bugün
- mehmet ali alabora7
- ayağı şiir kokan kadın5
- gece şahin içinde lapsekili tayfur dinlemek4
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz8
- ruhani bir varlığa aşık olmak ister miydin4
- rafael leao24
- biraderine de sana da yeter artık5
- biraderizm felsefesi5
- günün sözü20
- sarapci koala69
- öldükten sonra 2865 te dirilmek4
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi23
- beşiktaş'ın bütün avrupa maçlarını evinde oynaması2
- pikap2
- erkeklerin istediği tek şey17
- deniz göktaş5
- biraderlerin vurduyor olması12
- 29 ağustos 2026 bayern münih stuttgart maçı2
- bir dinciyle tartışmak3
- reenkarkarnasyon olsa tekrar kendin olur musun2
- zall için bir şarkı bırak2
- en son ne zaman namaz kıldın13
- sadece güzelliğe bakan erkek3
- türkiye13
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- üşümeyi özlemek4
- sarapci diye nick alan akpli17
- gram altın5
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- fener balı15
- iş yerinde sözlükte takılmak14
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- şarapçı koala ile viski içmek5
- karı kıza para yedirir misiniz3
- erkeğin kalbine giden yol egosundan geçer3
- 28 ağustos 2026 türkiye polonya voleybol maçı4
- akepe3
- trafikte sinirlenip bağırmak5
- hiç erkeğe şiir yazan kadın olmaması2
- tanrı ile röportajlar3
- manifest11
- fenerbahçe vs galatasaray26
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- sosyalizm her ülkede farklı tecelli eder6
- usualsuspect'e ayak atıp kaçmak6
- uşak2
- uyumanın muhteşem bir şey olması2
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı8
"sympathy for the devil, oldukça neşeli bir şarkı. şeytanla yapılabilecek bir karşılaşmayı anlatıyor. o, hep oralarda bir yerde. lucifer ile çoğu kez karşılaştım, epey yakın bir iletişimimiz vardı. insanlar kötülük kavramını gömmeye meyilli ve her şeyin yoluna gireceğini, kötülüğün o çirkin yüzünü göstermeyeceğini umuyorlar. şarkı şu zamanlar için oldukça uygun, 11 eylül'ü göz önünde bulundurduğumuzda. şeytan yine iş başında. bu şarkı yazıldığında, ortalık epey karışıktı. ikinci dünya savaşından sonra dünyanın yaşadığı ilk kaosun zamanlarıydı ve ortadaki karışıklık, barışın ve aşkın düşmanıydı. dünyanın mükemmel olduğunu düşünmek istersiniz. herkes bu fikre sımsıkı sarılır. ve amerika'nın acı yoldan tecrübe ettiği üzere, kötülükten saklanamazsınız. kötülüğün hep var olduğunu kabul edip onunla savaşsanız iyi olur. sympathy for the devil, şeytanı unutmamanız gerektiğini anlatan bir şarkı. eğer onunla yüzleşirseniz, işlerinden birini bozmuş olursunuz." - keith richards
sympahty for the devil hakkında hristyan camiasında "satanik" bir şarkı olduğu görüşleri hakim; fakat durum bunun tam tersi. şarkının ana teması her ne kadar şeytanın tarihteki etkilerini anlatıyor gibi gözükse de, sonlara doğru insanın en büyük şeytanının kendisi olduğunu anlıyoruz.
şarkıdaki referanslar, tarihsel olaylar ve olası göndermeler hakkında birkaç bilgi:
-- şarkıda gönderme yapılan tarihsel olaylar:
- hz. isa'nın çarmıha gerilmesi
- rusya'daki komünist devrimi: bu arada, şarkıda bahsedilen anastasia, devrim sırasında öldürülen çar ii. nikolay'ın kızıdır.
- ii. dünya savaşı
- yüz yıl savaşları
- john f. kennedy ve robert f. kennedy suikastleri
-- "i laid traps for troubadours who get killed before they reached bombay" kısmıyla alakalı birkaç teori var ama benim aklıma en çok yatan, hindistan'da 1800'lü yıllarda ortalığı kasıp kavuran, profesyonel suikastçilerden oluşan thuggee isimli dini tarikat. bu tarikat, gezginlere dostça yaklaşıp güvenlerini kazandıktan sonra onları mendile benzer bir şeyle boğup, her şeyini alırlarmış. hindistan'da binlerce kişi bu dönemde kayıplara karışmış, çoğunun arkasında thuggee tarikatının olduğu söyleniyor. şarkıdaki "trap" referansı buna karşılık geliyor olabilir.
- "just call me lucifer, i'm in need of some restraint" bölümünde ise müthiş bir kelime oyunu var. lucifer kelimesi ingilizcede "lusifır" diye okunmasına rağmen jagger şarkıda bunu "geniş" anlamına gelen "loose" kelimesini içerecek şekilde, "loose-ifır" diye okur ve dinleyiciye şeytanın zaten olabildiğince özgür olduğunu söyler, bu tip oyunlara gerek yok mayk der. *
-- şarkı bir çok müzisyen tarafından cover'landı. bunlardan bazıları:
- ozzy osbourne
- guns n' roses
- pearl jam (the water pouring song'da enstrümental bir bölüm var sympathy of the devil'dan)
- u2 (bazı konserlerde bad ile birlikte söylüyormuş bono)
- jane's addiction
- natalie merchant
- tiamat
- widespread panic
- john & jenn
- freedom dub
-- şarkı ayrıca stephen king'in dreamcatcher isimli romanında da çok önemli bir yerde arka plan müziği olarak kullanılıyor:
--- spoiler ---
abraham kurtz ve owen underhill'in yönettiği blue boy operasyonunda, amerikan ordusu maine ormanlarına inen uzay gemisine ve oradaki uzaylılara helikopterlerle saldırı düzenlerken, takım telsizi frekansından bu şarkı yükseliyor.
--- spoiler ---
şarkıyla ilgili bilgi verdikten sonra bir de sözlere göz atalım:
disclaimer: bu çeviriler, kafiye amacı güdülerek, birebir çeviri yapmak amacıyla yapılmış çeviriler değil; tamamen şarkının derinindeki anlamları yakalayabilmek adına, düz yazı amaçlanarak yapılmış çevirilerdir. bazı şarkılarda, şarkının yapısıyla paralel bir şekilde kafiyeler görülebilir. katkıda bulunmak, yanlış olabilecek bir yeri işaret etmek isteyen yazarların eleştirileri, daha doğrusu iyi/kötü tüm eleştiriler kabuldür.
***
lütfen kendimi tanıtmama izin verin:
zenginlik ve zevk sahibi bir adamım.
uzun yıllardır buralardaydım;
bir çok adamın ruhunu ve inancını çaldım.
isa inancından kuşku duyup
acı çekerken de oradaydım;
pilate denen adamın ellerini yıkayıp
kaderini yazmasını sağladım.
memnun oldum tanıştığıma,
umarım tahmin etmişsinizdir adımı?
sizin kafanızı karıştıran şey aslında,
benim oyunumun doğası!
st. petersburg'da biraz takıldım,
değişim zamanı olduğunu görünce.
anastasia boşuna çığlık attı,
ben çarı ve kurmaylarını öldürünce.
altımda bir tankım vardı
general rütbesindeyken;
blitzkrieg şahlanıp
cesetler leş gibi kokarken.
memnun oldum tanıştığıma,
umarım tahmin etmişsinizdir adımı?
sizin kafanızı karıştıran şey aslında,
benim oyunumun doğası!
neşe içinde izledim,
krallarınız ve kraliçeleriniz
yüz yıl boyunca savaşırken
yarattıkları tanrılar için.
bağırdım ortalığa
"kennedy'leri kim öldürdü?"
halbuki onu öldüren
sadece sen ve ben iken.
lütfen kendimi tanıtmama izin verin:
zenginlik ve zevk sahibi bir adamım.
ve tuzak kurdum müzisyenler için:
bombay'e varmadan öldürüldüler.
tıpkı her polisin bir suçlu,
günahkarların yazı ve tura misali
azizler olduğu gibi.
siz bana lucifer deyin
sanki baskıya ihtiyacım varmış gibi!
eh, bir gün karşılaşırsak,
biraz nezaketiniz olsun,
biraz da sempatiniz ve zevkleriniz.
size öğretildiği gibi kibar olun
yoksa yazık ederim ruhunuza, ah evet!
memnun oldum tanıştığıma,
umarım tahmin etmişsinizdir adımı?
sizin kafanızı karıştıran şey aslında,
benim oyunumun doğası!
söyle bebeğim, adım ne benim?
söyle tatlım, tahmin et, adım ne benim?
söyle bebeğim, adım ne benim?
sana şunu söyleyeyim: suçlu olan sensin!
***
sympahty for the devil hakkında hristyan camiasında "satanik" bir şarkı olduğu görüşleri hakim; fakat durum bunun tam tersi. şarkının ana teması her ne kadar şeytanın tarihteki etkilerini anlatıyor gibi gözükse de, sonlara doğru insanın en büyük şeytanının kendisi olduğunu anlıyoruz.
şarkıdaki referanslar, tarihsel olaylar ve olası göndermeler hakkında birkaç bilgi:
-- şarkıda gönderme yapılan tarihsel olaylar:
- hz. isa'nın çarmıha gerilmesi
- rusya'daki komünist devrimi: bu arada, şarkıda bahsedilen anastasia, devrim sırasında öldürülen çar ii. nikolay'ın kızıdır.
- ii. dünya savaşı
- yüz yıl savaşları
- john f. kennedy ve robert f. kennedy suikastleri
-- "i laid traps for troubadours who get killed before they reached bombay" kısmıyla alakalı birkaç teori var ama benim aklıma en çok yatan, hindistan'da 1800'lü yıllarda ortalığı kasıp kavuran, profesyonel suikastçilerden oluşan thuggee isimli dini tarikat. bu tarikat, gezginlere dostça yaklaşıp güvenlerini kazandıktan sonra onları mendile benzer bir şeyle boğup, her şeyini alırlarmış. hindistan'da binlerce kişi bu dönemde kayıplara karışmış, çoğunun arkasında thuggee tarikatının olduğu söyleniyor. şarkıdaki "trap" referansı buna karşılık geliyor olabilir.
- "just call me lucifer, i'm in need of some restraint" bölümünde ise müthiş bir kelime oyunu var. lucifer kelimesi ingilizcede "lusifır" diye okunmasına rağmen jagger şarkıda bunu "geniş" anlamına gelen "loose" kelimesini içerecek şekilde, "loose-ifır" diye okur ve dinleyiciye şeytanın zaten olabildiğince özgür olduğunu söyler, bu tip oyunlara gerek yok mayk der. *
-- şarkı bir çok müzisyen tarafından cover'landı. bunlardan bazıları:
- ozzy osbourne
- guns n' roses
- pearl jam (the water pouring song'da enstrümental bir bölüm var sympathy of the devil'dan)
- u2 (bazı konserlerde bad ile birlikte söylüyormuş bono)
- jane's addiction
- natalie merchant
- tiamat
- widespread panic
- john & jenn
- freedom dub
-- şarkı ayrıca stephen king'in dreamcatcher isimli romanında da çok önemli bir yerde arka plan müziği olarak kullanılıyor:
--- spoiler ---
abraham kurtz ve owen underhill'in yönettiği blue boy operasyonunda, amerikan ordusu maine ormanlarına inen uzay gemisine ve oradaki uzaylılara helikopterlerle saldırı düzenlerken, takım telsizi frekansından bu şarkı yükseliyor.
--- spoiler ---
şarkıyla ilgili bilgi verdikten sonra bir de sözlere göz atalım:
disclaimer: bu çeviriler, kafiye amacı güdülerek, birebir çeviri yapmak amacıyla yapılmış çeviriler değil; tamamen şarkının derinindeki anlamları yakalayabilmek adına, düz yazı amaçlanarak yapılmış çevirilerdir. bazı şarkılarda, şarkının yapısıyla paralel bir şekilde kafiyeler görülebilir. katkıda bulunmak, yanlış olabilecek bir yeri işaret etmek isteyen yazarların eleştirileri, daha doğrusu iyi/kötü tüm eleştiriler kabuldür.
***
lütfen kendimi tanıtmama izin verin:
zenginlik ve zevk sahibi bir adamım.
uzun yıllardır buralardaydım;
bir çok adamın ruhunu ve inancını çaldım.
isa inancından kuşku duyup
acı çekerken de oradaydım;
pilate denen adamın ellerini yıkayıp
kaderini yazmasını sağladım.
memnun oldum tanıştığıma,
umarım tahmin etmişsinizdir adımı?
sizin kafanızı karıştıran şey aslında,
benim oyunumun doğası!
st. petersburg'da biraz takıldım,
değişim zamanı olduğunu görünce.
anastasia boşuna çığlık attı,
ben çarı ve kurmaylarını öldürünce.
altımda bir tankım vardı
general rütbesindeyken;
blitzkrieg şahlanıp
cesetler leş gibi kokarken.
memnun oldum tanıştığıma,
umarım tahmin etmişsinizdir adımı?
sizin kafanızı karıştıran şey aslında,
benim oyunumun doğası!
neşe içinde izledim,
krallarınız ve kraliçeleriniz
yüz yıl boyunca savaşırken
yarattıkları tanrılar için.
bağırdım ortalığa
"kennedy'leri kim öldürdü?"
halbuki onu öldüren
sadece sen ve ben iken.
lütfen kendimi tanıtmama izin verin:
zenginlik ve zevk sahibi bir adamım.
ve tuzak kurdum müzisyenler için:
bombay'e varmadan öldürüldüler.
tıpkı her polisin bir suçlu,
günahkarların yazı ve tura misali
azizler olduğu gibi.
siz bana lucifer deyin
sanki baskıya ihtiyacım varmış gibi!
eh, bir gün karşılaşırsak,
biraz nezaketiniz olsun,
biraz da sempatiniz ve zevkleriniz.
size öğretildiği gibi kibar olun
yoksa yazık ederim ruhunuza, ah evet!
memnun oldum tanıştığıma,
umarım tahmin etmişsinizdir adımı?
sizin kafanızı karıştıran şey aslında,
benim oyunumun doğası!
söyle bebeğim, adım ne benim?
söyle tatlım, tahmin et, adım ne benim?
söyle bebeğim, adım ne benim?
sana şunu söyleyeyim: suçlu olan sensin!
***
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar