bugün
- kolye132
- lale13
- kuş5
- flamingo3
- billie eilish'in memeleri7
- fil9
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- var olmak için ne yaptınız12
- kötüyü alaşağı etmek4
- at6
- yol5
- z kusagi4
- netflix asaf dizisi3
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- cemil tugay6
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- güne psikolojik bir tespit bırak3
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- paralel evren2
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek2
- brezilya7
- spider man brand new day2
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- pıtı atma4
- sevgili nedir7
- kaplan17
- gül7
- gemini2
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- evi ev yapan şeyler14
- bileklik19
- elma5
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
- ankara8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- sarı teker kim sorunsalı8
- zebra7
- kırgızistan3
- ona bir şey söyle10
- yogartiksen39
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- galatasaray19
- amerika birleşik devletleri6
- fenerbahçe18
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz2
- hatay usulü soslu döner2
maç öncesinde beşiktaş yedek kulübesinin hemen yanında tayfur havutcuyu gördüğümde çok şaşırdım.
tayfur hoca dediysem, kendisi değil tabi ki maketi.
beşiktaş yönetimi yine kendi aklınca jest yapmış, sözde ihmal ediliyor diye yazılan tayfur hocaya sahip çıkmış?
tayfur havutcunun gerçek ebatlarda bir maketi, aynı canlı gibi, ne yalan söyleyeyim irkildim.
tamam tayfur hocaya inancım her beşiktaşlı gibi tam. bu takımın gerçek hocası da o, kabul ama bu kadarı biraz fazla.
her kötü sonucun ardından yerle bir edilen ve bu takımın teknik direktörü olarak kabul edilmeyen, dışlanan, her fırsatta ezilen bir insan var hemen o maketin yanında. o da, carlos hoca!
karşıdan baktığınızda hangisi canlı hangisi maket anlaşılmıyor aslında.
yanına yaklaştığınızda hangisi bu takımın başında hangisi tutuklu o da çok belli değil bana kalırsa.
tayfur havutcu, serdal adalı, ahmet ateş. birinin diğerinden farkı mı var yoksa? tayfur beşiktaşın çocuğu da diğerleri üvey evlat mı oluyor bu durumda?
ya serdal adalı? onun maketi nereye asılacak statda? sahi ahmet ateş nerede duruyordu maçlarda?
o vakit şeref tribününe de bir serdal adalı heykeli koysaydınız ya?
tayfur hocanın maketini kulübeye dikenler carvalhali görmezden geldiler. o ses çıkarmıyor. hatta yanında durup poz veriyor. ama yüzü gülmüyor.
carvalhal her şeyi aşmış bir hoca kompleksleri, ihtirasları yok. aslına bakarsanız kaybedecek de bir şeyi de yok.
hocalığı bir tarafa, o bu dünya da yaşanabilecek her türlü acıyı yüreğine gömmüş bir baba.
iki evladını bir trafik kazasında kaybetmiş.
bir oğlu olay yerinde ölürken diğeri hastanede kollarının arasında can vermiş. canı çok acımış, nasır bağlamış. bir ara her şey den vaz geçmeyi istemiş ama pes etmemiş. ölmenin kolay olduğu bir zamanda yeniden doğmayı seçmiş. iki çocuğunun acısını yüreğine gömüp beşiktaşa gelmiş ve bu anlattığım hikayeyi de takımla yaptığı ilk toplantıda futbolcularına kendisi anlatıp yardım istemiş. bana yeniden yaşama şansı verin. ben buraya ölmeyi reddederek geldim.
beni üzen, o yokmuş gibi davranmak, her başarısızlıkta acımasız eleştiriler yapıp en ufak başarıda başkasının adını haykırmak.
sahi sen kimsin carvalhal? neden geldin istanbula? burası senin yeniden doğacağın yer değil anlayamadın mı hala?
mağlup bitirilen bir maçın ikinci yarısında rüştünün de takım arkadaşlarına seni göstererek isyan ettiği gibi. şu adamın hırsının yarısı bizde olsa kazanılmadık kupa kalmaz ortalıkta!
senin yeniden var olma savaşı verdiğin bu takımda, yürümekten aciz yıldızlarla gökyüzüne uzanamazsın hoca!
senin yaşam mücadelesi olarak gördüğün bu takımda ruhunu teslim etmiş futbolcular olursa, yeniden doğmak imkansız bu topraklarda.
hani bir sabah metrise gidip tayfur hocaya anlattın ya bu takım senin takımın, başarılı olursam bu senin başarın ama başaramazsam tüm suçlu ben olacağım
kendi tabirinle ikinci hayatında, ikinci bir şansın olmayacak bu takımda. adın, yangın da en son kurtarılacakların arasında.
unutma sen bu takımın emanetçisisin. var ile yok arasında.
beşiktaşta ki geleceğini bilmem ama bundan sonra ki hayatında yüzün her golden sonra ki gibi gülsün.
sonuç ne olursa olsun, sen emanetine asla ihanet etmedin.
ve tüm bunları kazandığın bir maç sonrası bilmeni istedim.
sen belki çocuklarını kaybettin ama şimdiden beşiktaş'ın çocuğu olmayı hakkettin.
selam sana carlos hoca. tüm kaybettiklerin adına...
erdem ulus-kartalbakisi.com
edit: kartalbakisi.com'dan alıntıdır.
tayfur hoca dediysem, kendisi değil tabi ki maketi.
beşiktaş yönetimi yine kendi aklınca jest yapmış, sözde ihmal ediliyor diye yazılan tayfur hocaya sahip çıkmış?
tayfur havutcunun gerçek ebatlarda bir maketi, aynı canlı gibi, ne yalan söyleyeyim irkildim.
tamam tayfur hocaya inancım her beşiktaşlı gibi tam. bu takımın gerçek hocası da o, kabul ama bu kadarı biraz fazla.
her kötü sonucun ardından yerle bir edilen ve bu takımın teknik direktörü olarak kabul edilmeyen, dışlanan, her fırsatta ezilen bir insan var hemen o maketin yanında. o da, carlos hoca!
karşıdan baktığınızda hangisi canlı hangisi maket anlaşılmıyor aslında.
yanına yaklaştığınızda hangisi bu takımın başında hangisi tutuklu o da çok belli değil bana kalırsa.
tayfur havutcu, serdal adalı, ahmet ateş. birinin diğerinden farkı mı var yoksa? tayfur beşiktaşın çocuğu da diğerleri üvey evlat mı oluyor bu durumda?
ya serdal adalı? onun maketi nereye asılacak statda? sahi ahmet ateş nerede duruyordu maçlarda?
o vakit şeref tribününe de bir serdal adalı heykeli koysaydınız ya?
tayfur hocanın maketini kulübeye dikenler carvalhali görmezden geldiler. o ses çıkarmıyor. hatta yanında durup poz veriyor. ama yüzü gülmüyor.
carvalhal her şeyi aşmış bir hoca kompleksleri, ihtirasları yok. aslına bakarsanız kaybedecek de bir şeyi de yok.
hocalığı bir tarafa, o bu dünya da yaşanabilecek her türlü acıyı yüreğine gömmüş bir baba.
iki evladını bir trafik kazasında kaybetmiş.
bir oğlu olay yerinde ölürken diğeri hastanede kollarının arasında can vermiş. canı çok acımış, nasır bağlamış. bir ara her şey den vaz geçmeyi istemiş ama pes etmemiş. ölmenin kolay olduğu bir zamanda yeniden doğmayı seçmiş. iki çocuğunun acısını yüreğine gömüp beşiktaşa gelmiş ve bu anlattığım hikayeyi de takımla yaptığı ilk toplantıda futbolcularına kendisi anlatıp yardım istemiş. bana yeniden yaşama şansı verin. ben buraya ölmeyi reddederek geldim.
beni üzen, o yokmuş gibi davranmak, her başarısızlıkta acımasız eleştiriler yapıp en ufak başarıda başkasının adını haykırmak.
sahi sen kimsin carvalhal? neden geldin istanbula? burası senin yeniden doğacağın yer değil anlayamadın mı hala?
mağlup bitirilen bir maçın ikinci yarısında rüştünün de takım arkadaşlarına seni göstererek isyan ettiği gibi. şu adamın hırsının yarısı bizde olsa kazanılmadık kupa kalmaz ortalıkta!
senin yeniden var olma savaşı verdiğin bu takımda, yürümekten aciz yıldızlarla gökyüzüne uzanamazsın hoca!
senin yaşam mücadelesi olarak gördüğün bu takımda ruhunu teslim etmiş futbolcular olursa, yeniden doğmak imkansız bu topraklarda.
hani bir sabah metrise gidip tayfur hocaya anlattın ya bu takım senin takımın, başarılı olursam bu senin başarın ama başaramazsam tüm suçlu ben olacağım
kendi tabirinle ikinci hayatında, ikinci bir şansın olmayacak bu takımda. adın, yangın da en son kurtarılacakların arasında.
unutma sen bu takımın emanetçisisin. var ile yok arasında.
beşiktaşta ki geleceğini bilmem ama bundan sonra ki hayatında yüzün her golden sonra ki gibi gülsün.
sonuç ne olursa olsun, sen emanetine asla ihanet etmedin.
ve tüm bunları kazandığın bir maç sonrası bilmeni istedim.
sen belki çocuklarını kaybettin ama şimdiden beşiktaş'ın çocuğu olmayı hakkettin.
selam sana carlos hoca. tüm kaybettiklerin adına...
erdem ulus-kartalbakisi.com
edit: kartalbakisi.com'dan alıntıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar