bugün
- sinek as'ın sözlüğe vedası21
- metamfetamin3
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- betray me6
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- gece gece kokoreç gömmek7
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek10
- ayağı şiir kokan kadın5
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- ilhan irem dinleyen erkek6
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- bir günde 1500 kalori almak4
- sandalet ayak bikinisidir4
- çok mutsuzum sözlük2
- hamile fotoğrafı5
- beyoğlu4
- sözlük gammazları2
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- geçmişe götüren şarkılar5
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- çin9
- salçalı makarna10
- açlıktan bayılmak4
- hikaye tabanlı oyun vs online oyun2
- özerhisar ayran2
- kocasakal'ın istanbul barosu başkanlığı3
- evrende hareket nasıl oluyor5
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- emevileri güzelleyen türk3
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- sevgilinin ayağından sigara içmek2
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan5
- kuranda israel suresi var2
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- terliksi hayvan'a hallenen ayak fetişisti2
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- ümit kocasakal4
- fırında tavuk4
- ayak paça çorbası2
- fluoksetin hidroklorur2
- hareket edebilen canlılar4
- moralin çok bozuk olması2
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- balık yanına en yakışan çorba9
- sözlükteki çiftçi yazarlar3
Osmanlı sultanlarının yirmidördüncüsü ve islam halifelerinin seksendokuzuncusu.
Saltanatı: 1730-1754
Babası: II. Mustafa Han - Annesi: Saliha Sultan
Doğumu: 2 Ağustos 1696 Vefatı: 3 Aralık 1754
1696'da Edirne Sarayı'nda dünyaya geldi. Okul çağına geldiği zaman babasının hocası Şeyhülislam Feyzullah Efendi'den dersler aldı. Şehzadeliğinde yüksek fen ve din ilimlerini öğrenerek yetişti. Babasının tahttan indirilmesinden sonra padişah olan amcası III. Ahmet Han da, şehzade Mahmut'un yetiştirilmesine özen bir itina gösterdi. Nihayet III. Ahmet'in Patrona ayaklanmasıyla saltanattan indirilmesi üzerine, 2 Ekim 1730'da tahta çıktı. III. Ahmet Han saltanattan çekilirken yeğenine uzun uzun nasihatler etti ve tavsiyelerde bulundu.
Sultan Mahmut saltanatının ilk günlerinde devletin önemli mevkilerini ellerine geçirmiş bulunan asi Patrona Halil ve adamlarınışiddetle cezalandırdı. Böylece istanbul'da emniyet ve asayişi sağladıktan sonra, amcası zamanında başlayan iran harpleriyle meşgul olma imkanını buldu. Osmanlı kuvvetleri iran seraskeri Ahmet Paşa ile Erzurum valisi ve Revan seraskeri Hekimoğlu Ali Paşa kumandası altında iki koldan harekete geçti. 30 Temmuz 1731'de Kirmanşah alındı. 15 Eylül'de Kurican sahrasında iran kuvvetleri bozguna uğratıldı. Urumiye ve Tebriz ele geçirildi. iran şahının sulh istemesi üzerine Ocak 1732'de Ahmet Paşa antlaşması imzalandı. Buna göre Aras nehri iki devlet arasında hudut kabul edilirken, Revan, Gence, Nahcivan, Bitlis, Şirvan ve Dağıstan Osmanlılara, Tebriz, Kirmanşah, Hemedan, Luristan ve Erdelan eyaletleri ise iran'a bırakıldı. Ancak 1733'te iran'da iktidarı ele geçiren Nadir Şah, Osmanlıların eline geçen bölgeleri almak için tekrar savaş açtı. 1735'te Arpaçay'da yapılan muharebeyi Osmanlılar kaybetti. Gence, Tiflis ve Revan iran'ın eline geçti.
Osmanlı Devleti'nin doğuda iran ile mücadelesini fırsat bilen Avusturya ve Rusya da iki cepheden harekete geçmişti. Azak kalesini ele geçiren Ruslar, Osmanlı kuvvetlerinin toparlanmasına meydan vermeden Gözleve, Kılburun ve Urkapı'yı da işgal ettiler. 12 Temmuz 1737'de harekete geçen Avusturya ordusu ise, Bosna, Sırbistan ve Eflak'a girdi. Bu mağlubiyetler ve düşmanın girdiği yerlerde büyük tahribat ve mezalim yapması, Sultan Mahmut Han'ı son derece üzdü. Sadarete getirdiği Muhsinzade Abdullah Paşa'yı Rusya üzerine, Hekimoğlu Ali Paşa'yı da Avusturya üzerine sefere memur etti. Muhsinzade süratli bir hareketle Özi ve Kılburun kalelerini ele geçirirken, Hekimoğlu Ali Paşa ise Banyaluka'yı kuşatan Avusturya kuuuvvetlerine büyük bir darbe indirdi. Yapılan savaşta Avusturya kuvvetlerinin asker zayiatı 60 bin idi. Hekimoğlu Ali Paşa'nın bu zaferi istanbul'da büyük bir sevince yol açtı. Bu zaferler üzerine Avusturya ve Rusya barış istemek zorunda kaldı. Nihayet 18 Eylül 1739'de yapılan Belgrad antlaşmasıyla Avusturya ile Tuna ve Sava nehirleri hudut kesildi. Rusya ise Azak kalesinde donanma bulunduramayacaktı.
Avrupa devletleriyle anlaşmalar sağlayan I. Mahmut Han, yeniden iran üzerine döndü. Nadir Şah, bu vaziyet karşısında Osmanlılarla baş edemeyeceğini anlayınca, Kasr-ı Şirin antlaşması maddeleri üzerinden anlaşma teklifinde bulundu ve bu istek kabul edildi (1746).
Zor bir dönemde padişah olmasına rağmen ülke içinde ve dışında huzuru sağlayan, Osmanlı Devleti'ne azamet devri yaşatan I. Mahmut Han, 13 Aralık 1754'te hastalığına rağmen çıktığı Cuma namazından dönerken, Demirkapı'da at sırtında vefat etti. Yeni Camii'de babası Sultan II. Mustafa'nın yanına gömüldü.
Çok zeki, anlayışlı, hamiyetli, lütufkar ve merhametli bir zat olan Mahmut Han, hadiseleri sonuna kadar takip eder, devlet işlerinde mutlaka istişarede bulunur, acele etmez ve telaş göstermezdi. Aleyhte gelişen Rusya ve Avusturya harplerini tayin ettiği değerli kumandanlarla lehine çevirmesini bildi. Yeniliği sever ve memleketi bu yoldan yükseltmeye gayret ederdi. ilim, sanat, edebiyat meclislerindeki sohbetlere katılır ve Sebkatî mahlası ile şiirler yazardı.
Sultan Mahmut Han, ülkede pek çok imar faaliyetlerinde bulundu. Devrinde ilim, kültür ve sanat sahalarında kıymetli eserler yazıldı. Beşiktaş'tı Arap iskelesi Camii, Rumeli Hisarı'nda iskele Camii Yalı Köşkü ve Yıldıztepe mescitleri yaptırdığı bazı eserlerdir.
Saltanatı: 1730-1754
Babası: II. Mustafa Han - Annesi: Saliha Sultan
Doğumu: 2 Ağustos 1696 Vefatı: 3 Aralık 1754
1696'da Edirne Sarayı'nda dünyaya geldi. Okul çağına geldiği zaman babasının hocası Şeyhülislam Feyzullah Efendi'den dersler aldı. Şehzadeliğinde yüksek fen ve din ilimlerini öğrenerek yetişti. Babasının tahttan indirilmesinden sonra padişah olan amcası III. Ahmet Han da, şehzade Mahmut'un yetiştirilmesine özen bir itina gösterdi. Nihayet III. Ahmet'in Patrona ayaklanmasıyla saltanattan indirilmesi üzerine, 2 Ekim 1730'da tahta çıktı. III. Ahmet Han saltanattan çekilirken yeğenine uzun uzun nasihatler etti ve tavsiyelerde bulundu.
Sultan Mahmut saltanatının ilk günlerinde devletin önemli mevkilerini ellerine geçirmiş bulunan asi Patrona Halil ve adamlarınışiddetle cezalandırdı. Böylece istanbul'da emniyet ve asayişi sağladıktan sonra, amcası zamanında başlayan iran harpleriyle meşgul olma imkanını buldu. Osmanlı kuvvetleri iran seraskeri Ahmet Paşa ile Erzurum valisi ve Revan seraskeri Hekimoğlu Ali Paşa kumandası altında iki koldan harekete geçti. 30 Temmuz 1731'de Kirmanşah alındı. 15 Eylül'de Kurican sahrasında iran kuvvetleri bozguna uğratıldı. Urumiye ve Tebriz ele geçirildi. iran şahının sulh istemesi üzerine Ocak 1732'de Ahmet Paşa antlaşması imzalandı. Buna göre Aras nehri iki devlet arasında hudut kabul edilirken, Revan, Gence, Nahcivan, Bitlis, Şirvan ve Dağıstan Osmanlılara, Tebriz, Kirmanşah, Hemedan, Luristan ve Erdelan eyaletleri ise iran'a bırakıldı. Ancak 1733'te iran'da iktidarı ele geçiren Nadir Şah, Osmanlıların eline geçen bölgeleri almak için tekrar savaş açtı. 1735'te Arpaçay'da yapılan muharebeyi Osmanlılar kaybetti. Gence, Tiflis ve Revan iran'ın eline geçti.
Osmanlı Devleti'nin doğuda iran ile mücadelesini fırsat bilen Avusturya ve Rusya da iki cepheden harekete geçmişti. Azak kalesini ele geçiren Ruslar, Osmanlı kuvvetlerinin toparlanmasına meydan vermeden Gözleve, Kılburun ve Urkapı'yı da işgal ettiler. 12 Temmuz 1737'de harekete geçen Avusturya ordusu ise, Bosna, Sırbistan ve Eflak'a girdi. Bu mağlubiyetler ve düşmanın girdiği yerlerde büyük tahribat ve mezalim yapması, Sultan Mahmut Han'ı son derece üzdü. Sadarete getirdiği Muhsinzade Abdullah Paşa'yı Rusya üzerine, Hekimoğlu Ali Paşa'yı da Avusturya üzerine sefere memur etti. Muhsinzade süratli bir hareketle Özi ve Kılburun kalelerini ele geçirirken, Hekimoğlu Ali Paşa ise Banyaluka'yı kuşatan Avusturya kuuuvvetlerine büyük bir darbe indirdi. Yapılan savaşta Avusturya kuvvetlerinin asker zayiatı 60 bin idi. Hekimoğlu Ali Paşa'nın bu zaferi istanbul'da büyük bir sevince yol açtı. Bu zaferler üzerine Avusturya ve Rusya barış istemek zorunda kaldı. Nihayet 18 Eylül 1739'de yapılan Belgrad antlaşmasıyla Avusturya ile Tuna ve Sava nehirleri hudut kesildi. Rusya ise Azak kalesinde donanma bulunduramayacaktı.
Avrupa devletleriyle anlaşmalar sağlayan I. Mahmut Han, yeniden iran üzerine döndü. Nadir Şah, bu vaziyet karşısında Osmanlılarla baş edemeyeceğini anlayınca, Kasr-ı Şirin antlaşması maddeleri üzerinden anlaşma teklifinde bulundu ve bu istek kabul edildi (1746).
Zor bir dönemde padişah olmasına rağmen ülke içinde ve dışında huzuru sağlayan, Osmanlı Devleti'ne azamet devri yaşatan I. Mahmut Han, 13 Aralık 1754'te hastalığına rağmen çıktığı Cuma namazından dönerken, Demirkapı'da at sırtında vefat etti. Yeni Camii'de babası Sultan II. Mustafa'nın yanına gömüldü.
Çok zeki, anlayışlı, hamiyetli, lütufkar ve merhametli bir zat olan Mahmut Han, hadiseleri sonuna kadar takip eder, devlet işlerinde mutlaka istişarede bulunur, acele etmez ve telaş göstermezdi. Aleyhte gelişen Rusya ve Avusturya harplerini tayin ettiği değerli kumandanlarla lehine çevirmesini bildi. Yeniliği sever ve memleketi bu yoldan yükseltmeye gayret ederdi. ilim, sanat, edebiyat meclislerindeki sohbetlere katılır ve Sebkatî mahlası ile şiirler yazardı.
Sultan Mahmut Han, ülkede pek çok imar faaliyetlerinde bulundu. Devrinde ilim, kültür ve sanat sahalarında kıymetli eserler yazıldı. Beşiktaş'tı Arap iskelesi Camii, Rumeli Hisarı'nda iskele Camii Yalı Köşkü ve Yıldıztepe mescitleri yaptırdığı bazı eserlerdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar