bugün
- dünya39
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- amerika birleşik devletleri29
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli11
- sözlüğün en güzel kadını15
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak10
- israil10
- pis hissettiren şeyler3
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- yahudilere hınç besleyip cinnet geçirmek7
- en medeni ortadoğulular6
- ali şekeroğlu2
- norveç9
- sözlük kızları nerede sorunsalı6
- öğrencilerin bu ne işimize yarayacak sorusu3
- taş gibi kalçası olan kadın8
- mustafa kemal atatürk10
- telegram5
- evanjelist9
- yazılımcıların flört edememesi8
- ismail yüksek4
- ahmet cem ersever2
- fransa6
- türk rock grupları8
- sosyal medya ve internetin ardında deccal var3
- ali tarakcı hakkında soruşturma başlatılması2
- sözlükte yeni yeni bıdıkların ortaya çıkması4
- hewal ebo12
- isveç5
- george washington2
- cuma akşam evde kalan yazarlar5
- kırk yaş üstünü sözlükten göndermek3
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- balgam atar gibi konuşmak3
- avrupa5
- simko314
- ateizmin dinlere balyoz etkisi yapması5
- orospu çocuğu abdullah öcalan7
- akaretler3
- almanya4
- 25 eylül 2026 macaristan ukrayna maçı3
- 25 eylül 2026 italya belçika maçı4
- nihilist hedonist şehvetperest insan5
- şuan dinlediğin şarkı4
- dikili bir ağacının olmaması6
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- türkiye'nin fransa'yı yeneceğini düşünmek5
- sözlük yazarlarının infak biçimi2
--spoiler--
Deprem ilâhî Bir ikaz ve Ceza mıdır?
Allah Teala, asla kullarına zulüm yapmaz ve onların kötülüğünü istemez. Fakat insanlar kendilerine zulmederler.22 Deprem hadisesini ancak bu Kur'anî bakış açısıyla sağlıklı bir çerçevede değerlendirebiliriz. Şunu hemen belirtelim ki depremin acı bilançosunun altında ağırlıklı olarak beşerî ihmâller vardır. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, Allah tabiat hadiseleri için bazı kurallar koymuştur. insanların bu kanunlara uygun olarak hareket etmeleri gerekmektedir. Eğer dere yataklarına ev yaparsanız, selin evleri önüne katmasını Allah'ın bir cezası olarak değerlendiremezsiniz. Keza fay hattı üzerinde olduğu bilinen yerlere depreme dayanıklı evler yapmazsanız, depremde evlerin enkaz haline gelmesine Allah'ın cezası olarak addedemezsiniz. Bunlar insanların ihmâllerinin açık neticeleridir ve sünnetullaha uygun sonuçlardır. Nitekim Kur'an'da; "insanların elleriyle işledikleri yüzünden, karada ve denizde fesat çıkar. Allah da belki dönerler diye, yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır."23 buyurulmaktadır.
Şu halde her doğal afeti ilâhî bir cezalandırma olarak değerlendirme Kur'an açısından doğru bir değerlendirme tarzı olmasa gerektir.
Kur'an-ı Kerim, geçmiş birtakım ümmetlerin davranışları, inkâr ve isyanları sebebiyle toplu ve şiddetli azaba uğratıldıklarını bize haber vermektedir. Mesela; Hz. Nuh, Lut ve Şuayb kavimleri işledikleri hata ve günahları sebebiyle topluca helâk edilmişlerdir. Yüce Allah, bunları kitabında ibret olsun diye zikretmektedir.
Bütün bunlarla birlikte depremleri Allah'ın belirli bir kesime cevabı ve cezası olarak görmek son derece yanlıştır. Bu tarz değerlendirme, sorumluluktan kaçmak ve suçu başkalarına atıp rahatlamak ve deprem gerçeğinin insana ilişkin maddi ve somut gerçekleriyle yüzleşmekten çekinmektir. Gerçeklerle yüzleşmek, çoğu kez insana acı verir, ancak uzun vadede insanların hayrına vesile olur. Şurası iyi bilinmelidir ki hiç kimsenin, bir toplumda meydana gelen afetin, belânın veya musibetin, yaşanan, meydana gelen, ya da süregelen herhangi bir olaya, ya da kişi veya kişilere birebir bağlı olarak meydana geldiğini söylemeye hakkı ve yetkisi yoktur. Müslümanlar, değerlendirmelerinde dinin yasakladığı aşırılıklardan ifrat ve tefritten uzak durmalıdırlar. Aksi yöndeki tutumlar kargaşa ve fitne sebebi olabilir. Bu da bir tür haksızlık ve zulümdür.
--spoiler--
Deprem ilâhî Bir ikaz ve Ceza mıdır?
Allah Teala, asla kullarına zulüm yapmaz ve onların kötülüğünü istemez. Fakat insanlar kendilerine zulmederler.22 Deprem hadisesini ancak bu Kur'anî bakış açısıyla sağlıklı bir çerçevede değerlendirebiliriz. Şunu hemen belirtelim ki depremin acı bilançosunun altında ağırlıklı olarak beşerî ihmâller vardır. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, Allah tabiat hadiseleri için bazı kurallar koymuştur. insanların bu kanunlara uygun olarak hareket etmeleri gerekmektedir. Eğer dere yataklarına ev yaparsanız, selin evleri önüne katmasını Allah'ın bir cezası olarak değerlendiremezsiniz. Keza fay hattı üzerinde olduğu bilinen yerlere depreme dayanıklı evler yapmazsanız, depremde evlerin enkaz haline gelmesine Allah'ın cezası olarak addedemezsiniz. Bunlar insanların ihmâllerinin açık neticeleridir ve sünnetullaha uygun sonuçlardır. Nitekim Kur'an'da; "insanların elleriyle işledikleri yüzünden, karada ve denizde fesat çıkar. Allah da belki dönerler diye, yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır."23 buyurulmaktadır.
Şu halde her doğal afeti ilâhî bir cezalandırma olarak değerlendirme Kur'an açısından doğru bir değerlendirme tarzı olmasa gerektir.
Kur'an-ı Kerim, geçmiş birtakım ümmetlerin davranışları, inkâr ve isyanları sebebiyle toplu ve şiddetli azaba uğratıldıklarını bize haber vermektedir. Mesela; Hz. Nuh, Lut ve Şuayb kavimleri işledikleri hata ve günahları sebebiyle topluca helâk edilmişlerdir. Yüce Allah, bunları kitabında ibret olsun diye zikretmektedir.
Bütün bunlarla birlikte depremleri Allah'ın belirli bir kesime cevabı ve cezası olarak görmek son derece yanlıştır. Bu tarz değerlendirme, sorumluluktan kaçmak ve suçu başkalarına atıp rahatlamak ve deprem gerçeğinin insana ilişkin maddi ve somut gerçekleriyle yüzleşmekten çekinmektir. Gerçeklerle yüzleşmek, çoğu kez insana acı verir, ancak uzun vadede insanların hayrına vesile olur. Şurası iyi bilinmelidir ki hiç kimsenin, bir toplumda meydana gelen afetin, belânın veya musibetin, yaşanan, meydana gelen, ya da süregelen herhangi bir olaya, ya da kişi veya kişilere birebir bağlı olarak meydana geldiğini söylemeye hakkı ve yetkisi yoktur. Müslümanlar, değerlendirmelerinde dinin yasakladığı aşırılıklardan ifrat ve tefritten uzak durmalıdırlar. Aksi yöndeki tutumlar kargaşa ve fitne sebebi olabilir. Bu da bir tür haksızlık ve zulümdür.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar