bugün
- velvet36
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- habire1233
- ben geldim kerkenezler13
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç12
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız8
- basit bir hayat istemek9
- konfor alanına yapışıp kalmak6
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon6
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- yeni parti13
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri8
- aklın fikrin sekse çalışması6
- kabataş olayı görüntüleri27
- istanbul un çok pahalı olması27
- seçilen karpuzun neden ben anlatsana demesi5
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- yazarların özledikleri şeyler7
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- çekirgeleri kim gönderdi7
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı60
- mısır3
- kız arkadaşa alınabilecek hediyeler3
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- hangi manifest kızısın12
- insan sevmeyen insan5
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- en sevilmeyen ev işleri14
- sabahlara kadar sexting yapmak3
- g'i l d'e d l'i l y4
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- endidufrenz2
- kürdüm5
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
- kartlı işlem yapmayan esnaf8
- nasreddinhoca4
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- escorta giden erkek3
- her yazdığı artı oy alan yazar3
- bilgi içerikli başlığa gerek yok4
- muslettin amca6
- dişçiye gitmek3
- gocu23
- gönül almaya çalışan erkek11
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek3
Göstergeler ile işleyen bir şeydir aşk[seviyor mu? sevmiyor mu? hoşlanıyor mu? yoksa arkadaş gibi mi davranıyor?]. bu minvalde aşk iyi gösterge ve kötü gösterge arasındaki bir gidip gelmedir. normallik algısı bu durumda pek kalmamış gibidir. söylemin değişir, her eylem tek gösterge temelinde yorumlanır; "seviyor mu? yoksa sevmiyor mu?".
roland barthes şöyle der; "gerçeği isteyen kişiye yalnızca güçlü imgeler ile yanıt verilir, o bunları göstergeye dönüştürmeye kalkmaya görsün. çift anlamlı, değişken olurlar hemen: her türlü falda olduğu gibi aşık danışıcı gerçeğini kendi kurmalıdır.
işte bu göstergelerin belirsizleşmesi aslında bir kriz dönemini de beraberinde getirebilir. aşırı kıskançlıklar, bir "el sıkmanın gerçekliğinin farklı kurulması" ya da sessizlik. bazen "kötü bir gösterge"dir sessizlik. bazen bir protesto aracına[la silence de la mer'deki gibi] dönüşür. sessizleştiğimizde ise dilin sınırından kurtuluruz. bu sefer dili önceleyen vücut konuşmaya başlar. çünkü "dil düşünceyi süzen bir prizmadır".
Werther'in parmağının charlotte'nin parmağına dokunması gibidir. burada beden konuşur ve her dokunum bir karşı dokunum ile yanıtlanmak ister. "aşık olan insan" aslında hep bu gerçekliğe ulaşmak ister ve sürekli anlam arar. bu tek taraflı soru sormalar ile sonuçlanan redd-i aşk'ta daha şiddetlidir. "sürekli bir anlam arama" ve karşındakinin de biteviye "yangından mal kaçırır gibi" göstergelerini ortadan kaldırmaya çalışması!
"sessizliği sözler değil bakışlar karşılayabilir
.
"eğer sana hediye olarak sessizliği versem
onu bana başka bir şey olarak geri verebilirsin..."[edip cansever]
roland barthes şöyle der; "gerçeği isteyen kişiye yalnızca güçlü imgeler ile yanıt verilir, o bunları göstergeye dönüştürmeye kalkmaya görsün. çift anlamlı, değişken olurlar hemen: her türlü falda olduğu gibi aşık danışıcı gerçeğini kendi kurmalıdır.
işte bu göstergelerin belirsizleşmesi aslında bir kriz dönemini de beraberinde getirebilir. aşırı kıskançlıklar, bir "el sıkmanın gerçekliğinin farklı kurulması" ya da sessizlik. bazen "kötü bir gösterge"dir sessizlik. bazen bir protesto aracına[la silence de la mer'deki gibi] dönüşür. sessizleştiğimizde ise dilin sınırından kurtuluruz. bu sefer dili önceleyen vücut konuşmaya başlar. çünkü "dil düşünceyi süzen bir prizmadır".
Werther'in parmağının charlotte'nin parmağına dokunması gibidir. burada beden konuşur ve her dokunum bir karşı dokunum ile yanıtlanmak ister. "aşık olan insan" aslında hep bu gerçekliğe ulaşmak ister ve sürekli anlam arar. bu tek taraflı soru sormalar ile sonuçlanan redd-i aşk'ta daha şiddetlidir. "sürekli bir anlam arama" ve karşındakinin de biteviye "yangından mal kaçırır gibi" göstergelerini ortadan kaldırmaya çalışması!
"sessizliği sözler değil bakışlar karşılayabilir
.
"eğer sana hediye olarak sessizliği versem
onu bana başka bir şey olarak geri verebilirsin..."[edip cansever]
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar