bugün
- hikayeyi devam ettir52
- arkadaşlar bakar mısınız27
- gününüz nasıl geçti bakalım7
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak5
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- pilot bir erkekle sevgili olmak9
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- mezoterapi9
- sözlük yazarlarının saatleri4
- gerilla anaları4
- 25 yaşındaki ergenin sözlükte akıl vermesi3
- karma düşürme teknikleri3
- sokakta kavga teknikleri13
- gammaz nedir nasıl olunur4
- muhibbi2
- normal hat yerine whatsappdan arama yapan insan3
- askerdeki otomat4
- ismet gurbuz 20245
- benkimki7
- mehdi kim sorunsalı3
- yaşamak güzel2
- theofanis gekas2
- askerliğin gereksiz olması2
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası34
- yazarların okuduğu bölümler6
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- asker telefonu2
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- at3
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- özelde çalışmak5
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- queen feristah12
- şampuan8
- vietnam savaşı3
- motosikletten düşüp dans etmeye başlamak3
- allah a güvenmek4
- tekne turu11
- belediye maaşının polis asker maaşını geçmesi2
- nickten isim tahmini yapmak72
- pişi vs revani5
- kel erkeklerin karizması5
- yeşilçam filmi izlemek7
- yeni parti53
- boğaz'a dördüncü köprü2
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- pişisel gelişim5
- beyzbol2
ilk çıktığı günden 4.sezona kadar usanmadan, sıkılmadan izledim bu diziyi. hatta ilk zamanlarda masters of horror'ı bile satmışlığım, camı çerçeveyi indirmişliğim bile vardır. fakat ne allah'ın hikmetidir bilinmez. şu son 2-3 sezonunu zerre izleyesim yok. popüler kültür zımbırtısı sağolsun, bana da bulaştı; izleyemiyorum diyordum, hatta sağda solda dönen teaserlarını görünce ortamdan kaçarak uzaklaşıyordum.
neyse bi ara ciddi ciddi düşündüm, "eh eyvallah tamam popüler kültür felan diyosun da kardeşim, somut delil ver lan bana" dedim kendime. oturdum düşündüm tabi, neden bu diziyi artık sevmediğimi kendi kendime sordum. evet bilinen birkaç neden var aslında, çoğu kişinin de katıldığı şeyler bunlar; dizinin biraz boka sarması vs vs. asıl sorun öznel nedenler ki, bunların içerisinde en dişe dokunur olanı üniversite eğitimi için denizli'de ikamet ettiğim sırada, diziyi bakkal safa amcanın da izliyor olduğunu öğrenmem olmuştu. hatta kayserili olan bu abimiz kemik izleyicilerden bile daha fazla fanatikti, şöyle ki; 2004 model ayzır laptop'unda dexter'ın duvar kağıtları dönmekteydi, her gittiğimde farklı birine denk geliyordum. neyse gel zaman git zaman derken, bir gün açtım muhabbeti bu adamla, anadolu çocuğu olan bu abimizin, kayseri'nin bağrından kopmuş, yiğit kara-yağız bi delüğanlı olduğunu da belirtmeliyim.
-abi dexter mı izliyosun?
+he yav.
-ne zamandan beri izliyosun abi?
+valla 2 sezondur izliyom topraam. sen de mi izliyon?
-eskiden izliyodum abi.
+izlenmez mi olum alemin en baba katili dekstır.
günler böyle geçedururken bakkala her gittiğimde dizinin safa amcayı nasıl bi dönüşüme sürüklediğine şahit olmaya başlayacaktım artık; dizideki ingilizce replikleri şiveyle karışık, şöylemeye çalışması mı, diziden öğrendiği felsefi söylemleri, kendi görüşleriymiş gibi iki lafın arasına sokuşturmaya çalışması mı.. ne ararsan vardı bakkal safa amcada.. ama özellikle ingilizce konuşmaya çalışması beni çok şaşırtmıştı. bi gün alayla karışık ingilizceyi ne zaman öğrendiğini sordum. verdiği cevap aynen şuydu:
+e oğlum ne zamandır dekstır izliyoz ya amk..
allah belanı versin safa amca..
neyse bi ara ciddi ciddi düşündüm, "eh eyvallah tamam popüler kültür felan diyosun da kardeşim, somut delil ver lan bana" dedim kendime. oturdum düşündüm tabi, neden bu diziyi artık sevmediğimi kendi kendime sordum. evet bilinen birkaç neden var aslında, çoğu kişinin de katıldığı şeyler bunlar; dizinin biraz boka sarması vs vs. asıl sorun öznel nedenler ki, bunların içerisinde en dişe dokunur olanı üniversite eğitimi için denizli'de ikamet ettiğim sırada, diziyi bakkal safa amcanın da izliyor olduğunu öğrenmem olmuştu. hatta kayserili olan bu abimiz kemik izleyicilerden bile daha fazla fanatikti, şöyle ki; 2004 model ayzır laptop'unda dexter'ın duvar kağıtları dönmekteydi, her gittiğimde farklı birine denk geliyordum. neyse gel zaman git zaman derken, bir gün açtım muhabbeti bu adamla, anadolu çocuğu olan bu abimizin, kayseri'nin bağrından kopmuş, yiğit kara-yağız bi delüğanlı olduğunu da belirtmeliyim.
-abi dexter mı izliyosun?
+he yav.
-ne zamandan beri izliyosun abi?
+valla 2 sezondur izliyom topraam. sen de mi izliyon?
-eskiden izliyodum abi.
+izlenmez mi olum alemin en baba katili dekstır.
günler böyle geçedururken bakkala her gittiğimde dizinin safa amcayı nasıl bi dönüşüme sürüklediğine şahit olmaya başlayacaktım artık; dizideki ingilizce replikleri şiveyle karışık, şöylemeye çalışması mı, diziden öğrendiği felsefi söylemleri, kendi görüşleriymiş gibi iki lafın arasına sokuşturmaya çalışması mı.. ne ararsan vardı bakkal safa amcada.. ama özellikle ingilizce konuşmaya çalışması beni çok şaşırtmıştı. bi gün alayla karışık ingilizceyi ne zaman öğrendiğini sordum. verdiği cevap aynen şuydu:
+e oğlum ne zamandır dekstır izliyoz ya amk..
allah belanı versin safa amca..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar