bugün
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- sözlük whatsapp grupları12
- mükemmeliyete inanıyor musunuz6
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- özbek kadınlar11
- friedrich hegel la bi cay icek10
- deccal internetten çıkacak9
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı5
- internetle yapay zeka kabala büyüsüyle yaratıldı4
- asgari ücretle geçinebilmek7
- uludağ itiraf8
- epitaph2
- ellerim bos gonlum hos29
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik5
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- şarapçının mal varlığı8
- yarın kpssye girecek yazarlar14
- sarapci koala53
- dayatılmış güzellik algısı7
- fenerbahçe13
- kıyamet için tarih ver4
- slender the arrival de kurt adam olmak3
- burçlara inanan erkek4
- kpss 20265
- gocu52
- sevgili2
- sarı torba12
- civcivler osurur mu5
- birader bey baydır4
- başka türlü bir şey2
- deniz gül7
- ismet gürbüz7
- yeni bir din kurmak5
- 0 0 7 ağabey3
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması7
- ağaç sulamak2
- rus kadınla evlenir misiniz4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay7
- anın görüntüsü24
- sıcak havaların sona ermesi5
- dün gece ne oldu17
- sözlük kavgası2
- dünyaya orman denir2
- terörsüz türkiye sürecine karşı çıkanlar3
- kaçak saray2
- ruhi çenet videolarına dokunmayan yahudi lobisi5
- enayimiknatisii36
- ruhi çenet8
- yazarların otopsileri4
"tatlı rüyalar"ı okurken zekasına hayran kaldığımız "afili" abimiz Alper Canıgüz'ün bir başka kitabıdır.
"Beş yaş insanın en olgun çağıdır;sonra çürüme başlar." absürtlüğünde bir cümleyle sahne açılır.
Kahramınız ise Alper Kamu'dur.5 yaşındadır,muhtemeldir ki istanbul doğumludur.Arkadaşları ve onun varlığından kitabı okuyarak haberdar olanlar ona "kısaca","vay amına koyayım" diyor.Ardından yapılan dedikoduların haddi hesabı yoktur.Fiskosun sonu ise hep aynı şekilde biter:"analar ne evlatlar doğuruyor."
Ortalama bir ailede büyüyüp ve özellikle çocukluğunu veya delikanlılığını milenyumdan önce yaşayanları mahallede yakalayıp,o hepsi tanıdık sümsük çocuklarıyla,bakkalıyla,delisiyle,güzel ablalarıyla,delikanlı uçarı abileriyle,hep piçlik peşinde olan ergenleriyle,komşularla bizi bir cinayetin peşinde soluk soluğa bırakır Alper Canıgüz.
Aralarda klişelerden beslenen inceden inceye göndermeler vardır.Kitabın sonralarına doğru ise Alper Canıgüz'ün psikoloji eğitimi alması,dostoyu okuyan her "adam" gibi ondan etkilen biri olması ve psikinalize merakı kendini fazlasıyla hissettirir.
Final de mutlu biter ama;ondan sonraki mektubu sormayın.Adamın içi biraz burkulur.
--spoiler--
Sonunda babam tartışmayı noktalayan ve kurtuluşumu müjdeleyen kararını açıkladı:"Ecdadını sikerm ben anaokulunun!"
Burhan hemen oyunu kesip eline aldı topu.Topun sahibi o idi ne olsa.
Okulda asıl öğrenmesi istenen,anlatılan dersler değil dersler anlatılırken susması gerektiğidir.
Mimiklerinden anlaşıldığı kadarıyla,kanunla işbirliği yapmaya can atan vatandaş tavrımın altındaki sahtekarlığı derhal fark etmişti.
Yoksa yatmış mıydınız? diye sordu bakışlarını evin içnde gezdirerek.Sanki holde yatıyormuşuz gibi.
Boktan bir şehir burası dedim.Bunu söylemek için ne kadar da yanlış bir yer seçmiştim.istanbul Boğazı altımızda bütün görkemiyle uzanıyordu ve iki yanda şehir ışıl ışıldı.Manzara insanı aldatıyor.Aslinda içi çürümüş.istanbul bizi hak etmiyor.
Ne var ne yok? Zor bir soru.Pek emin değilim ama tahminimce her şey var ve yokların içinde saklı.
--spoiler--
"Beş yaş insanın en olgun çağıdır;sonra çürüme başlar." absürtlüğünde bir cümleyle sahne açılır.
Kahramınız ise Alper Kamu'dur.5 yaşındadır,muhtemeldir ki istanbul doğumludur.Arkadaşları ve onun varlığından kitabı okuyarak haberdar olanlar ona "kısaca","vay amına koyayım" diyor.Ardından yapılan dedikoduların haddi hesabı yoktur.Fiskosun sonu ise hep aynı şekilde biter:"analar ne evlatlar doğuruyor."
Ortalama bir ailede büyüyüp ve özellikle çocukluğunu veya delikanlılığını milenyumdan önce yaşayanları mahallede yakalayıp,o hepsi tanıdık sümsük çocuklarıyla,bakkalıyla,delisiyle,güzel ablalarıyla,delikanlı uçarı abileriyle,hep piçlik peşinde olan ergenleriyle,komşularla bizi bir cinayetin peşinde soluk soluğa bırakır Alper Canıgüz.
Aralarda klişelerden beslenen inceden inceye göndermeler vardır.Kitabın sonralarına doğru ise Alper Canıgüz'ün psikoloji eğitimi alması,dostoyu okuyan her "adam" gibi ondan etkilen biri olması ve psikinalize merakı kendini fazlasıyla hissettirir.
Final de mutlu biter ama;ondan sonraki mektubu sormayın.Adamın içi biraz burkulur.
--spoiler--
Sonunda babam tartışmayı noktalayan ve kurtuluşumu müjdeleyen kararını açıkladı:"Ecdadını sikerm ben anaokulunun!"
Burhan hemen oyunu kesip eline aldı topu.Topun sahibi o idi ne olsa.
Okulda asıl öğrenmesi istenen,anlatılan dersler değil dersler anlatılırken susması gerektiğidir.
Mimiklerinden anlaşıldığı kadarıyla,kanunla işbirliği yapmaya can atan vatandaş tavrımın altındaki sahtekarlığı derhal fark etmişti.
Yoksa yatmış mıydınız? diye sordu bakışlarını evin içnde gezdirerek.Sanki holde yatıyormuşuz gibi.
Boktan bir şehir burası dedim.Bunu söylemek için ne kadar da yanlış bir yer seçmiştim.istanbul Boğazı altımızda bütün görkemiyle uzanıyordu ve iki yanda şehir ışıl ışıldı.Manzara insanı aldatıyor.Aslinda içi çürümüş.istanbul bizi hak etmiyor.
Ne var ne yok? Zor bir soru.Pek emin değilim ama tahminimce her şey var ve yokların içinde saklı.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar