bugün

fenerbahçe

şike soruşturması kapsamında defalarca eleştirsem de bu eleştiriyi yönetim bazlı yaptım hep. aziz yıldırım ve yönetiminin çok büyük hata yaptığını, fenerbahçe'yi yıprattığını, aykut kocaman'ın ve futbolcuların suçunun olmadığını daha önce bir kaç kez yazdım, ki yazdıklarım ortada. ki bilen bilir, özel mesaj yoluyla bu konuyu tartıştığım fenerbahçeli arkadaşlara bunu hep söyledim.

ama bu kez eleştiri anlamında değil, övgü mahiyetinde yazacağım. o yüzden nickimi görüp peşin eksiye basmayın. ya da basın, canınız sağolsun, problem değil.

bahsettiğim gibi, bu şike olayında suçsuz birileri varsa o da fenerbahçe futbol takımının oyuncuları ve teknik heyetidir. kaldı ki futbol branşında sevmediğim kişiler olsa da, alex gibi futbolculuğunu beğendim, aykut kocaman gibi kişiliğine, karakterine son derece saygı duyduğum insanların var olduğunu da belirttim.

yöneticilerin yapıp yapmadıklarıyla veya şike konusuna hiç girmeyeceğim. var ya da yok, konu bu değil. konu; yapılmışsa bile futbolcuların ve teknik ekibin bir suçunun olmaması onlar için meselenin artık "gurur" olduğunu son iki maçta gördük. yani, bu mesele teknik heyet ve futbolcular arasında büyük bir kenetlenme yaratmış durumda. bunu iki maçı kazandı diye söylemiyorum, iki maçını izleyip futbolcuların ne kadar konsantre olduklarını görüp yazıyorum.

yani mesele şu; elmalar ayrı sepete, armutlar ayrı sepete.
© copyright 2005 - 2026