facebook

telefon rehberinde 300, facebook listesinde 500 arkadaşı olan insanları görüyorum. bir gün ararım diye silmediğin o numarayı hangi gün arayacağını merak ediyorum. yada 500 arkadaşın olamayacağı imkansızlığıyla ne zaman yüzleşeceğini merak ediyorum.

kendilerini tatmin etmeyen ilişkilerini sanki herşey süpermiş gibi göstermeye, bir sevgilisi olduğunu arkadaşlarının gözüne sokmaya, onları imrendirmeye çalışan insanlar görüyorum, üzülüyorum len.

penis büyütücü maillerinin yakın zamanda gazete okumak için girdiğim internet sitelerinin sağında solunda da belirmesi, okşanası egolardan prim yapmak için bire bir. yada 'burun estetiği, silikon, zayıflama hapı' gibi zırvaların talep görmesi üzücü.

facebook listemdeki herhangi bir kızı arayıp 'nerdesin?' diye sorsam eminim 'ben, x, y, z, a, b if'deyiz' demez. ama birbirlerini her dakika etiketleyip burda, şurda, orda yazanları görüyorum. 'biz geziyoruz' mesajı veriyorlar. ben hep evdeyim mesela, hiç dışarı çıkmıyorum, hiç arkadaşımda yok benim.

ben dışarı çıktığım zaman fotoğraf çekmeyi unutacak kadar çok eğlenirken, bazılarının 150 fotoğrafı 2 saate sığdırdığını görmek üzüyor beni. hayır hatıra olsun diye çekersin tamamdır. ama 'eğleniyoruz!' mesajı vermeye çalışmakta neyin nesi? ne arada eğlendiniz? bu arada dans etmenin amacı; dans etmektir. poz vermek değil.

keşke hiç facebook'u kullanamayacak kadar dolu bir hayatım olsa. oturup bilgisayarı açıp, internete giremeyecek kadar dolu olsa hayatım. dimi?
© copyright 2005 - 2026