bugün
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- arabayı yavaş süren tipler16
- kız nick altı meriçleri10
- apoya küfür edince kuduran kürtçü9
- merfulu gitmesin kampanyası15
- arkadaşlar sizce ben5
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- bu kitabı okuyum mu4
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- beni seven yazarlar10
- nervio moderatör olsun kampanyası10
- öykü serter8
- erkek nickaltı meriçleri4
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
- sözlük yazarlarının çayları12
- kesin ulen kavgayı3
- bırakın kavgayı maç başlıyor6
- zaman baba7
- gammaz olmayı bir halt sanmak4
- evli erkeklerin kadınlara daha çekici gelmesi5
- yakışıklı erkeklerin gay olması10
- hatırladığınız en eski anı7
- online yazarlar neden yazmıyor12
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak6
- ismet inönü hain midir sorunsalı5
- tai lung11
- gammazlar adam mıdır sorunsalı6
- debe'nin nick altı entry dolması7
- uludağ sözlük için öneriler8
- gammaz yazarlar lokali5
- beni de çağır2
- sanat sepet tayfa5
- liseden arkadaşlar6
- kızların kıvırcık saçlı erkeklere olan zaafı5
- ismet gürbüz5
- yapay zeka moderatörü5
- queen feristah9
- gürsel tekin2
- arkadaşlar moderatör oluyorum5
- cuheyman el uteybi4
- iltifat mı hakaret mi belli olmayan kelimeler5
- 20 ağustosta boşalma davam var4
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor14
- tamer karadağlı5
- zam var diye gece benzinciye gitmek6
- sözlükte kavga oluyor hissi3
- arkadan yanaşıp selektör yapan it10
- aslan eti2
- uludağ sözlük paradoksu2
zor bir olgudur.
yazma sürecini ele alalım mesela, bilhassa bizimki gibi ülkelerde asla karın doyurmayan bir uğraş olduğu için muhtemelen kitabı yazarken dünyevi işlerini kayyuma devretme şansın olmaz. iki arada bir derede yazarsın hatta çoğu zaman.
sonra, bastırma süreci vardır. ki en zoru budur. üç yıl boyunca elinde dosyasıyla, sanki adliye koridorunda idamı bekler gibi yayınevi kapılarında bekleyen abilerim var mesela benim. şanslıysan, en az bir en çok üç-dört yılda bir yeri bulup, iyi kötü bir sözleşmeye imzanı atarsın. sonrası yayınevine kalmış, ki belki bulma sürecinden bile uzun sürecektir basılma süreci.
ve en son olarak, bunun duyurulması vardır ki, kolay olduğu kadar rezilce bir iştir. kırk yıllık arkadaşlarından bile çekinir insan, kişisel facebook hesabında ikinci kez yazmaktan çıkarttığı kitabın duyurusunu. ama el mahkum, çok tanıdık bir isim olmadığın için olması gereken şey (yeni çıkanlar rafı'na konulması) değil de, gelen kolinin direk türüne göre bir rafa konulması hadisesiyle karşı karşıya kalmışsındır. yapacak bir şey yok, kendi çabanla duyurmaya çalışırsın. ki bu çok tehlikeli bir süreç olacaktır: bu süreç yüzünden yirmi beş yıl önce şiir yazmaya tövbe eden bir tanıdığın varken hele, bilirsin, ucu nereye kadar gidebilir...
yazma sürecini ele alalım mesela, bilhassa bizimki gibi ülkelerde asla karın doyurmayan bir uğraş olduğu için muhtemelen kitabı yazarken dünyevi işlerini kayyuma devretme şansın olmaz. iki arada bir derede yazarsın hatta çoğu zaman.
sonra, bastırma süreci vardır. ki en zoru budur. üç yıl boyunca elinde dosyasıyla, sanki adliye koridorunda idamı bekler gibi yayınevi kapılarında bekleyen abilerim var mesela benim. şanslıysan, en az bir en çok üç-dört yılda bir yeri bulup, iyi kötü bir sözleşmeye imzanı atarsın. sonrası yayınevine kalmış, ki belki bulma sürecinden bile uzun sürecektir basılma süreci.
ve en son olarak, bunun duyurulması vardır ki, kolay olduğu kadar rezilce bir iştir. kırk yıllık arkadaşlarından bile çekinir insan, kişisel facebook hesabında ikinci kez yazmaktan çıkarttığı kitabın duyurusunu. ama el mahkum, çok tanıdık bir isim olmadığın için olması gereken şey (yeni çıkanlar rafı'na konulması) değil de, gelen kolinin direk türüne göre bir rafa konulması hadisesiyle karşı karşıya kalmışsındır. yapacak bir şey yok, kendi çabanla duyurmaya çalışırsın. ki bu çok tehlikeli bir süreç olacaktır: bu süreç yüzünden yirmi beş yıl önce şiir yazmaya tövbe eden bir tanıdığın varken hele, bilirsin, ucu nereye kadar gidebilir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar