bugün
- ezberin gereksiz olduğu yanılgısı3
- yuzırların ekşiye kaçması2
- acil durumda aranacak kişi6
- 29 ekim cumhuriyet bayramı8
- satranç3
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark3
- tehafütüt tehafüt2
- bir kıza saklama kabı hediye etmek10
- istanbul11
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak2
- escort taş mı yesin5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı12
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek7
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- fenerbahçe9
- lays zeytinyağlı2
- protein tozu fiyatlarinin çıldırmış olması3
- rafine zevkleri olan erkek12
- kedilerle uyumak9
- gecenin şarkısı9
- fırında tavuk10
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- liverpool fc2
- yazılımcıların flört edememesi9
- sohbete hmmm ile bitiren kıza verilecek cevaplar2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- dolapta iki biram var6
- cumhuriyet bayramı8
- salon erkeği10
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- şiir yazmak3
- yaprak dökümü ferhunde2
- giysi fiyatlarının uçması9
- yüzüklerin efendisi5
- sevişmek hüner değil6
- lüks araba istemeyen erkek9
- ekşi sözlük9
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- ak parti2
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- içten içe üşümek5
- trabzonspor17
- değerli olduğunu hissettirmek6
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- ilker başbuğ7
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
Vakfıkebiri yağıyla, Akçaabatı köftesiyle, Yomrası silahıyla, Arsini delikanlısıyla, Çaykarası uzungölüyle, Sürmenesi bıçağıyla, Ofu hocasıyla, velhasılkelam her ilçesi kendine özgü farklı bir yanıyla meşhurdur benim memleketim, trabzonum.
Halkı yoksuldur, biraz da cahildir. Ama bu asla onların suçu değildir. Yoksuldur çünkü izin vermez koca karadeniz dağları adam gibi tarım yapmaya, fabrika kurmaya. Zaten, devlet de unutmuştur orayı. Çoğu köyüne daha yeni yeni elektrik gelmeye başlamıştır ve hala çoğu köyünde araba yolu yoktur, olsa da yetersizdir. Bu yüzden kendi başının çaresine bakmak zorundadır trabzon insanı. bu yüzden altmış- yetmiş yaşındaki dedeler, nineler hala ellerinde tırpanlarla ot kesmeye koyulurlar yazları, bi de zamanı geldiğinde çay kesmeye... Ama sadece kesmek değildir marifet, bi de o kesilen otların, çayların taşınması lazımdır, yolu olmayan, araba giremeyen, patika yollardan... Yapacak başka birşey yoktur, mecbur vururlar çayı, otu sırtlarına düşerler yola. Başka geçim kaynakları yoktur çünkü.
Bir de cahildir memleketimin insanları. Ama bu da onların suçu değildir. Dedim ya, devlet unutmuştur onları. Çoğu köydeki okullar iki- üç derslikten ibarettir. ve birleştirilmiş sınıflarda okur çocuklar. öğretmenler aynı anda iki sınıfa birden ders vermek zorundadır. yetersizdir yani eğitim. bu yüzden de cahil kalmıştır memleketimin insanları.
Ama hiçbir zaman asi olmamıştır trabzon insanı, bunca zorluğa rağmen. hiçbir zaman ''devlet bize bakmıyor'' deyip de elde silah dağlara çıkmamıştır. ''Ayrı devlet kurmak istiyoruz'' dememiştir. yani kısaca yedikleri çanağa pislememişlerdir hiçbir zaman. Üstelik türk olmayanı da vardır içlerinde. çaykara'da çok vardır rum kökenliler, of'ta çok vardır. ama her türk kadar kadar bağlıdır onlar da bu ülkeye. Çünkü bilirler ekmek yedikleri kapıya ihanet edilmeyeceğini.
''Bir hilal uğruna ya rab, ne güneşler batıyor'' demiş üstat memhmet akif. o hilal uğruna razıdır trabzonlu güneş olup batmaya. sadece o hilalin, o yıldızın, o kan kırmızı bayrağın gölgesi düşsün mezarlarına yeter onlar için. ve belki de en çok bunun için meşhurdur trabzonum. ve belki de bunun için bu kadar üstlerine gelirler, türkiye'nin bir kalesini daha yıkabilmek için.
işte böyledir benim memleketim...
işte böyledir benim memleketimin insanları...
Çamur atanlara inat, adını kirletenlere inat, her zaman kalesi olmaya devam edecektir bu ülkenin.
Halkı yoksuldur, biraz da cahildir. Ama bu asla onların suçu değildir. Yoksuldur çünkü izin vermez koca karadeniz dağları adam gibi tarım yapmaya, fabrika kurmaya. Zaten, devlet de unutmuştur orayı. Çoğu köyüne daha yeni yeni elektrik gelmeye başlamıştır ve hala çoğu köyünde araba yolu yoktur, olsa da yetersizdir. Bu yüzden kendi başının çaresine bakmak zorundadır trabzon insanı. bu yüzden altmış- yetmiş yaşındaki dedeler, nineler hala ellerinde tırpanlarla ot kesmeye koyulurlar yazları, bi de zamanı geldiğinde çay kesmeye... Ama sadece kesmek değildir marifet, bi de o kesilen otların, çayların taşınması lazımdır, yolu olmayan, araba giremeyen, patika yollardan... Yapacak başka birşey yoktur, mecbur vururlar çayı, otu sırtlarına düşerler yola. Başka geçim kaynakları yoktur çünkü.
Bir de cahildir memleketimin insanları. Ama bu da onların suçu değildir. Dedim ya, devlet unutmuştur onları. Çoğu köydeki okullar iki- üç derslikten ibarettir. ve birleştirilmiş sınıflarda okur çocuklar. öğretmenler aynı anda iki sınıfa birden ders vermek zorundadır. yetersizdir yani eğitim. bu yüzden de cahil kalmıştır memleketimin insanları.
Ama hiçbir zaman asi olmamıştır trabzon insanı, bunca zorluğa rağmen. hiçbir zaman ''devlet bize bakmıyor'' deyip de elde silah dağlara çıkmamıştır. ''Ayrı devlet kurmak istiyoruz'' dememiştir. yani kısaca yedikleri çanağa pislememişlerdir hiçbir zaman. Üstelik türk olmayanı da vardır içlerinde. çaykara'da çok vardır rum kökenliler, of'ta çok vardır. ama her türk kadar kadar bağlıdır onlar da bu ülkeye. Çünkü bilirler ekmek yedikleri kapıya ihanet edilmeyeceğini.
''Bir hilal uğruna ya rab, ne güneşler batıyor'' demiş üstat memhmet akif. o hilal uğruna razıdır trabzonlu güneş olup batmaya. sadece o hilalin, o yıldızın, o kan kırmızı bayrağın gölgesi düşsün mezarlarına yeter onlar için. ve belki de en çok bunun için meşhurdur trabzonum. ve belki de bunun için bu kadar üstlerine gelirler, türkiye'nin bir kalesini daha yıkabilmek için.
işte böyledir benim memleketim...
işte böyledir benim memleketimin insanları...
Çamur atanlara inat, adını kirletenlere inat, her zaman kalesi olmaya devam edecektir bu ülkenin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar