bugün
- çocuklara verilen farklı isimler5
- tai lung50
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı30
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi7
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- claudian clouds15
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- gece gelen makarna yeme isteği10
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- büyü yapan sözlük yazarları11
- eşşek gözlü sözlük yazarı6
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- dünyayı kimler yönetiyor6
- ölmüş birini özlemek4
- enayimiknatisii21
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- salça yapan sözlük kızı10
- arkadaşlar bir şey dicem7
- seviştikten sonra biz şimdi neyiz diyen cin5
- sarapci koala55
- sözlükte cin var mı6
- gece mezarlıkta cinlere şeker dağıtmak6
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği11
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar7
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- nervio8
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- victor osimhen10
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri29
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- demleme usulü makarna5
- s'i l v'e r m'i s t29
- anın görüntüsü21
- kendini eleştirebilen insan7
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim13
- mucizelere inanıyor musunuz6
- zorunlu eğitim13
- geceye bir şiir bırak7
- sözlük erkeklerinin kombinleri9
- havaların soğumaya başlaması3
- lise mezunu olup ateist olan tip8
- sevgilim var8
- mazotun litresi 90 lira13
--spoiler--
bu nedenle yazmak için bekledim.1970 yılında yirmi iki yaşıma girdiğimde sakalımda ilk aklar göründü(sanırım günde iki paket pall mall sigarası içmenin bunda büyük rolü bulunuyordu).ama yirmi iki yaşındayken bile insan beklemeyi göze alabilirdi.yirmi iki yaşındayken hala zaman kişinin tarafını tutar;kötü devriye çocuk, onun çevresinde olsa ve sorular sorup dursa bile.
daha sonra bir gün neredeyse bomboş bir sinema salonunda (eğer önemliyse yerini de söyleyeyim:maine eyaletinin bangor kentinde bijou'daydı bu sinema) sergio leone'un yönettiği bir filmi seyrettim.adı iyi,kötü ve çirkin olan filmin daha yarısı bile sona ermeden önce ben yazmayı istediğim romanın tolkien'in macera ve büyü hissini içermesini,ama leone'un hemen hemen aptalca ancak görkemli olan kovboy filmi dekoru içinde geçmesini istediğimi sezinledim. eğer siz o egzantirik filmi televizyon ekranında izlemişseniz ne demek istediğimi anlamayacak ve bana itiraz edeceksiniz. ama, söylediğim doğrudur.bir sinema perdesinde ve gerçek panavizyon mercekleriyle seyredilecek o film, ünlü ben-hur ile aşık atacak bir destandır.filmde clint eastwood kabaca beş buçuk metre boyuyla, yanaklarında çizgi halinde uzamış sakalıyla genç irisi bir kızılağaç gibi görünür.ağzının kenarındaki çizgiler, kanyonlar kadar uzar gibidir. ve o ünlü sahnedeki her tabancanın namlusu kabaca new york'un ünlü holland tüneli'nin ağzı gibi görünmektedir.
--spoiler--
stephen kinge ilham verendir kovboylar. kara kulenin temel taşı... isterdim o dönemde yaşamak. ağzımda sigaram yerine varsın saman çöpüm olsun red kit gibi. elimde mızıkam çorak topraklarda tek başıma..
bu nedenle yazmak için bekledim.1970 yılında yirmi iki yaşıma girdiğimde sakalımda ilk aklar göründü(sanırım günde iki paket pall mall sigarası içmenin bunda büyük rolü bulunuyordu).ama yirmi iki yaşındayken bile insan beklemeyi göze alabilirdi.yirmi iki yaşındayken hala zaman kişinin tarafını tutar;kötü devriye çocuk, onun çevresinde olsa ve sorular sorup dursa bile.
daha sonra bir gün neredeyse bomboş bir sinema salonunda (eğer önemliyse yerini de söyleyeyim:maine eyaletinin bangor kentinde bijou'daydı bu sinema) sergio leone'un yönettiği bir filmi seyrettim.adı iyi,kötü ve çirkin olan filmin daha yarısı bile sona ermeden önce ben yazmayı istediğim romanın tolkien'in macera ve büyü hissini içermesini,ama leone'un hemen hemen aptalca ancak görkemli olan kovboy filmi dekoru içinde geçmesini istediğimi sezinledim. eğer siz o egzantirik filmi televizyon ekranında izlemişseniz ne demek istediğimi anlamayacak ve bana itiraz edeceksiniz. ama, söylediğim doğrudur.bir sinema perdesinde ve gerçek panavizyon mercekleriyle seyredilecek o film, ünlü ben-hur ile aşık atacak bir destandır.filmde clint eastwood kabaca beş buçuk metre boyuyla, yanaklarında çizgi halinde uzamış sakalıyla genç irisi bir kızılağaç gibi görünür.ağzının kenarındaki çizgiler, kanyonlar kadar uzar gibidir. ve o ünlü sahnedeki her tabancanın namlusu kabaca new york'un ünlü holland tüneli'nin ağzı gibi görünmektedir.
--spoiler--
stephen kinge ilham verendir kovboylar. kara kulenin temel taşı... isterdim o dönemde yaşamak. ağzımda sigaram yerine varsın saman çöpüm olsun red kit gibi. elimde mızıkam çorak topraklarda tek başıma..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar