bugün
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi10
- mutsuzluğun en büyük nedeni9
- sözlüğe fotoğraf atan kadın5
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması6
- hakkımda bilmeniz gerekenler35
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur6
- true vs gocu3
- antalya da yaşamak3
- sözlüğe yazmama kararı veriyorum4
- vazo ve saksı arasındaki farkı bilen erkek7
- kaymak vs tereyağı6
- burak demirbilek'in profil fotoğrafı2
- çilek reçeli vs vişne reçeli6
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması7
- çare sarıgül4
- pişik kremi3
- ilgi orospusu sözlük kızları2
- denizi olmayan şehirde yaşamak2
- fazla akbili olan var mı4
- nickten isim tahmini yapmak25
- sankritçe3
- sözlüğe fotoğraf atan kızın namusu2
- ai değil alın teri entry3
- bir konuda fikrini almak istediğiniz kişi3
- gece denize girmek9
- zorunlu ders programları3
- soğumak2
- her entrysi eksilenen yazar4
- lamine yamal'a 1 milyar euro istenmesi2
- aylık 400 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- sıfır bir gökhan abi3
- anın görüntüsü13
- erkek egemen dil kullanan kadınlar3
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum11
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası17
- moominler2
- oscar alma yontemleri4
- finlandiya2
- kadın iftirasıyla hayatı kararan erkekler3
- kıl erkeğin süsüdür14
- akrep burcu6
- erdoğan'ın milli görüş gömleğini çıkarması3
- kas yığını sözlük erkekleri4
- geceye bir şarkı bırak11
- ioçk14
- nick vermeden bir yazara seslen14
- burç zehrinin erkeklere de sıçramış olması3
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak5
- yeni parti46
milliyet gazetesi köşe yazarı hasan pulur'un eski dönemlerden terör ile alakalı bir yazı.
---burus vilis ölüymüş---
15 ağustos 1984... emirgân'da, abdullah efendi lokantası'nda öğle yemeği...
gazeteciler cemiyeti yönetim kurulu başbakan özal'ı ağırlıyor, bakanlardan mustafa kalemli de var.
korumalardan biri, yemeğin ortasında başbakan'ın yanına geliyor, eğiliyor, bir şeyler söylüyor. özal hemen kalkıyor, müdüriyet odasındaki telefona gidiyor, o günlerde cep telefonu filan yok.
başbakan biraz sonra geliyor, belli etmemeye çalışsa da canı sıkılmışa benziyor.
* * *
bir süre sonra özal'a gelen telefon anlaşılıyor, pkk eruh ve şemdinli'yi basmış, adeta ilçeyi esir almış, herkesi sindirmiş, bazı görevlilerin silahlarını alarak çekip gitmiş...
özal da bir açıklama yapıp, güneyde bir yere tatile gidiyor:
'birkaç çapulcu eşkıyanın işi!'
* * *
özal'ın 'birkaç çapulcu eşkıya' dedikleri, yani pkk bir süre sonra o hale geliyor ki!
çapulcu eşkıya dediğine, dep milletvekilleri orhan doğan, mahmut alınak, selim sadak'la haber yolluyor.
ne mi diyor?
orhan doğan anlatıyor:
'çocuklar gidin ona söyleyin, ateşkesi uzatsın, ateşkesi uzatsın ki, generalleri de ikna etme şansı bulabileyim. dağda ne yapıyor bu adam? gelsin ankara'da siyaset yapsın, gelsin seçimlere girsin, arkasında halk varsa bakan da milletvekili de olsun. artık türkiye bu savaşı taşıyamıyor, size de büyük iş düşüyor.' (faruk bildirici, 23 şubat 2005, hürriyet)
* * *
yillar yılları kovalıyor, 'pkk bitti/pkk çöktü/pkk perişan' manşetleri eşliğinde (!) bakın nereye geliniyor.
hakkâri'de valinin odasında, içişleri bakanı mustafa kalemli'ye brifing veriliyor, en büyük rütbelisinden bölgenin en ulu makam sahibine kadar...
onlara anlatılıyor ki 'pkk etkisiz hale getirilmiştir/bölge huzur içindedir/endişe edilecek bir şey yoktur.'
* * *
birden bir ses:
'yalan!'
sesin sahibi tuğgeneral altay tokat'tır.
arkaya dönen korgeneral, kaşıyla, gözüyle işaret ederek, tuğgeneral'e susmasını söylemektedir.
tuğgeneral susmaz:
'susmam komutanım, burada bakan'a yalan söyleniyor, hiçbir şey sona ermedi. mevsim kış, her yer kar, eşkıya mağaralara kapandı, kar eriyince her şey eskisinden kötü olacak.'
yavuz donat, o toplantıyı hatırlıyor musun? o tuğgeneral'in akşam söylediklerini de:
'herkes birbirini kandırıyor!'
* * *
ve gelinir yarına...
pkk, eruh ve şemdinli baskınının 25. yıldönümünde abdullah öcalan'ın yapacağı açıklamaya...
herhalde imralı'da mahkemede söylediklerini tekrar edecek.
anayasa değiştirilmeli, bu cumhuriyetin iki uluslu ve iki dilli bir devlet olduğu kabul edilmelidir.
bakalım öcalan ne diyecek?
yüz kere de olsa, bin kere de olsa tekrarlayacağız:
'terörle bir yere varılamaz diyenler görsünler nereye varıldı.'
öcalan'ın ağzına bakar hale gelindi.
---burus vilis ölüymüş---
---burus vilis ölüymüş---
15 ağustos 1984... emirgân'da, abdullah efendi lokantası'nda öğle yemeği...
gazeteciler cemiyeti yönetim kurulu başbakan özal'ı ağırlıyor, bakanlardan mustafa kalemli de var.
korumalardan biri, yemeğin ortasında başbakan'ın yanına geliyor, eğiliyor, bir şeyler söylüyor. özal hemen kalkıyor, müdüriyet odasındaki telefona gidiyor, o günlerde cep telefonu filan yok.
başbakan biraz sonra geliyor, belli etmemeye çalışsa da canı sıkılmışa benziyor.
* * *
bir süre sonra özal'a gelen telefon anlaşılıyor, pkk eruh ve şemdinli'yi basmış, adeta ilçeyi esir almış, herkesi sindirmiş, bazı görevlilerin silahlarını alarak çekip gitmiş...
özal da bir açıklama yapıp, güneyde bir yere tatile gidiyor:
'birkaç çapulcu eşkıyanın işi!'
* * *
özal'ın 'birkaç çapulcu eşkıya' dedikleri, yani pkk bir süre sonra o hale geliyor ki!
çapulcu eşkıya dediğine, dep milletvekilleri orhan doğan, mahmut alınak, selim sadak'la haber yolluyor.
ne mi diyor?
orhan doğan anlatıyor:
'çocuklar gidin ona söyleyin, ateşkesi uzatsın, ateşkesi uzatsın ki, generalleri de ikna etme şansı bulabileyim. dağda ne yapıyor bu adam? gelsin ankara'da siyaset yapsın, gelsin seçimlere girsin, arkasında halk varsa bakan da milletvekili de olsun. artık türkiye bu savaşı taşıyamıyor, size de büyük iş düşüyor.' (faruk bildirici, 23 şubat 2005, hürriyet)
* * *
yillar yılları kovalıyor, 'pkk bitti/pkk çöktü/pkk perişan' manşetleri eşliğinde (!) bakın nereye geliniyor.
hakkâri'de valinin odasında, içişleri bakanı mustafa kalemli'ye brifing veriliyor, en büyük rütbelisinden bölgenin en ulu makam sahibine kadar...
onlara anlatılıyor ki 'pkk etkisiz hale getirilmiştir/bölge huzur içindedir/endişe edilecek bir şey yoktur.'
* * *
birden bir ses:
'yalan!'
sesin sahibi tuğgeneral altay tokat'tır.
arkaya dönen korgeneral, kaşıyla, gözüyle işaret ederek, tuğgeneral'e susmasını söylemektedir.
tuğgeneral susmaz:
'susmam komutanım, burada bakan'a yalan söyleniyor, hiçbir şey sona ermedi. mevsim kış, her yer kar, eşkıya mağaralara kapandı, kar eriyince her şey eskisinden kötü olacak.'
yavuz donat, o toplantıyı hatırlıyor musun? o tuğgeneral'in akşam söylediklerini de:
'herkes birbirini kandırıyor!'
* * *
ve gelinir yarına...
pkk, eruh ve şemdinli baskınının 25. yıldönümünde abdullah öcalan'ın yapacağı açıklamaya...
herhalde imralı'da mahkemede söylediklerini tekrar edecek.
anayasa değiştirilmeli, bu cumhuriyetin iki uluslu ve iki dilli bir devlet olduğu kabul edilmelidir.
bakalım öcalan ne diyecek?
yüz kere de olsa, bin kere de olsa tekrarlayacağız:
'terörle bir yere varılamaz diyenler görsünler nereye varıldı.'
öcalan'ın ağzına bakar hale gelindi.
---burus vilis ölüymüş---
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar