bugün
- ismail kartal12
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler11
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı21
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek14
- sözlük erkekleri kadın olsa nasıl görünürdü8
- yolda olmak2
- oğuz çetin2
- kızla konuşmaya çalışmak3
- evrene bir mesaj bırak7
- özgürlükçü eğitim paradoksu3
- bir daha doğmayacak olmak5
- linkedin6
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj6
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- izinli yazarın entry girebilmesi7
- islam düşmanlarına epstein şoku13
- sevgiliden gelen ilk canımlı mesaj5
- şu anda ne yapıyorsun19
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- bugün ne yedin10
- son 3 günde sadece 5 saat uyumuş olmak2
- yunan kültürü vs türk kültürü2
- muhafazeküler4
- uzun bir yolculuğa çıkma isteği2
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- 30 lu yaşlar14
- kilo verdiren gıda4
- 2026 dünya kupası13
- 17 haziran 2026 erhan karaal'ın kaçırılması2
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi4
- abd iran mutabakatındaki 5 madde2
- org vs synthesizer4
- kılıçdaroğlu'nun aradığı desteği bulamaması3
- bir gün ölecek olmak6
- güne bir şarkı bırak14
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- en iyi terapi6
- kemal derviş5
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- en iyi yanık kremi5
- azizlik neden ispanyollara mahsus4
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- sokak röportajı veren sıradan vatandaş3
- sözlükte altın günü yapmak12
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- macbook neo2
- yusuf tekin'in öğrencinin bağcığını bağlaması2
--spoiler--
Deprem ilâhî Bir ikaz ve Ceza mıdır?
Allah Teala, asla kullarına zulüm yapmaz ve onların kötülüğünü istemez. Fakat insanlar kendilerine zulmederler.22 Deprem hadisesini ancak bu Kur'anî bakış açısıyla sağlıklı bir çerçevede değerlendirebiliriz. Şunu hemen belirtelim ki depremin acı bilançosunun altında ağırlıklı olarak beşerî ihmâller vardır. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, Allah tabiat hadiseleri için bazı kurallar koymuştur. insanların bu kanunlara uygun olarak hareket etmeleri gerekmektedir. Eğer dere yataklarına ev yaparsanız, selin evleri önüne katmasını Allah'ın bir cezası olarak değerlendiremezsiniz. Keza fay hattı üzerinde olduğu bilinen yerlere depreme dayanıklı evler yapmazsanız, depremde evlerin enkaz haline gelmesine Allah'ın cezası olarak addedemezsiniz. Bunlar insanların ihmâllerinin açık neticeleridir ve sünnetullaha uygun sonuçlardır. Nitekim Kur'an'da; "insanların elleriyle işledikleri yüzünden, karada ve denizde fesat çıkar. Allah da belki dönerler diye, yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır."23 buyurulmaktadır.
Şu halde her doğal afeti ilâhî bir cezalandırma olarak değerlendirme Kur'an açısından doğru bir değerlendirme tarzı olmasa gerektir.
Kur'an-ı Kerim, geçmiş birtakım ümmetlerin davranışları, inkâr ve isyanları sebebiyle toplu ve şiddetli azaba uğratıldıklarını bize haber vermektedir. Mesela; Hz. Nuh, Lut ve Şuayb kavimleri işledikleri hata ve günahları sebebiyle topluca helâk edilmişlerdir. Yüce Allah, bunları kitabında ibret olsun diye zikretmektedir.
Bütün bunlarla birlikte depremleri Allah'ın belirli bir kesime cevabı ve cezası olarak görmek son derece yanlıştır. Bu tarz değerlendirme, sorumluluktan kaçmak ve suçu başkalarına atıp rahatlamak ve deprem gerçeğinin insana ilişkin maddi ve somut gerçekleriyle yüzleşmekten çekinmektir. Gerçeklerle yüzleşmek, çoğu kez insana acı verir, ancak uzun vadede insanların hayrına vesile olur. Şurası iyi bilinmelidir ki hiç kimsenin, bir toplumda meydana gelen afetin, belânın veya musibetin, yaşanan, meydana gelen, ya da süregelen herhangi bir olaya, ya da kişi veya kişilere birebir bağlı olarak meydana geldiğini söylemeye hakkı ve yetkisi yoktur. Müslümanlar, değerlendirmelerinde dinin yasakladığı aşırılıklardan ifrat ve tefritten uzak durmalıdırlar. Aksi yöndeki tutumlar kargaşa ve fitne sebebi olabilir. Bu da bir tür haksızlık ve zulümdür.
--spoiler--
Deprem ilâhî Bir ikaz ve Ceza mıdır?
Allah Teala, asla kullarına zulüm yapmaz ve onların kötülüğünü istemez. Fakat insanlar kendilerine zulmederler.22 Deprem hadisesini ancak bu Kur'anî bakış açısıyla sağlıklı bir çerçevede değerlendirebiliriz. Şunu hemen belirtelim ki depremin acı bilançosunun altında ağırlıklı olarak beşerî ihmâller vardır. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, Allah tabiat hadiseleri için bazı kurallar koymuştur. insanların bu kanunlara uygun olarak hareket etmeleri gerekmektedir. Eğer dere yataklarına ev yaparsanız, selin evleri önüne katmasını Allah'ın bir cezası olarak değerlendiremezsiniz. Keza fay hattı üzerinde olduğu bilinen yerlere depreme dayanıklı evler yapmazsanız, depremde evlerin enkaz haline gelmesine Allah'ın cezası olarak addedemezsiniz. Bunlar insanların ihmâllerinin açık neticeleridir ve sünnetullaha uygun sonuçlardır. Nitekim Kur'an'da; "insanların elleriyle işledikleri yüzünden, karada ve denizde fesat çıkar. Allah da belki dönerler diye, yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır."23 buyurulmaktadır.
Şu halde her doğal afeti ilâhî bir cezalandırma olarak değerlendirme Kur'an açısından doğru bir değerlendirme tarzı olmasa gerektir.
Kur'an-ı Kerim, geçmiş birtakım ümmetlerin davranışları, inkâr ve isyanları sebebiyle toplu ve şiddetli azaba uğratıldıklarını bize haber vermektedir. Mesela; Hz. Nuh, Lut ve Şuayb kavimleri işledikleri hata ve günahları sebebiyle topluca helâk edilmişlerdir. Yüce Allah, bunları kitabında ibret olsun diye zikretmektedir.
Bütün bunlarla birlikte depremleri Allah'ın belirli bir kesime cevabı ve cezası olarak görmek son derece yanlıştır. Bu tarz değerlendirme, sorumluluktan kaçmak ve suçu başkalarına atıp rahatlamak ve deprem gerçeğinin insana ilişkin maddi ve somut gerçekleriyle yüzleşmekten çekinmektir. Gerçeklerle yüzleşmek, çoğu kez insana acı verir, ancak uzun vadede insanların hayrına vesile olur. Şurası iyi bilinmelidir ki hiç kimsenin, bir toplumda meydana gelen afetin, belânın veya musibetin, yaşanan, meydana gelen, ya da süregelen herhangi bir olaya, ya da kişi veya kişilere birebir bağlı olarak meydana geldiğini söylemeye hakkı ve yetkisi yoktur. Müslümanlar, değerlendirmelerinde dinin yasakladığı aşırılıklardan ifrat ve tefritten uzak durmalıdırlar. Aksi yöndeki tutumlar kargaşa ve fitne sebebi olabilir. Bu da bir tür haksızlık ve zulümdür.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar