bugün
- fatma betül sayan kaya35
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir13
- romanya9
- dünya59
- furkan bölükbaşı'nın açlık feryadı6
- ne yapsam iyi olur9
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri8
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur28
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen7
- apo'ya villa yapılması5
- melih gökçek soruşturması ne oldu3
- türkiye'nin husi çatışmasına dahil olma eğilimi4
- rusya4
- anın görüntüsü31
- haluk levent vs fatma betül sayan kaya2
- tip'in dem gibi akp den taraf olması3
- pazar günü bile çalışan ezik5
- pazar günü gezmesine takım elbise ile çıkmak3
- mahir çayan deniz gezmiş ölmeseydi olabilecekler3
- furkan bölükbaşı2
- tiktok4
- filtre kahve2
- rambo ariel ortega4
- bana onu sormayin diamond bey birader midir3
- xvala bere4
- gürcistan3
- türkçe vs fransızca4
- obradovic ten sonra fenerbahçe basket'in bitmesi2
- günümüz türk muziğinin çöp olması3
- arapça3
- kosova2
- sarapci koala hatayi10
- sadece kuran ile salat namaz olamaz3
- filistin2
- somali2
- ellerim boş gönlüm hos2
- hem sırrı süreyyacı hem atatürkçü olmak5
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu4
- belçika5
- ferrarili trbaünlı2
- türkiye7
- dört ayda yüzde yirmi bin kazanmak3
- beni yeterince sevseydiniz daha çok eksilerdiniz2
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- cezayir2
- koklayarak öpmek16
- sözlükteki anlık online sayısı4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- sabahları sevilen şeyler6
- ekonomi3
Medeniyet, toplumların benimsedikleri inanç ve düşünceler ışığında yaşadıkları çağı anlamlandırma ve toplumda var olan her türlü ilişkiyi şekillendirme çabasıdır. Bu inanç ve düşünceler kimi medeniyetlerde ilahi bir yapı arz ederken kiminde tamamen dünyevi veya ilahi bir etkiye maruz bırakılmadan sadece beşeri faktörlerce oluşturulmuş bir muhteviyattan müteşekkildir. Toplumlar, gerek bireylerin kendi arasındaki münasebetlerini gerekse toplumların kendi dışındaki toplumlarla olan münasebetlerini, sahip oldukları düşünce ve inanç sistematiği çerçevesinde düzenlerler.
Toplumların yaşadığı çağlar birbirinden farklı şartları ihtiva ettiği için düşünce ve inançların yeni durumlara yeni yaklaşımlar geliştirmesi de her bir medeniyeti diğerinden ayırt eden önemli bir husustur. Değişik dönemlerde değişik medeniyetlerin üstünlüğü söz konusu olmuş, bazen birkaç medeniyet birlikte bir çağı faal olarak geçirmiştir.
Medeniyetler tarihin bazı dönemlerinde zayıflamış, silikleşmiş ve neredeyse görünmez olmuşlarsa da özellikle ilahi kaynaklı medeniyetler için tamamen yok olma gibi bir durum söz konusu değildir. Ait olduğumuz islam medeniyeti 19. ve 20. yüzyıllarda daha fazla olmak üzere, şuanda etkisi ve varlığı çok fazla hissedilmese de Batı medeniyeti karşısında hiç yokmuş mesabesinde kalmış olsa bile bu, medeniyetin yok olduğunu, artık tarih sahnesine üstün bir pozisyonda çıkmayacağı en karamsar bir gözlemci bile söyleyemez. Ancak aynı şeyleri, aynı katiyetle bir deney yapma imkânımız olmadığı için, vahiy temelli olmayan, seküler, kapitalist bir medeniyet için söyleyemeyiz. Bu düşüncemizin temel dayanağı; gerek siyasal gerek ekonomik ve askeri her türlü üstünlüğü elinde bulundurmasına rağmen batı medeniyetinin bünyesinde taşıdığı handikaplar ve bundan kaynaklanan çatışmacı, mücadeleci, hırslı kendi dışındakini önemsemeyen ve dahi hep görmemeye hatta yok etmeye çalışan bir yapıya sahip olmasıdır.
ilahi kaynaklı islam Medeniyetinin özü şudur: Kullarını yaratan Allah onları en iyi bilendir. Dolayısıyla insanların durumunu, ihtiyaçlarını en iyi bilen Allah, onların mutluluğu için en iyi düzeni de getirecektir. Böylece, hem bireyi hem toplumu ilgilendiren bütün mevzularda temel dayanak yaratıcının va'z ettikleridir. Kuran ve peygamberin sünneti, toplumu şekillendiren bütün ilişkilerde ana çerçeveyi belirlemiş, sosyal, ekonomik, siyasal her türlü meselede yol gösterici bir konumda durmuştur.
yazının devamı için:
http://www.genchacilar.or...pageID=KoseDetay&id=7
Toplumların yaşadığı çağlar birbirinden farklı şartları ihtiva ettiği için düşünce ve inançların yeni durumlara yeni yaklaşımlar geliştirmesi de her bir medeniyeti diğerinden ayırt eden önemli bir husustur. Değişik dönemlerde değişik medeniyetlerin üstünlüğü söz konusu olmuş, bazen birkaç medeniyet birlikte bir çağı faal olarak geçirmiştir.
Medeniyetler tarihin bazı dönemlerinde zayıflamış, silikleşmiş ve neredeyse görünmez olmuşlarsa da özellikle ilahi kaynaklı medeniyetler için tamamen yok olma gibi bir durum söz konusu değildir. Ait olduğumuz islam medeniyeti 19. ve 20. yüzyıllarda daha fazla olmak üzere, şuanda etkisi ve varlığı çok fazla hissedilmese de Batı medeniyeti karşısında hiç yokmuş mesabesinde kalmış olsa bile bu, medeniyetin yok olduğunu, artık tarih sahnesine üstün bir pozisyonda çıkmayacağı en karamsar bir gözlemci bile söyleyemez. Ancak aynı şeyleri, aynı katiyetle bir deney yapma imkânımız olmadığı için, vahiy temelli olmayan, seküler, kapitalist bir medeniyet için söyleyemeyiz. Bu düşüncemizin temel dayanağı; gerek siyasal gerek ekonomik ve askeri her türlü üstünlüğü elinde bulundurmasına rağmen batı medeniyetinin bünyesinde taşıdığı handikaplar ve bundan kaynaklanan çatışmacı, mücadeleci, hırslı kendi dışındakini önemsemeyen ve dahi hep görmemeye hatta yok etmeye çalışan bir yapıya sahip olmasıdır.
ilahi kaynaklı islam Medeniyetinin özü şudur: Kullarını yaratan Allah onları en iyi bilendir. Dolayısıyla insanların durumunu, ihtiyaçlarını en iyi bilen Allah, onların mutluluğu için en iyi düzeni de getirecektir. Böylece, hem bireyi hem toplumu ilgilendiren bütün mevzularda temel dayanak yaratıcının va'z ettikleridir. Kuran ve peygamberin sünneti, toplumu şekillendiren bütün ilişkilerde ana çerçeveyi belirlemiş, sosyal, ekonomik, siyasal her türlü meselede yol gösterici bir konumda durmuştur.
yazının devamı için:
http://www.genchacilar.or...pageID=KoseDetay&id=7
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar