bugün
- m r e r e c t o12
- cayır cayır yanan kız12
- larisalisa8
- yazarların on üzerinden komiklikleri45
- 1 milyar tl loto ikramiyesi çıkan şanslı vatandaş3
- güzel bir kadını terk etmek4
- uludağ sözlük discord grubu5
- y d isimli vatandaş2
- şişman kezoyu eskrim hamleleri ile zayıflatmak4
- anayasa değişiklik paketi3
- afganistan islam emirliği3
- abd'nin iran füzelerine müdahale etmemesi2
- insanlardan nefret etmek2
- satranç haram yasaklansın17
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler7
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- timsah4
- faşizme karşı birleşik direniş cephesi2
- gir içime hünharca12
- dul kalmak4
- park sorunu6
- arnavutluk3
- suca suruklenen cocuk6
- kaslı erkek isteyen şişman kız4
- arkadaşlar bakar mısınız9
- beyazsemsiyeliyabanci48
- dönere asgari 200 gr porsiyon sınırı gerekliliği4
- chp de grup krizi kürsü kavgası3
- anın görüntüsü21
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek8
- onlyfans4
- bankamatiğin para beğenmemesi2
- file çorap giyen bir kıza aşık olmak4
- müzik haramdır5
- mithat paşa2
- amerika birleşik devletleri4
- dogukan xd'yi bı güzel yumruklamak2
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- kabalcı4
- en klas salgı2
- kemal kılıçdaroğlu21
- kürt mutfağı7
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- faik öztrak5
- yazın terli memeleri öpmek2
- true yazar mı sorunsalı5
- türkiye16
- başbirader2
- dinlemeyi bilmek5
zor bir olgudur.
yazma sürecini ele alalım mesela, bilhassa bizimki gibi ülkelerde asla karın doyurmayan bir uğraş olduğu için muhtemelen kitabı yazarken dünyevi işlerini kayyuma devretme şansın olmaz. iki arada bir derede yazarsın hatta çoğu zaman.
sonra, bastırma süreci vardır. ki en zoru budur. üç yıl boyunca elinde dosyasıyla, sanki adliye koridorunda idamı bekler gibi yayınevi kapılarında bekleyen abilerim var mesela benim. şanslıysan, en az bir en çok üç-dört yılda bir yeri bulup, iyi kötü bir sözleşmeye imzanı atarsın. sonrası yayınevine kalmış, ki belki bulma sürecinden bile uzun sürecektir basılma süreci.
ve en son olarak, bunun duyurulması vardır ki, kolay olduğu kadar rezilce bir iştir. kırk yıllık arkadaşlarından bile çekinir insan, kişisel facebook hesabında ikinci kez yazmaktan çıkarttığı kitabın duyurusunu. ama el mahkum, çok tanıdık bir isim olmadığın için olması gereken şey (yeni çıkanlar rafı'na konulması) değil de, gelen kolinin direk türüne göre bir rafa konulması hadisesiyle karşı karşıya kalmışsındır. yapacak bir şey yok, kendi çabanla duyurmaya çalışırsın. ki bu çok tehlikeli bir süreç olacaktır: bu süreç yüzünden yirmi beş yıl önce şiir yazmaya tövbe eden bir tanıdığın varken hele, bilirsin, ucu nereye kadar gidebilir...
yazma sürecini ele alalım mesela, bilhassa bizimki gibi ülkelerde asla karın doyurmayan bir uğraş olduğu için muhtemelen kitabı yazarken dünyevi işlerini kayyuma devretme şansın olmaz. iki arada bir derede yazarsın hatta çoğu zaman.
sonra, bastırma süreci vardır. ki en zoru budur. üç yıl boyunca elinde dosyasıyla, sanki adliye koridorunda idamı bekler gibi yayınevi kapılarında bekleyen abilerim var mesela benim. şanslıysan, en az bir en çok üç-dört yılda bir yeri bulup, iyi kötü bir sözleşmeye imzanı atarsın. sonrası yayınevine kalmış, ki belki bulma sürecinden bile uzun sürecektir basılma süreci.
ve en son olarak, bunun duyurulması vardır ki, kolay olduğu kadar rezilce bir iştir. kırk yıllık arkadaşlarından bile çekinir insan, kişisel facebook hesabında ikinci kez yazmaktan çıkarttığı kitabın duyurusunu. ama el mahkum, çok tanıdık bir isim olmadığın için olması gereken şey (yeni çıkanlar rafı'na konulması) değil de, gelen kolinin direk türüne göre bir rafa konulması hadisesiyle karşı karşıya kalmışsındır. yapacak bir şey yok, kendi çabanla duyurmaya çalışırsın. ki bu çok tehlikeli bir süreç olacaktır: bu süreç yüzünden yirmi beş yıl önce şiir yazmaya tövbe eden bir tanıdığın varken hele, bilirsin, ucu nereye kadar gidebilir...
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
