bugün
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi10
- hoşlanılan kızın naber lan ezik diye mesaj atması4
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- yaşlı ve bunak sözlük yazarları2
- sözlük gıybeti12
- ismet birader2
- kendinizde değiştirmek istediğiniz şeyler7
- nasıl birisiniz8
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- hangi tatlısınız10
- müzik2
- benim açık oylarım görünüyor mu3
- dokunulmasından hoşlanmadığınız yerleriniz7
- fatma betül sayan kaya44
- bu saatte uyumayan yazarlar ne yapıyor3
- napıyorsunuz8
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- güney amerika3
- gece otobüsle yolculuk yapmak3
- kız kardeşlerim6
- sözlük erkeklerinin kaslı ve damarlı kolları4
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi7
- üniversiteye gitme nedeni5
- akp seçmeni16
- gunluklerim aylik olmus11
- uruguay2
- orhan gencebay2
- anın görüntüsü20
- arkadaşlar naber ya8
- ok mesajına cevap veren erkek6
- dünya4
- sevdiğiniz kişinin sakızını çiğner misiniz5
- para2
- protect me and guide me2
- mesajlaşırken btw yazmak9
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- 5 ekim 20264
- geceye bir tespit bırak5
- yazarların güncel flört listesi7
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- the merich7
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- asrın soygunu13
- en toksik ilişkilerdeki seksin6
- atlas okyanusu2
- arkadaşlar ben neden sallanmadım7
- göz teması kuramama9
- futbol20
- brezilya3
- çok kötüyüm arkadaşlar4
az önce okumayı bitirdiğim dostoyevski nin kısacık romanıdır. roman beyaz geceler ve uysal kız düşsel öyküsüyle 2 kısımdır.
dostoyevski 2 kısa romancıkta da aradığı aşkı bulup iki farklı şekilde yitirmiş karakterleri konu etmiştir. birinde yıllar boyu beklediği aşkı- ki daha tanımadan önce de çok sevdiği insanı- bulduğunu zannetmiş ve tamamen artık kendinin olduğunu düşlerken 4. gece gerçekten sevdiği insana gitmesiyle son bulan aşkı konu etmiştir. romancıkların ikisi de çok derin ve yıllar sürecek bir acıyla bitirilmiştir.
beyaz gecelerde, yıllar boyu beklediği aşkın 4. gecelik olması çok üzücü olsa da bunu dostoyevski şu satırlarla ifade etmiştir:
---spoiler---
Ama sana kin bağlamak mı, Nastenka? Tertemiz, pırıl pırıl mutluluğuna gölge düşürmek mi? Acı sitemlerimle seni kederlendirip gizli azaplar vererek, en mutlu anlarında yüreğinin acıyla çarpmasını ister miyim? Gelin olduğun gün, onunla birlikte yürürken siyah saçlarını süslediğin narin çiçeklerden tekini bile soldurabilir miyim? Bunları ben mi yapacağım Nastenka? Asla, asla! Göklerin her zaman açık olsun, sevimli gülümseyişin parlaklığını, mutluluğunu yitirmesin. Yapayalnız yaşayan, sana karşı şükranla çarpan bir yüreğe tattırdığın mutluluk anından dolayı seni hep hayırla anacağım. Ulu Tanrım! O ne uzun, mutlu bir andı! Bir insana böyle bir an yaşam boyu yetmez mi? *
---spoiler---
uysal kızda ise durum farklıdır. hernekadar "yüce gönüllü" olarak kendini görse de, karısını sevmeyi bi türlü becerememiş (belki de sevgisini gösterememiş veya sevdiğini kabullenememiş, veyahut da sevildiğini adamakıllı anlayamamış veya veya sevildiğinden hoşnutsuz olmuş vb.) insanın sevdiğinin elinden gitmesiyle tıpkı birinci romandaki gibi karakterin duygusal yanlızlığını konu etmiştir. bu romancıkta da en can alıcı ve ağlamaklı kısmı ise son paragraf yani burasıdır:
---spoiler---
Ah, kör yazgı! Alnımızın kara yazgısı! Biz insanlar yeryüzünde yapayalnızız, işte en büyük felaket burada! Rus bahadırı savaş alanında, "Sağ kalan varsa çıksın karşıma!" diye bağırmış bir zamanlar. Bahadır değilim, ama ben de haykırıyorum, ancak sesimi kimseler işitmiyor. Güneşin evrene can verdiğini söylerler. Güneş gökyüzüne yükselsin de görün bakalım, o bir ölü değil mi? Her şey ölü, her yerde ölüler var. insanlar yeryüzünde yalnız, çevrelerinde ölüm sessizliği; bizim dünyamız bu işte... "insanlar, birbirinizi seviniz!" Bunu kim söylemiş, kim bize böyle bir vasiyet bırakmış? Saatin sarkacı habire vuruyor, duygusuz, soğuk soğuk... Saat gecenin 2'si. iskarpinleri yatağının ucunda duruyor, giymesi için onu bekliyor. Sahi, yarın onu götürdüklerinde ben ne yapacağım?*
---spoiler---
dostoyevski 2 kısa romancıkta da aradığı aşkı bulup iki farklı şekilde yitirmiş karakterleri konu etmiştir. birinde yıllar boyu beklediği aşkı- ki daha tanımadan önce de çok sevdiği insanı- bulduğunu zannetmiş ve tamamen artık kendinin olduğunu düşlerken 4. gece gerçekten sevdiği insana gitmesiyle son bulan aşkı konu etmiştir. romancıkların ikisi de çok derin ve yıllar sürecek bir acıyla bitirilmiştir.
beyaz gecelerde, yıllar boyu beklediği aşkın 4. gecelik olması çok üzücü olsa da bunu dostoyevski şu satırlarla ifade etmiştir:
---spoiler---
Ama sana kin bağlamak mı, Nastenka? Tertemiz, pırıl pırıl mutluluğuna gölge düşürmek mi? Acı sitemlerimle seni kederlendirip gizli azaplar vererek, en mutlu anlarında yüreğinin acıyla çarpmasını ister miyim? Gelin olduğun gün, onunla birlikte yürürken siyah saçlarını süslediğin narin çiçeklerden tekini bile soldurabilir miyim? Bunları ben mi yapacağım Nastenka? Asla, asla! Göklerin her zaman açık olsun, sevimli gülümseyişin parlaklığını, mutluluğunu yitirmesin. Yapayalnız yaşayan, sana karşı şükranla çarpan bir yüreğe tattırdığın mutluluk anından dolayı seni hep hayırla anacağım. Ulu Tanrım! O ne uzun, mutlu bir andı! Bir insana böyle bir an yaşam boyu yetmez mi? *
---spoiler---
uysal kızda ise durum farklıdır. hernekadar "yüce gönüllü" olarak kendini görse de, karısını sevmeyi bi türlü becerememiş (belki de sevgisini gösterememiş veya sevdiğini kabullenememiş, veyahut da sevildiğini adamakıllı anlayamamış veya veya sevildiğinden hoşnutsuz olmuş vb.) insanın sevdiğinin elinden gitmesiyle tıpkı birinci romandaki gibi karakterin duygusal yanlızlığını konu etmiştir. bu romancıkta da en can alıcı ve ağlamaklı kısmı ise son paragraf yani burasıdır:
---spoiler---
Ah, kör yazgı! Alnımızın kara yazgısı! Biz insanlar yeryüzünde yapayalnızız, işte en büyük felaket burada! Rus bahadırı savaş alanında, "Sağ kalan varsa çıksın karşıma!" diye bağırmış bir zamanlar. Bahadır değilim, ama ben de haykırıyorum, ancak sesimi kimseler işitmiyor. Güneşin evrene can verdiğini söylerler. Güneş gökyüzüne yükselsin de görün bakalım, o bir ölü değil mi? Her şey ölü, her yerde ölüler var. insanlar yeryüzünde yalnız, çevrelerinde ölüm sessizliği; bizim dünyamız bu işte... "insanlar, birbirinizi seviniz!" Bunu kim söylemiş, kim bize böyle bir vasiyet bırakmış? Saatin sarkacı habire vuruyor, duygusuz, soğuk soğuk... Saat gecenin 2'si. iskarpinleri yatağının ucunda duruyor, giymesi için onu bekliyor. Sahi, yarın onu götürdüklerinde ben ne yapacağım?*
---spoiler---
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar