bugün
- bütün dövmeli kızlar patlaktır6
- mutfağına konuk olunan yazara arkadan sarılmak7
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı76
- fenerbahçe biraz sert biraz katı7
- küs olan yazarları öpüştürüp barıştırmak7
- osimhensiz galatasaray6
- pilot karısı bile olamamak3
- üniversiteli eskort kadınlar2
- okul zilinin pavlovsal etkisi7
- ruhi çenet12
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak6
- anne with an e2
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız6
- ikizler burcu4
- bisikletle çok ama çok böyle acayip hızlı gitmek2
- sözlüğün akmaması3
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı17
- televizyonda sevdiğin filme denk gelmek2
- sudekiray5
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı2
- eski sevgilinin yeni sevgilisi4
- kiraz cicegi kolonyasi20
- gece gece bamya yenir mi8
- recep tayyip erdoğan15
- rus kadınla evlenir misiniz10
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- kafada yumurta patlatarak şaka yapmak2
- sözlük kokusu2
- bakarız diyen erkek17
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması6
- silvermist'in mutfağına konuk olmak12
- polis çevirmesi4
- okan buruk9
- ey insan6
- dm yazarlığı9
- ne kadar paranız var10
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- bankaların üç ayda bir şifre yeniletmesi2
- eski sevgilinin yeni sevgilisinin eski sevgilisi2
- kendin gibi biriyle arkadaş olmak2
- aynada güzel görünüp fotoğrafta kötü çıkmak2
- 0 0 710
- rusya'nın avrupa'ya karşı hibrit savaşı2
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- galatahahahahahaha7
- bir yazara küfredilen entryyi artılayan yazarlar7
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi7
- cübbeli ahmet hoca9
- dünya ya gelmeme gibi şansınız olsaydı5
milliyet gazetesi köşe yazarı hasan pulur'un eski dönemlerden terör ile alakalı bir yazı.
---burus vilis ölüymüş---
15 ağustos 1984... emirgân'da, abdullah efendi lokantası'nda öğle yemeği...
gazeteciler cemiyeti yönetim kurulu başbakan özal'ı ağırlıyor, bakanlardan mustafa kalemli de var.
korumalardan biri, yemeğin ortasında başbakan'ın yanına geliyor, eğiliyor, bir şeyler söylüyor. özal hemen kalkıyor, müdüriyet odasındaki telefona gidiyor, o günlerde cep telefonu filan yok.
başbakan biraz sonra geliyor, belli etmemeye çalışsa da canı sıkılmışa benziyor.
* * *
bir süre sonra özal'a gelen telefon anlaşılıyor, pkk eruh ve şemdinli'yi basmış, adeta ilçeyi esir almış, herkesi sindirmiş, bazı görevlilerin silahlarını alarak çekip gitmiş...
özal da bir açıklama yapıp, güneyde bir yere tatile gidiyor:
'birkaç çapulcu eşkıyanın işi!'
* * *
özal'ın 'birkaç çapulcu eşkıya' dedikleri, yani pkk bir süre sonra o hale geliyor ki!
çapulcu eşkıya dediğine, dep milletvekilleri orhan doğan, mahmut alınak, selim sadak'la haber yolluyor.
ne mi diyor?
orhan doğan anlatıyor:
'çocuklar gidin ona söyleyin, ateşkesi uzatsın, ateşkesi uzatsın ki, generalleri de ikna etme şansı bulabileyim. dağda ne yapıyor bu adam? gelsin ankara'da siyaset yapsın, gelsin seçimlere girsin, arkasında halk varsa bakan da milletvekili de olsun. artık türkiye bu savaşı taşıyamıyor, size de büyük iş düşüyor.' (faruk bildirici, 23 şubat 2005, hürriyet)
* * *
yillar yılları kovalıyor, 'pkk bitti/pkk çöktü/pkk perişan' manşetleri eşliğinde (!) bakın nereye geliniyor.
hakkâri'de valinin odasında, içişleri bakanı mustafa kalemli'ye brifing veriliyor, en büyük rütbelisinden bölgenin en ulu makam sahibine kadar...
onlara anlatılıyor ki 'pkk etkisiz hale getirilmiştir/bölge huzur içindedir/endişe edilecek bir şey yoktur.'
* * *
birden bir ses:
'yalan!'
sesin sahibi tuğgeneral altay tokat'tır.
arkaya dönen korgeneral, kaşıyla, gözüyle işaret ederek, tuğgeneral'e susmasını söylemektedir.
tuğgeneral susmaz:
'susmam komutanım, burada bakan'a yalan söyleniyor, hiçbir şey sona ermedi. mevsim kış, her yer kar, eşkıya mağaralara kapandı, kar eriyince her şey eskisinden kötü olacak.'
yavuz donat, o toplantıyı hatırlıyor musun? o tuğgeneral'in akşam söylediklerini de:
'herkes birbirini kandırıyor!'
* * *
ve gelinir yarına...
pkk, eruh ve şemdinli baskınının 25. yıldönümünde abdullah öcalan'ın yapacağı açıklamaya...
herhalde imralı'da mahkemede söylediklerini tekrar edecek.
anayasa değiştirilmeli, bu cumhuriyetin iki uluslu ve iki dilli bir devlet olduğu kabul edilmelidir.
bakalım öcalan ne diyecek?
yüz kere de olsa, bin kere de olsa tekrarlayacağız:
'terörle bir yere varılamaz diyenler görsünler nereye varıldı.'
öcalan'ın ağzına bakar hale gelindi.
---burus vilis ölüymüş---
---burus vilis ölüymüş---
15 ağustos 1984... emirgân'da, abdullah efendi lokantası'nda öğle yemeği...
gazeteciler cemiyeti yönetim kurulu başbakan özal'ı ağırlıyor, bakanlardan mustafa kalemli de var.
korumalardan biri, yemeğin ortasında başbakan'ın yanına geliyor, eğiliyor, bir şeyler söylüyor. özal hemen kalkıyor, müdüriyet odasındaki telefona gidiyor, o günlerde cep telefonu filan yok.
başbakan biraz sonra geliyor, belli etmemeye çalışsa da canı sıkılmışa benziyor.
* * *
bir süre sonra özal'a gelen telefon anlaşılıyor, pkk eruh ve şemdinli'yi basmış, adeta ilçeyi esir almış, herkesi sindirmiş, bazı görevlilerin silahlarını alarak çekip gitmiş...
özal da bir açıklama yapıp, güneyde bir yere tatile gidiyor:
'birkaç çapulcu eşkıyanın işi!'
* * *
özal'ın 'birkaç çapulcu eşkıya' dedikleri, yani pkk bir süre sonra o hale geliyor ki!
çapulcu eşkıya dediğine, dep milletvekilleri orhan doğan, mahmut alınak, selim sadak'la haber yolluyor.
ne mi diyor?
orhan doğan anlatıyor:
'çocuklar gidin ona söyleyin, ateşkesi uzatsın, ateşkesi uzatsın ki, generalleri de ikna etme şansı bulabileyim. dağda ne yapıyor bu adam? gelsin ankara'da siyaset yapsın, gelsin seçimlere girsin, arkasında halk varsa bakan da milletvekili de olsun. artık türkiye bu savaşı taşıyamıyor, size de büyük iş düşüyor.' (faruk bildirici, 23 şubat 2005, hürriyet)
* * *
yillar yılları kovalıyor, 'pkk bitti/pkk çöktü/pkk perişan' manşetleri eşliğinde (!) bakın nereye geliniyor.
hakkâri'de valinin odasında, içişleri bakanı mustafa kalemli'ye brifing veriliyor, en büyük rütbelisinden bölgenin en ulu makam sahibine kadar...
onlara anlatılıyor ki 'pkk etkisiz hale getirilmiştir/bölge huzur içindedir/endişe edilecek bir şey yoktur.'
* * *
birden bir ses:
'yalan!'
sesin sahibi tuğgeneral altay tokat'tır.
arkaya dönen korgeneral, kaşıyla, gözüyle işaret ederek, tuğgeneral'e susmasını söylemektedir.
tuğgeneral susmaz:
'susmam komutanım, burada bakan'a yalan söyleniyor, hiçbir şey sona ermedi. mevsim kış, her yer kar, eşkıya mağaralara kapandı, kar eriyince her şey eskisinden kötü olacak.'
yavuz donat, o toplantıyı hatırlıyor musun? o tuğgeneral'in akşam söylediklerini de:
'herkes birbirini kandırıyor!'
* * *
ve gelinir yarına...
pkk, eruh ve şemdinli baskınının 25. yıldönümünde abdullah öcalan'ın yapacağı açıklamaya...
herhalde imralı'da mahkemede söylediklerini tekrar edecek.
anayasa değiştirilmeli, bu cumhuriyetin iki uluslu ve iki dilli bir devlet olduğu kabul edilmelidir.
bakalım öcalan ne diyecek?
yüz kere de olsa, bin kere de olsa tekrarlayacağız:
'terörle bir yere varılamaz diyenler görsünler nereye varıldı.'
öcalan'ın ağzına bakar hale gelindi.
---burus vilis ölüymüş---
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar