bugün
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- forma7
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar3
- ırak5
- metamfetamin7
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi4
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- insan sevmemek3
- aç uyumak10
- umman4
- sevgi vs aşk9
- ayağı şiir kokan kadın6
- gece gece kokoreç gömmek7
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- doğru don seçimi2
- betray me6
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- sözlüğün kralı4
- karpuzcu libos panda3
- sözlüğün kraliçesi4
- yalnız yaşamak3
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- salçalı makarna10
- büreyde3
- ilhan irem dinleyen erkek6
- jaws filmindeki sikko balik2
- çin9
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- ben bu yazıyı sana yazdım3
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- hamile fotoğrafı5
- geçmişe götüren şarkılar5
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- filistin5
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- bir günde 1500 kalori almak4
- evlenmek2
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- sandalet ayak bikinisidir4
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- evrende hareket nasıl oluyor5
- sevgilinin ayağından sigara içmek3
- özerhisar ayran3
- balık yanına en yakışan çorba9
- açlıktan bayılmak4
- nemlendirici krem20
zor bir olgudur.
yazma sürecini ele alalım mesela, bilhassa bizimki gibi ülkelerde asla karın doyurmayan bir uğraş olduğu için muhtemelen kitabı yazarken dünyevi işlerini kayyuma devretme şansın olmaz. iki arada bir derede yazarsın hatta çoğu zaman.
sonra, bastırma süreci vardır. ki en zoru budur. üç yıl boyunca elinde dosyasıyla, sanki adliye koridorunda idamı bekler gibi yayınevi kapılarında bekleyen abilerim var mesela benim. şanslıysan, en az bir en çok üç-dört yılda bir yeri bulup, iyi kötü bir sözleşmeye imzanı atarsın. sonrası yayınevine kalmış, ki belki bulma sürecinden bile uzun sürecektir basılma süreci.
ve en son olarak, bunun duyurulması vardır ki, kolay olduğu kadar rezilce bir iştir. kırk yıllık arkadaşlarından bile çekinir insan, kişisel facebook hesabında ikinci kez yazmaktan çıkarttığı kitabın duyurusunu. ama el mahkum, çok tanıdık bir isim olmadığın için olması gereken şey (yeni çıkanlar rafı'na konulması) değil de, gelen kolinin direk türüne göre bir rafa konulması hadisesiyle karşı karşıya kalmışsındır. yapacak bir şey yok, kendi çabanla duyurmaya çalışırsın. ki bu çok tehlikeli bir süreç olacaktır: bu süreç yüzünden yirmi beş yıl önce şiir yazmaya tövbe eden bir tanıdığın varken hele, bilirsin, ucu nereye kadar gidebilir...
yazma sürecini ele alalım mesela, bilhassa bizimki gibi ülkelerde asla karın doyurmayan bir uğraş olduğu için muhtemelen kitabı yazarken dünyevi işlerini kayyuma devretme şansın olmaz. iki arada bir derede yazarsın hatta çoğu zaman.
sonra, bastırma süreci vardır. ki en zoru budur. üç yıl boyunca elinde dosyasıyla, sanki adliye koridorunda idamı bekler gibi yayınevi kapılarında bekleyen abilerim var mesela benim. şanslıysan, en az bir en çok üç-dört yılda bir yeri bulup, iyi kötü bir sözleşmeye imzanı atarsın. sonrası yayınevine kalmış, ki belki bulma sürecinden bile uzun sürecektir basılma süreci.
ve en son olarak, bunun duyurulması vardır ki, kolay olduğu kadar rezilce bir iştir. kırk yıllık arkadaşlarından bile çekinir insan, kişisel facebook hesabında ikinci kez yazmaktan çıkarttığı kitabın duyurusunu. ama el mahkum, çok tanıdık bir isim olmadığın için olması gereken şey (yeni çıkanlar rafı'na konulması) değil de, gelen kolinin direk türüne göre bir rafa konulması hadisesiyle karşı karşıya kalmışsındır. yapacak bir şey yok, kendi çabanla duyurmaya çalışırsın. ki bu çok tehlikeli bir süreç olacaktır: bu süreç yüzünden yirmi beş yıl önce şiir yazmaya tövbe eden bir tanıdığın varken hele, bilirsin, ucu nereye kadar gidebilir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar