bugün
- sözlükteki ilişki skandalı21
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı31
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- keşke geri dönse dediğiniz yazarlar16
- arkadaşlar ben ölsem üzülür müsünüz13
- keko bir erkek tarafından sevilmek16
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz13
- bu saatte uyumayan yazarlar9
- müge anlı ve esra erol gittikten sonra atv10
- camın başında oturup karı kız kesen tip6
- dişçi olmak ergen olmaya engel mi9
- gilded'in iyi bir insan olduğu gerçeği8
- her şey yolundaysa ve mutluysanız ne yapıyorsunuz7
- uludağ sözlükte birbirleriyle çıkan yazarlar10
- şu an sahip olduğunuz sosyal uygulamalar6
- ehliyetsiz araba kullanmak4
- sözlüğün ne güzel kız yazarı12
- en iyi kadir inanır filmi9
- filistin54
- bana onu sormayin32
- bu nasıl bir gün resmen bitti amk4
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen29
- kartoncu ibnesi4
- yogurtziken3
- para mı saygınlık mı6
- antipanik'in sözlüğe vedası4
- karton toplayan piç4
- ne kadar yaşlısın22
- yazarların ilk arabası10
- gece sohbet edilecek meslek grupları4
- et döner dürüm3
- tenha bir bar bulup barmenle sohbet etmek4
- royall stars5
- macron adamdır14
- hay senin 31 vardı öldü mü4
- marmaris3
- aşkın güzellikle alakasının olmaması5
- joseph shomolo kuschca8
- sözlükteki fiziği güzel yazarlar3
- gocu9
- silvermist16
- hımm ok5
- gelinim mutfakta final yaptıktan sonra kanal d4
- en sevdiğiniz seks pozisyonu nedir anketi7
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz7
- fait bey saik bey asabiyanik biraderdir8
- yogartiksen15
- trafikte kavga etmek2
- kezban kızın kezban olduğunun farkında olmaması4
- sophie dee'nin memeleri5
evet baudrillard öldü . simulasyon dedi , simulark dedi , tüketim toplumu dedi , baştan çıkarma dedi , simgesel değiş tokuş ve ölüm dedi , kötülüğün şeffaflığı dedi...hasılı bir çok kavrama yeni açılımlar getirdi yani.
bunları yaparken de postmodern dünyanın o tuhaf görüngüsünde unutulmaz bir sözcü oldu.
evet yazdıkları şiirseldi , güzeldi ,anlamasak da kulağımıza hoş geliyordu. bazen nietzsche gibi bir balyoz etkisi hissediyorduk metinlerde. bazen cioran gibi coşku , umutsuzluk ve yine alabildiğine karamsarlık vardı. yabancı gelmiyordu bu metinler bize , içinde yaşadığımız dünyanın prospektüsü gibiydi sanki.
bir doktorun çağın hastalıklarını tespiti ve tedavi uygulama uğraşıydı sanki. ama işte entelektüel dünyanın da bir ikonuydu aslında . yani simulasyonun içten eleştirisiyken kitaplarının da aynı kaderi paylaştığı bir tür sahneydi.
baudrillard'ın sözkonusu olduğu bir derste , yönelttiğim soruya mukabil hocanın nasıl da baudrillard'a iman ettiğini tüylerim diken diken olarak izlemiştim. sonrasında kendimce bir baudrillard eleştirisi yapmıştım ki , hoca bu tür temelsiz eleştirilerin bu büyük feylesofa yapılamayacağını , bana aynı simülatif ve sahte akademik riyakarlıkla izah etmeye çalışmıştı.
evet baudrillar'ı okumayı seviyordum şüphesiz . kant'ın bir sözünü yad edecek olursam beni dogmatik uykumdan uyandırmıştı. ama eserlerinde işlediği temaların da benim için ayrıca bir dogma olma ihtimali de her zaman vardı. düşüncenin serüvenidir bu. nietzsche çok baba filozoftur evet ama kitaplarını yayımlatamamanın da ıstıraplarını yaşamıştır. kaale alınmamak önemsiz derken bile nasıl da kaale alınmayı önemseriz ya öyle işte.
onun için benim gözümde baudrillard , metinlerindeki şiirsellik ve kavramlara kazandırdığı popüler anlamlar dolayısıyla bir edebiyatçıdır. bu önemsemediğim anlamına gelmiyor şüphesiz. tıpkı kafka'nın da bir filozof olması gibi.
bunları yaparken de postmodern dünyanın o tuhaf görüngüsünde unutulmaz bir sözcü oldu.
evet yazdıkları şiirseldi , güzeldi ,anlamasak da kulağımıza hoş geliyordu. bazen nietzsche gibi bir balyoz etkisi hissediyorduk metinlerde. bazen cioran gibi coşku , umutsuzluk ve yine alabildiğine karamsarlık vardı. yabancı gelmiyordu bu metinler bize , içinde yaşadığımız dünyanın prospektüsü gibiydi sanki.
bir doktorun çağın hastalıklarını tespiti ve tedavi uygulama uğraşıydı sanki. ama işte entelektüel dünyanın da bir ikonuydu aslında . yani simulasyonun içten eleştirisiyken kitaplarının da aynı kaderi paylaştığı bir tür sahneydi.
baudrillard'ın sözkonusu olduğu bir derste , yönelttiğim soruya mukabil hocanın nasıl da baudrillard'a iman ettiğini tüylerim diken diken olarak izlemiştim. sonrasında kendimce bir baudrillard eleştirisi yapmıştım ki , hoca bu tür temelsiz eleştirilerin bu büyük feylesofa yapılamayacağını , bana aynı simülatif ve sahte akademik riyakarlıkla izah etmeye çalışmıştı.
evet baudrillar'ı okumayı seviyordum şüphesiz . kant'ın bir sözünü yad edecek olursam beni dogmatik uykumdan uyandırmıştı. ama eserlerinde işlediği temaların da benim için ayrıca bir dogma olma ihtimali de her zaman vardı. düşüncenin serüvenidir bu. nietzsche çok baba filozoftur evet ama kitaplarını yayımlatamamanın da ıstıraplarını yaşamıştır. kaale alınmamak önemsiz derken bile nasıl da kaale alınmayı önemseriz ya öyle işte.
onun için benim gözümde baudrillard , metinlerindeki şiirsellik ve kavramlara kazandırdığı popüler anlamlar dolayısıyla bir edebiyatçıdır. bu önemsemediğim anlamına gelmiyor şüphesiz. tıpkı kafka'nın da bir filozof olması gibi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar