bugün
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı13
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- özbek pilavına kaşık saplamak4
- hepiniz maçı izleyeceksiniz4
- özbek kadınlar13
- galiba yenileceğiz arkadaşlar4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- başak burcu erkeklerinin konuşmaması2
- hangi dalda bilim insanı olmak isterdiniz2
- sözlük whatsapp grupları12
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- kahve büyüsü4
- mükemmeliyete inanıyor musunuz6
- kpss 20266
- friedrich hegel la bi cay icek10
- fenerbahçe15
- türk erkeği abazanlığı3
- pazar akşamları4
- asgari ücretle geçinebilmek7
- deccal internetten çıkacak9
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- uludağ itiraf8
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- paola egonu2
- melissa vargas2
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik5
- italya kadın milli voleybol takımı2
- sarapci koala52
- dayatılmış güzellik algısı7
- ellerim bos gonlum hos29
- şarapçının mal varlığı8
- internetle yapay zeka kabala büyüsüyle yaratıldı3
- epitaph2
- civcivler osurur mu5
- gocu52
- birader bey baydır4
- aile2
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması7
- kıyamet için tarih ver3
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay7
- burçlara inanan erkek4
- anın görüntüsü24
- 0 0 7 ağabey3
- sıcak havaların sona ermesi5
- enayimiknatisii36
- rus kadınla evlenir misiniz4
- dün gece ne oldu17
- slender the arrival de kurt adam olmak2
- başka türlü bir şey2
toplumumuzu oluşturan sistemdir.
sistemi eleştirmenin sistemli bir zihin gerektirip gerektirmediğini merak ediyorum. ağzını açan herkes, kendince hatalı gördüğü bir davranış karşısında sarıldığı ilk argüman "sistem eleştirisi"dir. oysa kendisi de orasından veya burasından herhangi bir sistemin parçasıdır. üniversitenin ilk yıllarından itibaren bu tipleri hep görmüşümdür ve sabırla dinlemişimdir. ardarda sıralanan örneklerle, öne sürdüğü sav'ın doğruluğunu kanıtlamak için adeta çırpınır. ya da bir konu bir yerinde tıkandığında "sistem böyle" diyip bitirilir, ya da geçiştirilir.
özellikle hemen hemen toplumun tüm kesiminden, futbolcusundan, çiftçisine, iş adamından öğretmenine, imamından mankenine kadar, herkesin ortak olduğu bir fikir vardır. "türk eğitim sistemi kötüdür"yıllar boyu daha sistemin eğitiminden geçerken de bu bize salık verilir. "bu sistem kötü" öyle ki yapılan çalışmalar da adeta bu sistemin -kötü olmasa bile- kötü olduğuna bireyi inandırır. sonunda bizim de inandığımız bir yalan gibi. peki bu sistem nasıl bir süreçten sonra bu hale gelmiştir, bunda hangi etkenlerin rol aldığı ise hiç sorgulanmaz, sadece "sistem bu" "sistem kötü" "sistem şu" "sistem bunu istiyor" diyerek tüm yükü hiç bilmediğimiz ve hangi etkenlerin rol aldığını sorgulamadığımız soyut bir kavrama yüklüyoruz. bunu hiç düşündük mü. şu ana kadar aklıbaşında yazarların verdiği 321 entry içinde acaba benim bilmediğim ne var? öğretmenler, idareciler, değişen öğrenci modeli, aileler, hükümet vs vs vs.
be nşunu anlıyorum. ortada bir orospu var ne terkedebiliyoruz ne de ona sahip çıkabiliyoruz. afedersiniz ama benzetmem bu olacak. sırf sistem eleştirisi yaparak aslında sistemin istediği şeyleri mi yapıyoruz. havanda su dövmek misali. tek tek etkenlere baktığınız zaman tüm bunların birbirini tetikleyen unsurlar olduğunu görmek gerekiyor.
dünyadaki tüm eğitim sisteminde olduğu gibi türk eğitim sisteminin de amacı bireylere istendik davranış kazandırma çalışmasıdır. yani onun kaka dediği kaka, cici dediği cicidir. haliyle bunun kadar normal bir durum yoktur.
öte yandan türk eğitim sistemi; fazla kemalist, militarist, ırkçı, faşist olarak eleştiriliyor şimdi. sözüm ona 1930 lardan kalma zihniyetle yönetiliyor hala. peki o çok sevdiğiniz ve destek verdiğiniz hükümet 10 yılda türk eğitim sistemine hangi katkıyı yaptı? (tartışmak isteyene kapım açık) tüm bakanlıkalrda ve kurumlarda iş bitirici olan hükümet neden bu kurumda tıkalı?
işte ben burada bir art niyet ararım. şu an içinde yaşadığımız süreç 12 eylül'ün devamıdır. ve işte darbeye karşı olan bir ideoloji ise bu zihniyeti geliştirmek için elinden geleni yapmaktadır.
bu ülkede üzewrinde en çok oynanan kurum türk milli eğitim sistemidir. kusura bakmayın ama sizinle bu kadar oynansaydı akıl ahastanesinde alırdınız soluğu. döneminde meksika kanada gibi ülkelere örnek bir sistemin icracısıdır aynı zamanda, peki ne olduda dünyanın en boktan sistemi oldu. ha hiç üzülmeyin eğtim sistemi sorunu şu an dünyanın en önemli sorunlarından biridir. zira tüm gelişmiş ülkelerin de temel sorunudur eğitim sistemi.
özet mözet veremeyeceğim kusura bakmayın. fakat şu ağızlara pelesenk olmuş ve artık iyice sıkan "sistem eleştirisi" çok sıkıcı bir muhabbete dönüştü. burada ne türk eğitim sistemini ne de ötekini savunuyorum. lafım kimseye değil, sadece söylediğimiz yalana -kendimizi bir de kurnaz sanarak- kendimiz inanıyoruz. budur. ve sorun yumağıdır bu sistem. canı cehenneme. herkesin de...
sistemi eleştirmenin sistemli bir zihin gerektirip gerektirmediğini merak ediyorum. ağzını açan herkes, kendince hatalı gördüğü bir davranış karşısında sarıldığı ilk argüman "sistem eleştirisi"dir. oysa kendisi de orasından veya burasından herhangi bir sistemin parçasıdır. üniversitenin ilk yıllarından itibaren bu tipleri hep görmüşümdür ve sabırla dinlemişimdir. ardarda sıralanan örneklerle, öne sürdüğü sav'ın doğruluğunu kanıtlamak için adeta çırpınır. ya da bir konu bir yerinde tıkandığında "sistem böyle" diyip bitirilir, ya da geçiştirilir.
özellikle hemen hemen toplumun tüm kesiminden, futbolcusundan, çiftçisine, iş adamından öğretmenine, imamından mankenine kadar, herkesin ortak olduğu bir fikir vardır. "türk eğitim sistemi kötüdür"yıllar boyu daha sistemin eğitiminden geçerken de bu bize salık verilir. "bu sistem kötü" öyle ki yapılan çalışmalar da adeta bu sistemin -kötü olmasa bile- kötü olduğuna bireyi inandırır. sonunda bizim de inandığımız bir yalan gibi. peki bu sistem nasıl bir süreçten sonra bu hale gelmiştir, bunda hangi etkenlerin rol aldığı ise hiç sorgulanmaz, sadece "sistem bu" "sistem kötü" "sistem şu" "sistem bunu istiyor" diyerek tüm yükü hiç bilmediğimiz ve hangi etkenlerin rol aldığını sorgulamadığımız soyut bir kavrama yüklüyoruz. bunu hiç düşündük mü. şu ana kadar aklıbaşında yazarların verdiği 321 entry içinde acaba benim bilmediğim ne var? öğretmenler, idareciler, değişen öğrenci modeli, aileler, hükümet vs vs vs.
be nşunu anlıyorum. ortada bir orospu var ne terkedebiliyoruz ne de ona sahip çıkabiliyoruz. afedersiniz ama benzetmem bu olacak. sırf sistem eleştirisi yaparak aslında sistemin istediği şeyleri mi yapıyoruz. havanda su dövmek misali. tek tek etkenlere baktığınız zaman tüm bunların birbirini tetikleyen unsurlar olduğunu görmek gerekiyor.
dünyadaki tüm eğitim sisteminde olduğu gibi türk eğitim sisteminin de amacı bireylere istendik davranış kazandırma çalışmasıdır. yani onun kaka dediği kaka, cici dediği cicidir. haliyle bunun kadar normal bir durum yoktur.
öte yandan türk eğitim sistemi; fazla kemalist, militarist, ırkçı, faşist olarak eleştiriliyor şimdi. sözüm ona 1930 lardan kalma zihniyetle yönetiliyor hala. peki o çok sevdiğiniz ve destek verdiğiniz hükümet 10 yılda türk eğitim sistemine hangi katkıyı yaptı? (tartışmak isteyene kapım açık) tüm bakanlıkalrda ve kurumlarda iş bitirici olan hükümet neden bu kurumda tıkalı?
işte ben burada bir art niyet ararım. şu an içinde yaşadığımız süreç 12 eylül'ün devamıdır. ve işte darbeye karşı olan bir ideoloji ise bu zihniyeti geliştirmek için elinden geleni yapmaktadır.
bu ülkede üzewrinde en çok oynanan kurum türk milli eğitim sistemidir. kusura bakmayın ama sizinle bu kadar oynansaydı akıl ahastanesinde alırdınız soluğu. döneminde meksika kanada gibi ülkelere örnek bir sistemin icracısıdır aynı zamanda, peki ne olduda dünyanın en boktan sistemi oldu. ha hiç üzülmeyin eğtim sistemi sorunu şu an dünyanın en önemli sorunlarından biridir. zira tüm gelişmiş ülkelerin de temel sorunudur eğitim sistemi.
özet mözet veremeyeceğim kusura bakmayın. fakat şu ağızlara pelesenk olmuş ve artık iyice sıkan "sistem eleştirisi" çok sıkıcı bir muhabbete dönüştü. burada ne türk eğitim sistemini ne de ötekini savunuyorum. lafım kimseye değil, sadece söylediğimiz yalana -kendimizi bir de kurnaz sanarak- kendimiz inanıyoruz. budur. ve sorun yumağıdır bu sistem. canı cehenneme. herkesin de...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar