bugün
- sözlükteki zorbalar8
- gocu50
- sözlükteki şer çetesi4
- aga zaten senin bir tarafın çok kalkmıştı3
- sözlükte içki fotoğrafı paylaşan tip3
- çıplak gösteren gözlük5
- zorbamatik3
- sözlüğe yaptığı yemeğin fotoğrafını atan tip3
- iyilik vs fedakarlık5
- antipanik6
- 1 kötünü 40 iyiye zararı2
- evagreen9
- sözlükte kavga çıkarsa gocunun kini tutuyoruz9
- tarihteki ilk ırkçının şeytan olduğu ger3
- zorbaları zorbalayan zorba2
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü9
- sözlüğe yemek fotoğrafı atan kız2
- cem yılmaz'ın sigarayı bırakması7
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı16
- bakın ben içki içiyorum insanı2
- yazdan kalma bir gun3
- sıla'nın en güzel 3 şarkısı4
- erkekler neden kızların aşırı ilgisinden soğur6
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- 5 eylül 2026 türkiye sırbistan voleybol maçı5
- saldıran olmadıkça kavga çıkarmayan insan3
- masum erkek4
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı30
- uludağ ın altındaki gizli uludağ sözlük merkezi6
- insanlığa nasıl faydalı olunur4
- en güzel cevap yok saymaktır2
- düşün ki o bunu okuyor5
- sözlük yazarlarına hayvan muamelesi yapmak9
- yazarların aklında geçenler2
- hukukçu arkadaşlara sorular6
- güne bir şiir bırak4
- tai lung45
- ebru şahin2
- çocuklara verilen farklı isimler10
- hayvan sevgisi5
- sözlükte temizlik zamanı5
- sürekli ilgi bekleyen erkek3
- hayvanlarla muhabbet etmek8
- erkeğin son kalesi4
- ipkis aslan parçası3
- yazarların çocukluk hayalleri2
- sözlükteki kardeşlik ortamı6
- morkstar10
- anın görüntüsü23
- kedi kavgası arasında kalmak5
the day that never comes ile ilgili gerek sosyal platformlarda, gerek mesaj panolarında, klibinin de etkisiyle amerika karşıtı propaganda yaptığına dair tartışmalar yapıldı. halbuki, şarkıya bakıldığında klibin sadece şarkının sözlerinin yarattığı bir metaforun eseri olduğu açıkça görünüyor.
bence, death magnetic'deki en anlamlı sözlere sahip şarkı the day that never comes. şarkıda düşünülenin aksine, güçlü tarafın güçsüz tarafı ezdiği bir ilişki, güçsüz tarafın gözünden anlatılıyor. (bu ilişki baba-oğul, peder-hristiyan ilişkisi olabilir) bunu anlayana dek türkçeleştirilmesi çok zor bir şarkıydı; fakat bu referansı gördükten sonra sözler anlam kazanıyor.
son bölüme dikkat çekmek gerek. orijinali "love is a 4 letter word" (love, 4 harfli bir kelimedir) olan bu bölümdeki referans inanılmaz derecede anlamlı. love kelimesi, ingilizce'deki çoğu küfür/aşağılayıcı ifade içeren kelime(shit, fuck, cunt, slut vs) gibi 4 harfli ve şarkıda, bu love(aşk) kelimesinin, ezilen kişinin ezildiği bu ortamda bu küfürlü/aşağılayıcı kelimelerden hiç farkı olmadığı anlatılıyor. türkçe'ye olduğu gibi çevirmekte bir beis görmedim zira tıpkı aşk 3 kelime olduğu gibi, türkçe'deki bazı küfür sözcükleri de üç kelimedir (göt, sik vs).
disclaimer: bu çeviriler, kafiye amacı güdülerek, birebir çeviri yapmak amacıyla yapılmış çeviriler değil; tamamen şarkının derinindeki anlamları yakalayabilmek adına, düz yazı amaçlanarak yapılmış çevirilerdir. bazı şarkılarda, şarkının yapısıyla paralel bir şekilde kafiyeler görülebilir. katkıda bulunmak, yanlış olabilecek bir yeri işaret edecek yazarların eleştirileri, daha doğrusu iyi/kötü tüm eleştiriler kabuldür.
--spoiler--
seni itip kakmak için doğmuş o,
baş kaldırmasan iyi olur.
kaçmaya çalışıyorsun.
bedenine vuruyor,
yere düşüyorsun.
yalanlarla dolu sözleri,
görmeni istemiyor gerçeği.
kapat gözlerini.
dua etmeye devam et.
sadece bekle.
bekliyorken o günü,
hiç bir zaman gelmeyen o günü.
ayağa kalkıp o sıcaklığı hissetmek istediğinde,
güneşin hiç doğmadığı günü.
güneşin hiç doğmadığı.
itiliyorsun, artık çizgiyi aşmışlar
bu seferlik baş kaldırma.
gösterme duygularını,
kendi içinde yaşa,
senin de zamanın gelecek.
yemin ederim, ödeyecekler
alacağım intikamımı
bunların hepsi bitecek,
bu gri hayata renk katacağım.
bekliyorken o günü,
hiç bir zaman gelmeyen o günü.
ayağa kalkıp o sıcaklığı hissetmek istediğinde,
güneşin hiç doğmadığı o günü.
güneşin hiç doğmadığı.
aşk, 3 harfli bir kelime
ve burada adı geçmiyor bile
aşk, 3 harfli bir kelime sadece
bu hapishanede.
artık buna katlanmayacağım!
işte söylüyorum burada:
yemin ediyorum!
bu çocuk parlayacak!
yemin ediyorum!
yemin ediyorum!
buna yemin ediyorum!
--spoiler--
bence, death magnetic'deki en anlamlı sözlere sahip şarkı the day that never comes. şarkıda düşünülenin aksine, güçlü tarafın güçsüz tarafı ezdiği bir ilişki, güçsüz tarafın gözünden anlatılıyor. (bu ilişki baba-oğul, peder-hristiyan ilişkisi olabilir) bunu anlayana dek türkçeleştirilmesi çok zor bir şarkıydı; fakat bu referansı gördükten sonra sözler anlam kazanıyor.
son bölüme dikkat çekmek gerek. orijinali "love is a 4 letter word" (love, 4 harfli bir kelimedir) olan bu bölümdeki referans inanılmaz derecede anlamlı. love kelimesi, ingilizce'deki çoğu küfür/aşağılayıcı ifade içeren kelime(shit, fuck, cunt, slut vs) gibi 4 harfli ve şarkıda, bu love(aşk) kelimesinin, ezilen kişinin ezildiği bu ortamda bu küfürlü/aşağılayıcı kelimelerden hiç farkı olmadığı anlatılıyor. türkçe'ye olduğu gibi çevirmekte bir beis görmedim zira tıpkı aşk 3 kelime olduğu gibi, türkçe'deki bazı küfür sözcükleri de üç kelimedir (göt, sik vs).
disclaimer: bu çeviriler, kafiye amacı güdülerek, birebir çeviri yapmak amacıyla yapılmış çeviriler değil; tamamen şarkının derinindeki anlamları yakalayabilmek adına, düz yazı amaçlanarak yapılmış çevirilerdir. bazı şarkılarda, şarkının yapısıyla paralel bir şekilde kafiyeler görülebilir. katkıda bulunmak, yanlış olabilecek bir yeri işaret edecek yazarların eleştirileri, daha doğrusu iyi/kötü tüm eleştiriler kabuldür.
--spoiler--
seni itip kakmak için doğmuş o,
baş kaldırmasan iyi olur.
kaçmaya çalışıyorsun.
bedenine vuruyor,
yere düşüyorsun.
yalanlarla dolu sözleri,
görmeni istemiyor gerçeği.
kapat gözlerini.
dua etmeye devam et.
sadece bekle.
bekliyorken o günü,
hiç bir zaman gelmeyen o günü.
ayağa kalkıp o sıcaklığı hissetmek istediğinde,
güneşin hiç doğmadığı günü.
güneşin hiç doğmadığı.
itiliyorsun, artık çizgiyi aşmışlar
bu seferlik baş kaldırma.
gösterme duygularını,
kendi içinde yaşa,
senin de zamanın gelecek.
yemin ederim, ödeyecekler
alacağım intikamımı
bunların hepsi bitecek,
bu gri hayata renk katacağım.
bekliyorken o günü,
hiç bir zaman gelmeyen o günü.
ayağa kalkıp o sıcaklığı hissetmek istediğinde,
güneşin hiç doğmadığı o günü.
güneşin hiç doğmadığı.
aşk, 3 harfli bir kelime
ve burada adı geçmiyor bile
aşk, 3 harfli bir kelime sadece
bu hapishanede.
artık buna katlanmayacağım!
işte söylüyorum burada:
yemin ediyorum!
bu çocuk parlayacak!
yemin ediyorum!
yemin ediyorum!
buna yemin ediyorum!
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar