bugün
- dolapta iki biram var6
- sarı saçın yakıştığı ünlüler7
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek5
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- kedilerle uyumak9
- acil durumda aranacak kişi5
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- nasılsın4
- içten içe üşümek5
- fırında tavuk7
- gecenin şarkısı7
- sevişmek hüner değil6
- bir kıza saklama kabı hediye etmek9
- rafine zevkleri olan erkek12
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- yazılımcıların flört algoritması2
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- cumhuriyet bayramı7
- bursa da kayıp emrah gedik için arama çalışmaları2
- gözlerim dolmuş boşalmış bir kere3
- şiir yazmak2
- yüzüklerin efendisi3
- değerli olduğunu hissettirmek6
- salon erkeği10
- giysi fiyatlarının uçması9
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar3
- sansar salvo2
- beni anlama2
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco3
- ekşi sözlük9
- lüks araba istemeyen erkek9
- kendinden vazgeçmemek4
- bir gün baksam ki gelmişsin2
- insta da aşırı dekolteli kızları takipten çıkmak4
- nejat işler2
- ilker başbuğ7
- protein tozu fiyatlarinin çıldırmış olması2
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- youtube canlı yayın mesaj hatası2
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- 2008 ekonomik krizi7
- beyaz pasta7
- üniversiteli kızlar6
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- ruffles ketçaplı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
ilk çıktığı günden 4.sezona kadar usanmadan, sıkılmadan izledim bu diziyi. hatta ilk zamanlarda masters of horror'ı bile satmışlığım, camı çerçeveyi indirmişliğim bile vardır. fakat ne allah'ın hikmetidir bilinmez. şu son 2-3 sezonunu zerre izleyesim yok. popüler kültür zımbırtısı sağolsun, bana da bulaştı; izleyemiyorum diyordum, hatta sağda solda dönen teaserlarını görünce ortamdan kaçarak uzaklaşıyordum.
neyse bi ara ciddi ciddi düşündüm, "eh eyvallah tamam popüler kültür felan diyosun da kardeşim, somut delil ver lan bana" dedim kendime. oturdum düşündüm tabi, neden bu diziyi artık sevmediğimi kendi kendime sordum. evet bilinen birkaç neden var aslında, çoğu kişinin de katıldığı şeyler bunlar; dizinin biraz boka sarması vs vs. asıl sorun öznel nedenler ki, bunların içerisinde en dişe dokunur olanı üniversite eğitimi için denizli'de ikamet ettiğim sırada, diziyi bakkal safa amcanın da izliyor olduğunu öğrenmem olmuştu. hatta kayserili olan bu abimiz kemik izleyicilerden bile daha fazla fanatikti, şöyle ki; 2004 model ayzır laptop'unda dexter'ın duvar kağıtları dönmekteydi, her gittiğimde farklı birine denk geliyordum. neyse gel zaman git zaman derken, bir gün açtım muhabbeti bu adamla, anadolu çocuğu olan bu abimizin, kayseri'nin bağrından kopmuş, yiğit kara-yağız bi delüğanlı olduğunu da belirtmeliyim.
-abi dexter mı izliyosun?
+he yav.
-ne zamandan beri izliyosun abi?
+valla 2 sezondur izliyom topraam. sen de mi izliyon?
-eskiden izliyodum abi.
+izlenmez mi olum alemin en baba katili dekstır.
günler böyle geçedururken bakkala her gittiğimde dizinin safa amcayı nasıl bi dönüşüme sürüklediğine şahit olmaya başlayacaktım artık; dizideki ingilizce replikleri şiveyle karışık, şöylemeye çalışması mı, diziden öğrendiği felsefi söylemleri, kendi görüşleriymiş gibi iki lafın arasına sokuşturmaya çalışması mı.. ne ararsan vardı bakkal safa amcada.. ama özellikle ingilizce konuşmaya çalışması beni çok şaşırtmıştı. bi gün alayla karışık ingilizceyi ne zaman öğrendiğini sordum. verdiği cevap aynen şuydu:
+e oğlum ne zamandır dekstır izliyoz ya amk..
allah belanı versin safa amca..
neyse bi ara ciddi ciddi düşündüm, "eh eyvallah tamam popüler kültür felan diyosun da kardeşim, somut delil ver lan bana" dedim kendime. oturdum düşündüm tabi, neden bu diziyi artık sevmediğimi kendi kendime sordum. evet bilinen birkaç neden var aslında, çoğu kişinin de katıldığı şeyler bunlar; dizinin biraz boka sarması vs vs. asıl sorun öznel nedenler ki, bunların içerisinde en dişe dokunur olanı üniversite eğitimi için denizli'de ikamet ettiğim sırada, diziyi bakkal safa amcanın da izliyor olduğunu öğrenmem olmuştu. hatta kayserili olan bu abimiz kemik izleyicilerden bile daha fazla fanatikti, şöyle ki; 2004 model ayzır laptop'unda dexter'ın duvar kağıtları dönmekteydi, her gittiğimde farklı birine denk geliyordum. neyse gel zaman git zaman derken, bir gün açtım muhabbeti bu adamla, anadolu çocuğu olan bu abimizin, kayseri'nin bağrından kopmuş, yiğit kara-yağız bi delüğanlı olduğunu da belirtmeliyim.
-abi dexter mı izliyosun?
+he yav.
-ne zamandan beri izliyosun abi?
+valla 2 sezondur izliyom topraam. sen de mi izliyon?
-eskiden izliyodum abi.
+izlenmez mi olum alemin en baba katili dekstır.
günler böyle geçedururken bakkala her gittiğimde dizinin safa amcayı nasıl bi dönüşüme sürüklediğine şahit olmaya başlayacaktım artık; dizideki ingilizce replikleri şiveyle karışık, şöylemeye çalışması mı, diziden öğrendiği felsefi söylemleri, kendi görüşleriymiş gibi iki lafın arasına sokuşturmaya çalışması mı.. ne ararsan vardı bakkal safa amcada.. ama özellikle ingilizce konuşmaya çalışması beni çok şaşırtmıştı. bi gün alayla karışık ingilizceyi ne zaman öğrendiğini sordum. verdiği cevap aynen şuydu:
+e oğlum ne zamandır dekstır izliyoz ya amk..
allah belanı versin safa amca..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar