya başlar; fakat gruptakiler ne dediğini anlayamamaktadır. en sonunda, onu ayağa kaldırmayı başarırlar ve grubun sahne alması gerektiğinden dolayı, onu yürütüp gitarını boynuna asarlar. birinci kıta bu bölümü anlatıyor.
anlatılanlara göre, konserin geri kalan kısmı boyunca onu götürdükleri yerde durmuştur syd ve kısa riff'ler kullanmıştır çalarken; bu yüzden grup onun bu halden kurtulacağını ummuştur. sonunda, konsere ara verildiğinde grup bir doktor çağırır ve doktor syd'e halisünasyonlarının yok olmasını sağlayan bir enjeksiyon yapar; bunu konserin ikinci yarısında syd'in tamamen normal davranmasından anlıyoruz. ikinci kıtada bu bölüm anlatılmakta.
bu noktadan sonra, david gilmour gruba eşlik etmesi için çağrılır ve en sonunda, syd'in yerini alır. stüdyo kayıtları sırasında, syd ile çalışmak neredeyse imkansız hale gelmiştir zira bazen riff'leri tersinden bile yazdığı olmuştur.
nakaratlar, syd'in bakış açısıyla söylenmekte. arkadaki rüya hissi veren altyapı bunu kanıtlıyor. şarkının sonlarına doğru, uyuşturucu yüzünden hayatının tamamen değiştiğini farkediyor anlatıcı; fakat bu konuda yapabileceği hiçbir şey yok, çünkü o artık huzurla hissizleşmiş. *
disclaimer: bu çeviriler, kafiye amacı güdülerek, birebir çeviri yapmak amacıyla yapılmış çeviriler değil; tamamen şarkının derinindeki anlamları yakalayabilmek adına, düz yazı amaçlanarak yapılmış çevirilerdir. bazı şarkılarda, şarkının yapısıyla paralel bir şekilde kafiyeler görülebilir. katkıda bulunmak, yanlış olabilecek bir yeri işaret edecek yazarların eleştirileri, daha doğrusu iyi/kötü tüm eleştiriler kabuldür.
***
merhaba?
orada kimse var mı?
beni duyuyorsan, başını salla.
sesim geliyor mu sana?
haydi, ses versene.
duyduğuma göre, keyifsizmişsin.
eh, ben acını azaltabilirim;
seni tekrar ayağa kaldırabilirim.
rahatla.
önce, biraz bilgi gerek bana.
basit olandan başlayalım:
göstersene, neresi acıyor?
acı yok artık, geri çekiliyorsun,
uzaklaşan bir geminin ufuktaki dumanı misali.
yavaş yavaş kendine geliyorsun.
dudakların kımıldıyor, ama duyamıyorum söylediğini.
çocukken, bir seferinde ateşim çıkmıştı,
ellerim sanki iki balondan ibaret gibiydi.
şimdi o duyguyu tekrar hissediyorum;
bunu ben anlatamam, anlamazdın sen de.
öyle biri değilim ben;
huzurla hissizleştim ben, zaman geçtikçe.
pekala.
küçük bir batma hissedeceksin.
daha fazla acı hissetmeyecek-- aaaaaahhhhh!
fakat biraz miden bulanabilir.
ayağa kalkabiliyor musun?
sanırım işe yarıyor. güzel.
bu idare eder konser sırasında seni,
haydi kalk, gitme zamanı geldi.
acı yok artık, geri çekiliyorsun,
uzaklaşan bir geminin ufuktaki dumanı misali.
yavaş yavaş kendine geliyorsun.
dudakların kımıldıyor ama, duyamıyorum söylediğini.
çocukken, bir seferinde anlık bir bakış yakalamıştım,
gözümün ucuyla.
bakmak için döndüm; fakat yoktu orada.
şu anda net bir anı değil bu kafamda;
çocuk büyüdü, sona erdi rüya.
huzurla hissizleştim ben, geçen zamanda.
***
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar